Yalnız Mesajı Göster

Denizli - Denizli Coğrafyası - Denizli Tarihi

Eski 07-31-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Denizli - Denizli Coğrafyası - Denizli Tarihi



Denizli, Türkiye'nin Ege Bölgesi'nin güneybatısında bulunan, turizm, tekstil endüstrisi ve ulaşım açısından önemli bir ildir



Anadolu Yarımadası'nın güneybatı, Ege Bölgesi'nin güneydoğusunda yer almaktadır Ege ve Akdeniz Bölgeleri arasında bir geçit durumundadır Denizli İli'nin her iki bölge üzerinde de toprakları vardır Denizli ili 28o38' - 30o05' doğu meridyenleri (doğu uç noktası; Çivril ilçesi Gümüşsu - Gökgöl Koyu Dinar sınırında Efekli Tepe, batı uç Aydın, Manisa; güneyde Muğla; kuzeyde Uşak illeri ile komşudur) Yüzölçümü 11692 km², denizden yükseltisi ise 428m'dir


Nüfus

Ülkemizin en fazla göç alan illerindendirİlin 2007 yılı nüfus sayımı sonucuna toplam nüfusu 907325'dirDenizli merkez ilçenin nüfusu ise 326200'dir Merkez hariç 18 ilçe, 58 Belediye, 455 köyü vardır Fakat Denizli havzasında yer alan birçok belde Tbmm kararıyla Denizli Belediyesi'ne bağlanmış dolayısıyla Denizli'nin nüfusu 2007 sonuçlarına göre 465000'e yükselmiştirBu beldeler 2009 yerel seçimlerine katılamayacaklardırİçişleri Bakanlığı'nca sürdürülen MERNİS Projesi çalışmaları neticesinde ilde de tüm vatandaşların % 97'sine vatandaşlık numarası verilerek nüfus işlemlerinde gerekli serilik sağlanmış ve işlemler sorunsuz olarak sürdürülmektedir


Denizli(Laodikea) adı

Denizli şehri ilk defa, bugün şehir 6 km kuzeyinde, Eskihisar Köyü civarında, MÖ 261 - 245 yılları arasında, Suriye Kralı II Antiokhos tarafından kurulmuştur II Antiokhos kente karısı Laodike'nin adını vermiştir Laodike'nin kenti anlamına gelen "Laodikeia" adını alan kent, M S 7 yüzyılda büyük bir depremle yıkılınca, kent bugünkü Kaleiçi mevkiine taşınmıştır Türkler Denizli havalisini zapt ettikten sonra, kenti "Ladik" adıyla anmışlardır
Denizli adına, tarihi kaynaklarda başka başka isimler olarak rastlamaktayız Selçuklu kayıtları ve Denizli mahkemesi seciye sicilleri Ladik ismini vermektedir İbni Batuta'nın seyahatnamesinde Tunguzlu denilmektedir Mesalikullebsar'da da Tunguzlu olarak kaydedilmiştir
Timurlenk'in zafernamesini yazan, Şerafettin Zemdi Tenguzlug ve Tonguzlug gibi iki isimden bahsetmektedir Tensiz kelimesi eski Türkçe'de Deniz demektir Tunguzlu ise bugünkü imlasıyla Denizli demektir Netice olarak Denizli adı, Tenguzlu ve Tunguzlu kelimelerinin zamanla ağızdan ağıza, Denizli kelimesi haline gelmesinden bugünkü şeklini almıştır


