Yalnız Mesajı Göster

Muz Nedir - Muz Yetiştiriciligi

Eski 07-26-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Muz Nedir - Muz Yetiştiriciligi





DERİM, OLGUNLAŞTIRMA, DEPOLAMA, TAŞIMA


81 Derim

Muz meyvesinin gelişme devresi, uygun ekolojilerde 110-130 gün sonra tamamlanır Bazı yıllarda bu süre 75-150 gün olabilir Türkiye şartlarında muzlar 120-150 gün sonra derim olgunluğuna ulaşır Meyve, bitki üzerinde yeme olgunluğuna gelmesi beklenmeden yeşil olum devresinde derim yapılmalıdır Koyu yeşil renkten, açık yeşil renge dönüşürken ve parmak içleri dolgun ve parmak köşeleri yuvarlaklaşan muz meyveleri hasat yapılabilir Bazı ülkelerde muz dalları, hasar görmemeleri için, bahçe içinden paketleme istasyonlarına teleferik benzeri araçlarla taşınır Muz meyvesi diğer meyvelerden farklı olarak çok erken gelişme devresinde (meyve 5-7 cm boyunda) hasat edilse bile normale yakın aroma oluşturur veya geç de olsa olgunlaşmasını tamamlayabilir Ancak yetiştirici meyvenin henüz yeşil olarak kaldığı en geç tarihte hasat yapmakta, böylece meyve olgunluğa başlamadan önceki en ileri ve iyi gelişme durumuna ulaşmış olur Derimden sonra veya depolandıktan sonra olgunlaştırılmaktadır Meyveler bitki üzerinde olgunlaşmaya bırakılırsa, meyve kabuğu çatlar, hasat edilip olgunlaştırılanlara göre daha fazla nişasta ve daha az şeker oluştururlar Ayrıca çeşitli hastalık ve zararlılar meyvelerin değerini düşürmektedir Derim zamanının saptanması, özel bir gözlem yeteneği gösterir Amaç hevenk ekseninin sarkıklığı ve muz parmaklarının köşeli olma durumu esas alınmaktadır Meyvenin enine kesitinde görülen köşeler, meyve gelişme devresinin sonlarına doğru, meyve etinin gelişmesinin devam etmesi sonucu, gelişmesi yavaşlayan kabuğa doğru basınç yapması nedeniyle, giderek kaybolur ve kesit yuvarlaklaşmaya başlar Bu değişim belirli kademeler şeklinde saptanabilir Anglo-amerikan literatürüne göre hasat oluşumu için üç gelişme devresi önemlidir (Resim 29) [1]



Resim 29 Farklı Gelişme Devrelerindeki Muz Meyvelerinin Enine Kesiti


Üç çeyrek Gelişmiş Tam gelişmiş Tam gelişme durumu üç çeyrek üç çeyrek durumu durumu


1 Üç çeyrek: Meyve yarı irilikte ve belirgin köşeli,


2 Tam gelişmiş üç çeyrek: Meyve daha az belirgin köşeli


3 Tam: Meyvenin köşeli durumu tam olarak kaybolmuştur


Bunlar arasında ara kademeler de seçilip uygulanabilir Yerel pazarlar için hasat zamanının saptanmasında kabuk rengi dikkate alınmakla beraber, uzak pazarlar için "tam üç çeyrek" devreden biraz önce veya sonraki durumlar arasında bir seçme yapılır Uzak pazara gönderilecek muzlar daha erken devrede hasat edilir Tropikal bölgelerde yerel tüketime verilecek muzlar "tam gelişmiş" durumda hasat edilir ve gölge bir yere asılarak olgunlaştırılır [2]


Güney Afrika'da dış ülkelere satılacak muzlar aşağıda olduğu gibi sınıflandırılmaktadır

a- En az 95 gr ağırlıkta, 177 mm uzunlukta ve çevresi 107 mm olan büyük parmaklar

b- En az 65 gr ağırlıkta, 152 mm uzunlukta ve çevresi 95 mm olan orta boy parmaklar

c- En az 58 gr ağırlıkta, 139 mm uzunlukta ve çevresi 95 mm olan küçük boy parmaklar [3]

Muz hasadı parmaklar olgun, fakat yeşilken yapılır Parmaklardaki koyu yeşil renk açılıp parmak köşeleri yuvarlaklaşınca kesime başlanmalıdır Hasat yapılırken salkımların yara-bere almamasına dikkat edilmelidir Aksi durumda koruma güçleştiği gibi kalite de bozulur Hasat iki kişi ile yapılır Önce salkım bir torbaya alınır Sonra kesilir ve taşınır Taşıyıcıların omuzunda salkımları zedelenmekten koruyacak yumuşak sünger bulunmalıdır (Ek Resim 6 Hasat Edilmiş Salkım)

Hasat günün serin saatlerinde yapılmalı, hasat edilen ürünler güneşte bekletilmemeli ve sıcak dönemlerde olgunlaşmış bulunan meyveler dalında fazla bekletilmeden hemen kesilerek piyasaya sunulmalıdır (Ek Resim 18 Sera İçi Taşımacılıkta Kullanılan Vagon)


Tüm bahçenin hasadı ya bir defada veya 2-3 defada dallar dipten kesilip alınmak suretiyle yapılmaktadır Dwarf Cavendish'de hasat tek kişiyle yapılır İşçi sol eliyle dalın sapını tutar ve diğer elindeki uygun bir bıçakla ekseni 30-40 cm ilerisinden keser Ülkemizde örtü altı muz bahçelerindeki hasatta ise dalların ağırlığı yüzünden bu işlemi tek kişi yapamaz Bir kişi dalı omuzuna alacak şekilde tutarken, diğer kişi birinci tarağın üzerinden dalı testereli bıçak ile keser ve dal seradan çıkarılır Daha sonra dal ya bütün olarak veya son zamanlarda yaygınlaştığı şekliyle taraklara ayrılarak pazarlanır Taraklar daldan kesilmeli, kalitelerine ayrılmalıdır Kesim nedeniyle açılan yaralardan akan lateks, hava ile okside olduğundan kahverengi lekeler yapar Bunun için meyveler zayıf bir hypoklorid banyosunda 10 dakika yıkanır ve genellikle bir mantar ilacı ile (maneb'li) ilaçlanır Bu suya kararmaları önleyen anti-oksidantlar (sitrik asit, askorbik asit) de eklenir Benomyl’in 200-300 ppm’lik konsantrasyonlarında kullanılabilir Kesilmiş kısımlar ilaca batırıldıktan sonra kurutulur ve ince polietilen örtülerle sarılarak, delikli karton kutularda ambalajlanmaktadır Muzlar hava sirkülasyonu olan kutulara yeşil olarak konmalıdır Daha sonra 2,7 oC sabit sıcaklıkta tutulacak depolara konulmalıdır Bu sıcaklıkta olgunlaşma çok yavaştır [4] (Ek Resim

36 Tarakların Yıkanması)

Resim 30 Salkımların Yıkanması ve İlaçlanması

Ülkemizde polietilen örtü yerine çeşitli kağıtlarla sarma ve tahta sandıklarla ambalajlama yöntemleri yaygın olarak kullanılmaktadır Ancak son yıllarda özellikle Anamur ilçesinde önerilen teknolojilerle hasat, ambalaj ve pazarlama teknikleri uygulanmaya başlamış ve gelecekte çok daha yeni tekniklerin uygulanacağı konusunda ümit vermektedir

Resim 31 Muzda Ambalajlama

82 Olgunlaştırma

Hasat edilen muz koyu yeşil renkli kabuğa sahiptir Olgunlaştırma bu rengin açılması, meyvenin öz kısmının yumuşaması ve donuk beyaz renk almasıyla başlar Kabuk rengi önce açık yeşil, yeşilimsi, sarı ve en son parlak sarı renge döner Bu son devrede meyve ucu ve sapı henüz yeşildir Kabuk doygun sarı olunca meyve yeme olgunluğuna gelmiş olur Daha ileri devrede meyve eti sulanır ve generatif değişimler başlar Çeşitli mantar enfeksiyonları, kabuk kararmaları görülür Sonunda meyve tüm olarak yenemeyecek hale gelir

Olgunlaştırma sırasında klorofil bozulur, renk sararır, meyve eti yumuşar Nişasta şekere dönüşür Bu dönüşüm 3-7 gün arasında değişir Olgunlaşma sırasında 1 aşama yeşil dönemdir 2 aşama açık yeşil dönem (nişasta şekere dönüşmeye başlar), 3 aşama yarı yeşil dönem (taşımaya uygun), 4 aşama ¾ ‘ü sarı dönem (3-5 oC saklama ortamında saklanabilir), 5 aşama sarı ama uçları yeşil dönem (manava gönderme zamanı), 6 aşama tam sarı dönem (müşteriye sunma için en uygun renk), 7 aşama kahverengi noktalı sarı renk, en fazla tat olan dönem 7 dönemdir (Ek Resim 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49)

Resim 32 Bir Muz İşleme Tesisi

Genel olarak uygun hasat zamanında kesilen muzlar, 18-24 oC sıcaklıkta bir veya iki hafta içinde kendiliğinden olgunlaşırlar Bunun altındaki sıcaklıklarda olgunlaşma yavaşlar ve hatta uygun depo sıcaklığı 13 oC 'ye düşünce pratik olarak tamamen durur Daha yukarıdaki sıcaklıklarda ise olgunlaşma metabolizması bozulduğu için olgunlaşmada anormallikler başlar Bu nedenle tropik şartlarda (24-32 oC) olgunlaşan muzlar, yeşil kalır veya çekici bir renk kazanamazlar Hatta olgunlaşma durur (boiling) Ağaç üzerinde bırakılan meyvelerde olgunlaşma süresi 40-50 gün kadar uzayabilir Çünkü ağaç üzerinde kalan meyve ana bitkiden gelen olgunluğu frenleyici veya etilene duyarlılığı geriletici etkiler altında kalır Bu nedenle ağaç üzerinde kalan meyve için gerekli olgunluğu başlatıcı endogen etilen dozu, hasat edilen meyve için gerekli dozdan daha yüksektir Hasat edilen meyvede bu sınır doza daha erken eriştiğinden, olgunlaşması da erken başlar, olgunluğu erken tamamlanır Aynı şekilde hasat zamanında fizyolojik gelişmesi ileri meyveler de, gelişmesi geri meyvelerden daha erken olgunlaşır Bu nedenle tam gelişkin devrelerde hasat edilen muzlar, daha önceki devrelerde hasat edilen muzlara göre daha erken olgunlaşır Belirli bir hasat olgunluğuna erişmeden hasat edilen muzlar ise dıştan bir etilen uygulaması yapılmaksızın kendiliğinden olgunlaşamazlar Meyveler ne kadar erken hasat edilirse, olgunluktaki meyve kalitesi de o kadar düşük olur Özellikle tatlanma geri kalır ve uçucu madde salgılanması azalır Meyvelerin hasattan sonra yeşil kabuklu olarak kalabildikleri sürenin uzunluğu ve kısalığı, meyvenin hasat sırasındaki fizyolojik gelişme durumu veya olgunluk derecesi ile ilişkilidir Çiçeklenmeden sonraki 90 günde hasat edilen meyvenin (Gross Michel tropik şartlarda) hasattan sonra yeşil kalma süresi 17 gün iken, çiçeklenmeden 120 gün sonra hasat edilen meyvenin olgunlaşma süresi 9 gündür Bu değerler Cavendish çeşidi için sırasıyla 21 ve 14 gündür Meyvenin çiçekten sonraki gün sayısı olarak bildirilen hasat zamanı ile, hasattan sonraki yeşil kalma süresi 90-120 günler arasında linear ilişkilidir [5] (Ek Resim 37 Etiketli Muz Tarakları)

Çizelge 37 Sarartma İçin Gerekli Sıcaklık ve Zaman Aralıkları

G Ü N L E R

Sarartma 1 2 3 4 5 6 7 8 9


Periyodu oC o C Co Co Co Co Co Co Co


4 gün 20 20 19 19


5 gün 19 19 19 19 13


6 gün 18 18 18 18 15 13


7 gün 18 18 17 17 15 14 13


8 gün 17 17 15 15 15 15 14 13


10 gün 14 14 14 14 14 14 14 14 13



Sararan muzun sarartıldığı durumda korunabilmesi için gereken sıcaklık 13-15 oC dir Bu derecede dahi muz o şeklini 2-4 günden fazla koruyamaz



Sararma sırasında ve öncesinde yüksek sıcaklıkta kalmış muzlar için pişmiş deyimi kullanılır Pişmiş muzların veya aşırı sıcaklıkta sarartılan muzların meyve eti yumuşak, kabukları ise çok nazik olur Bu nedenle taraklardan parmaklar kolaylıkla kırılır Üstelik yeşil rengin sarıya dönüşü gecikir yukarıdaki tabloya göre sarartılan muzlar çok beğenilir



Sarartma odalarında oransal nem olabildiğince yüksek tutulmalıdır Önerilen oransal nem % 85-90 dır Bunu sağlamak için suyu atomize şekilde püskürten memeler kullanılabilir Sararmadan sonra su fıskiyeleri kullanılmamalıdır

Muzlar özel odalarda sararmaya bırakıldığında, çıkarttıkları gazların sararmaları için faydalı olması nedeniyle, bu odaların hiç hava kaçırmaz şekilde yapılması gereklidir Aynı nedenle muz halen yeşil iken kapıların açılıp kapanması da istenmez Ancak sararmalarına yakın hafif derecede havalandırma faydalıdır



Geç sararma karakteri gösteren muzlar için etilen gazı kullanmak sararmayı hızlandırır Bu gazın kullanımı ile lezzette hiç bir değişiklik olmamaktadır [6]

Hasat zamanında muz meyvesi 0,2 ppm etilen taşır Olgunluğun başlamasından önce bu 0,5 ppm'e yükselir Ancak meyvenin olgunlaştırılması için çok düşük dozda etilenin uygulanması yeterlidir Çizelge 38 sürekli olarak verilen değişik etilen dozu ile meyve renginin post-klimakteriel devrenin ikinci gününde aldığı tipik sarı renge ulaşması için gerekli süreler gösterilmiştir



Çizelge 38 Etilen Uygulanan Meyvelerin Hasat Zamanı




Çiçeklenmeden sonra Etilen Dozu (ppm)




80gün 111 gün


0 18 gün 16 gün


0,1 15 gün 10 gün


0,3 7 gün 4 gün


0,5 6 gün 3,5 gün


1,0 5 gün 3 gün


5,0 3 gün 2 gün



Çizelge 38 de de görüldüğü hasat zamanı geciktirildikçe meyvelerin olgunlaşma süresi kısalmaktadır Artan etilen dozları da süreyi kısaltmışlardır



Muz endüstrisinde meyvelerin olgunlaştırılması, gerekli koşulları sağlanmış özel odalarda yapılır Bunun için 20-21 oC sıcaklıktaki odada meyve eti sıcaklığı 19 oC ye yükselmiş meyvelere, 12 saat aralıklarla 1000 ppm etilen verilir Etilen miktarının hesaplanmasında meyvelerle dolu odanın serbest kalan hacmi esas alınır Bu süre sırasında, depo havasının tümünü saatte 50 defa yer değiştirebilecek kapasitedeki bir vantilasyon sürekli çalıştırılır Bu 12 saatlik sürenin sonuna doğru ve yeni etilen verilmeden önce, depo tüm olarak taze hava ile havalandırılmalıdır Olgunlaştırma odasının oransal nemi iyi bir aroma oluşumunun sağlanması için % 93-95 olmalı ve kabuk sararması başladığında kabuk çatlamasının önlenmesi için nem % 85'e düşürülmelidir Olgunlaştırma sırasında bağıl nemin % 85'in altına düşmesi özellikle Cavendish muzlarında olgunlaşmada anormallik yapar ve su kaybını artırır Bu muzlar aynen üşüme zararlarında olduğu gibi klimakterium göstermezler Eğer muz tarakları veya hevenkleri ince polietilen örtülerle sarılmışlarsa odanın oransal nemi önem taşımaz Etilen uygulamasının sayısı, meyvenin hasat olumu ve pazara verilme zamanına göre azaltılır veya artırılır Genel olarak 1-3 gün arasında tekrarlanır Bu süre sırasında sıcaklık her gün için 1 oC'ye derecede düşürülür Ancak sıcaklık düşürülmesi renk açılması başlayınca başlatılır Olgunlaştırma işlemi sürekli etilen verilerek de uygulanır Bu durumda 10-15 ppm etilen nemlendirilmiş ve 19-20 oC'de ısıtılmış hava ile karışık olarak odaya verilir ve iyi bir dolaşım yaptıktan sonra diğer taraftan atılır Olgunlaştırma işlemleri genellikle Cavendish gibi zor olgunlaşan çeşitlerde uygulanmaktadır Son zamanlarda Gross Michel için olgunlaştırma işlemleri yapılmasından vaz geçilmiştir Bu çeşit normal şartlarda kendiliğinden olgunlaşmaktadır [7]



Ülkemizde muzlar için modern olgunlaştırma uygulamaları yeni yeni başlamaktadır Olgunlaştırmada turunçgil meyvelerinin sarartılmasında kullanılan odalar rahatlıkla kullanılabilir Olgunlaştırmada, etilen yerine ilkel olarak asetilen veya karpitten elde edilen asetilen kullanılması çeşitli bozulmalara yol açmaktadır Olgunlaşma iyi olmamaktadır



Olgunlaştırılan muz meyveleri tüketiciye yeşil renk tam kaybolmamış ve uç ile sap kısmı henüz yeşil durumda iken verilirler Tropik bölge muzları hasattan sonraki 1-4 hafta içinde Avrupalı tüketiciye ulaşmış olmaktadır



Muzlar özel odalarda kendi kendine sararmaya bırakıldıklarında çıkardıkları gazların sararmalarına faydalı olmaları nedeniyle bu odaların hava kaçırmaz şekilde sağlam yapılması gerekir Sararmalarına yaklaşırken hafif derecede havalandırma isterler

Geç sararma özelliği gösteren muzlar için karpit, etilen, ethrel kullanılarak sarartılır Sarartma odalarında bağıl nem yüksek tutulmalıdır Önceleri %93-95 olup kabukta sararma başladığında %85’e düşürülmelidir Çok hızlı sarartma isteniyorsa 24 saat 20-21 oC’de 1000 ppm lik Etilen uygulamasıyla başarı sağlanabilir

Muzların depolanmasında 135 oC’de ve 10 ppm Etilen gazı uygulanmasında en iyi sarartma yapılmaktadır [8]



