|
Prof. Dr. Sinsi
|
Yunus Emre Konuşuyor-Serisi
Işkıla biliş canlara ezel ebed olmayısar
Gümrâh olup bu cihanda kimse bâkî kalmayısar
Bir tona kan bulaşıcak yumayınca mısmıl olmaz
Gönül pisi yuymayınca namaz revâ olmayısar
Gönül pisi yudunısa kibr ü kîni kodınısa
İkrar bütün olmayınca erden nazar olmayısar
Murdar dünyaya bulaşan devşirübeni durışan
Erden himmet olmayınca ömür geçer yunmayısar
Yunus imdi sen Hakk’a ir dün ü gün gönlün Hakk’a vir
Gönül gözi görmeyince hiç baş gözi görmeyiser
Günümüz Türkçe’siyle
Aşk ile birbirini tanıyan ruhlara (kişilere) ezel, ebed olmayacak
Bolluk olan bu cihanda kimse baki kalmayacak
Bir elbiseye kan bulaşırsa yıkamadıkça temiz olmaz
Gönül, pisliğinden yıkanmadıkça namaz kabul olmayacak
Gönüldeki pisliği yıkamış, kibir ve kini atmış isen de
İman ve tasdik tam olmadıkça erden (Mürşidden-Allah’tan) sana bakış olmayacak
Pis olan dünyaya bulaşıp sürekli derleme, biriktirme peşinde olanlar
Erden himmet olmadıkça bir ömür geçer de temizlenemezler
Yunus, şimdi sen Hakk’a er, gece gündüz gönlünü Hakk’a ver
Gönül gözü görmedikçe baş gözü hiç görmeyecek
Tahlil:Yunus’un bu şiirinde ele alınan; kalp ve onun ruh boyutundaki versiyonu gönüldür Yunus, yine basit, halk ağzı örneklerle her işte-ibadet de dahil- gönlün durumuna dikkat çeker Kalbin ana fonksiyonu sevgi; sevginin doruğu Allah aşkı; onun da getirisi samimi, olgun bir kişiliktir
Aralarında yürek bağı olanlar için mesafeler anlamsızdır Telsiz, telefon, internet gibi tekniğin en son nimetlerini kullanan insanoğlu; Allah Dostu, gönül ehli kişiler arasındaki iletişime akıl-sır erdirmekte aciz kalmaktadır Bu; öylesine bir bağdır ki; kardeşi yüzlerce kilometre ötede bulunmasına karşın, sıkıntısı ya da sevinci, diğer kardeşe malum olur Benzer bir iletişim, bedensel düşünenlerin “ölü” dediği kimselerle diriler arasında da mevcuttur Zaten, hakikât boyutunda ölüm değil, sadece boyut değişikliği söz konusu olduğundan böylesi bir bağ; iman sahipleri için hiç de garip değildir O iletişime, geçmiş erenlerden birinin yaşadığı şu olayla misal verelim:
Bursa’da bulunan Emir Sultan Hazretleri, oldukça genç yaşta Hacca gider Hac vazifesini eda ettikten sonra Medine’ye; Rasülullah (s a v) Efendimizi ziyarete geçer Ravza önünde samimi gözyaşları ve dualarını gören Arap dervişler, genç görüp takılmak isterler Derler ki:”Biz her gün Rasülullah’a selam veririz O da bizim selamımızı sesli olarak alır Haydi bakalım, bir de sen selam ver, alacak mı?”
Emir Sultan teklifi bir şartla kabul eder:”Önce siz selam verin, sonra ben “Tamam” derler Hepsi tek tek sesli olarak selam verir, ama kabirden ses gelmez Mahcup olurlar ve Emir Sultanı takip ederler Emir Mehmed Buhari, döner kabre ve şöyle selam verir:
-Esselamu aleyke Ya Rasulallah, Esselamu aleyke Ya Ceddî! (Selam sana olsun ey Allah’ın Rasulü, Selam sana olsun Ey Dedeciğim)<Emir Sultan, Rasul’ün soyundandır Onun için “dede” diyor>
Ravzadan Rasulullah cevap verir:”Aleykum selam torunumum Muhammed, Hoş Geldin! ”
Bu olay karşısında bayılıp düşen Arap dervişler, kalkıp Emir Sultan’dan özür diler, kendilerine ders vermesi için yalvarırlar O ise: “Benim görevim Bursa’yı irşad” diyerek geri döner
Yürek bağı olanlar için Yunus’un ilk mısrada dediği gibi ezel ve ebed kavramlarının, zamanın, ölü ya da diri olmanın hiç ehemmiyeti yoktur Yeter ki kalp sağlam olsun, iletişim bir şekilde gerçekleşir Bugün milyonlarca Müslüman, Rasulullah’a salavat getiriyor, dua ediyor Biz inanıyoruz ki o, hepsini ayrı ayrı duymaktadır
Bu cihanda kimse baki olmadığına göre, önemli olan, gönülleri fethetmektir Ölçü madde değil, mana olmalıdır İş, maddeye kalmış ise; holding sahibi ile kapıcısının dünyadan öteye taşıdığı sermaye farksızdır: Beş metre kefen! 
