Yalnız Mesajı Göster

Emânet Ve Tevbe

Eski 08-02-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Emânet Ve Tevbe




Ibni Abbas'dan (RA) rivayet edildigine göre Peygamber (SAS)'imiz söyle buyuruyor:

"Kul günahindan tevbe ettigi zaman, Allah (CC) tevbesini kabul ettigi gibi solundaki meleklere, onun aleyhinde yazmis olduktan kötü amellerini unutturur Vücudunun azalarina, yeryüzündeki ikametgâhina ve gökteki makamina da günahlarini unutturur Böylece Kiyamet günü Allah (CC)'in huzuruna gelince aleyhinde sahitlik yapacak hiç bir varlik bulunmaz»

Hz Ali'den (kerrermallahu vechehu) rivayet edildigine göre Peygamber'imiz (SAS) söyle buyurur:

"Varliklarin yaratilisindan dört bin yil önce Ars'in eteklerinde su yazi vardi: Ben, tevbe eden, iman edip iyi amel isleyen ve sonra da dogru yolda ilerleyenlerin günahlarini mutlaka bagislayacagim"

Bilesin ki, gerek büyük ve gerek ise küçük, bütün günahlardan hemen tevbe etmek «farz-i ayn»´ dir Cünki küçük günahlari islemeye devam etmek onlari, büyük günahlara dâhil eder

Nitekim, ulu Allah (CC) söyle buyuruyor:


«— Allah'dan korkan kullar çirkin bir is yaptiklari zaman, yahud nefislerine zulmettikleri vakit, Allah'i hatirlayarak günahlarinin affedilmesini dilerler, zâten Allah'dan baska günahlari kim afvedebiiir? Ayrica bu kimseler bile bile yapmis olduklari kötülüklerde israr etmezler»


(Al-i Imran suresi - 135)

"Nasûh Tevbesi" kulun hem disindan ve hem de içinden, bir daha günah islemeye dönmemek için kesin kararli olarak tevbe etmesidir

Sâdece distan günahlarina tevbe edenlerin durumu, üzerine ipek örtü serilen bir çöplüge benzer Insanlar bu ipekle saklanmis yigina hoslanarak bakarlar, fakat örtü kalkinca yüzlerini ondan çevirirler
Bunun gibi insanlar görünüste ibadet isleyenlere imrenerek bakarlar, ama Kiyamet günü, sirlarin ortaya ektigi gün örtü kalkinca melekler onlardan yüz çevirir

Nitekim Peygamberimiz (SAV) söyle buyurur:

"Allah sizin kaliblariniza, dis görünüslerinize degil, kalblerinize
ve niyyetlerinize bakar"

Ibni Abbas'dan (RA) rivayet edildigine göre Peygamber (SAV)`imiz buyurur ki:

"Nice tevbekar kimseler vardir ki Kiyamet günü kendilerini tevbe etmis sanerak Allah (CC)'in huzuruna gelirler Oysa ki, gerçekte tevbe etmis degildirler"

Çünki onlar tevbenin asagidaki esâslarini tamamlamamislardir Tevbenin esâslari sunlardir:

1) Pismanlik duygusu

2) Terkettigi günahi bir daha islememeyi kesin karar vermek

3) Haksizliga ugratilanlara mümkün ise haklarini geri verip elden geliyorsa bu hususta helâlliklarini almak

4) Bu mümkün degilse tevbe eden kimsenin gerek kendi hesabina ve gerekse haksizlik ettigi kimseler namina Allah (CC)'dan sik sik magfiret dilemesidir


Böylelikle, ola ki Allah (CC), haksizliga ugrayanlarin kendisinden hosnut olmalarini soglar
Günahlari unutmak ise en çirkin musibetlerdendir Buna göre, akli basinda olan herkesin kendisi ile her zaman hesaplasmasi ve günahlarini unutmamasi gerekir

Nitekim buna dâir bir sâir söyle der:

«Ey, cürümlerini sayan günahkâr,

Günahlarini unutma, geçmistekileri de hatirla,

ölmeden önce Allah (CC)'a tevbe et ve yenisinden kendini alakoy

Ey âsî! itiraf edeceksen, günâhini itiraf et»

Fakih Ebû'l-Leys (rahimehullahu) buyurur:

«Bir gün Hz Ömer RA) Peygamberimizin (SAV) huzuruna aglayarak girdi Peygamberimiz O'na: «Niçin agliyorsun» dive sordu Hz Ömer: «Kapida bir delikanli var, öylesine agliyor ki, yüregimi yakti» diye cevap verdi

Peygamber (SAV)´imiz Hz Ömer'e «Onu içeri al» buyurdu Delikanli agla*yarak içeri girdi Peygamber (SAV)´imiz ona «Ey delikanli, niçin agliyorsun?» diye sordu Delikanli «Ey Allah (CC)'in Rasûi'u! Birçok günahima agliyorum, bana kizgin olan Allah (CC)'dan korkuyorum» diye cevap verdi

Peygamber (SAV)´imiz ona «Allah (CC)'a ortak kostun mu?» diye sordu Delikanli «Hayir» dedi Peygamber (SAV)´imiz: «Haksiz yere adam öldürdün mü?» diye sordu, delikanli «Hayir» dedi
Bunun üzerine Peygamber (SAV)´imiz, delikanliya «O halde yedi kat gök, yedi ket yer ve daglar kadar bile olsa Allah (CC) günahlarini afveder» dedi

