Konu
:
Psikolojik Hastalıklar Hakkında Genel Bilgi
Yalnız Mesajı Göster
Psikolojik Hastalıklar Hakkında Genel Bilgi
07-30-2012
#
5
Prof. Dr. Sinsi
Psikolojik Hastalıklar Hakkında Genel Bilgi
Depresyon
En az iki haftalık süre içerisinde aşağıdaki belirtilerden en az beşi sizde varsa DEPRESYON sorgulanmalıdır
*Çökkün bir ruh hali
ilgi kaybı ya da yaptıklarından zevk alamama
*Günlük iş ve gücünü yapamama
günlük işlere karşı isteksizlik
*Perhiz yapmadığı halde aşırı kilo kaybetme ya da kilo alma (Bir ayda vücut ağırlığının %5 inden fazlasını alma ya da verme) İştah kaybı ya da aşırı iştah
*Hemen her gün aşırı uyma ya da uykusuzluk
*Sıkıntı huzursuzluk yerinde duramama
*Kendini yorgun bitkin halsiz hissetme (enerjisi çekilmiş gibi hissetme)
*Kendini değersiz aşağılık ya da suçlu gibi hissetme
*Dikkatini bir noktaya toplayamama
*Cinsel istekte aşırı azalma ya da istek kaybı
Halk arasında sıkıntı ile giden bütün hastalıklar depresyon olarak adlandırılmaktadır
Ancak depresyon bunların hepsinin ötesinde özel bir durumdur
Yukarıda saydığımız belirtilerin hepsinin herkeste görülmesi beklenmez
Önemli olan bu belirtilerin kişinin sosyal mesleki ve insani ilişkilerinin ne kadar etkilendiğidir
İş güç yapamayan insani ilişkilerini sürdürmekte zorlanmaya başlayan bir kişi hastalık sınırlarını zorlamaya başlamış birisi demektir
Çünkü depresyonun da kendi içerisinde basamakları vardır
En ağırından Majör depresyonla depressif yakınmaları olan bir kişi arasında dağlar kadar fark vardır
Ancak her ikisi de sonuçta birbirine dönüşebilir
Sayılan belirtiler içerisinde birbirine zıt görünen belirtiler olmakla birlikte depresyonun farklı alt tiplerinin ayrımı ancak uzman bir gözle ve belirtilerin tümü birlikte değerlendirildiğinde olacak bir iştir
Etrafınızdaki herhangi birinde bu belirtiler varsa ve günlük hayatını etkiliyorsa bu kişi depresyonda olabilir dikkatli olun
Bu belirtiler herkeste zaman zaman olabilir
Dikkat etmek gereken en önemli iki noktayı tekrar hatırlatalım
1-Belirtilerin süresi
2-Günlük yaşamı ne kadar etkiledikleri
Tedavide iki ana prensip vardır
1-İlaç tedavisi
2-Psikoterapi metotları
Bu iki yöntem birlikte uygulandıklarında eni iyi cevaplar alınır
Bütün hastalık belirtileri geçtikten sonra yapılması gereken şey en az 6 ay daha ilaç kullanımı ve belirli aralarla psikiyatristinizle görüşmektir
Unutmayın bir kez depresyon geçirmek ikincisinin daha kolay gelmesine işarettir
Depresyonun Tekrarı
Psikiyatrik hastalıklar doğaları gereği zaman zaman tekrarlama riskleri olan hastalıklardır
Ve daha önce depresyon gibi bir hastalık geçirmişseniz tekrarlar mı diye endişenizde haksız sayılmazsınız
Hiç hasta olmayan birinin hastalanması riski nasıl varsa daha önceden hastalanmış biri de hastalanabilir
Ancak risk biraz daha fazladır
Bunu depresyon için değerlendirelim
Geçirilmiş bir atak varsa ve bu ilk ataksa
ailede hasta kimse yoksa bir daha hiç hastalanmama şansı % 50'dir
Eğer daha önce geçirilmiş hastalık 2 yıldan uzun sürmüşse daha sonra hastalanma riskimiz yüksek demektir
Tekrarlayan her hastalık atağı riskimizi artıracaktır
1
derece akrabalarda (anne
baba
kardeşler gibi) hastalık varsa daha fazla risk altındasınız demektir
Psikiyatrik rahatsızlıklar artık eskiye oranla çok daha iyi tedavi edilmektedir
Bu gerek ilaçların gelişmesi gerekse hastalıkların daha iyi öğrenilmesi ile alakalıdır
Yani artık hekimler bazı hastalıkları daha iyi öğrendiler ve daha iyi tedavi etmeyi başarabiliyorlar
Hastalıklar tedavi edilebilir risk altında olanlar daha dikkatli olursa tablo tam oluşmadan başvurduklarında daha kolay tedavi olurlar
Hastalık tekrarı için risk faktörleri:
Ailede başka bireylerde hastalık varlığı
