08-02-2012
|
#17
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Cemaatle Namaz Kılmanın Hükmü Hakkında Fasıla
İmamı Ahmed, Mehnen bin Yahya rivayeti hakkında şöyle demiştir: “Onların İslam’dan nasibleri ancak namazdaki nasibleri kadardır İslam’a da olan rağbetleri ancak namaza olan rağbetleri kadardır Dolayısıyla Ey Abdullah!Sen bunları iyi öğren Allah (c c ) ile (kötü) olarak karşılaşmaktan da sakın!Sende İslam’ın bir takdiri olmaz Çünkü kalbinde İslam’ın takdiri (miktarı) kalbinde namazın miktarı kadardır Allah’ın (c c ) sevgisini, haşyetini, O’na rağbeti, O’nu namazla yüceltme ve tazim etmekle yetişen bir kalb, bunlardan boş ve harap olan bir kalb gibi değildir Şayet yüce Allah’ın (c c ) önünde kişi namazı ile durunca kendisi huşulu ve mutmain bir kalple durmakta, ona yakın ve kötülük arızalarından da selim olmuş olarak bulunur Onun ircası da heybetle dolmuş, imamın nuru da onda bulunmuş, nefsin örtüsüyle şehvet dumanı kalkmış ve Kuran manalarının bahçelerine yükselmiş, isim ve sıfatlarının hakikatleri, yüceliği, güzelliği ve büyük kemalliği ile iman tebessümü kalbine girmiştir
Muhakkak ki Rabb Teala’yı da celaleti sıfatlarıyla, kemalat sıfatları ile tek kılmıştır Böylelikle de düşünceleri Allah’ı (c c ) tefekkür etmekle toplanmış, Allah’ı (c c ) (çok sevmesinden) dolayı da gözü aydınlanmış ve hiçbir benzeri olmayan bir yakınlıkla Allah’a (c c ) yakınlaşmış, kalbi O’na imanla dolmuş, O’na tümüyle yönelmiş İşte bu yönelmesiyle, Rabbi de ona iki defa yönelir İlk olarak Allah(c c ) yönelir Kulda yönelmesinden ötürü kalbi cazipleşirde cazipleşir Yine Rabbine yönelince başka bir yöneliş ile ondan haz alır İlkini de bununla tam kılar
Burada acayib bir konu daha vardır!Kişi de isim ve sıfatların acaiblerini, Kuran’ın manalarını anlama ufku kalbinde meydana gelir Bununla da (yine) kalbinde iman tebessümü doğar Her isim ve sıfatı da namazından bir bölüm olarak ve mahal olarak görür Çünkü Rabb Teala’nın önünde ayakta dimdik durduğunda kalbi ile O’nun kayyimliğine şahitlik eder ve: “Allahu Ekber” der O’nun kibriyalığına (azametine) şahitlikte bulunur Kendisi: “Subhanekallahümme ve bihamdik ve tebarek esmuk ve teala ceddük ve la ilahe ğayruk 284 dediğinde de kalbiyle her türlü ayıptan, kusurdan münezzeh ve salim olan, her türlü övgüyle övülmüş olan Rabbe şahitlik etmektedir
(284) Müslim: 399, Namazda: Besmeleyi sesli okumaz diyenlerin delili babında rivayet ettiler
O’nun hamdi tüm kemalatı ile vasfını içermektedir İşte bu da O’nun (c c ) bütün nakıslıklardan beri olduğunu, isminin de mübarek olduğunu icab ettirmektedir O’nun adı zikr olunduğu zaman (kazanacağı ecir) çoklaşır Hayırda bulunduğu zaman da muhakkak ki onu da nimetlendirir ve o konuda mübarek kılar Ona isabet edecek bir afeti de yok eder Ona yaklaşacak olan şeytanı da rezil eder ve uzaklaştırır İsmin kemalliği (tamlığı) müsemmanın kemalliğindendir Dolayısı ile ne semada ve ne de yeryüzünde zarar veremeyecek olan bu şan ismi ise o zaman isimlendirilenin (müsemmanın) şanı daha yüce ve daha üstündür
“Ve Teala cedduhu”: “Onun azameti büyüktür, her büyüklüğün üzerinde kılınmış, her şanın üzerine yükselmiş, her saltanatın üzerine saltanatı otoriter olmuş, O’nun mülkünde ve Rabblığında ya da ilahlık, fiil ya da sıfatlarında ortağı bulunmamış” manasına gelir Tıpkı yüce Allah’ın (c c ) mümin cinlere dediği gibi: “İşte O (c c ) Rabbimizin şanı çok yücedir O ne bir zevce ve ne de bir evlat edinmiştir ” (Cinn: 72/3) İşte bu kelimelerin kaçında, isim ve sıfatların hakikatlerinin tecellilerini kalbinde kişi bilmekte, bunların hakikatlerini yok saymamakta   
Şayet: “Euzu Billahimineş-Şeytanir-Racim” derse, çok önemli bir ruknü de korumuş olur Kendisi düşmanından dolayı da, kuvveti ve gücüne de sımsıkı sarılarak korunmuş olur O düşman nitekim Rabbinden bunun kopmasını daha kötü duruma düşsün diye O’na (c c ) yakın olmasından da uzaklaştırmak istemektedir
Kendisi:
“El-Hamdu lillahi Rabbil Alemin” der, güzelce ve sükunetle durur ve Rabbinin:
“Kulum bana hamd etti”285 deyip cevap vermesini bekler Kendisi:
“Er-Rahmenir-Rahim” dediğinde de Rabbinin:
“Kulum bana sena etti” deyip cevap vermesini bekler Kendisi:
“Maliki yevmiddin” dediğinde Allah’ın (c c ):
“Kulum beni yüceltti” diye cevap vermesini bekler
(285) Bu ve devamı hadisten bir bölümdür Müslim: 39 Namazda her rekatta Fatiha’nın okunmasının vacibliği babında; Muvatta: 1/84, 85 namazda:İmam sesli okumadığı zaman imamın arkasında kıraat okumanın babında; Ebu Davud: 821 Namazda; namazında Fatihatul Kitabı okumayı terk etmek babında; Tirmizi: 2954 Kuran’ın tefsiri bölümünde: Fatihatul kitabın suresinden; Nesei: 2/135, 136 iftitah bölümünde: Fethatül kitapta “Bismillahirrahmanirrahim” demeyi terk etme babında rivayet etmişlerdir
Rabbinin üç defa: “Kulum” demesi ile kişinin kalbinin lezzeti, gözünün aydınlığı ve nefsinin sevinci de ne kadar hoş! Allah’a (c c ) yemin olsun ki, arzu dumanı ve nefis emmarelerinden kalbe sirayetinden, Rabb Tela’nın, musahhar kılanın ve mabud olanın, kuluna: “Kulum bana hamd etti, bana sena getirdi ve beni yüceltti” demesi kadar o kulu sevindiren ve sevince, feraha sokan bir duygu (çok azdır )
|
|
|
|