Delikanli «Yâ Rasûlallah (SAV)! Benim günahlarim bunlardan daha büyüktür» dedi Peygamber (SAV)´imiz, delikanliya: «Senin günahlarin Kürsî'den daha mi büyük?» diye sordu, delikanli: «Evet, daha büyük» diye cevap verdi Peygamber (SAV)´imiz delikanliya: «Senin günahlarin mi, yoksa Ars mi daha büyüktür» diye sordu Delikanli: «Günahlarim daha büyük» diye cevap verdi
Peygamber (SAV)´imiz delikanliya: «Senin günahlarin mi büyük, yoksa Allah (CC)'in afvi mi?» diye sordu, delikanli: «Hiç süphesiz Allah (CC) daha büyük ve uludur» diye cevap verdi Bunun üzerine Peygamber Allah (CC)´imiz delikanliya: «Hiç süphesiz, kocaman bir günah yiginni ancak olan Allah (CC) afveder, O'nun ulu bagislayiciligi bu yigini silebilir» dedi

Daha sonra Peygamber (SAV)'imiz delikanliyi «Isledigin günahi bana söyle» dedi delikanli: «Senden utanirim, yâ Rasûlallah» diye cevap verdi Peygamber (SAV)'imiz de gencin söylemesi için israr edince, genc sunlari anlatti; «Ben yedi yildan beri kefen soyardim geçenlerde Ensar'dan bir cariye ölmüstü, vardim kabrini açtim, kefenini soydum
Kalktim, henüz bir kac adim uzaklasmistim ki seytan beni dürttü, geri döndüm ve ölü cariyenin irzina geçtim Yine kalkmis gidiyordum, henüz bir kac adim uzaklasmistim ki, cariyenin ayaklari üzerine dikildigini gördüm, bana söyle sesleniyordu: «Ey delikanli, yazik sana! Mazlumun hakkini zâlimden alan Allah (CC)'dan utanmiyor musun? Beni ölüler arasinda Çiplak ve Allah (CC) katinda cünûb biraktin»

Bu itirafi duyan Peygamber (SAV)'imiz son derece teessür ve hiddete düserek, genci huzurundan disari çikarirlar
Peygamberimizin huzurundan kovulan genc, kirk gece Allah (CC)'a devamli tevbe etti Kirkinci gece dolunca basini göge kaldirarak söyle seslendi

«Ey Muhammed'in, (SAV) Âdem'in (AS) ve Ibrahim'in (AS) Rabb'i Eger beni afvettiysen, bunu Hz Muhammed'e (SAV) ve O'nun sahabilerine bildir, degilse gökten ates indir ve beni içinde yok, böylece beni Âhiret azabindan kurtar»

Bu sirada Cebrail (AS) Peygamber (SAV)'imize inerek O'na söyle dedi; «Yâ Muhammedi (SAV) Rabb'in Sena selâm ediyor ve «varliklari sen mi yarattin?» diye soruyor»

Peygamber (SAV)'imiz Cebrail'e «Hâsâ, hem beni ve hem de onlari yaratan, benim ve onlarin rizkini veren O'dur» diye cevcp verdi Bunun üzerine Cebrail, Peygamberimize «Allah (CC) sana bildiriyor ki, Ben o delikanlinin tevbesini kabul ettim»

Bunun üzerine Peygamber (SAV)'imiz hemen delikanliyi yanina cagirir ve Allah (CC)'in, tevbesini kabul ettigini kendisine müjdeler



Anlatildigina göre Hz Mûsâ (AS) zamaninda, tevbesinde durmayan, yaptigi her tevbeyi cok geçmeden bozan bir adam vardi Böylece yirmi yil geçti Bir gün Allah (CC), bu adam hakkinda Hz Musa (AS)'ya «falan kuluma söyle ki, ona gazap ettim» diye vehyetti

Hz Musâ (AS)´da, kendisine bildirileni adama ulastirdi Adam üzüldü, çöle çikti ve söyle seslendi

«Allah (CC)'im! Senin rahmetin mi tükendi, yoksa benim günahim, sana bir zarar mi dokundurdu? Yoksa, afv hazinelerin mi bitti, yoksa kullarina karsi cimri mi oldun? Hangi günah senin afvindan daha büyük olabilir ki! Kerem senin makbûl ve eski sifatlarindan biri, düsüklük ise benim fani sifatlarimdan biridir

Benim sifatim Senin sifatindan daha mi baskin çikiyor yoksa! Kullarini Sen rahmetinden uzak tutarsan, onlar kime yalvarsinlar! Sen onlari kovarsan kime bas vursunlar!

Allah (CC)'im! Eger üzerimdeki rahmetin sona ermis ve beni mutlaka azaba çarptiracaksan, o zaman bütün kullarinin azabini bana yükle, ben nefsimi onlara feda ettim»

Adamin bu yakarisi üzerine Allah (CC) Hz Musa'ya (AS) söyle vahyetti «Yâ Mûsâ! O kuluma var, de ki: Kudretimin, bagislayaciligimin ve merhametimin kemâli ile beni tanidigina göre, günahlari bütün yeryüzünü doldursa bile seni bagisliyorum»



Alıntı Yaparak Cevapla