|
Prof. Dr. Sinsi
|
Gün Ve Gecelerin Tekrarlanmasıyla Tekrarlanan Nafi
En iyisi; akşam namazını vaktin evvelinde, ertelemeksizin kılmaktır Ancak kırmızı şafağın kaybolmak üzere olduğu zamana kadar ertelenerek kılınırsa, mekruh olmakla birlikte yine edâ edilmiş sayılır Hz Ömer bir gece akşam namazını bir yıldız çıkıncaya kadar tehir ettiğinden dolayı, İbn Ömer de, iki yıldız çıkıncaya kadar tehir ettiğinden dolayı iki köle âzâd etmiştir
5 Yatsı namazının sünnetleri
Farzdan sonra dört rek'at olarak kılınır Aişe vâlidemiz şöyle buyurmuştur:
Hz Peygamber, yatsı namazından sonra dört rek'at namaz kılar, öyle yatardı 213
Bazı âlimler, bütün bu haberlerin mecmûundan râtib sünnetlerin adedinin, farz namazların adedi gibi onyedi olduğunu çıkarmışlardır Şöyle ki; sabah namazından evvel iki rek'at, öğleden evvel dört, öğleden sonra iki, ikindiden evvel dört, akşamdan sonra iki ve yatsıdan sonra da vitir namazı olarak üç rek'at
Bu hususta vârid olan hadîsleri bildiğimize göre herhangi bir takdir gereksiz olur Hz Peygamber şöyle buyurmuştur:
Namaz vaz'edilen şeylerin en hayırlısıdır İsteyen çok, isteyen de az kılabilir 214
Bu bakımdan her hayır isteyen, bu namazlardan talip olduğu hayır derecesinde kılabilir Daha önce zikrettiğimiz hadîslerden bunların bir kısmının diğerlerinden daha kuvvetli olduğu anlaşılmıştı Yine anlaşılmıştı ki, kuvvetlinin terki, zayıfın terkinden daha büyük bir kayıptır Hele farz namazların noksanının nafilelerle tamamlanması hususu var olduktan sonra  Bu bakımdan çok nâfile namaz kılmayanın farzları tehlikededir; çünkü bu durumda onları ikmal edecek nafile namazlar yoktur
6 Vitir namazı
Enes b Mâlik (r a) şöyle rivayet ediyor:
Hz Peygamber yatsıdan sonra tek olarak, üç rek'at namaz kılar; birinci rek'atta A'lâ, ikincide Kâfirûn ve üçüncüdeyse İhlâs sûresini okuyordu 215
Hz Peygamber, vitir namazından sonra oturarak iki rek'at namaz kılardı Bazı rivayetlerde 'Bağdaş kurarak kılıyordu' şeklinde vârid olmuştur 216
Rasûlullah (s a) yatağına girmeden evvel, onun üzerinde iki rek'at namaz kılıp birinci rek'atta Zilzâl ikinci rek'atta da Tekâsür sûrelerini okurdu 217
Başka bir rivayette de Tekâsür yerine Kâfirûn sûresini okuduğu bildirilmektedir
Namaz kılan kişi, vitir namazını bir selâmla kılabildiği gibi, iki selâmla da kılabilir Hz Peygamber bir, üç ve beş rek'at olarak edâ etmiştir Böylece tek olarak, onbir rek'ata kadar edâ edildiği de vâkidir 218 Bu hususta, hadîs rivayeti on üçe kadar çıkmaktadır Şâzz bir hadîste onyedi rek'at kılındığı da kaydedilmektedir Vitir diye isimlendirdiğimiz bu rek'atlar, Hz Peygamber'in geceleyin kılmış olduğu namazlardır; ki buna aynı zamanda teheccüd namazı da denir Kitab'ul-Evrâd'da fazileti zikredileceği gibi, geceleyin teheccüd namazı kılmak da müekked bir sünnettir
Vitir namazının hangi şekilde kılınmasının daha efdâl olduğu Hususunda âlimler ihtilâf etmişlerdir Bazı âlimler; 'çift rek'atları bir selâmla, sonundaki tek rek'atı da ayrı bir selâmla kılmak daha efdâldir Çünkü kesinlikle anlaşılmıştır ki, Hz Peygamber vitrin son rek'atını müstakil olarak kılmaya devam etmiştir' demişlerdir
Bazıları da 'İhtilâftan kurtulabilmek için hepsini bir selâmla kılmak daha efdâldir Bilhassa imam için böyledir; çünkü cemaat içerisinde, bir tek rek'atlık namaz olacağını bilmeyen kimseler olabilir' demişlerdir
