08-02-2012
|
#8
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Namazı Terkeden Küfren Mi? Yoksa Hadden Mi?
İşte bu yüce Allah’ın kitabında buyurduğu:
“Yakında “ğayy” ve “esam” ile karşılaşacaksınız ”
ayetlerinin manasıdır
Muhammed b Nasr dedi ki:
“Bizlere Hasan b İsa, onlara da Abdullah b Mübarek, onlara da İbrahim b Beşir hadisi haber vermiştir Dedi ki: Bana Zekeriyya b Ebi Meryem El-Huzai haber verip şöyle demiştir Ebi Umame El-Bahili’yi işittim şöyle diyordu:
“şüphesiz cehennemin kenarı ile dibi arası bir tas ya da kaya atılacak olursa elli bin yıl kadar mesafesi olur Bunun büyüklüğü de bunun onlarca büyüklüğünde ve genişliğinndedir ” Abdurrahman b Halid b Velid’in mevlası (kölesi):
“Ey Ebu Umame! Bunun altında bir şeyler var mıdır?” diye sordu O da:
“Evet “⁄ay” ve “Esame” vardır” dedi ”
Eyyub b Beşir o da şafiy b Mati’den şöyle demiştir:
“şüphesiz cehennemde “ğayy” diye isimlendirilen bir vadi vardır Bunda pis irinler akmaktadır Bu da oraya girecek içindir Allahu Teala şöyle buyurmuştur:
“Yakında ğayy ile karşılaşacaklar ”
İşte bu ayetin delalet yönü; muhakkak ki Allahu Teala bu alış mekanını namazını zai eden ve şehvetine uyanlar için kalacaktır Kendileri günahkar müslümanlarla beraber olsaydı o zaman ateşin tabakalarından en üst tabakada olurlardı Lakin onlar altındaki mekanda değildirler Çünkü İslam ehli için bu mümkünat dışıdır Bu sadece kafir için mümkündür ”
Ayette başka bir delil daha vardır O da:
“Yakında ğayy ile karşılaşacaklar ancak tevbe eden, iman edip salih amel işleyen hariç ”
diye buyurduğu ayetidir Dolayısı ile, şayet namazı zai eden mü’min olsaydı o zaman tevbesinde iman şartı olmazdı Hasıl olduğu gibi tahsil edilirdi
Altıncı Delil: Yüce Allah’ın şu ayeti kerimesi:
“şayet tevbe eder, namazı kılar ve zekatı verirlerse o zaman dinde kardeşlerinizdirler ” (Tevbe: 9/11)
Dinde kardeş olmaları namaz kılma fiilleriyle bağlantılı olmuştur şayet kılmazlarsa mü’minlerin kardeşleri değildirler Yine yüce Allah’ın:
“Mü’minler ancak kardeştirler ” (Hucurat: 49/10)
ayeti ile de mü’min olamamaktadırlar
Yedinci Delil: Allahu Teala’nın şu ayeti kerimesi:
“Tasdik etmedi ve namaz kılmadı lakin yalanladı ve yüz çevirdi ” (Kıyamet: 75/31-32)
İslam, haberi tasdik edip emrede uymayı gözettiği zaman yüce Allah bunun için iki zıt faktör kılmıştır Tasdik etmemek ve namazı kılmamak
Ayette: “Lakin yalanladı ve yüz çevirdi” diye buyurulmşutur Sanki yalanlayan kafir, namazdan yüz çeviren kafir olmakta ve sanki İslam yalanlama ile gider ve namazda yüz çevirme ile kaybolur diye anlaşılmaktadır
Katade’den rivayetle Said şöyle demiştir:
“Tasdik etmedi ve namaz kılmadı” demek; Allah’ın kitabını tasdik etmedi, Allah (c c ) içinde namaz kılmadı ancak Allah’ın ayetlerini yalanladı ve O’na (c c ) itaat etmekten de yüz çevirdi:
“Sana layıktır (O azab) evet sana layıktır Sonra yine sana layıktır; tekrar tekrar sana layıktır ” (Kıyamet: 75/34-35)
Tehdit eseri üzere yine bir tehdit  ” diye anlaşılır ”
Sekizinci Delil: Yüce Allah’ın şu ayeti:
“Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizleri Allah’ın zikrinden alıkoymasın Her kim bunu yaparsa işte onlar hüsrana uğrayanlardır ” (Münafikun: 63/9)
İbni Cüreyc:
“Ben Ata b Ebi Rebah’ın “Bu farz namazlardır” dediğini işittim” demiştir
Bu ayette delil getirme yönü; şüphesiz ki Allah (c c ) mutlak olan hüsranlığı, malları ve çocukları kendisinin namazından alıkoyan kişiye hükmetmiştir Mutlak olan hüsranlık da sadece kafir olanlara verilmektedir Çünkü müslüman günahlarından ve hatalarından dolayı hüsrana girse şüphesiz işin sonunda (imanından dolayı vs ) kazanca girer Nitekim yüce Allah bu ayette namazı terkedenin hüsranlığını bazı tekitli kısımlarla tekitlemiş, pekiştirmiştir
|
|
|
|