İlk Fetihler

Denizli ve havalisinde Türkler ilk defa 1070 yılında görüldüler Afşin Bey bütün Anadolu'yu kastettikten sonra Laodikya'yı yağma ederek, Honaz'ı zaptetmiştir 1071 yılından sonra Denizli ve çevresi Kutalmışoğlu Süleyman Şah'in mahiyetindeki beyler tarafından fethedilmiştir
1097 yılında Bizans İmparatoru Aleksis Komnenos, Yuannis Dukas'ı Batı Anadolu'nun fethi için görevlendirdikten sonra bu yöre Bizanslılar'ın eline geçti Bu sırada Türk kuvvetleri Orta Anadolu'da bulunuyordu Bizanslıların elinde kısa bir süre kalan bu güzel beldemiz 1102 yılında yeniden Kılıçarslan tarafından zapt edilmiştir Bu tarihten sonra Türk kuvvetleri Alp Arslan'ın komutasında Bizans topraklarına sürekli akınlar yapıyordu 1119 yılında Bizanslılar, büyük bir ordu ile Denizli ve havalisine saldırdılar Bu bölgede az sayıda Türk kuvveti bulunduran 'Alparslan' önderliğindeki Türkler, bu yöreyi terketmek zorunda kalmıştır Ertesi yıl tekrar gelen Bizanslılar Uluborlu taraflarına kadar istila ettiler 1147 yılında IIHaçlı Ordusu Fransız Kralı VIILui'nin komutasında, Ege Bölgesi'nden güneye doğru hareket ederek, Denizli civarını işgal etmiştir Buradan Antalya istikametine hareket eden Haçlı Ordusu'nun öncü birlikleri, Acıpayam Ovası'nı geçtikten sonra, ordunun ağırlıkları ve artçı birlikleri aynı yolu takip ederek, Kazıkbeli'nden geçmek için hareket etmişlerdi Fakat orada yapılan çetin gerilla savaşlarında Haçlı Ordusu çok büyük kayıp vermiştir


1177 yılında Bizans İmparatoru Manuel Komnenos, Selçuklu topraklarına yeni bir sefer düzenleyerek Laodikya ve civarını yağma edip İstanbul'a dönmüştür Ertesi yıl Türkler Laodikya'ya gelerek şehri zaptetmişlerdir Manuel Komnenos 1176 yılında büyük bir ordu ile Laodikya ve Honaz civarını geri almışsa da Selçuklular'la yaptığı savaşta yenilmiştir Bu savaşa Miryokefalon Savaşı adı verilmektedir ve Çivril- Gümüşsu (Homa) yakınlarında Düzbel geçidi ve çevresinde gerçekleşmiştirIIKılıçarslan bu savaştan sonra sınırlarını genişleterek Bizans topraklarına akınlar düzenlemiştir Selçuklular, Atabey komutasında yapılan bu akınlardan büyük ganimetler elde ediyordu Bizanslılar Atabey komutasındaki bu orduyu Sarayköy yakınlarında pusu kurarak mağlup ettiler Bu savaşta Atabey şehit oldu
Bu tarihlerden sonra Denizli ilinin doğu kısımlarına Türkler yerleşmeye başladı Böylece Türk akıncıları, Küçük Menderes Vadisi'ne kadar ilerleme fırsatını bulmuşlardır 1190 yılında IIHaçlı Ordusu Laodikya'ya gelmiştir Haçlı Ordusu Komutanı Frederick Barbarossa, Bizanslılar tarafından sevinçle karşılanmıştır Buraya yerleşmiş olan Türk boyları, çadırlarını bırakarak dağlara çekilmişler ve Haçlı ordusuna karşı ani baskınlar düzenlemişlerdir Denizli ve havalisi, takriben 13 asrın ilk yıllarında Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 4 defa fethedilmiştir Diğer bir rivayete göre, Laodikyalılar tarafından bir Türk kervanının soyulması üzerine, Selçuklu beylerinden Mehmet ve Servet beylerin komutasında bir Selçuklu ordusu, Laodikya ordusunu yenmiş ve haraç olarak bu bölgeyi antlaşma ile almıştır


Diğer bir rivayet ise şudur: 12yy sonlarında Bizanslıların Burdur'a kadar ilerlemeleri üzerine Konya Sultanı Osman ve Hüsamettin beyleri bu bölgeye göndermiştir Osman Bey, Acıpayam Ovası'nı, Hüsamettin Bey de, Çal taraflarını zaptetmişlerdir Denizli ve havalisinin Selçuklulara bağlı bir beylik halinde teşekkülü, Selçuklu hükümdarı Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında, 12071209 yılında İznik'i başkent yapan Teodor Laskaris ile Selçuklular'ın arası açılmıştır Gıyaseddin Keyhüsrev, Laskaris'ten, Aleksios'un tahtına iadesini isteyince, İznik Devleti ile Selçuklular, Denizli'nin batısında Alaşehir ile Antiokya arasında savaşa tutuştular İlk seferde savaşı kazanan Türkler yağmaya dalınca hücuma gecen Rum askerleri, Gıyasettin Keyhüsrev'i şehit ettiler Böylece savaşın sonunda galip gelen Bizanslılar, Batı Anadolu'ya bir süre hakim oldular Selçuklular ile Bizanslılar arasında Denizli ve yöresi sınır olarak kaldı Bugünkü Denizli şehri bu sıralarda kurulmaya başlamıştır yılında olmuştur
İlk olarak Denizli Kalesi Abdullah oğlu Karasundur tarafından yaptırılmıştır Ayrıca bu devrede birçok cami, han ve çeşme de inşa edilmiştir 13yüzyıl başlarında Denizli ve havalisi yeni göçlerle ,"Uç Bölgesi" olarak önceden gelenlerle birlikte yoğun bir Türk topluluğu meydana getirdiler