83 Depolama ve Taşıma




831 Depolama



Muzların hasat sonrası yaşam sürelerinin uzun olmasını sağlamak için kısa sürede uygun depolama koşullarına getirilmesi gerekir Bu şartlar genellikle çeşitli nakliye araçları ve soğuk hava depolarında sağlanır Klimakteriyel bir meyve olan muzların solunum hızı bir çok meyve türlerine göre çok yüksektir Depolama sıcaklığı da yüksek olduğundan bu solunum hızını azaltma olanağı da sınırlıdır Bu nedenle depolamada soğutma kapasitesi hesabında bu durumlar göz önüne alınmalıdır Muz meyvesi genel olarak 13 oC de 1-2 hafta süreyle depolanabilir Bitki olarak soğuğa daha dayanıklı olduğu halde, meyvesi soğuğa daha duyarlı olan Cavendish çeşidi 14 oC de depolanmaktadır Ancak Dwarf Cavendish için bu sıcaklık daha düşüktür Daha düşük sıcaklıkta çeşide ve kalma süresine bağlı olarak üşüme olur Depoda bağıl nem % 90-95 olmalıdır Kontrollü atmosferli depolama olanakları varsa muzlar % 4-5 oC oksijen ve %5 CO2 ortamında 3-4 hafta dayanabilirler Ancak bu meyveler olgunlaştırmadan sonra iyi renklendikleri halde, aroma durumları geriler Bu sınırlar aşılınca da meyvede çeşitli koyu gri lekeler oluşur İnce polietilen torbalarda dayanıklılığı 4-10 gün artar Bu nedenle uzun süreli taşımalarda az delikli, kısa süreli taşımalarda ise fazla delikli polietilen torbalar kullanılır Bunların kalınlığı 0,038 mm olmalıdır Ülkemizde muzların depolanması üzerinde yapılmış çalışmalar yoktur Bununla beraber muz yetiştirme bölgelerinin kuzeyinde kalan ülkemiz için uygun depolama sıcaklığı daha düşük olabilir Ancak ülkemizde yetiştirilen muzların Cavendish grubundan oldukları da unutulmamalıdır [9]



Muzlar depo şartlarında da önemli miktarda Etilen salgılarlar Bu gaz depo içinde kalarak olgunluğu hızlandırır Çünkü düşük sıcaklıklarda önemli etkisi olmayan etilen, muzun depolandığı sıcaklık şartlarında etkili olur Bu gazın depodan alınması, depo süresini önemli ölçüde arttırır Bu amaçla vermikülite emdirilmiş potasyum permanganat blokları depo içine konur Muz ambalajları içine konan tarakların hastalanmaması, zarar görmemesi için difenilli kağıtlara sarılabilir veya Muz taraklarını polietilen örtülerle sarılıp içine etilen ve CO2 yi absorbe edici özel maddelerin konulması da başarılı olmaktadır Muz depolarında etilene karşı etkili yollardan biride dış hava ile havalandırmaktır Depo günde bir defa havalandırılacak şekilde sürekli veya birden havalandırılır Depo içi hareketi de başlangıçta hızlı (saatte depo hacminin 50 katı), soğutma tamamlandığında yavaş olarak ayarlanmalıdır



832 Taşıma



Meyve naklinde gemiler ve kara taşıt araçları kullanılır Taşınma esnasında meyvelerin depolama şartlarına uygun şartlarda kalmaları gerekir Isı izolasyonu olmayan araçlar yüksek yerlerden, soğuk bölgelerden geçerken, meyveler için kritik depo sıcaklığı altına düşen sıcaklıklardan zararlanır Uzun mesafeler için ve sıcak aylardaki veya bölgelerdeki taşıma için soğutmalı araçlar kullanılmalıdır Kısa mesafeler için iyi bir havalandırma yeterli olabilir Bu havalandırma en uygun hava sıcaklığında yapılmalıdır Soğuk bölgelerdeki taşımalarda ısıtma bile gerekli olabilir (Ek




Resim 38 Muzların Toplu Taşınması)



Taşıma araçlarına yüklenecek muzlar iyice gözden geçirilir ve özellikle ileri gelişme devresinde bulunan meyveler ayrılmalıdır Çünkü bu meyveler, uygun depo şartlarında olsa bile tüm partinin olgunluğunu hızlandırırlar Meyveler taşıma sırasında olgun olarak çıkarlar ve tüketiciye hemen verilse bile, ancak aşırı olgun veya düşük kaliteli olarak ulaşırlar Hele taşıma şartları biraz kötü ise tüm parti bozulur, zarar büyük boyutlara ulaşır Bu nedenle yükleme kısa sürede bitirilmeli ve ambalajlama çeşitli sarsıntılardan zarar görmeyecek şekilde sıkıca yapılmalı ve depolanmalıdır Ancak depolama iyi bir hava hareketine olanak verecek şekilde olmalıdır Araçta veya depoda soğutma kısa sürede tamamlanmalıdır Hasat yapılırken ve meyveleri sarartma deposuna yerleştirirken salkımların yara-bere almamalarına dikkat edilmelidir Yaralanan ve berelenen meyvelerin kalitesi bozulur



84 Depolama ve Olgunlaştırma İle İlgili Sorunlar



841 Uygun Hasat Zamanının Geçirilmesi



Bu durumda kesilen meyveler öngörülen pazarlama süresini tamamlayamazlar ve bozulurlar Meyveler klimakteriyel devreye girdikleri için uygun depo şartlarında bile (gemide) kendiliğinden olgunlaşmaya başlarlar Kendileri ile beraber tüm partinin olgunluğu ilerler ve artık kontrol altında tutulamaz Bu nedenle taşıma ve boşaltmadan sonra önemli miktarda meyve pazarlanamaz duruma girer Çünkü toptancılar henüz yeşil ve sert meyveleri alırlar ve istendiği zaman olgunlaştırarak satar Bu nedenle klonun özellikleri ve pazarlama süresi göz önüne alınarak uygun hasat zamanı seçilmelidir Muz meyvelerinde hasat sonrası bozulmalar ve nedenleri Resim 34 'de incelenmiştir



842 Depolamanın Geciktirilmesi



Hasattan sonra meyveler en geç 36 saat içinde depolanmalıdır Bu sürenin uzun olması meyvelerin klimakteriel devreye girmelerine yani olgunlaşmaya başlamalarına neden olur Yüksek sıcaklıklarda 2-3 gün bekletme, bu başlangıç için yeterlidir Klimakteriel devrenin başlaması meyvede gözle saptanamaz Et sertliği ile saptama bile yeterince başarılı olmamıştır Bu nedenle çözümü güç bir sorun olarak kalmaktadır (Ek Resim 39 Muzlar Tezgahta), (Ek Resim 40 Tüketiciye Sunulan Muz), (Ek Resim 41 Yemeye Hazır Muz), (Ek Resim 42 Ortalama 1 kg lık Taraklar Tezgahta)

843 Depolama Şartlarının Bozuk Olması

Uygun depo sıcaklığı ve havalandırma, olgunluk kontrolü için en önemli faktörlerdir Sıcaklığın yüksek, havalandırmanın az olması olgunluğu hızlandırır 15,6 oC üzerinde depo sıcaklığı olgunluğu uyartır



844 Meyvelerde Hastalık Zararları



Muz meyvelerinde gerek yeşil olum, gerekse sarı olum devrelerinde çeşitli hastalıklar zarar yapar Bunların zararları olgunluğun ilerlemesiyle artar Bu hastalıklar genellikle zayıf yarı-saprofit patojenlerdir ve ana eksen, tarak bağlantıları ve meyvelerde açılan çeşitli yaralardan girerler Bunlar yüksek bağıl nemde ve hava hareketi ile kolayca yayılır ve gelişirler En önemlileri Thielariopsis paradoxa, Botryodiploidia theobromae ve Gloeosporium musarumdur Bunlardan ilk ikisi parmakların kopmasına yol açar Meyvelere uçtan giren Fusarium theobromae ise sigara (puro) külü şeklinde bir çürüklük yapar ve meyve eti kuru ve lifli olur Bunların zararlarından korunmak meyvelerin çeşitli yaralanmalardan korunmaları, sıkı ambalajlanmaları ve istiflenmeleri, meyvelerin hemen soğutulmaları olgunlaştırmanın kısa sürede tamamlanması ve nemin en kısa sürede % 80-85 'e düşürülmesi gerekir Hevenk halinde pazarlanan muzlarda hevenk düzgün ve temiz olarak ikinci bir defa kesilmeli ve yara yeri koruyucu eriyiklere batırılmalıdır Çeşitli ülkelerde parafin, lanolin ile fenol karışımı; alçı ve çimento karışımı eriyiği veya polietilen polisülfüt ve mercapto-benzothiazol karışımları kullanılmaktadır Kesilmiş taraklar % 5'lik salisylanilid'e daldırılarak korunurlar [10] Bu koruyuculuk görevini kısa süreli kontakt etkili fungusitlerle de yapmak mümkündür



845 Üşüme Zararları



Tropik bölge meyvesi olan muz, donma noktasının çok üstündeki sıcaklık derecelerinde metabolizmasının değişimi sonucu üşüme zararları denen bozulmalar gösterir Optimum depolama sıcaklığı altına inildikçe ve kalma süresi uzadıkça zararın derecesi de artar Hasadı gecikmiş meyveler üşüme zararlarına daha duyarlı olurlar Ayrıca sıcak ekolojilerde yetişenler, daha soğuk şartlarda gelişenlere göre düşük sıcaklığa daha duyarlıdırlar Meyve gelişmesini yavaşlatarak geç hasada sebep olan hastalıklar (leaf spot, element eksiklikleri) üşüme zararlarına duyarlılığı artırır Üşüme zararları aşağıdaki şekillerde belirirler