Hepsini bir selâmla kılarsa, hepsi için vitre niyet etmelidir Eğer yatsı namazından sonraki iki rek'at sünnetten veya yatsının farzından sonra sadece bir rek'at kılmakla yetinip vitre niyet ederse de sahihtir Çünkü vitrin şartı esasta tek olmaktır ve başkasını, yani kendisinden evvel kılınan namazları tekleştirmektir Bu durumda ise yatsı namazının farzından sonra kılınan bir rek'at vitir sünneti, onu tekleştirir Yatsı namazından evvel bir tek rek'atı vitir niyetiyle kılması doğru değildir
Vitir namazı kırmızı develerden daha hayırlıdır
Yatsı namazından önce kılınan bir tek rek'atlık vitirle bu hadîsle bildirilen fazilete nâil olunamaz Nitekim böyle bir faziletten bahseden bir hadîs rivayet olunmuştur Yoksa (Şafiî'ye göre) herhangi bir vakitte bir tek rek'at namaz kılmak sahihtir Yatsı namazından evvel bir rek'at kılmanın sahih olmaması, halkın vitir namazını kılmak hususundaki icmâını yıkmak içindir Bir de, bu rek'atın tek haline getireceği (yatsı) namazından evvel kılınmış olmasındandır
Üç rek'atı iki selâmla kılmak istediği zaman, ilk kılınan iki rek'atın niyetinde zorluk çıkar; çünkü eğer bu iki rek'atla teheccüd namazına ve yatsının sünnetine niyet ederse, vitirden olmaz Eğer vitre niyet ederse esasında vitir (yani tek) de değildir, Ancak bunlardan sonra kılınan rek'at vitir olur Bütün bunlara rağmen üç rek'atı bir selâmla kıldığı gibi, bu iki rek'âtta da vitre niyet etmeldir Ancak vitir kelimesinin iki mânası olduğunu da kabul etmek gerekir:
1 Esasında vitir (tek) olan namaz
2 Kendisinden sonra gelen namazla tek olmak için kılınan namaz
Bu bakımdan üç rek'atın tamamı vitir olur Önce kılınan iki rek'at ise, bu üç rek'atın bir parçasıdır, Bu iki rek'atın vitir olması, ancak üçüncü rek'atın kılınmasına bağlıdır
Kişi, bu iki rek'atı üçüncü bir rek'atla tekleştirmek niyetindeyse, o zaman bunların niyetinde 'Vitir kılıyorum' diyebilir Üçüncü rek'at, esasında tektir ve başkalarını da tekleştirir İlk iki rek'at ise başkasını tekleştirmediği gibi esasında tek de değildirler; ancak başkasının eklenmesiyle tekleşirler
Vitrin, gecenin sonunda olması daha uygundur; çünkü bu durumda teheccüd namazından da sonraya düşer 219 Teheccüdün keyfiyeti ise inşaallah Kitab'ul-Evrâd'da anlatılacaktır
7 Kuşluk namazı (es-salâtu'd-duha)
Kuşluk namazına devam etmek, gerçek fazilettir Rek'at ade-dine gelince, bu konuda rivayet edilen hadîslerin çoğunda sekiz rek'at olarak kaydedilmektedir, Hz Ali'nin kızkardeşi Ümmü Hâni şöyle demektedir:
Hz Peygamber kuşluk namazını sekiz rek'at, oldukça uzun ve tâdil-i erkânına riayet ederek güzel bir şekilde edâ ederdi 220
Ümmü Hâni'den başka, bunu söyleyen de yoktur Hz Âişe'ye gelince, o da şöyle demektedir:
Hz Peygamber kuşluk namazını dört rek'at olarak kılar ve bazen de Allah'ın dilediği kadar uzatırdı 221
Fakat Âişe validemiz dörtten fazla olarak kılınan rek'atların sayısını belirtmemiştir Bu bakımdan Hz Âişe'nin rivayetine göre, dört rek'atı daimî olarak kılar, bunu azaltmazdı; fakat bazen çeşitli fazlalıklar da eklerdi
Müfred bir hadîste, Hz Peygamber'in kuşluk namazını altı rek'at olarak kıldığı rivayet edilmektedir 222
uykudan sonra kılınan namazdır" Hadîs hasen bir senedle rivayet edilmiştir Kuşluk namazının vaktine gelince, Hz Ali Hz Peygamber'in altı rek'atlık kuşluk namazını şu iki vakitte kıldığını rivayet etmektedir:223
1 Güneş doğup biraz yükseldikten sonra kalkar ve iki rek'at namaz kılardı (Bu gündüz zikirlerinden ikinci virdin başlangıcıdır Bu husus ileride gelecektir)
2 Güneş göğün dörtte birine yükselip etrafa yayıldığı zaman kalkıp dört rek'at daha kılardı 224
