Konu
:
Psikolojik Hastalıklar Hakkında Genel Bilgi
Yalnız Mesajı Göster
Psikolojik Hastalıklar Hakkında Genel Bilgi
07-30-2012
#
4
Prof. Dr. Sinsi
Psikolojik Hastalıklar Hakkında Genel Bilgi
Tik bozuklukları
Bu durum istemsiz
belirli bir tarzda
hızlı ve tekrarlayıcı hareket ya da ses çıkarma durumudur
Süresi genellikle 1 saniyeyi geçmemektedir
Bu duruma direnç gösterilemez gibi hissedilir
Tik davranışının vücutta görülen yeri ( kaş
göz
omuzda oluşması gibi)
sıklığı ve zorlayıcılığı
çeşitli zamanlarda değişebildiği gibi
topluluk içinde olma ya da tek başına bulunmaya göre değişebilmektedir
Tikler tek bir bölgede veya birden fazla bölgede ya da organda hissedilebilir
Tik davranışının yapılması ile birlikte geçici bir rahatlama elde edilir
Tik davranışlarını arttıran etmenler:
Yoğun stres durumları
kaygı düzeyinin arttığı haller
bitkin düşmek
can sıkıntısı hissetmek
kişi için önemli bir olaya katılmak
başkaları önünde aktif bir eylemde bulunmak( söz almak
bir toplantıya katılmak gibi) durumlarında artış gösterebilmektedir
Alkol alımı
kişiyi keyifle oyalayabilen bir aktivite ( kitap okumak
tv
seyretmek gibi) dinlenme esnasında azalabilmektedir
Tik bozukluğuna yol açabilen diğer durumlar:
Tik bozukluğuna neden olan kalıtsal hastalıklar arasında Tourette sendromu
Huntington hastalığı
torsiyon distonisi
ve nöroakantozis sayılabilir
Ayrıca ensefalit
Sydenham koresi
ilerleyici bir hastalık olan Creutzfeldt-Jacob sendromu da tik sebepleri arasındadır
Epilepsi (sara) hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar
L-dopa
bazı stimulan ilaçlar da bu tür bir duruma yol açabilirler
Karbon monoksit zehirlenmeleri
kafa travmaları
bazı kromozom bozuklukları
zeka geriliği de tik davranışlarını oluşturabilir
Basit hareketsel tikler: Bazı kas gruplarının hızlı
belli bir anlam içermeyen ve tekrarlayıcı bir şekilde kasılması durumudur
En çok sırasıyla gözde
kafagenelinde
omuz
ağız ve el bölgesinde görülmektedir
Karmaşık hareketsel tikler: basit şekle göre daha yavaş
daha amaçlı gibi görünen ve daha çok kas grubunu içine alan tiklerdir
En çok kendi vücuduna veya başkasına dokunma ya da vurma
zıplama
kendi ellerini ya da nesneleri koklama şeklindedir
Hareketsel tikler işlev açısından birbiri ile zıt etkili kasların aynı anda birlikte kasılması ile oluşmaktadır
Basit sese dayalı tikler: Hece şeklinde olmayan sesler çıkartmaktır
Boğazını ısrarla temizleme
burun çekme
öksürme
bağırma
havlar gibi ses çıkarma bunlara örnektir
Karmaşık sese dayalı tikler: Daha anlaşılabilir
hecelere dayanan sözcükler
cümleler i tekrarlamak şeklindedir
Tik bozukluğunun başlangıç ve ilerleyen dönem özellikleri:
Yapılan araştırmalara göre
toplumda bin kişide 2-6 arasında görülmektedir
Erkeklerde kadınlara göre 3 kat daha fazla görülmektedir
Genellikle 7 yaş civarında başlamaktadır
İlk oluşan tik genellikle göz kırpmadır
Onu izleyerek kol ve bacakta yerleşik tikler
daha nadiren de sese dayalı tikler başlangıç tikleri olmaktadır
Küfür etme şeklindeki tikler (koprolali) de daha nadir başlangıç yakınmasıdır
Başlangıçta % 2-3 oranında görülen koprolali ilerleyen dönemlerde % 2-30’lara dek çıkabilmektedir
Tik bozukluğu kişilerin yaklaşık % 40 kadarında ergenliğin başlangıç evrelerinde tamamen düzelmektedir
% 30 kadar hastada bir miktar düzelme ile hafiflemiş olarak devam eder
Geri kalan % 30 kadar hasta erişkinlik hayatında da tik bozukluğu belirtilerini göstermektedir
Tik bozukluğu obsesif kompulsif bozukluk ile sıklıkla bir arada görülebilmektedir
Sıklıkla kontrol etmeye
saymaya ve düzenleme ve benzerleştirmeye yönelik davranışlar şeklindedir
Hastalığa sebep olan geni saptama çalışmaları sürmektedir
Bu rahatsızlığı olan kişilerin bazı beyin bölgelerinde metabolizma hızı artmış
bazı bölgelerde ise azalmış bulunmuştur
Tedavi:
İlaç tedavileri yanında terapi ile başarı sağlanmaktadır
Tokofobi
Doğum yapma korkusu olarak tanımlanan tokofobi
düşünüldüğünden daha yaygın ve etkili
Tokofobi konusunda bugüne dek ilk kez yapılan bir araştırma
en az 6 kadından birinin doğum yapmaktan aşırı korktuğu için hamile kalmaktan vazgeçtiğini veya düşük yaptığını ortaya koydu
Bu konuda İngiltere'nin önde gelen uzmanlarından Dr
Kristina Hofberg
