|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ferdi Davet Ve Cemaat Olmak
Yedinci Merhale
Burada artık; "Hangi Cemaat?" diye sorulabileceği farzedilip, söyleşi ona göre sürdürülür Bu merhale önemli ve hassastır Üstün fikir ve güçlü bir ifade ister!  
Çünkü ortalıkta bir sürü cemaat var Sürekli çalışıyor ve gençleri kendilerine katılmaya çağırıyorlar Hepsi de İslam'ın davasını güdüyor Herbirinin de kendine göre metodları ve gençliği cezbedici taktik ve sloganları var
Ancak her İslam gencinin başta bilmesi şart olan şudur: En baş mesele, İslam'a drekt hizmet problemidir Ve gencin İslam'a hizmete götürücü yolu en güzel şekilde seçmesi, sağlamlığına güvenmesidir Yoksa tökezler, ya da İslam prensiplerinin birlikte yaşatmak istediği cemaatı seçmede yanılır Ve daha işin başında kaybeder  Çünkü, onun ikinci bir hayatı, ikinci bir kişiliği yoktur Bunları boşa harcamamalıdır O halde vaktinin ve enerjisinin büyük kısmını; hizmet için en emin, en güvenli, en verimli ve üstün yolu bulmak için harcamak Bu ihmalden ötürü burnu üstüne yıkılmamak
Bu noktada üzerinde önemle durulacak, dikkat çekilecek şey ise; İslam ilkelerinin gerçekleşmesinde ve İslam devletinin kurulmasında, Resulullah (a s )'ın ilk İslam devletini kururken izlediği plan ve usulün ne olduğudur O, önce halkın gönlüne İslam akidesini nakşediyor, onları Erkam'ın evinde Kur'an sofrasında kendi öz mektebinde eğitiyordu Bu mektepten öyle inançlı insanlar yetişti ki, akide onları kuşattı, şuur ve şahsiyetleri haline geldi Onların hayatı ondan ibaret oldu çıktı Artık neye sahipseler hepsini ona veriyorlardı; malı canı, vakti, sağlığı, fikri  Onda direniyor, onun yolunda her türlü çile ve sıkıntıyı yükleniyorlardı Ondan bir an sıyrılmıyor, hep onu neşrediyor, onu savunup mallarıyla canlarıyla onun için çarpışıyorlardı
İşte bu zevat, ilk İslam devletinin kuruluşunda temel taş oldular Sonra Resulullah (a s ) onları kardeş yaptı, teşkilatlandırdı, onlardan ahid ve misak aldı: Bu dini her şeyleriyle savunacaklardı Ve Allah (cc)'ın lütfuyla zafer ve kurtuluş onların elinde gerçekleşti  
İşte Resulü Ekrem bu tarzda; önce akide gücü, sonra birlik gücü, sonra da pazu ve silah gücünü gerçekleştirdi Çünkü bir kere, sağlam, köklü ve değişmez bir akide kuruldu mu, Allah düşmanlarına karşı durmaya yarıyacak kuvvete sahib olunmuştur:
"  Artık zulme uğradıkları için savaşanlara Allah izin vermiştir Zafere ermeleri de O'nun taahhüdüdür!  "
Ama temel henüz oluşmamışken ve müslümanlar az olduğu sırada ise, Resulullah (a s ) mü'minlere sabır tavsiye ediyordu Eziyetlere sabır, Hakk üzere sebat, inandıklarını başkasına tebliğ için İsrar  Fakat onlardan, batıla karşı kuvvet kullanmalarını asla istemiyordu  
O halde, bu yolda yürüyen her cemaat, ona göre amel etmek zorundadır Yani hangi cemaat olursa olsun; eğitimi, çoğalmayı birliği ve kuvvet kullanabilmek için kenetlenmeyi ihmal ederse, düpüdüz kumar oynuyor demektir Ve İslami eyleme zararlı olur
O halde, eğitim tamamlanmadan, kaba kuvvetle yönetimi elde etmeye kalkan, ya da, ayni ihmalle birlikte; siyasi partilerle yola çıkmak tehlikelidir Hatta İslami gelişmeyi, henüz tabii gelişmesini tamamlayıp, sağlam temele oturmadan kararlılık ve süreklilik kazanmadan harcamak olur Zira böyle sağlam bir temeli (baştan beri anlatılan) ancak, İslami hakimiyet taşıyabilir, koruyabilir ve onu savunarak, başkasının ona el koymasını önler  Bina temelinden başlanarak yapılır, çatısından değil Ve nerede bir büyük bina varsa, onun geniş ve derin temeli vardır Bu kurulacak bina, "Dünya İslam Devletidir", düşman ise topyekün inkarcılar batılcılar  Öyleyse da'vetin bu safhasında harcanacak zaman, fertlerin değil, milletlerin ömrüyle ölçülebilir
Allah'ın lütfü olarak görüyoruz ki, Şehid Hasen el-Benna, bu ilkeyi Rasulullah (a s )'ın siyretinden almıştır Ve o sağlam akideye sahip müslüman fertlerden, müslüman aileler, ondan da müslüman cemaat oluşması tarzını benimsemiştir Bu sağlam temel üstünde İslam devleti ve hilafetini taşıyacak, Allah'ın izniyle
Tıpkı böyle de; da'vet edilen kişiye, İslam'a hizmet edilecek cemaatın İslami akide, ibadet, ahlak, hukuk idare ve mücadele olarak şümulüyle ve tüm olarak ele alması gerektiği anlatılmalıdır Yani hayatı bütün yönleriyle almak zorunludur Bir yönünü ele alıp öteki cephesini ihmal etmek olmaz  İster rahatlık ve kolaylık için, ister başka sebepten olsun  
Nitekim örnek verdiğimiz cemaatleşmede olduğu gibi, geniş ve sağlam bir tabana oturup ufukları tutacak, sadece bir yerde değil, tüm dünyada İslam ahkamını geçer ve yürür kılmayı hedef alacak bir cemaat  Gerçi her cemaat, edindiği tecrübe ve egzersizlerle hedeflere varmada, en emin ve en çabuk sonuç veren, zaman ve enerjiyi en uygun kullanan metodun kendilerinde olduğunu iddia eder  
Hem de, anlaşılması ve uygulanmasında ifrat ve tefrit olmadığı, sapma ve parçalanmalardan azade bulunduğu, hatta tam Rasulullah (a s ) ve selef-i salihinin tutumuna mutabık olduğunu savunur  Gerçekten böyle olmalıdır, içinde çalışılacak cemaat
Cemaat tek plan üzerinde organize olmuş belli bir hiyeraşiye göre yürüyen teşkilat olmalı Parça parça, ani kararla yürüyen başı bozuk ve plansız olmamalı Bu parça, bölük girişimlerin, tefrika ve kuvvet dağılımına sebep olacağından, tehlike ve yanlışlığı da anlatılacaktır O halde, temel tavır şu olmalı: Kim İslam'a hizmet etmek istiyorsa; bütün gücünü ve gayretini, yukarda özellikleri belirlenen cemaata bağlamalı  Yani ona, yeni ve tek başına bir bayrak çekmesi ya da yeniden deneme safhasındaki bir cemaatin ardına takılması yakışmaz Ve zaten mücadelenin bölünmesi de böylece önlenmiş olabilir  Yine o kişiye böyle büyük bir cemaatı terketmesi ancak ve ancak, hepsinin ve her sahada, fısk ve dalalette olduğuna kanaat getirdikten sonra caiz olur  
Bu merhalede sayıp döktüğümüz özellikleri, Allah'ın lütfü ile İhvan cemaati yapabilmektedir
Mustafa Meşhur
|