Birincisinin vakti güneşin mızrak boyu yükselmesiyle başlar İkincisinin vakti de, günün dörtte biri geçtiği zamandır Bu ise, ikindi namazının karşılığıdır; çünkü ikindinin vakti de günün dörtte biri kaldığı zamandır Öğlenin vakti ise, tam günün ortasıdır İkindi namazının vakti zevâl ile batışın ortasındadır İşte zamanların en faziletlisi bu söylediğimiz zamandır Umumiyetle güneşin biraz yükselmesinden başlayarak zevâlin biraz öncesine kadar geçen zamanın tamamı kuşluk namazı vaktidir
8 Akşam ve yatsı namazlarının arasını ihyâ etmek
Bu vakitte kılınan bir namaz, sünnet-i müekkede'dir Hz Peygamber'in akşam ve yatsı arasında altı rek'at namaz kıldığı nakledilmektedir Bu namazın fazileti büyüktür Bazı âlimlere göre şu ayetle kastolunan namaz budur:
Onlar geceleyin namaz kılmak için yataklarından kalkarlar
(Secde/16)
Hz Peygamber şöyle buyurmuştur:
Kim akşam ile yatsı arasında namaz kılarsa, bu namaz, evvabînin (yüzünü Allah'a döndürenlerin) namazındandır 225
Kim akşam ile yatsı arasında, cemaatle namaz kılınan bir camide durup (itikâfa girerek), namazdan veya Kur'an'dan başka birşeyle konuşmazsa, Allah Teâlâ onun için cennette, uzunluğu yüz senelik mesafe olan iki köşk lûtfeder Yine onun için o iki köşk arasında yeryüzündeki bütün insanlar oraya akın etseler bile, onları alabilecek genişlikte bir bahçe tanzim edilir 226
Bu husustaki diğer faziletler ise, Allah'ın izniyle Kitab'ul Evrâd'da gelecektir
203) Müslim, (Hz Âişe'den)
204) Müslim, (Ebu Hüreyre'den)
205) Abdülmelik b Habib, (İbn Mes'ud'dan)
206) İmam Ahmed, (zayıf bir senedle); Ebu Dâvud ve İbn Hâce, (daha kısa olarak); Tirmizî, (Abdullah b Said'den )
207) Nesâî ve Hâkim
208) Ebu Dâvud, Tirmizî ve İbn Hibban, (İbn Ömer'den)
209) Buhârî ve Müslim, (Enes'den) Abdullah b Ahmed, Ziyâdât'ul-Müsned'de Ubey b Ka'b ile Abdurrahman b Avf'ın güneş battıktan sonra iki rek'at namaz kıldıklarını rivayet etmektedir
210) Müslim, (Enes'den)
211) Buhârî ve Müslim, (Abdullah b Mugaffel'den)
212) Buhârî ve Müslim, (Hz, Ömer'den)
213) Ebu Dâvud
214) İmam Ahmed, İbn Hibban ve Hâkim, (Ebu Zer'den)
215) İbn Adiy; Tirmizî, Nesâî vc İbn Mâce, (İbn Abbas'dan sahih bir senedle)
216) Müslim, (Hz Âişe'den)
217) Beyhakî, (Ebu Ümâme'den)
218) Buhârî ve Müslim, (İbn Ömer'den bir rek'at kıldığını İbn Adiy, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce, (İbn Abbas'tan üç rek'at kıldığını (Müslim, Hz Âişe'den beş rek'at kıldığını nakletmektedir
219) Bu ibareden teheccüd'iın vitir'den ayrı bir namaz olduğu anlaşılmaktadır Oysa daha önce vitrin, teheccüd namazı olduğu kaydedilmişti Nitekim İmam Şâfiî el-Umm ve el-Muhtasar adlı eserlerinde vitir namazına teheccüd demiştir Müellif ilk hükmünde bu ictihadı benimsemiştir Şafiî ulemasından erRâfîi, vitr'in teheccüd'den ayrı bir namaz olduğunu kaydetmektedir Çünkü teheccüd uyuduktan sonra kalkıp kılınan namaz demektir Vitir ise, yatsı namazından sonra ve uykudan önce kılınan bir namazdır Teheccüd'ün uykudan sonra kılınan namaz olduğu, İbn Ebi Hayseme'nin el-Ağrec'de, Kesir b, Abbas'tan ve Haccac b Amr'dan rivayet ettiği şu hadisle sâbittir: "Bazılarınız geceleyin kılmış olduğu namaza 'teheccüd demenin doğru olduğunu sanıyor Oysa teheccüd,
220) Buhârî ve Müslim
221) Müslim, (Mua'ze adlı kadın sahâbiden); İmam Ahmed, Nesâî, İbn Mace ve Tirmizî, Şemâil '
222) Hâkim, (Câbir'den)
223) Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce, (Hz Ali'den)
224) İbn Mendeh, es-Sahabe; Taberânî, Evsat, (Ammâr b Yâsir'den zayıf bir senedle); Tirmizî, (Ebu Hüreyre'den zayıf bir senedle)
|