1 Meyve olgunlaşması anormal ve düzensiz olur Meyveler klimakterium göstermezler



2 Meyve kabuğu donuk sarı, bazı çeşitlerde donuk kırmızımsı renk alır Sonra bu lekeler kararır ve yumuşar Yeşil muzlarda gümüşi renk görülür



3 Meyvelerde plasenta bölgesi sertleşir



4 Meyvede aroma oluşumu geriler, gecikir ve anormal aroma oluşur



5 Olgunlaşmaya bağlı olan nişasta hidrolizi durur, tatlanma geriler Şeker azlığı ve asit yüksekliği sonucu tad ekşi olur



6 Olgunlaşma devresindeki normal tanen metabolizması bozulur, meyveler buruk olur Aktif tanen miktarı normal meyvelerin iki katı kadardır



7 Meyvelerin askorbik asit miktarı normal meyvelere göre düşüktür

Kabuk rengindeki donukluk, epidermis hücrelerinin cansızlaşan protoplazmalarında koyu renkli granüllerin oluşumu ve bunların epidermisin ışık geçirgenliğini değiştirmesi sonucu oluşur Hipodermis hücreleri de aynı şekilde değişirler ve böylece yeşil veya sarı pigmentler kısmen maskelenir Çok şiddetli zararlarda doku tekrar saydamlaşabilir Bu arada zararlanan doku, havanın serbest oksijeni ile temasa geçer ve tanenler okside olarak kahverengi-siyah renklenme olur Düzensiz su kaybı sonucu kütikula ve epidermiste kırışmalar görülür Yeşil muzlarda lateksin içinde bulunan partiküller çöker ve süt berraklaşır Süt boruları ve iletim demetleri kahverengileşir [11]



Bahçede üşümeye karşı hevenklerin çuval veya polietilen torbalarla soğuktan korunması gerekir Depolama başlangıcında sıcaklık düşürülmesi yavaş (1-2 gün içinde) yapılmalıdır Meyvenin hasat sonrası devresinde kritik sıcaklık derecesinin altında kalmamasına önem verilmelidir



846 Yüksek Sıcaklık Zararları



Yüksek sıcaklıkta uzun süre kalan meyveler de zararlanırlar Özellikle aromaları bozulur Kabuk rengi yeşilimsi olarak kalır Meyveler adeta haşlanmış bir durum alırlar ve kaliteleri bozulur



SONUÇ ve ÖNERİLER



Muz yetiştiriciliği konusunda yaptığım bu çalışma, araştırma, denemeler ve literatür taramaları sonrası elde edilen sonuçlar, sorunlar ve çözüm önerileri aşağıda sıralanmıştır İlk aşamada sıralayacağım önerilerin büyük bir kısmı, Eraktan, Selahattin 'in 1994 yılında yayınladığı eserindeki önerileri desteklemektedir



Bölgemiz muz üretici ailelerinde ortalama nüfus 4,7 dir ve bu ailelerin % 90,7 si okuma-yazma bilmekte olup, bunların yaklaşık olarak % 94'ü ilk ve orta öğrenimi, % 6 sı da yüksek öğrenimi bitirmiştir Ailelerdeki işgücünün işletmede çalıştığı ortalama gün sayısı açık muzlarda 231 gün, seralarda 209 gün olarak belirlenmiştir Açık arazideki muz işletmelerinde aile işgücüne ek olarak, dekara 49, seralarda ise dekara 76 erkek işgücü kullanılmaktadır İşletmelerde ortakçılık ve kiracılık pek yoktur Muz işletmelerinde nakit paraya olan ihtiyaç çok fazladır İşletmelerin hiç birinde küçük baş hayvan varlığına rastlanmamıştır Muz işletmelerinde kullanılması gereken çiftlik gübresi ihtiyacının, hemen hemen yarısına yakını kullanılmaktadır Açık arazideki muz işletmelerinin % 65'i, seralardakinin ise % 76'sı çeşitli kişi ve kurumlara borçludurlar 1994 yılı rakamlarına göre açık muz işletmelerinde dekara 2,1 ton, örtü altında ise 4,6 ton verim alındığı hesaplanmıştır Bu rakam 1998 yılına geldiğimizde açıkta 4 ton, örtü altında 9 ton dolaylarına yükselmiştir Tarım işletmelerinin başarısını en iyi bir şekilde gösteren saf hasıla hesabına göre, örtü altında muz yetiştiren işletmelerin, açık arazidekilere göre 2 kat daha karlı olduğu ortaya çıkmıştır Gerek açık arazide ve gerekse seralarda muz yetiştiren işletmelerin yıllık tarımsal gelirleri, 22111984 tarihli 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine dair Tarım Reformu Kanununda belirtilen bir çiftçi ailesinin geçimine yeterli gelirin oldukça üzerinde olduğu tesbit edilmiştir Muz işletmeleri için hesaplanan ortalama tüketim eğilimi (% 79), Türkiye'nin kırsal kesim ortalama tüketim eğilimi olarak hesaplanan % 67 'nin üzerindedir [1] Anamur Ziraat Bankası 1998 yılı itibariyle toplam 1400 çiftçiye 375000000000 tl kredi kullandırmaktadır Bunun yaklaşık % 50’si, 725 kişi örtü altı tarım amacıyla 213000000000 tl kredi kullanmaktadır 1979 yılında kurulan Anamur Tarım Kredi Kooperatifinde ise üye sayısı 1172’tür ve ayni - nakdi olmak üzere toplam 300000000 tl kredi kullandırmaktadır Kooperatif Anamur ilçesinin tarımsal girdi ihtiyacının % 25’ine yakınını karşılamaktadır Kalan % 75 ise diğer kurum, kuruluş ve serbest işletmeler tarafından karşılanmaktadır