Daha önceki hastalığın uzun sürmesi (2 yıl ve üzeri) ve zor tedavi edilmiş olması
Daha önce birden fazla kez hastalık geçirmiş olmak
Hastalık tekrarlamasını önlemenin en iyi yolu önceki atağı iyi tedavi etmektir
Bu yüzden tedavinizi kesmeden önce mutlaka hekiminize danışın
Hazan Mevsimi
Yaklaşan sonbahar hangimizi hüzünlendirmez ki? Düşen sarı yapraklar çoğunlukla insanın içindeki hüzün duygusunun harekete geçirir
İnsanlar hayatlarında da benzer Sonbaharları yaşarlar
Şarkı sözlerinde de sonbaharın hüzün verici özelliği hep dile getirilmiştir
Yalnız şarkı sözlerinde değil bilimsel araştırmalarda sonbahar ve ilk baharda Depresyon ve Mani gibi ruhsal rahatsızlıkların arttığını ortaya koymuştur
Özellikle çökkün duygulanım(Yani mutsuz ümitsiz ve halsiz hissetme)
iş güç yapma isteğimizde azalma sabahları yataktan kalkmak istememe
iştahsızlık
keyifsizlik
yorgunluk hissi
cinsel isteksizlik
bazen hayatı yaşamaya değmez bulma hemen herkesin az çok hissettiği şeylerdir
Bu duygular hazan mevsiminde (Sonbaharda) kabarır
Bir çok insan bunu hisseder ama az bir kısmımızın günlük yaşamını etkiler
Eğer günlük yaşantımızı bu duygular etkilemeye başlamışsa
işimizi yapamıyorsak her zamankinden çabuk sinirlenip etrafımızı kırıyorsak ve 2 haftadır bu durum değişmemişse giderek de artıyorsa hazan mevsimi hüzne gebedir denebilir
Bu durum önceki yıllarda da olmuşsa bu yıl daha dikkatli olmalısınız
Bu sonbahar umarım 1999 yılı sonbaharında milletçe yaşadığımız felaketleri unutturur
Sonbaharla birlikte eskiden psikiyatrik sorunu olanlar biraz daha gerildiler
Bazılarınınsa eski rahatsızlıkları nüksetti
Yapılması gereken tedavisi devam eden hastaların kesinlikle aksatmamaları
Belirtileri nüksedenlerin de doktorları ile bir an önce irtibata geçmeleri gerekir
Mani
Depresyon en çok bilinen duygudurum bozukluğudur
Ancak yaşanılan çökkünlüğün zıttı bir şekilde duygulanımın taşkın bir hal aldığı bir psikiyatrik rahatsızlık vardır ki ona da mani diyoruz
Mani halk arasında pek bilinmeyen bir hastalıktır
Yaşam boyu görülme sıklığı % 1'dir
Yani 100 kişide bir kişide görülür
Oysa bu oran depresyon için %3-5 tir
Çok iyi bilinmediği içinde bu sorun bazen kişinin kendisine ve bazen de çevresine zarar vermesine yol açabilir
Bu nedenle iyi tanınmalı ve tedavisi ihmal edilmemelidir
Genel özelliği hastanın günlük işlevselliğinde belirgin bozulmaya sebep olan ve hastanın muhakeme yetisini bozan inatçı biçimde yükselmiş
kabarmış veya aşırı uyarılmışlık hali ile giden bir duygudurum bozukluğudur
Bu aşırı uyarılmış ve taşkın halin en az bir hafta sürmesi bu hastalığın tanısını koymak için gereklidir
Ancak bazen mizaç o kadar yükselmiş olur ki 1-2 günlük bir süre bile hastalığın tanısını koymak için yeterli olabilir
Bu duygudurum bozukluğu sırasında aşağıdakilerden en az 3 ünün varlığı gereklidir
1
Kendine güvende abartılı ve aşırı bir artma olması
En güçlü benim benim her şeye gücüm yeter
(Bazen peygamber ya da tanrı olduğunu bile iddia edenler olabilir
)
2
Uyku gereksiniminde azalma ( Mesela sadece 2-3 saatlik bir uyku ile günlerce idare etme ve dinlenmiş hissetme halinin varlığı)
3
Her zamankinden daha konuşkan olma ya da etrafındakileri konuşmaya tutma hali
4
Fikirle öylesine hızlı değişir ki zihnindeki u uçuşmayı konuşma hızı yakalayamaz ve daldan dala atlama olur
5
Dikkatte aşırı bir dağınıklık olur ve basit ayrıntılar bile dikkatini dağıtabilir
6
Motor faaliyetlerde aşırı bir artma vardır
Yaptığı işin amacına yönelik davranışlar ve hareketler artar
7
Kötü sonuç verme ihtimali
yüksek zevk veren etkinliklere aşırı katılma (sonucunu hesap etmeden ani kararlar verip uygulamaya koyma gibi)
