|
Prof. Dr. Sinsi
|
Yunus Emre Konuşuyor-Serisi
Keleci bilen kişinün yüzüni ağide bir söz
Sözi bişirüp diyenün işini sağide bir söz
Kelecilerün bişirgil yaramazını şeşirgil
Sözün usıla düşürgil dimegil cagada bir söz
Gel ahî iy şehriyarı sözümüzi dinle bâri
Hezerân gevher dînârı kara toprağ ide bir söz
Kişi bile söz demini dimeye sözün kemini
Bu cihan cehennemini sekiz uçmag ide bir söz
Yüri yüri yolınıla gafil olma bilinile
Key sakın ki dilinile canına dağ ide bir söz
Yunus imdi söz yatından söyle sözü gayetinden
Key sakın o şeyh katından seni ırag ide bir söz
Günümüz Türkçe’siyle
Cümle söylemeyi bilen kişinin yüzünü ağartacak bir söz,
Sözü pişirerek söyleyen kişinin işlerini kolaylaştıracak bir söz
Cümlelerini pişir, yaramaz olanları çıkar, at
Sözünü yavaşa düşürerek, usulca söyle, caka satarak söyleme
Gel kardeşim, ey padişaha yakın kişi, sözümüzü dinle bari
Binlerce cevher ve dinarı kara toprak edecek bir söz
Kişi sözün zamanını bilmeli ki;kötü söz söylemesin
Bu cihan cehennemini sekiz cennet edecek bir söz
Usulünce yürü, hareket et ve bilimden gafil olma
Çok sakın ki; dilinle ruhuna dağlama gibi acı verecek bir söz
Yunus, şimdi kötü sözden, söyle sözü gayet iyisinden
Çok sakın ki seni o şeyh katından uzak edecek bir söz
Tahlil:Yunusun gayet sade bir anlatımla işlediği bu şiir, gördüğünüz gibi konuşmak ve dili iyi kullanmaktan bahsediyor Derin manalar içerdiği için genel bir değerlendirme yerine beyit beyit anlamaya çalışalım:
Birinci beyitte sözün nasıl olması gerektiği, “yüz ağartacak bir söz” cümlesi ile simgelenmiş Dil öylesine ilginç bir organ ki;ondan çıkan söz, insanı yüceltebileceği gibi aşağılık konumlara da düşürebilir Günlük hayatta bunun örneklerini yaşamışızdır Bu nedenle olsa gerek Yunus, ”İyi söz nedir?” gibi bir soru akla gelirse cevabını “yüz ağartacak söz” diye vererek şiire başlıyor Hemen altındaki dizede ise iyi sözün nasıllığı “pişirilmiş söz” olarak tasvir edilmiş Burada basit halk ağzıyla aslında mükemmel bir anlatım söz konusu Pişirilmemiş, çiğ şeyler insana acı gelir Hamlık sevilmez Olgunlaşma beklenir Nasıl ki çiğ yemek lezzetten uzak ise;düşünülmeden, beyinde pişirilmeden dile dökülen söz de tatsız ve hatta acı vericidir Pişirilen, akıl süzgecinden geçirilerek yoğrulan sözler ise kişinin işlerini kolaylaştıracaktır
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır atasözümüzü unutmayalım Sözlerini seçerek konuşan, Türkçe’yi iyi kullananlar iletişimde ve buna bağlı diğer işlerde başarılı olacaklardır Konfüçyus’a “Devlet başkanı olsan ilk icraatın ne olur?” diye sorduklarında “Önce dili düzeltir, konuşma ve yazma konusuna eğilirim Çünkü dil düzgün olmazsa halk ne birbirini anlar ne de devletini”diyerek işlerin yürütülmesinde dilin önemine dikkat çeker
İkinci beyitten itibaren konuşmada yararsız, boş lâkırdıların, iş olsun diye söylenecek kelimelerin atılması ve yavaşça, tane tane konuşmak gerektiği vurgulanıyor Konuşurken yavaş ve ağırca konuşmak, gösterişli, caka satacak cümlelerden kaçınmak, az cümle ile çok mana ifade edebilmek hepimizin gayesi ve gayreti olmalıdır