1257 yılında Denizli'ye gelen Bizans garnizonu, şehirdeki Türklerin çoğunluğu karsısında uzun sure kalamadı Böylece 1259 yılında Denizli tekrar Türkmenlerin eline geçmiş oldu Bu tarihlerde Denizli etrafında kümelenen Türkmenler, Hülagü Han'a müracaat ederek bu bölge için kumandan istediler Bu konuda İlhanlı Hükümdarı Hülagü de bir ferman çıkararak Kulsak isimli bir zâtı bu bölgeye göndermiştir Bölgenin merkezi "Asi Karaağaç" diye bilinen Acıpayam yöresidir
Söylentiye göre, bu bölgede yaşayan Türkmenlerin manevi Türk Lideri "Yatağanbaba " olması muhtemeldir 1261 yılında bu yöredeki Türkmenler, Selçuklular'a baş kaldırınca, Selçuklu Sultanı Ruknettin ile Moğollar anlaşarak Türkmenleri mağlup ettiler Bu sırada birçok Türkmen Bizans sınırını geçerek yerleşmişlerdir Konya'daki "Cimri İsyanı'nın" bastırılmasından sonra, IIGıyaseddin Keyhüsrev kendisine yardım etmeyen, Karaağaç Bölgesi Komutanı Ali Bey'i öldürtmüştür Bundan sonra Denizli, Germiyanoğulları'nın eline geçer Bir süre sonra, Konya'ya karşı hareket yapılınca, Denizli havalisindeki Türkmenler, Karaman, Eşref ve Menteşe Türkmenleriyle birlikte isyan çıkardılar Bunun üzerine, İlhanlı Sultanı Keyhakü, 31 Ağustos 1291 de Türklerin üzerine yürüdü Böylece, İlhanlı hakimiyeti bu bölgede başlamış oldu
Bu tarihlerde Germiyanlılar, Alsıroğlu'nun kumandasında, bugünkü Buldan olan Tripolis'i zaptettiler(1306) Böylece, Denizli'nin Türkleştirilmesi tamamlanmış oldu 14yüzyılın ilk yıllarında Denizli arazisinin düzlük kısımlarına İnançoğulları yerleşmişti Kuzey doğusunda Germiyan Beyliği bulunuyordu Sucaeddin Bey, bir ara bağımsızlık için hareket edince, öteden beri, Anadolu'da kuvvetli bir birliğin kurulmasını istemeyen İlhanlı Hükümdarı Timur Tas, 1327 yılında Denizli'ye geldi Sucaettin Bey ona itaat etti Denizli 1366'da bir deprem ile harap olduğu sırada şehir, Germiyan hakimiyetine geçmiştir
1391 yılında Yıldırım Bayezit, Denizli'yi Osmanlı topraklarına katmıştır 1402 yılında Timur, Ankara Savaşı'nı kazandıktan sonra, Denizli'ye gelmiş, burada bir süre kaldıktan sonra, İzmir yöresini fethe gitmiştir 1403 yılının ilk aylarında tekrar Denizli'ye dönerek çadır kurmuştur Timur, bu bölgeyi Germiyanlılar'a bırakarak ayrılmıştır 1411 yılında bir ara bu bölge Karamanoğulları'nın eline geçmişse de, 1429 yılında tekrar Osmanlılar'a bağlanmıştır

Türkmen beylikleri

14 yüzyılın ilk yarısında Türkmenler parçalanmış bir halde bulunuyorlardı Pek çok yerde bunların izleri kalmıştır

