Konu
:
Giresun
Yalnız Mesajı Göster
Giresun
07-31-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Giresun
Giresun Anadolu'nun kuzeydoğusunda yeşille mavinin kucaklaştığı Karadenizin
inci
kentlerinden birisidir
Şehir
denize
doğru uzanan yarımadanın üzerinde yer almaktadır
Yarımadanın karşısında Karadenizin tek adası olan Giresun Adası (Aretias) kentin bir kolyesi gibi durmaktadır
Şehrin nerede kurulduğu ve kimler tarafından iskan edildiği
konusu
tartışmalıdır
Bu tereddüt M
Ö
350 yıllarına ait kaynaklarda da yer almaktadır
Coğrafyacı Strabon Farnakia dediği şehrin; bugünkü Giresun kentinin olduğu yerde kurulduğu üzerinde durmuştur
Romalı idareci Arrien Farnakia'nın eski adının Kerasus olduğunu belirtmiş ve buranın Sinoplular tarafından kurulduğunu yazmıştır
Şehir
hakkında
Roma
Bizans ve Rum Pontus İmparatorluğu dönemine ait tatminkar bilgiler yoktur
Eski Anadolu
tarihi
araştırmalarında
şehir
ve kasaba tarihlerinde dil incelemeleri sonucunda bu bölgede M
Ö
2000'li yıllardan beri Türk varlığının mevcut olduğu anlaşılmıştır
M
Ö
7
y
y
da İskitlerin Karadenize göç etmesi ile Oğuz unsurları da bu bölgeye yerleşmişlerdir
Bu bölgede Oğuz boylarından Yazır Döğer Avşar Karkın Halaç'ların; Akhun Kuşan Peçenek Hazar Hun Kıpçak Türklerinin yerleşimi mevcuttur
Karadeniz bölgesinde ilk ve orta çağlarda İskit Kimmerler Hun Hazar Bulgar Uz Peçenek göçlerinin sonucu Türk iskanının olduğu Karadeniz ağızlarının fonetik ve morfolojik yapısıyla birlikte yer adlarından da anlaşılır
Giresun'un batı yakasındaki Çıtlakkale mahallesinin adının Deliorman ve Selanik civarından gelerek buraya yerleşmiş olan Türk topluluğu Çıtaklardan geldiği bölgede
konuşulan
lehçenin ve
kültür
unsurlarının Çıtak ve Gagavuz Türklerinin ki ile benzerlik gösterdiği görülür
Hitit İmparatorluk dönemi
tabletlerine
dayanan
tarihi
kaynaklarda Giresun'un Azzi Bölgesi sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır
Karadeniz bölgesinde 90'a
yakın
koloni şehri kuran Miletoslular Giresun ve Tirebolu
şehirlerinin
de kurucularıdır
Amaçları bu bölgeyi kendilerine yurt edinmek olmayıp buraların her türlü yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürmekti
Bu yüzden yerleşim birimlerinin korunabilecek kısımlarını alıp buralara yerleşmişlerdir
Çevresinde önemli Gümüş ve demir üretim yerleri olan Giresun'a Romalılar tam bir hakimiyet kurmamışlardır
Onların döneminde bu bölgede
para
basıldığı rivayet edilmektedir
Roma
idaresinin ilk dönemlerinde Romalı yazarlardan Ammianus Marcel'e göre Romalı komutan Lucullus buraya geldiğinde yabani kiraz ağaçlarını görmüş ve bu Ağacın fidanlarını
Roma
'ya ***ürmüştür
Bu bilgi kirazın dünyaya Giresun'dan yayıldığı inancının kaynağı olmakla birlikte
Roma
'da daha önce de kirazın varolduğu belirtilmektedir
Giresun Romalıların ardından Bizanslıların denetimine geçmiştir
Bizans egemenliği döneminde Yunan medeniyetinin
büyük
bir hızla gelişip yayılmasına karşılık Yunan soyu gittikçe
zayıflamıştır
Bu sebeple Bizans İmparatorları ülkelerinin içerisinde yaşayan ve başka soydan gelen insanları asimle etmeye çalışmışlar ve bu yolda en çok dil ve dinden yararlanmışlardır
Doğu Karadeniz'in ormanlık alanlardaki kabileleri itaat Altına almak için ormanlar kesilerek yollar açılmış yol boylarına muhafız kulübeleri yapılmış hatta bir miktar Hıristiyan Bulgar Türk'ü de getirilip bölgeye yerleştirilmiştir
Bizanslılar bu yolda çaba harcarken 705 yılında ilk kez Müslüman Arap orduları bölgeye gelip İslamlığı tanıtmaya başlamıştır
Anadolu Selçuklu Devletine vergi vermeyi kabul eden ve 1244'te Moğolların egemenliği altına giren Trabzon Türklerin bir eyaleti haline gelmiştir
Trabzon'a bağlı bulunan Giresun ve çevresi Moğol nüfuzu altına girmiştir
İşte bu sırada Oğuzların Üçok koluna mensup boylardan biri olan Çepniler; Ordu Giresun ve Trabzon illeri sınırlarına yerleşmeye başlamışlardır
Bayram Bey Ordu ve çevresini
kontrol
altına alan Çepni Türkmenlerinin beyidir
Oğlu Hacı Emir Bey döneminde bu bölgeye "Bayramlu Beyliği" denilmeye başlanmıştır
O da aynı şekilde Trabzon Rum İmparatorluğunu sıkıştırmaya devam etmiş olup Hacı Emir Beyin Oğlu Emir Süleyman Bey de 1397'de Giresun'u fethetmiştir
Böylece onun
zamanında
Giresun ve çevresinin fethi ve Türkleşmesi tam manasıyla sağlanmıştır
Bu beylik iç ve dış çatışmalar sonucu
zayıflayıp
Sivas Hükümdarı Kadı Burhaneddin'in hakimiyetine girmiş ve dolayısıyla Giresun da bu devletin sınırları içinde kalmıştır
Bugüne kadar yanlış bir kanaat olarak Giresun'un Türkleşmesi Fatih Sultan Mehmet'in 1461'de Trabzonu fethiyle beraber gösterilmiştir
Giresun'un Osmanlı Devletine bu tarihte katıldığı doğrudur
Oysa Giresun'un Türkleşmesi 1397'de Bayramlu Çepni Türkmen Beyi Emir Süleyman Beyin Giresun'u fethetmesiyle gerçekleşmiştir
Bu yanlış kanaat yüzünden Giresun'da onun adını taşıyan hiçbir eser bulunmamaktadır
Dolayısıyla Giresun'un ilk fatihi tanınmamaktadır
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul