08-02-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ömür
Torunu, pamuk gibi bembeyaz sakallı, nur yüzlü dedesine merakla soruyor:
"Dedeciğim! Bir insanın ömrü ne kadar olur?"
Torunu, pamuk gibi bembeyaz sakallı, nur yüzlü dedesine merakla soruyor:
"Dedeciğim! Bir insanın ömrü ne kadar olur?" Dede tatlı bir gülücükle:
"Ezanla namaz arası kadar yavrucuğum " deyince torun:
"Nasıl yani, ömür bu kadar kısa mı?" der Dede:
"Evet yavrum ömür, namazsız ezanla, ezansız namaz arası kadardır " diye
cevap verir Torun yeniden sorar:
"Namazsız ezan ve ezansız namaz sözlerinden ne kastettiğini
anlamadım dedeciğim Bu ne demek açıklar mısın?"
Dede şefkatle ellerinden tuttuğu torununa:
"Bak yavrum, geçenlerde komşumuzun çocuğu doğdu O
çocuğun kulağına ezan okundu değil mi? işte o ezanın namazı kılındı
mı? Kılınmadı O ezan "Namazsız ezan"dı insan öldüğü zaman kılınan cenaze
namazının da ezanı yoktur O da "Ezansız namaz"dır Aslında o namazın
ezanı insan doğunca okunmuştu kulağına
"Bak ey insan! Doğdun, ama öleceksin, ömür çabuk biter, hayatını iyi
değerlendir Boşa vakit harcama!" ikazını yapıyordu o ezan İşte yavrum
öMüR, EZANLA NAMAZ ARASI KADARDIR Sakın boşa geçirme ömrünü dolu dolu
yaşa, bir nefes bile boşluk bırakma!"
|
|
|
|