03-04-2007
|
#1
|
Ergenekon
|
Evrim Masalı ve Sayılarla Dans
Evrim masalı ve üslü sayılarla DANS!
Çok güçlü ve iriyarı birinin kendine bir ufaklığın yakasını kavrayıp da, sert ve aşağılayıcı bir bakış fırlatarak:
- Sen kiminle dans ettiğini sanıyorsun? dediğini hayal edin!
Aynı şekilde, olasılık hesapları da evrim masalının yakasına yapışacak
Evrim, bir teori değil sadece masaldır Bir masalın teoriliğe terfi edebilmesi için, zerre miktarı da olsa gerçekleşebilme ihtimalinin olması şarttır Bu ihtimal net olarak sıfır ise, o masalı ciddi ciddi tartışmak, sadece abesle iştigaldir
Şu anda karşımda duran 17 inçlik monitörü bir ısırışta elektriğe çarpılmadan yutma iddiam veya bilgisayarımdaki hard diskin kablolarını kıvırıp kulağımdan içeri soktuğumda içindeki bilgileri beynime kopyalamam bir teori olarak kabul edilmeye daha layıktır evrim masalına nazaran!
Bir insan ömrü boyunca gece gündüz uğraşsa en fazla 1,5 milyara kadar sayabilir En doğru sonuca ulaşabilmek için hece hesabı yaparak buldum bu sonucu Yalnız, 1 milyara geldikten sonra tekrar birden başlarsa 2 milyara kadar çıkabilir!
Sadece 18 gram gelen bir suyun içindeki atomları durmaksızın ne kadar zamanda sayabilirsiniz? Tek başımıza bitiremeyeceğimiz için dünyadaki 6 milyar insana bu 18 gram suyu eşit olarak paylaştırsak ve herkes kendine düşen kısmı saymaya başlasa, toplam 150 500 nesil gerekir
Kainatta yaklaşık 500 milyar galaksi ve her galakside de yaklaşık 500 milyar yıldız olduğunu düşünürsek, toplam yıldız sayısı bile 18 gramcık sudaki atom sayısının 7’de birinden azdır
Işığın saniyedeki hızı 300 000 km olduğundan, dünyanın çevresini saniyede 7,5 kere dolanır yaklaşık Işık 1 yılda 9,5 trilyon km yol alır Bu ışığın üzerine binsek, bizi en yakın yıldız olan Alpha Centauri’ye 7000 yılda ancak götürür
Kıyamet belki peygamberimiz vefat ettiğinde koptu ve o yıldız havaya uçtu? Bir ışık ışını da saniyede 300 000 km’lik bir hızla o bilgiyi bize ulaştırmak için anında yola çıktı? Bilgiyi bize 7000 - 1400 = 5600 yıl sonra anca ulaştırabilecek demektir Belki de ortada ne galaksi kaldı, ne de kainat?
Güneş Sistemi, Samanyolu galaksisinin merkezi etrafındaki turunu 225 milyon yılda tamamlar Kainatın çapı 30 milyar ışık yılıdır
Proteinler, belli sayı ve çeşitteki aminoasitlerin özel bir sırayla dizilmelerinden oluşurlar Binlerce aminoasit içerebilirler Yapısındaki tek bir aminoasitin eksilmesi, yerinin değişmesi ya da fazladan bir aminoasit eklenmesi o proteini işe yaramaz hale getirir
500 aminoasitli ortalama bir proteinin 20 çeşit aminoasitten tesadüfen oluşma ihtimali yaklaşık olarak 10 üzeri 650’de birdir İyi de, anladık mı biz şimdi ne demek bu 10 üzeri 650’de bir ihtimal ne demek?
18 gramcık sudaki atamları saymak için bile 6 milyar nüfuslu 150 küsür bin nesil gerekiyorsa, o koskoca okyanusları, dünyayı, Güneş sistemini, sayılarını katrilyonlarla bile ifade edemediğimiz yıldızları düşünürsek, on üzeri 650’de birin lafı mı olur değil mi?
Maalesef! Kazın ayağı hiç de öyle değil! Bu üslü sayılar öyle nankördür ki, koskocaman sandığımız sayıları bile un ufak ediverir
Kainatta toplam on üzeri 79 tanecik atom var Yaaa! Bırakın dünyayı da, kainatın tamamı aminoasit olsa bile bu ihtimal ötesi bir durumdur Evrim masalını teori mertebesine yükseltebilmek için, şu andaki kainatın yanına bir trilyon kainat dolusu daha aminoasit getirsek ne olur? Hah, şimdi görür gününü diyemiyoruz çünkü toplam atom sayımız sadece on üzeri 91 oldu daha! On üzeri 650 daha ufukta bile yok!
Üstelik bu hesap sadece uygun aminoasit dizilimini içerir Ayrıca herbiri sol-elli olmalıdır Bunu da eklersek, on üzeri 800’de bir olur ihtimalimiz Tamam mı? Ne gezer? İllede peptit bağı olacak! İyi, onu da kattık! Ne oldu o zaman? 10 üzeri 950! Yani 10’un önünde 950 tane sıfır!
Bu olasılığı gerçekleştirmek için dünya kurulduğundan beri 5 milyar yıl boyunca her saniye 1 katrilyon deneme yapılmış olsa, ihtimailimiz, on üzeri 950’den 918’e iner Yani dünya şu ana kadar yaşadığının 30 katı kadar daha yaşarsa bir protein belki!
Sonsuzda bir ihtimalde olsa tesadüfen bir tane proteinin oluştuğunu kabul etsek bile (sonsuz-1) tane de hiçbir işe yaramayan madde de olmalıdır
Vücudunuzda milyarlarcası olan kırmızı kan hücrelerinin yalnızca bir tanesinde 280 milyon hemoglobin ve her bir hemoglobinde 574 aminoasit vardır Varın gerisini siz düşünün!
Atomun, aminoasitin, canlının  oluşma ihtimallerini hesaba bile katmadık daha!
En önemli yapıtaşımız olan DNA binlerce aminoasit içerir ama ona ihtimal hesapları teorik de olsa yetmez Çünkü DNA’nın oluşması için bir enzim gerekiyor ve bu enzimi de ancak DNA sentezleyebiliyor Bir kısır döngü yani! Her ikisi de aynı anda yaratılmış olmalıdır
Bu bir tek orta boy bir protein için yapılan hesaplamadır Daha yüz binlerce proteinden oluşan hücreyi, organlar, sistemleri ve canlıyı meydana getirecek ayrıca evrimleştireceğiz Ölme eşeğim ölme, yaz gelince  
Olasılık hesapları sandığımızdan da korkunçtur aslında!
1 milimetreküplük bir hacimdeki hava moleküllerinin hepsinin birden hacmin bir yarısına doluşma ihtimalinin paydasının uzunluğu ne kadardır biliyor musunuz? Her bir rakam ve yanındaki boşluk 1 milimetre tutacak kadar küçük yazılsa bile dünyanın çevresini 202234 kere dolaşıyor!
Dikkatinizi çekerim, burada sadece cansız atomların zaten rasgele yaptıkları bir hareketin değerlendirmesi var Ortada ne canlılık var ne de değişim! Demek ki masal anlatırken dikkat etmeye gerek yok ama, masalımızı teori diye yutturmaya kalkacaksak önce üslü sayılardan onay almamız lazımmış
|
|
|