07-27-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Küsme Hastalığı Ve Çaresi 2
Küsme hastalığı ve çaresi 2
Küsme hastalığı ve çaresi-2
Her ne kadar küsme çok çirkin, çok mezmum bir fiil ise de, kendini ilme, insanlığa adamış fedakâr ruhlar arasında da bazen vuku bulabilir Bundan dolayı topluma ve hayata dair değişik branşlarda dargınlık ve küskünlükleri gidermeye matuf ekipler oluşturulmasında ciddi yarar görüyorum Zira Hazreti Pîr’in ifadesiyle vifak ve ittifak, yani insanların anlaşıp uzlaşmaları tevfik-i ilâhînin en önemli bir vesilesidir Bunu teyit eden bir âyet-i kerimede şöyle buyruluyor:
يَدُ اللّٰهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ
“Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir ” (Fetih sûresi, 48/10) Yani Allah’ın himayesi, inayeti, riayeti, kilaeti, lütfu, ihsanı onların üzerindedir Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu âyet-i kerimeyle alâkalı buyuruyor ki:
يَدُ اللّٰهِ مَعَ الْجَمَاعَةِ
“Allah’ın eli cemaatle beraberdir ” (Tirmizi, Fiten 7) Bir başka hadis-i şerifte ise Hazreti Ruh-u Seyyidi’l-Enâm (aleyhi elfü elfi salâtin ve selâm) şöyle buyuruyor:
مَنْ أَرَادَ بُحْبُوحَةَ الْجَنَّةِ فَلْيَلْزَمِ الْجَمَاعَةَ
“Her kim Cennet’in göbeğine otağını kurmak isterse, toplumdan ayrılmasın ”(Tirmizi, Fiten 7) Yani ihtilaf ve iftiraklara düşmesin Zira toplumdan, heyetten kopan aynı zamanda Allah’ın inayetinden de uzaklaşmış olur Evet, küskünlük, dargınlık, hazımsızlık, çekememezlik veya bazı şeyleri içine sindiremediğinden dolayı bir heyetten cüda düşen aynı zamanda Allah’ın inayetinden de cüda düşmüş demektir
Küçük diye bir şey yoktur
Bütün bunların hepsini birden mütalaaya alacak olursak, kırgınlık, dargınlık ve küsmelerin ne kadar büyük bir felaket olduğu; insanları barıştırma ve uzlaştırmanın ise o ölçüde ne büyük sevaplı bir iş olduğu anlaşılır Zaten dinimizde temelde hiçbir hayrı, hiçbir iyiliği hafife almamak esastır Zira Allah (celle celâluhu) insanları bazen yapmış oldukları küçük amellerle cennetin göbeğinde rü’yet yamaçlarında bir yere oturtarak onlara duyulmadık şeyleri duyurabilir, görülmedik şeyleri gördürebilir Mevzu ile alakalı bir hadis-i şerifte buyruluyor ki:
اِتَّقِ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ وَلَا تَحْقِرَنَّ مِنْ الْمَعْرُوفِ شَيْئًا
“Takva dairesi içinde ol ve mâruftan yani Allah’ın hoş gördüğü şeylerden hiçbir şeyi hafife alma ”(Ahmed ibn-i Hanbel, 5/63; hadis no: 20651) Hâdiselere bu bakış açısıyla baktığımızda aslında küçük diye bir şey olmadığını anlarız İnsanlığın İftihar Tablosu (aleyhissalâtü vesselâm), aynı hususu anlattığı başka bir hadis-i şeriflerinde ise, insanın kardeşinin yüzüne gülümsemesinin, ona güzel bir söz söylemesinin, eşinin ağzına koyduğu lokmanın, insanların gelip geçtiği yoldan onlara eziyet verebilecek bir engeli kaldırıp atmanın sadaka olduğunu ifade buyuruyor (Bkz: Buhari, Cihad 72; Tirmizi, Birr 36; İbn Mâce, Ticârât 1) Yani şayet yolda bir hendek varsa, siz bir arabanın tekerleği o hendeğin içine girmesin diye oraya bir taş koymak veya insanların ayağına batmasın diye bir dikeni yoldan kaldırıp atmak suretiyle ibadet yapmış oluyorsunuz İşte bu türlü basit gibi görülebilecek amellerin hangisiyle insanın Cennet’in göbeğinde otağını kuracağı belli değildir
Konuyla ilgili bir menkıbe arz edeyim: Harun Reşid’in zevcesi Zübeyde Hanım önemli hizmetler yapmış büyük bir kadındır
|
|
|
|