Çok konuşan çok yanılır Ağır ol da molla desinler vecizelerini biliyoruz Geveze denecek tarzda çok konuşanlar, bilgisi olsun olmasın her mevzuya balıklama atlayanlar, hem kendi sırlarını ifşa eder, hem de kapasitelerinin zayıflığını ağızlarıyla ele verirler İnsan dilinin altında saklıdır Konuştukça akıl ve kültür seviyesi dökülür Açık vermemenin bir yolu da az konuşmaktır
Üçüncü beyitte farklı bir kulvara giriyor Yunus Yöneticilere yakın olan kişilere, idareyi elde tutanlara sesleniyor ve “Gel sözümüzü bari dinle” diyor İdareciler;işlerinin yoğunluğu ve sorunların peşinde koşmaktan çoğu kere nasihat almaya, uyarılmaya fırsat bulamazlar Aslında en fazla uyarıya ve tatlı sözlerle motive edilmeye muhtaç olanlar onlardır Ancak dalkavuklar, yağcılar yüzünden gerçeklerden perdelenebilirler Onlara yakın kişiler; sorun götürmemek, gözden düşmemek için felaketi bile bayram havasında sunarlar Tarih, kendi yardımcılarının yağcılığı yüzünden hakikati göremeyen, ziyan eden idareci örnekleri ile doludur Özellikle Allah Dostu, garip, miskin ve derviş ruhlu kişilerin nasihatleri yöneticiler için pırlanta kıymetindedir Ama yöneticiler hatalarını söyleyeni, gerçeği süslemeden dile getireni pek sevmez, yanlarına yanaştırmak istemezler Yunus buna gönderme yaparak adeta şöyle diyor ikinci dizede:”Hele bir yaklaşın da sizin sahip olduğunuz o hazineleri bir anda boşa çıkaracak asıl sözü, asıl incileri, asıl gerçekleri size söyleyivereyim O zaman hazine sandıklarınızın kara toprak olduğunu anlayacaksınız ”
Dördüncü beyitte sözün zamanına dikkat çekiliyor Her doğru her yerde söylenmeyeceği gibi sözlerin de zamanı ve yeri önemlidir Uygun zamanda uygun söz söylemek, cenneti elde etmek gibi hayırlara vesile olabilecektir Usulünce konuşulur sohbet edilirse, dünya denen bu zindan, bu cehennem cennet gibi zevk alınan bir yere dönüşebilir
Beşinci beyitte sözlerin insan ruhuna ateşle dağlama gibi ıstırap verebileceği belirtiliyor Çoğu kişiler kendi ağızları ile zarar etmiştir Gıybet-Yalan-Hile dolu sözlere alışanlar, hızla toplumsal güvenlerini yitirirler Aleyhine konuştukları insanlar bir bir onlardan uzaklaşır Günün birinde hiç hesap etmedikleri başlarına gelir ve candan bir tek dost bile bulamazlar İşte bu durum bedeni ateşle dağlamak kadar ruha ıstırap verir Böyle bir hale düşmemenin çaresi ise;usulü dairesinde hareket etmek, yalandan, hileden, gösterişli sözlerden uzak olmak ve bilim-akıl-bilge kişiler çizgisinden ayrılmamakta saklıdır
Son beyitte Yunus yine kendine seslenir gibi yaparak aslında bize son vurucu cümleyi söylüyor Şiiri okuyanlar iyi ve kötü söz hakkında bu kadar fikir edindikten sonra, kötü sözün bedelini daha net söylüyor ve şöyle diyor:Kötü söz insanı Allah katından dahi mahrum edebilir İşte esas sakınılacak olan da budur Bu haftaki değerlendirmemizi Rasulullah (s a v) hadisleriyle noktalayalım:
“Dil doğru olmadıkça kalp doğru olmaz Kalp doğru olmadıkça iman doğru olmaz ”
“Selamet bulmak, huzurlu olmak isteyen;Susmaya sarılsın”
“Şeytanı kolayca yenmek isteyen dilini tutsun”
“Susmuş ve vakur mümin görürseniz O’na yaklaşınız Çünkü Ondan hikmet akar”
“Konuşması çok olanın düşüşü de çok olur Düşüşü çok olanın günahı artar Günahı artanın layık olduğu yer ateştir ”
|