Sevgi Marifete Tâbidir
Sevgi Marifete Tâbidir
Haz almak sevgiyi izler Sevgi arttıkça haz da artar, zayıfladıkça o da zayıflar Sevilene rağbet edilmesi ve ona şevk duyulması daha güçlü oldukça ona ulaşmak için haz da daha tamamlayıcı olur
Sevgi de, şevk de onu bilmeye ve tanımaya bağlıdır Buna göre o her bilindikçe onu sevmek de daha eksiksiz ve daha tamamlayıcı olur
Nimetlerin tamamı eksiksiz olarak âhirete ve hazzın tamamı da ilme ve sevgiye dönüş yapınca ve Allah'a iman edince ve O'nu en iyi bilmeye çalışınca, işte bu kimseye Yüce yaratan daha sevimli olur ve O'na (âhirette) ulaşmanın hazzını duyması, O'na komşu olması, yüzüne bakması ve kelamını işitmesi, daha tamamlayıcı olur
İşte her haz ve nimet ve her neşe ve sevinç O'na izafidir Tıpkı denizdeki damla gibi Öyleyse alacağı lezzet ve hazzı kendisine oldukça bayağı ve zayıf gelen ve birçok acılar içeren bir kimse, hiç ebedi, haz ve lezzetleri tükenmeyenle ile eşit olacağını savunur mu?!
Kuşkusuz kulun kemâlâtında şu iki kuvvet söz konusudur:
1 İlim ve
2 Sevgi
Yani en iyi ilimin Allah'ı bilmek ve sevginin en yücesinin de O'nu sevmek olduğu ve bu ikisine göre hazzın tamam olacağı gerçeği
Allah kendisinden istenilen yegane otoritedir
İmam İbnu'l Kayyîm el-Cevziyye - "el-Fevâid" adlı eserden
|