Germiyanoğulları Beyliği

Honaz'dan Buldan taraflarına kadar uzanan bir alanda kurulmuştur
denizli ege bölgesinde bulunurpamukkalede de pamukkale travertenleri bulunur

Tavas Beyliği

Babadağ'ın güneyindeki araziyi, şimdiki Tavas ve Kale ilçelerinin sahalarını kaplamaktadır
Tavas çevresine Türklerin yerleşmesi MSl2yüzyıllara rastlamaktadır Kesin olmamakla birlikte 1071 Malazgirt savaşından sonra 1280-1290 yılları civarında Türklerin bölgeye geldikleri sanılmaktadır
Genellikle gelenlerin Türkmenler olduğu, Selçukluların zayıflayıp yıkılması ile l300’lü yıllarda Tavas Beyliğinin kurulduğu ve o zamanki Tavas Beyliğini İlyas Beyin yönettiği ve Mevlevi tarikatına girdikleri belirtilmektedir
Tavas Beyliği Germiyan, Aydın, Hamit ve Menteşe oğulları Beyliği arasında tampon bir bölge olarak kurulmuştur Denizli’nin Germiyan oğullarına geçişi ile Tavas Beyliği l365 tarihinde Menteşe Beyliğine bağlanmıştır Beylik önceleri Horasanlı köyünden sonra da Hırka köyünden yönetilmiştir
Denizli şehri, Osmanlı hakimiyetine girdikten sonra, yaşantısına sakin bir şekilde devam etmiştir 1702 - 1703 yıllarında vuku bulunan depremlerde, 12000 kişi ölmüş, o zamanki Kale civarında bulunan şehir oturulamayacak hale gelmiştir Bundan sonra şehir daha yukarıya, şimdiki merkezine doğru çekilmiştir



Ladik Beyliği (İnanoğulları)1261-1368

Laodikya şehrinin sürekli harpler depremlerle yıkılması üzerine halk Laodikya'nın bağ ve bahçelerinin bulunduğu, bugünkü Denizli'ye gelip yerleşmişlerdir Türkler Laodikya adını kısaltarak Ladik olarak kullanmıştır Denizli'nin ilk yöneticilerinden biri Seyfettin Karasungur'dur 30 yıllık valilik ve komutanlığı sırasında, Denizli Kalesi'ni, Akhan Kervansaray'ını, birçok çeşme, camii, han ve hamamlar yaptırmıştır Karasungur'un, San Kuvvetlerine esir düşmesi üzerine, yerine Ladik ve Honaz emimi olarak Sahip Ataoğulları'ndan Tabettin Hasan Nasreddin Ali gönderilmiş Bunların da Cimri İsyanı'nda öldürülmeleri üzerine, Ladik emirliğine Ali Bey gönderilmiştir Böylece Sahip Ataoğulları'nın 1277 tarihine kadar Ladik ve Honaz emirliğinde kaldıkları anlaşılmaktadır Bölge, Sahip Ataoğulları’ndan Ladik Germiyanogulları'na geçmiştir Fakat halkın Germiyanogulları'ndan Ali Bey'i, Giyaseddin IIKeyhusrev'e şikayeti üzerine Ladik tekrar sahip Ataogulları'na geçmiştir
Sahip Ata'nın vezirlikten azledilmesi üzerine(1288) Germiyanogulları Ladik'i tekrar ele geçirmiştir Ali Sirkin kızının oğlu Bedrettin Murad'ı Ladik emirliğine tayin etmiştir Mollaya sinirlenen Selçuklu Sultani Ladik'e kuvvetli bir ordu göndermiş ve burası tekrar geri alınmıştır BU tarihten sonra Sucaettin İnanç Ladik'te 50 yıla yakın beylik yapmış ve adaletli ve iyi idaresi sayesinde halk tarafından sevilmiştir
Ölümünden sonra yerine gecen oğlu Murat Aslan Bey de memleketi iyi idare etmiş, zamanında Türkçe fatiha tefsiri yazılmış, 3 çeşit para basılmıştır Bu paraların biri üzerinde Murat Bey'in adi geçmektedir Ibni Batıda Murat bey;i Denizli'ye gelişinde bugünkü Devlet Hastanesi'nin bulunduğu tepedeki sarayında ziyaret etmiştir Seyahatnamesinde bundan bahsetmektedir Murat Bey'in iktidara geçiş ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmiyor Hatta Murat Bey'in mezarına bile rastlanmamıştır Fakat Hastane yakınındaki Murat dede mezarı, halk tarafından Murat Bey'e addedilmekte ve ziyaret edilmektedir Buğun Denizli'de Murat Dede adıyla bir mahalle bulunduğundan, bazı kaynaklara göre bu mezar Ladik Beyliği ile ilgi derecesi tespit edilemeyen ve Hisar Savası'nda ölen Murat Bey'e aittir
Murat Aslan Bey'den sonra oğlu Issak Bey yerine geçmiş kendi adına para bastırmış fakat 1402'de Timur Anadolu'yu istila edince Denizli'nin idaresi Germiyanoglu Y akıp Bey'e geri verilmiştir Ankara Savası'ndan sonra bütün Anadolu'yu ele geçiren Timur, bir müddet sonra Kütahya ve Altıntaş'tan geçip, Ladik'e gelmiş mevsimin sonbahar olması sebebiyle karargahını Denizli'de kurarak askerlerini kışlaklara göndermiştir
O vakitler Tonguzlu denen Denizli'de askerlerin hastalanması sebebiyle, Timur karargahını havası ve suyu daha iyi olan Karcı ve Hisar Koyu sırtlarına çekmiş, Menteşeoglu Mehmet Bey ile İsfendiyer Bey Timur'u burada ziyaret ederek ona 1000 at hediye etmişlerdir Timur bir sure Denizli'de kaldıktan sonra, Serinhisar yoluyla Denizli'den ayrılmıştır Timur'un Denizli'deki kalış günlerinde Germiyanoglu Yakup Bey kendisini ziyaret etmiş, Kütahya ve Denizli'nin idaresini üzerine almak için onu ikna etmiştir

Ladik'in Osmanlılar'a geçişi

Ladik Germiyanoglu Süleyman Şah idaresinde iken, Osmanlı Devleti günden güne kuvvetlenip sınırlarını genişletiyorlardı Süleyman Sah ergen Osmanlılar tarafından gelecek tehlikeyi sezerek, kendini emniyete almak için kızı Devlet hatunu, IMurat'ın oğlu Şehzade Beyazıt'a vererek akrabalık kurmuştu (1381)
Kızına çeyiz olarak verdiği yerler arasında Ladik de vardı Beyazıt Han Denizli'de hamam ve bahçe satın almıştır Ladik Ankara Savası'na kadar (1402) Osmanlılar'da kalmış, savaştan sonra Germiyanogullarının yeniden hakimiyetine giren Ladik, nihayet yerine geçecek kimsesi bulunmayan Germiyan Hükümdarı Yakup tarafından, IIMurat'a bir vasiyetname ve bütün Germeyen ülkesiyle birlikte verilmiştir (1428) Böylece Ladik kesin olarak Osm ali Devleti'ne bağlanmıştır


Ünlü gezgin Evliya Celebi Denizli'ye uğramış ve 300 yıl öncesinin Denizli'sini söyle dile getirmiştir "Şehrin çevresinde pek çok akarsular ve goller bulunduğu için bu isim verilmiştir Yoksa denizden 4 merhale uzaktadır Kalesi düz yerde dörtgen seklindedir Hendeği yoktur Çevresi 470 adimdir, 4 kapısı vardırKuzeyinde boyacılar, doğusunda semerciler, güneyinde Yeni Camii, batısında bağlar kapısı bulunur Kalede 50 kadar silahlı bekçi vardır ki dükkânları bekler Asil şehir kalenin dışında 44 mahalle ve 3600 evlidir Büyüklü küçüklü 57 camii ve mahalle mescidi, 7 çocuk mektebi, 6 hamamı, 17 tekkesi vardır
Herkes bağlarda oturduğundan ehil ve ayalleri birbirinden kaçmaz Birbirleriyle akraba gibi olmuştur halkı beyaz ve mavi feraceler giyer Pamuğu, pamuk ipliği, beyaz ince sade bezli olup, Anadolu'ya sevk edilir Halkın kazancı "Beyaz Denizli Bezi" dir










Alıntı Yaparak Cevapla