bu korkunun her yaşta
her ırkta ve her kültürde görülebileceğine dikkat çekiyor
Uzmanlar genel olarak bu korkuyla yeterince ilgilenmiyor
ancak kadınlar için bu konu yaşamsal önem taşıyor
'Royal College of Obstetricians' and Gynaecologist' Year Book' isimli dergide yayımlanacak olan çalışma
ilk kez hamile kalan her 5 kadından birinin doğumdan aşırı derecede korktuğunu gösteriyor
Hofberg'in görüşlerine başvurduğu 370 çocuksuz
hamile olmayan 7 kadından biri doğum sancılarından aşırı korktuğu için hamile kalmayı ertelediğini ya da doğurmaktan tümüyle vazgeçtiğini belirtiyor
Şu anda 1
200 kadın üzerinde daha ayrıntılı bir çalışma yürüten Hofberg
bu korkunun hamile kalma korkusundan farklı olduğuna dikkat çekiyor:'Bu patolojik bir terör
En uç şekliyle kadının kürtaja başvurmasına
alkol veya uyuşturucu kullanmasına
hatta karnını yumruklamasına kadar vardırılabilir
Öyle ki tokofobik kadınlar
başarılı bir doğumdan sonra dahi doğum anını yıllarca hatırlayıp panik ataklar yaşayabilirler
Bazı kadınlar kendilerini kısırlaştırarak böyle bir sorunla karşılaşma olasılığını tümüyle ortadan kaldırabilir
Bazıları ciddi biçimde korunarak hamile kalmamaya çalışır
Bu tür bir yaklaşım çocuk isteyen ancak doğumdan korkan kadınlar için çok üzücü bir durumdur
Bunlar bir daha çocuk sahibi olamayacaklarını bile bile menopoza girer
'
Doğum korkusu genellikle doğum anında acı çekmekten
ölmekten
aklını yitirmekten
doğum yapacak ekibe güven duymamaktan kaynaklanıyor
Ayrıca çocukluğunda cinsel tacize uğramış kadınlar tokofobiye daha yatkın
Tokofobik kadınlar doğum sancısı çekmemek için sezaryen ameliyatını çözüm olarak görebilir
Bu gibi durumlarda doğum ekibinin büyük bir duyarsızlıkla bu isteği reddetmesi kadınları başedemeyecekleri kadar büyük bir psikolojik sorunla karşı karşıya bırakır
Hofberg'e göre bunun çözümü
kadının sorununu açık yüreklilikle dile getirmesi ve doğum ekibinin ve eşin soruna daha büyük bir duyarlılıkla yaklaşması
Uykusuzluk
Uyuyamamaktan ya da herkesin uyuduğu saatlerde uyuyup uyanık olduğu saatlerde uyumaktan şikayetçiyseniz aşşağıda sayacağım yöntemlerden kendinize en uygun olanları seçip deneyebilirsiniz
-
Uyuyamaktan korkmayın
Yatakta sessizce yatarak geçirilen saatler de uyku kadar iyi gelecektir
Uyumuyor ve planlar yapıyorsanız başucunuza koyacağınız bir kalemle defter
aklınıza gelen her şeyi hemen yazmanız durumunda size çok yardımcı olacaktır
Uyku saatlerini yitirmenin size zarar vermeyeceğini düşünün
Bedeniniz bu açığı gelecek uyku diliminde telafi edecektir
-
Koyun yerine size sunulan nimetleri sayın
Uyku
eğer halinizden hoşnutsanız gelir
Endişe
üzüntü gibi duygular ne kadar özenle kendimizden gizlersek gizleyelim
bizi uyanık tutarlar
Sahip olmadıklarınızla mücadele etmek yerine
hayatınızdaki güzel şeylerin listesini yapmayı deneyin
-
O anda yatağa uyumak için girdiğinizi ve ne olursa olsun uyuyacağınızı düşünmeyin
Yatağa yattığınızı ve rahatladığınızı ne kadar rahat olduğunuzu vs
düşünmeye çalışın
Uyum Bozuklukları
Zorlanma yataran yaşam olaylarına karşı olağandışı duygusal ve davranışsal tepkilerle kendini gösteren klinik tablolardır
Tanıma göre zorlanma etmenlerinin başlangıcından sonraki üç ay içinde gösterilebilir zorlanma etmenlerine bir tepki olarak gelişir ve duygusal ve davranışsal belirtiler zorlanma etmenine karşı gösterilmesi beklenen belirtilere göre daha fazkadır veya toplumsal yada mesleki işlevsellikle belirgin bir bozulmaya neden olur
Bu belirtiler başka bir psikiyatrik bozukluğun tanı ölçütlerini karşılamaz ve daha önce var olan bir bozukluğun alevlenmesi niteliğini taşımaz
Zorlanma etmeni başladıktan sonrali üç ay içinde uyum bozukluğu belirtileri başlar ve etmen yada bunun sonuçları ortadan kalktıktan sonra altı aydan daha uzun sürmez
Tıbbi yada cerrahi nedenlerle hastaneye yatan hastalardaki en yayın psikiyatrik tanılardan biridir
Psikiyatrik hastaları arasında yapılan bir taramada örneklem popülasyonunun %10 unun bu tanıyı karşıladığı görülmüştür
Zorlanma etmenlerinin şiddeti klinik tablonun şiddetiyle her zaman koşutluk göstermez
Bir kişiyi etkileyebileceği gibi bir aileyi yada grubu da etkileyebilir
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul