Konu
:
Hıttin Muharebesi / Hıttin Muharebesi Hakkında
Yalnız Mesajı Göster
Hıttin Muharebesi / Hıttin Muharebesi Hakkında
07-30-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Hıttin Muharebesi / Hıttin Muharebesi Hakkında
Hıttin Muharebesi
Hıttin Muharebesi
Üçüncü Haçlı seferi
Hattin Muharebesi
Tarih 4 Temmuz 1187
Bölge Hittin
İsrail
Tiberya yakınlarında
Sonuç Eyyubi zaferi
Taraflar
Eyyubiler Kudüs Krallığı
Kumandanlar
Selahaddin Eyyubi Lüzinyanlı Guy
Trabluslu III
Raymond
İbelinli Balian
Güçler
12
000-20
000
Hittin Muharebesi veya Hattin Muharebesi (4 Temmuz 1187)
Selahaddin Eyyubi'nin komutasındaki Eyyubi ordusunun Haçlıların elindeki Kudüs Krallığı'nı büyük bir yenilgiye uğrattığı savaştır
Bu zafer Haçlı seferlerinin seyrini değiştirmiş
Kudüs'ün 88 senelik bir süreden sonra tekrar Müslümanların eline geçmesine neden olmuştur
Ortadoğu'daki tüm Müslüman emirlikleri birleştiren Selahaddin Eyyubi
1187'deki Hıttin Savaşı'nda tüm Haçlı ordusunu bozguna uğrattı
Savaşın ardından Haçlı ordusunun iki kumandanı
Reynauld of Chatillon ve Kral Guy
Selahaddin Eyyubi'nin huzuruna çıkarıldı
Selahaddin Eyyubi
daha önce Müslümanlara karşı uyguladığı korkunç vahşetlerle ünlenmiş olan Reynauld of Chatillon'u idam etti
ancak aynı suçları işlememiş olan Kral Guy'u serbest bıraktı
Filistin toprakları bir kez daha adaletin ne olduğu görüyordu
Selahaddin Eyyubi Hıttin'ın hemen ardından -tam da Peygamberimizin bir gecede Mekke'den Kudüs'e götürüldüğü kutsal Mirac günü- Kudüs'e girerek 88 yıldır Haçlı işgali altında olan şehri kurtardı
Haçlılar
88 yıl önce Kudüs'ü aldıklarında içindeki tüm Müslümanları katletmişlerdi ve bu yüzden bu sefer de Selahaddin Eyyubi'nin aynı vahşeti kendilerine yapacağını korkuyla bekliyorlardı
Oysa Selahaddin Eyyubi kentteki Hıristiyanların hiçbirine en ufak bir zarar vermedi
Dahası
sadece Latin (Katolik) Hıristiyanların şehri terk etmelerini emretti; 'Haçlı' kimliğine sahip olmayan Ortodokslar ise şehirde yaşamaya ve diledikleri gibi ibadet etmeye devam edebilirlerdi
İngiliz tarihçi Karen Armstrong
Müslümanların bu ikinci Kudüs fethini şöyle anlatır:
2 Ekim 1187'de Selahaddin ve ordusu Kudüs'e fatihler olarak girdiler; gelecekteki 800 yıl boyunca şehir bir Müslüman kenti olacaktı
Selahaddin (katliam yapmamak üzere) önceden Hıristiyanlara verdiği sözü tuttu ve şehri yüksek İslami prensiplere göre aldı
Kuran'da emredilmiş olduğu gibi şiddetten kaçındı
1099 yılındaki katliamların öcünü almaya kalkmadı
Tek bir Hıristiyan öldürülmedi
hiçbir yağma yapılmadı
Esirleri serbest bırakmak için istenen fidyeler ise son derece düşük tutuldu
Kuran'da emredildiği gibi
esirlerin çoğunu da hiçbir fidye almadan serbest bıraktı
Selahaddin'in kardeşi El-Adil
bin kadar esirin kendi hizmetine verilmesini istedi ve sonra hepsini -acınacak durumda olduklarını gördüğü için- karşılıksız olarak serbest bıraktı
Şehirdeki zengin Hıristiyanlar
değerli eşyalarını yükleyip şehirden bir an önce gittiler
oysa ellerindeki para
şehirdeki tüm savaş esirlerinin fidyesini ödemeye fazlasıyla yetiyordu
Başrahip Heraclius
herkes gibi 10 dinarlık fidyesini ödedi
sonra da şehri hazinelerle dolu arabalarla terk etti
13
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul