08-02-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kaza Vacip Olmaz Diyenlerin Delilleri
Bir hadiste ise:
“İkindi namazını kaçıran kimse, ehlini ve malını yitirmiş gibidir” buyurulmuştur 137
(136) Sayfa: 64’de geçmişti
(137) Sayfa: 66’da geçmişti
şayet bunu geceye tedarik etmesi mümkün olmuş olsaydı ameli dökülmezdi o zaman aynı zamanda ehlini ve malını yitiren kişi konumunda da olmaz, amellerini kaybetmezdi ” şöyle de demişlerdir:
3Yine Rasulullah’tan (s a v ) gelen sahih bir hadiste şöyle buyurmuşlardır:
3Her kim güneş gurüb vaktine girmeden önce ikindi namazında bir rekata kavuşacak olursa o şüphesiz ikindiye kavuşmuştur ”138
(138) Buhari: 2/46; Mevakit: Kim sabah namazında bir rekata kavuşmuşsa babında ve akşamdan önce kim ikindi namazında bir rekata kavuşmuşsa babında; Müslim: 608, Mesacid: Kim namazda bir rekata kavuşursa tamamına kavuşmuş demektir babında; Muvatta: 1/6, Namazın vakti bölümünde; Tirmizi: 186, Namaz bölümünde: Güneşin mağribe girmesinden önce ikindi namazında bir rekata kavuşan hakkında babda; ebu Davud: 412, Namaz bölümünde: İkindinin vakti bölümünde; Nesai: 1/257, 258, Mevakit’de: Kim ikindinin iki rekatına kavuşmuşsa  babında rivayet etmişlerdir
İşte böylece, her kim güneşin doğmasından önce bir rekata kavuşacak olursa sabah namazına kavuşmuş demektir şayet akşam ve güneşin doğuşundan sonra kıldığı namaz mutlak olarak sahih olsa idi, o zaman kavuşmuş olacaktı isterse bir rekata ya da bir rekattan azına kavuşmuş olsun veyahuta bundan bir şeye kavuşmuş olmasın Çünkü Rasulullah4tan (s a v ): şayet bir rekata kavuşursa namazı sahih olur ve günah olmaz dediği varid olmamıştır
Öyleki ümmet arasında da, namazın kılınma kemalatından vaktinden darlaştırmaya dek tehir edilmesinin helal olmadığında da ihtilaf yoktur tedarik edilmesinen de şüphesiz namazın sahihliği ve tamamlanması (yeterli gelmesi) kastedilmekte, sizlere göre de sahih olmaktave yeterli gelmektedir şayet kişi namzadaki iftitah tekfi biri kadar bir bölümüne de yetişmiş olsa ya da hiçbir bölümüne yetişmemiş olsa hadis elbetteki sizin dediğiniz gibi değildir ” Devamla şöyle demişlerdir:
3Muhakkak ki Allah (c c ) her namaz için evveli ve sonu belirli olan bir vakit kılmıştır 139 Vakti gelmeden de orada namaz kılmayana da izin vermemiştir, vaktinin çıkmasından sonra da kılınmasına izin vermemiştir Dolayısı ile vaktinden önce ve sonra kılınan bir namaz meşru değildir Eğer vakit, namazın sıhhatinde bir şart olmasaydı, o zaman sıhhatinde, önce ya da sonra kılınmasında bir fark olmazdı Çünkü bu sefer kişi iki namazı da vaktinde kılmamış olacaktır öyleyce bu ifratçı kişiden kaçırılmış namazlar nasıl kabul edilecek? ve ifrat edip, vaktinden önce kıldıkları nasıl kabul edilecek?” şöyle demişlerdir:
(139) Buna yüce Allah’ın şu ayeti işaret etmektedir: “Muhakkak ki namaz; mü’minler üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır ” (Nisa: 4/103)
“Namaz kılmak, her halukarda vaktinde vaciptir taki kişi bu vakit için bütün vacip ve şart işlerini terkeder Kişi bu vakitte abdest almaktan, kıbleye dönmekten, elbiseyi ve bedeni temizlemekten, setr-i avret emekten ya da Fatihayı okumaktan veyahut kıyamda durmaktan aciz olacak olursa ve bunlarla vakitten sonra namaz kılmaya imkaniyeti olursa o kişinin namazı bunların dışında ki vaciplerin hepsini tam kılması ile birlikte vakitten sonra namazı kılamaz Bununla da biliniyor ki; vakit yüce Allah’ın katında bu vecibelerden daha önceliklidir şayet sadece bu iki kısımdan birisi oluyorsa o zaman vaktinde, bu şartlar ve vecibeler sonra namaza kavuşmasına bir yol olmuş olsa, o zaman vakittensonra, şartalrın ve vecibelerinde tam bir şekilde bulunmasıyla birlikteki bu namazı, vakit içinde bu şartlar olmadan kılınan namazdan daha hayırlı ve Allah’a daha sevimli olurdu ancak bu da nass ve icma ile batıldır ” Yine şöyle demişlerdir:
“Yüce Allah: “Yazıklar olsun o namaz kılalara ki onlar naazlarında gaflet içindedirler” ayetini buyurmakta; namazını vaktinden çıkaran kimseyi, namazı terkeden tehtdi ile tehtitte bulunmuştur Nitekim Rasulullah’ın 5s a v ) ashabı bu “sehv”, namazı vaktinde tehir etmekle tefsir etmişlerdir tıpkı Sad b ebi Vakkas’dan -ki ondan merfu bir hadiste vardır- sabit olduğu gibi 140 Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
3Onlardan sonra bir (topluluk) geldi Namazlarını terkettiler ve şehvetlerine uydular, yakında da “ğayy” ile karşılacaklar ” 5Meryem: 19/59)
(140) Sayfa: 39’daki açıklamada geçmişti Bakınız
Nitekim bu ayeti sahabeler ve tabiin buradaki: “Zai ettileri” vaktinden kaçırmakla tefsir etmektedirler araştırıldığına göre; namazın zai edilmesi de; hem terkedilmesine, vaktinin terkedilmesine ve de vaciplerle rükünlerin terkedilmesine delalet etmektedir aynı zamanda kasten namazı vaktinden tehir eden kişi Allah’ın sınırlarında haddi aşmış kimsedir tıpkı vaktinden önce kılan kimse gibi öyleyse Allah’ın haddini 5sınırını) aştığı halde bu kimseye de ne oluyor ki; bu 5namaz buna rağmen) kabul edilir diyorda başka bir haddi tecavaz edildiği zaman kabul edilmez diyor?” şöyle demişlerdir:
“aynı zamanda deriz ki: Kaza yapmaya yeişse o zaman ona:
“Bu kazayı kılmakla emrolunduğun namazı bize haber ver Bu, allah4ın emrettiği midir, dışında olan mıdır?” diye sorarız eğer bize: “tıpkı kendisidir” der ise ona:
|
|
|
|