08-02-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Neme Gerek.

Bir gün cihan pâdişâhı Kânûnî Sultan Süleyman Han, Yahya Efendi hazretlerine bir hatt-ı şerîf gönderdi ve;
-”Ağabey! Sen ilâhî sırlara vâkıfsın, bilirsin Kerem eyle de bize Osmanoğullarının akıbetinin ne olacağını haber ver Nesli kesilip yok mu olacak Yok olacaksa, bu hangi sebeptendir ” dedi
Hatt-ı şerifi okuyan Yah  ya Efendi eline kalem kâğıt alıp;
-”Kardeşim! Neme gerek ” diye iri harflerle yazıp Kânûnî’ye gönderdi
Kânûnî, Yahya Efendiden gelen mektubu okuduğunda hayretler içinde kaldı Fakat bir şey anlamamıştı Derhal bir kayık hazırlanmasını emretti ve bu bilmece sözün mânâsını anlamak için Yahya Efendinin dergâhına geldi
Yahya Efendiyi görür görmez;
-”Ağabey! Ne olur gizlemeyip, suâlime cevap veriniz Biz de ona göre hareket edelim ” dedi
Yahya Efendi bunun üzerine tebessüm edip;
-”Biz cevap verdik Bu sözümüzü anlayamamana şaşarız ” dedi
Kânûnî;
-”Nasıl?” deyince, Yahya Efendi;
-”Zulüm, haksızlık yayılsa, işitenler de; “Neme gerek ” dese ve onu önlemeye çalışmasalar, sonra koyunu kurt değil de çoban yese,
bilenler de bunu söylemeyip gizlese,
fakirler, muhtaçlar, gariplerin feryadı göklere çıkıp bunları taşlardan başkası işitmese,
işte o zaman felâkettir
Neslinin o zaman yok olmasından korkulur Hazînelerin boşalır Askerin itaat etmez olur ve yolundan gitmezler
Yok olmak mukadderdir ” buyurdu
Kânûnî bunları işitince, göz yaşlarını tutamadı İşte Osmanlı böyle yıkıldı…
|
|
|
|