Yalnız Mesajı Göster

Hz. Adem (A.S.)

Eski 08-02-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Hz. Adem (A.S.)




Hz Adem'in peygamberliği kendisine emir ve nehiy olunduğuna dalalet eden Kur'an ayetleri ile sabittir Çünkü onun zamanında başka bir peygamber yoktu Bu duruma göre kendisine gelen o emir ve nehiyler, vahiy vasıtasıyla olup başka bir vasıta ile değildir Kur'an'da geçen Hz Adem'in iki oğlunun Allah'a kurban takdim etmeleri, ikisinden birinin kurbanının kabul olunduğunun bildirilmesi (el-Maide, 5/27) Hz Adem'e vahiy ile bildirilmiştir Kur'an'da Hz Adem'in peygamberliğe seçildiğinin anlatılması için "Istafâ" (Ali İmran, 3/33) kelimesi ile "İctebâ" (Taha, 20/122) kelimeleri kullanılıyor Kur'an'da diğer peygamberler için de ıstıfâ' ve ictibâ' kelimelerinden müştak kelimeler kullanılıyor (el-A'raf, 7/144; el-Bakara, 2/130; el-Hac, 22/75; Sâd, 38/47; en-Nahl, 16/121; Ali İmran, 3/79; Yusuf, 12/6; el-En'am, 6/87; eş-Şûra, 42/13; el-Kalem, 68/50) Öyle ise Hz Adem de peygamberdir Hz Adem'in peygamber olduğunu açıkça bildiren hadisler de vardır Ebu Ümame (ö 81/700) rivayet ediyor "Ebu Zerr (ö 32/652) Peygamberimize 'Ya Nebiyallah, peygamberlerden ilk peygamber kimdir?' diye sorduğunda, Peygamberimiz (sas): "Adem'dir" dedi Ebu Zerr, "Ya Rasulullah o, Nebî oldu mu?" diye sorunca Hz Peygamber (sas), "Evet o mükellem bir Nebî (Allah'ın kendisiyle vasıtasız konuştuğu peygamber) idi" dedi" (Ahmed b Hanbel, V, 265)
Diğer bir hadîste de Kıyamet gününde, diğer Nebiler gibi Hz Adem'in de bir peygamber olarak, Hz Resulullah'ın sancağı altında bulunacağı haber verilmiştir (Tirmizî, II, 202) Hz Adem'in peygamberliği hususunda bütün müslümanlar ittifak etmişlerdir (Teftazanî, Şerhu'l-Akaid, s 62; Devvanî, Celal, s 71; Aliyyü'lKarî, Şerhu'l Fıkhı'l-Ekber, 101)
Hz Adem'in evladları onun irşadı ile Allah'a iman etmiş, zamanlarındaki maddî ve manevî ihtiyaçlarını temin eden ahkamı ondan öğrenmişlerdir Ebu İdris el-Havlanî'nin, Ebu Zerr'den rivayet ettiği bir hadîste Hz Peygamber (sas) Hz Adem'e on sahifelik bir kitap indirildiğini söylemiştir (Abdurrahman Hubneke'l-Meydanî, el-Akidetü'lİslamiyye ve Usüsuha, II, 260)
İnsanların dinden ayrılarak ihtilaf etmeleri, hak dinin izini kaybederek batıl itikatlara saplanmaları sonradan çeşitli sebeplerle meydana gelen kötü bir durumdur Böylece beşeriyetin başlangıcının bir vahşet devri olmadığı anlaşılır Hz Adem'den sonra yeryüzünün çeşitli bölgelerine dağılan insanlar doğru yoldan ayrılmışlardır Allah, onlara zaman zaman peygamberler göndermiştir Şu ayet bu hakikati ifade eder: "İnsanlar (ilk önce) bir ümmetti (onlar ihtilaf ettiler) Allah da müjde verici ve azabının habercileri olarak peygamberler gönderdi" (el-Bakara,2/213)
Yukarıda gördüğümüz gibi Yüce Allah, ilk insan Hz Adem'i bizzat doğrudan doğruya çeşitli safhalardan geçirerek yaratmıştır Darwinist olan tekamülcülerin iddia ettiği gibi, insan maddenin kendiliğinden gelişerek tek hücreli canlı olması ve bunun da gelişerek çeşitli hayvanlar ve maymunlar oluşması ve maymunların da insana dönüşmesi yoluyla meydana gelmemiştir Uydurma ve yakıştırmadan ibaret olan bu nazariyenin doğruluğuna, deney ve gözlemlerde ve delîl olarak kabul ettikleri materyal fosillerinde, en ufak bir ipucu bile yoktur Bunun aksini isbat edecek fosil ve deliller pek çoktur Mendel ve Pastör kanunları gibi
Tekamül nazariyesi bilim ve akıl nazarında muhaldir Şöyle ki: Madde ve enerjide "emtropi" vardır: Gözlenen bütün tabii sistemlerde düzensizliğe doğru, yani dağılıp saçılmaya doğru bir eğilim vardır Bu gerçek, hem mikro ve hem de makro seviyelerde olmak üzere geçerlidir Madde parçacıkları dağılıp saçılır gider Enerji de akıllı birisi tarafından planlı ve düzenli olarak kapalı duvarlar arasında ve borular içerisinde kontrol altına alınmazsa dağılır gider Dışarıdan gelen güneş enerjisi de, bunu alıp kullanacak çok muazzam bir makina sistemi yoksa boşlukta dağılır Bu bir fizik kanunudur Aklı başında olan bir alim bu kanuna karşı gelecek cesareti gösteremez
Madde atıldır (eylemsizdir) kendiliğinden bir gücü yoktur (fizikteki atalet prensibi) Allah'tan başka hiçbir şeyin kendiliğinden hiçbir gücü, düzen ve nizamı yoktur (ve la havle ve la kuvvete illa billah) Akıllı ve şuurlu birisi tarafından planlı düzenli bir makina sistemiyle kontrol edilmeyen enerji de her şeyi dağıtır, yakar ve yıkar Mesela nükleer bir santralda kontrol altına alınamayan bir atom enerjisi her şeyi yakar ve yıkar, dağıtır ve boşlukta dağılır gider Öyle ise basit bir otomobilin bir yapıcı mühendisi olmadan demir yığınları arasından güneş enerjisi veya herhangi bir enerji ile meydana gelmesi imkansızdır Deney ve gözlem ve akıl bunu kabul etmez En basit bir canlının organizmasının (cesedinin) yanında, mükemmel bir otomobil veya en ileri seviyede yapılmış bir elektronik beyin, çocuk oyuncağı gibi kalır Bir elektronik beyin bozulduğu vakit kendi kendisini tamir edemez, kendi mislini ve benzerini, maddelerini dışarıdan toplayarak yapamaz Çünkü atıldır ve şuuru yoktur Bunlar akıllı birisinin yapacağı hesap ve plan işidir Akılsız ve cansız madde kendiliğinden bir makina veya bir elektronik beyini yapamayınca, ya bunların yapıcısı olan insanı nasıl yaratabilir? İnsanın yaptığı en mükemmel bir elektronik beyin, insan tarafından tamir edilip kontrol edilmezse, kendisini tekamül ettirmek şöyle dursun madde yığınları arasında dağılıp gider



Alıntı Yaparak Cevapla