Bu rahatsızlık uzun süre psikiyatrik tedavi gerektiren ve tekrarlama ihtimali olan bir rahatsızlıktır
Ve zaman zaman depresyonla seyreden dönmeler de görülebilir
İlaç tedavisine iyi cevap veren bir rahatsızlıktır
Sıkıntı Hissi
Sıkıntı insanlık tarih kadar eski bir histir
Bu his
hissedeni tarafından çoğunlukla iç sıkıntısı huzursuzluk
gerginlik
daralma şeklinde ifade edilir
Bu hisle hepimiz günlük hayatımızda tanışırız
Ancak gelip geçici olduğunda pek etkilenmeyi
Bazen sıkıntılarımız öylesine yoğunlaşır ki işimizi gücümüzü yapmamıza mani olacak bir hal bile alabilir
Sürekli gergin ve tedirgin olduğunuzu düşünün; Hayattan zevk almanız azalır
dikkatinizi toparlayamazsınız
işe gitmeyi canınız istemez eskiden zevk alarak yaptığınız bir çok işi artık boş ve anlamsız bulursunuz
Sıkıntının bariz ve yaşadığınız durumla uyumlu bir nedeni varsa bu doğal bir duygu yansıması olarak değerlendirilebilir
Ancak eğer bu anlamda bir sebep yokken siz kendinizi sıkıntılı ve gergin hissediyorsanız bunu biraz incelemek gerekir
Burada hemen şu soru akla geliyor sıkıntının normali var mıdır? Evet her insanın hayatında hastalık olmadan yaşadığı normal bir sıkıntı vardır
Ciddi kayıplar (para
sevilen birinin kaybı vs gibi) bir süre için kaybın kişi için anlamı oranında sıkıntıya sebep olabilirler
Ancak bu süre işimizi gücümüzü engelleyecek boyuta ulaşmışsa
sosyal ilişkilerimizi bozuyorsa artık eskiye kıyasla asabi olmaya başlamışsak sınırlar aşılmış normalin ötesine geçilmiş olur
En çok da depresyonda bu durumu yaşarız
Depresyonun en önde gelen belirtisi zaten duygu duruma hakim ola sıkıntı ve isteksizlik halidir
Sözün özü sıkıntınız 2 haftadan daha uzun bir süredir devam ediyorsa; sosyal mesleki ve aile yaşantınıza negatif yansımaları varsa sıkıntının normal sınırı aşılmaya başlanıyor emektir
Dikkatli olmalısınız
Işık Tedavisi
Depresyon çağımızın ruh hastalıklarının vebası gibi değerlendirilmektedir
Yaygınlığı ve tedavisinin başka psikiyatrik rahatsızlıklara oranla yüz güldürücü olması dikkatlerin hep üzerinde toplamasına neden olmuştur
Ve bu arada hekimler tedavi için hep yeni arayışlar içerisinde bulunmuşlardır
Tedavi için yapılan araştırmalar öncelikle depresyonun nedenine yönelik araştırmaların artmasına neden olmuştur
Yapılan beyin araştırmaları rahatsızlığın kaynağına yönelik bir çok farklı durumu tespit etmiş olmakla birlikte beyinde bulunan bir merkezin (corpus pineale) güneş ışığıyla uyarılması neticesinde beynin daha aktif ve canlı uyarı olduğu keşfedilmiş
Bu buluş özellikle kuzey ülkelerinde kış aylarında havanın kapalı olduğu zamanların çok fazla olması nedeniyle gün ışığından oldukça az faydalandığı tespit edilmiştir
Bu durum güneş ışığının suni olarak verilmesi ile tedavide fayda sağlanabileceği tezinin öne sürülmesine neden olmuş ve denemişlerdir
Bir süre sonra hakikaten faydalı neticeler alınmış insanlar daha az depresif bulunmuştur
Ancak yinede bu tedavi yeterince faydalı bulunmamıştır
Başka tedavi yöntemleri araştırılmaya devam edilmiştir
Bir süre önce gazetelerde gördükleri bir haber neticesinde depresyonlarını bu ampullerden çıkan ışıkla tedavi ettirmek istediğini söyleyen bir grup hastam oldu
Şunu hatırlatmakta fayda var
Bu ışık ne kadar iyi taklit edilirse edilsin güneş ışığının kalitesini asla yakalayamaz
Ve kaldı ki Türkiye en az güneş alan bölgesi olan Doğu Karadeniz bölgesi dikkate alındığında bile böyle bir tedaviye ihtiyaç göstermemektedir
Çünkü Türk insanı güneşten faydalanmak adına coğrafi olarak çok şanslı bir noktada yaşamaktadır
Bu anlamda ışık tedavisini dışlarken hatırlatma fayda var şu an depresyon için en etkili tedavi metodu ilaç ve psikoterapinin birlikte uygulanmasıdır
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul