|
Prof. Dr. Sinsi
|
Asr-İ Saadette Kur'an Ve Sünnet 'İn Anlaşılması
8- Metin Tenkidlerme Misaller
1 Fatıma bintu-Kays, kocası kendisini boşadığında Peygamber (s â V ftn boşanan kadın için süknâ (iddet süresini evinde geçirmesi) ve nafaka verileceğine dair hüküm vermediğini nakletti Hz Ömer, onun bu rivayetini, «Apaçık bir hayasızlık yapmaları durumu hariç, boşanan kadınları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar »[150] âyetine aykırı bulduğu için reddetmiş ve şöyle demiştir: "Unutması veya hata etmesi mümkün olan bir kadının rivayetine dayanarak Rabbimizin Kitabını ve Peygamberimizin sünnetini terkedemeyiz "[151]
Şüphelendiği rivayetler için şahit isteyen Hz Ömer, rivayetin sıhhatini tesbit konusunda bir adım daha atmış ve bu davranışıyla rivayetin Kur'an'a ters düşmemesi gerektiğini anlatmak istemiştir Onun bu davranışı metod haline gelmiş ve sahabe arasında yaygınlaşmıştır [152]
2 Hz Ömer suikast sonucu yaralanınca Suheyb: Ah kardeşim, vah kardeşim diyerek ağlamaya başladı Bunun üzerine Hz Ömer: Ey Suheyb, ağlıyor musun? Rasûlullah (s a v ): "Akrabalarının üzerine ağlamalarından dolayı ölüye azap edilir" buyurdu, dedi Hz Aişe'ye Hz Ömer'in böyle dediği nakledilince Hz Aişe şöyle deiştir: "Allah Ömer'e rahmet etsin Allah'a yemin ederim ki Rasûlullah (s a v ) yakınlarının ağlaması sebebiyle ne azap edileceğini kasdetmedi Aksine Rasûlullah'm ifadesi şöyledir: "Yakınlarının ağlamasından dolayı Allah kâfirin azabını arttırır " Size bu konuda Kur'an'daki şu âyet yeter: "Kimse kimsenin günahını yüklenmez "[153]
Bu konuda başka bir rivayetten de sözedilmektedir Rivayet Hz Ömer'in oğlundan geliyor Hz Aişe'nin buradaki tashihi Kur'an'a daha uygundur Sözkonusu rivayet şöyledir:
Abdullah b Ömer babasının naklettiği hadisi aynen naklediyor Bunu duyan Hz Aişe şöyle diyor: "Allah Ebû Abdirrahman'ı bağışlasın Birşey duydu fakat onu iyi ezbeıieyemedi Yalan söylemedi ama unuttu veya hata etti Rasûlullah, kendisine ağlanılan bir yahudi Ölüsüne rastlamış ve: "Onlar ölüye ağlıyorlar Halbuki şimdi o, kabirde azap çekiyor" buyurmuştur, dedi Sonra da: "Kimse kimsenin günahını yüklenmez " âyetini okudu [154]
Hz Aişe'nin bu rivayetteki tashihi daha isabetlidir Sözkonusu ettiği âyetin anlamına da daha uygundur Çünkü ilk rivayette kâfirin azabının, akrabalarının ağlamalarından dolayı arttırılacağını anlatıyor Oysa âyette "kimse kimsenin günahını yüklenmez" buyuruluyor Bazı âlimler, bu rivayette, ölmeden Önce kendisine ağlanılmasını isteyen kâfirin kastedildiğini söyleyerek rivayeti kurtarmaya çalışıyorlarsa da, rivayetin ifadesi mutlaktır ve rivayetten böyle birşey anlaşılmamaktadır Halbuki Hz Aişe'nin naklettiği ikinci rivayet Kur'an'a daha uygundur
3 Ebû Hüreyre'nin kadın, binek ve evde uğursuzluk olduğuna dair bir hadis naklettiğini duyan Hz Aişe şöyle demiş-tir:"Ebu'l-Kasım'a Kur'an'ı indirene yemin ederim ki, Rasûlullah (s a v,) onun dediği gibi değil, "Cahiliye ehli şu üç şeyde uğursuzluk bulunduğunu söylerdi " buyurmuştur Hz Aişe böyle dedikten sonra şu âyeti okumuştur [155] «Yeryüzünde veya kendi nefislerinizde size isabet eden hiçbir şey yoktur ki bir kitapta yazılı olmasın »[156]
Muhtemelen Ebû Hüreyre, Peygamber (s a v ): "Cahiliye döneminde şöyle diyorlardı  " dedikten sonra içeri girmiş, sözün baş tarafını kaçırmıştır