Kalp temizliği ve niyet, ibadetlerin kabulü için ön şarttır Nasıl ki pislik bulaşan elbise yıkamadıkça arınmaz ise; kin-nefret-hırs-düşmanlık-öfke-gösteriş-gurur-kibir-haset vb kötü huylar taşıyan bir kalp, namaz da kılsa gerekli hazzı, verimi alamayacaktır Bugün Müslümanların karıştırdığı, çoğumuzun yanlış bildiği bir hususu da cesaretle söylemek istiyorum: İbadetler amaç değil, araçtır Namazdan amaç, ruhu arındırmak ve yüceltmek, Haccdan amaç; yeni kulluk enerjisi depolayıp ruhu şarj etmek,
Sadakadan amaç, kendi mal arzumuza gem vurarak dünyalığın geçiciliğini kavramaktır Bunların hepsinde kazançlı olmamızı sağlayacak esas unsur; kalbin, gönlün durumudur Namazı borç ödemek,
Haccı zenginleyince vazife savmak, Sadakayı kendinden bilmek bizi ziyana sürükler İşte o zaman;
”Ben durmadan ibadet ediyorum ama dualarım kabul olmuyor, bir türlü mutlu olamıyorum”deriz
Cenab-ı Hakk’ın rahmet ve bereketine muhatap olmanın tek şartı ibadeti yerine getirmek, gönlü arındırmak da değildir İkrar; yani kalp ve bedenin birlikteliğinden doğan olgun bir iman ve teslimiyet şarttır O teslimiyet ve tevekkül olmadıkça Allah’ın yardım ve merhametini beklemek saflık olur Bunu başaran salih kullar kerametlerle, Nebi ve Rasüller Mucizelerle Allah tarafından desteklenmiştir Hz İbrahimi Nemrut ateşinden kurtaran kalbinin teslimiyet ve Allah’a güvenidir Hz Yakub’u Yusuf’a kavuşturan sabır ve rahmetten ümit kesmeyişidir Allah Dostu ve Rasüller yoluna girmek; niyet-gönül-ibadet ve davranış bütünlüğü ile sağlanır
Dünyada çok çalışmak, çok biriktirmek, yüksek makamlarda olmak görünüşte belli bir rahatlık getirir Ancak, Allah’ın himmet ve yardımına eremedikçe sürülen ömür kirli elbise ile dolaşmaktan pek de farklı değildir İhlas ve iyi niyeti kuşanmadan dünyadan göçüp gitmek; hamama girip saatlerce kaldıktan sonra hiç temizlenmeden çıkmaya benzer
Son dizede, tüm bunları elde etmenin şifresini; gece gündüz Hakk’a ermeye çalışmak olarak veriyor Yunus Günümüz anlayışına uygun bir ifade ile söylemek gerekirse biz o şifreyi şöyle anlıyoruz:
Saatleri Allah’a göre ayarlamak!  
Böyle yapılmadıkça, değil kalp gözü, beden gözü dahi açılmayacaktır Hakikaten Allah’ı ve İslam’ı kavramayanlar bu dünyadan gözü kapalı göçeceklerdir Tıp Doktoru olduğu halde, hücre ve bedendeki mucizeleri bizzat gördüğü halde Allah’ı inkar edenler, depremi sadece ve sadece yer hareketine, Meteorolojiyi hava akımına bağlayanlar gerçeği görmüş, kavramış sayılabilir mi?
Saatleri Allah’a göre ayarlayabilen ve Onun işlettiği harika sistemi fark edebilenlerden olmanızı diliyor, gönül arındırma gayretimizde hepimize başarılar diliyorum
|