4 Peygamber (s a v )'in Allah'ı gördüğüne dair birtakım rivayetler vardır Genelde bu haberler îbnu Abbas'a dayandırılmaktadır Bu konu sahabe döneminde konuşuluyor olmalı ki Buhâri ve Müslim'in de naklettikleri bir rivayette şöyle deniliyor: Mesrûk diyor ki: Hz Aişe'ye: "Ey anneciğim, Muhammed Rabbini gördü mü? diye sordum Dedi ki: Söylediklerinden tüylerim ürperdi Her kim Muhammed Rabbini gördü derse yalan söylemiştir " Hz Aişe böyle dedikten sonra şu âyeti okudu: "O'nu (Allah'ı) gözler göremez Fakat o gözleri görür "[157] Hz Aişe, sözüne devam ederek Pey-gamber'in Cebrail'i asıl sureti üzere iki defa gördüğünü söyledi [158]
Başka bir rivayette mesele daha teferruatlı bir şekilde ele alınmaktadır Bu rivayete göre Hz Aişe, şu karşılığı vermiştir: "Her kim Muhammed Rabbini gördü derse Allah'a büyük bir iftira etmiştir " Mesruk diyor ki: "Ey müminlerin annesi, acele etme, Allah teâlâ; "Onu ufukta gördü"[159],Onu başka bir defa daha gördü"[160] buyurmuyor mu?" dedim Şöyle cevap verdi: Ben, Rasûlul-lah'a bu konuda ilk soruyu soran müslümanım Rasûlullah'a neyi gördüğünü sordum: "O, Cibril'di Yaratıldığı suret üzere bu iki defadan başka onu görmedim Gökten yere doğru iniyordu ve yer ile göğün arasını kaplamıştı " buyurdu Mesruk, Hz Aişe'nin daha sonra En'anı sûresinin 103 cü âyetiyle Şûra sûresinin öl ci âyetini okuduğunu belirtmektedir [161]
5 Yine Hz Aişe'ye Ebu Hüreyre'nin: "Zinadan, doğan kişi, üçün (zina eden erkek ile kadın ve bunların oğlu) en şerlisidir" şeklinde bir hadis naklettiği aktarılınca Hz Aişe: Hadis öyle değildir Münafıklardan, Rasûlullah (s a v )'i rahatsız eden bir adam vardı Peygamber (s a v ): "Falan kişiden kim hakkımı alacak" buyurdu Ashab: "O, bütün bu yaptıklarının yanında zina çocuğudur da" dediler Bunun üzerine Rasûlullah (s a v ): "O zinadan doğan kişi, üçün en şerlisidir" buyurdu Hz Aişe daha sonra şu âyeti okudu: [162] "Kimse kimsenin günahını yüklenmez "[163]
6 Hz Aişe ve îbnu Abbas, Ebû Hüreyre'nin naklettiği, ellerin kaba daldırılmadan önce yıkanmaları gerektiğini anlatan rivayetini Islâmın kolaylık anlayışına aykırı bulduklarından dolayı reddetmişlerdir [164]
7 Ebû,Hüreyre, Peygamber (s a v ): "Bir peynir parçası bile olsa ateş değmiş şeylerden yedikten sonra abdest alınmasıerekir" buyurmuştur deyince îbnu Abb'as sert bir şekilde karşr çıkmıştır [165]
îbnu Abbas'm karşı çıkması, Peygamberin böyle durumlarda abdest almayıp namaz kıldığın bizzat görmesinden dolayıdır [166]
Gerek Ebû Hüreyre'nin ve gerek îbnu Abbas'm rivayetlerini rivayet eden başka sahabîler de vardır Bu rivayetler arasındaki çelişki nesh ile izah edilmektedir Peygamber (s a v )in ilk dönemlerde müslümanları temizliğe alıştırmak için abcjest alinayı şart koştuğu ifade edilmektedir [167]
Netice olarak sahabe metin tenkidi yaparken ya metni Kur'an âyetlerine aykırı bulduklarından dolayı, ya bizzat Peygamberden duydukları birhadise aykırı bulduklarından dolayı ya da îslâmın genelinden anladıklarını baz alarak kendi re'yriyle tenkid ediyorlardı
Sahabe arasında özellikle Hz Aişe yaptığı metin tenkidleriy-le şöhret bulmuştur Nitekim Zerkeşî onun yaptığı eleştirileri "el-Icâbe li îrâdi mâ Istedrekethu Aişe alâ's-Sahabe" ismi altında bir kitapta toplamıştır Sahabe arasında diğer münekkidler şunlardır: Ubâde b Samid, Abdullah b Abbas, Enes b Malik, Ömer b el-Hattâb, Ali b Ebi Talib, Abdullah b Amr ve Zeyd b Sabit [168]
|