Anamur Ziraat Odası 4000 üye sayısı ile bölgenin en büyük çiftçi kuruluşudur Bunun 2000’e yakını turfanda sebze ve meyvecilik ile ilgilenmektedir



Türkiye'de tarım işletmelerinde görülen dengesiz gelir dağılımı, Anamur'daki muz işletmelerinde de vardır 1994 yılı rakamlarına göre örtü altı muz işletmeleri kg başına 4600 tl kar etmişler, açık arazideki muz işletmeleri ise 1187 tl zarar etmişlerdir Ancak, muz üreticileri maliyet hesaplarını bilimsel ve ayrıntılı olarak yapmadıkları için, sadece üretim sırasındaki fiili harcamalarını dikkate almakta ve bunların toplamını ürünün satış tutarından çıkararak karlı olup olmadıklarına karar vermektedirler Bu nedenle karlı olduklarını zannederek aslında zararda bulunduklarının farkına varamamaktadırlar Bu durum tarım işletmelerimizde muhasebenin, özellikle maliyet muhasebesinin çok gerekli olduğunu göstermektedir



Muz üreticilerinin büyük bir çoğunluğu (% 77), ithal muzun çok miktarda girmesi ile yerli muz fiyatlarının çok düştüğünü ve böylece gelirlerinin azaldığını düşünmektedir Muz ithalatının, Anamur muzunun henüz piyasaya çıkmadığı Mart-Ekim aylarında yapılması ve böylece bir dengenin sağlanabilmesi daha yararlı olacaktır Dünyadaki muz tröstlerinin bazı ülkelere çok düşük fiyatlar ile muz satarak o ülkelerdeki muz üretimini durdurmayı amaçladıkları düşünülebilir Bu bakımdan devletimizin ithalat politikaları, tüketicimizi olduğu kadar üreticimizi de koruyacak şekilde yapılmalıdır Nitekim, muz ithalatı ile ilgili mevzuatta 1994 yılında yapılan son değişiklik ile gümrük vergisi % 42'ye çıkarılmış, ton başına alınan fon miktarı 300 dolar olarak tesbit edilmiştir Bir yandan gümrük vergisinin artırılması, diğer yandan dolardaki değer artışının etkisi ile ithal muz fiyatlarının yükselmesi sonucunda muz üretiminde yavaş da olsa bir artış başlamıştır Bütün tarımsal ürünlerin ithalatında tüketicinin korunması yanında, üreticinin ve ülkemizin menfaatlerinin korunmasına dikkat ederek, sınırlandırmalar getirilmeli, kısa vadeli politikalardan üreticimizin zarar görmemesi sağlanmalıdır Yapılan destekleme uygulamaları, Ziraat Mühendislerinin teşhis ve önerileri doğrultusunda tarım ilacı ve kimyasal gübre alan üreticilere uygulanmalıdır



1994 yılında 1379 dekar olan Anamur muz alanları 2000 yılında ise 7000 da’a yükselmiştir Özellikle denize yakın olan muz bahçelerinin giderek yazlık türü işlevsiz yapılarca amaç dışı kullanılması ülkemize büyük zararlar vermektedir Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılmasını engelleyen yasalar bir an önce çıkarılmalıdır Bölgemizde toplam 7000 da alanda, yıllık ortalama 40000 ton civarında gerçekleşen üretimle, ülkemiz muz tüketiminin büyük bir kısmını karşılamaktayız Özellikle tarım amacıyla kullanılması çok zor olan V, VI ve VII sınıf arazilerde bile bölgemiz mikroklima avantajını değerlendirerek kaliteli üretim yapmaktayız Bölgemiz ayrıca doğal dengenin korunduğu ender yerlerden başında gelmektedir Narenciye üretim alanlarında hiç bir insektisit kullanılmamaktadır Sera sebzeciliğinde hormon kullanımı terk edilmeye ve yerine Bombus arısı kullanılmaya başlanmıştır Üreticimizin konuya duyarlılığı ve eğitimi gurur vericidir Organik Tarıma yöneliş devam etmektedir

Üreticilerin büyük bir kısmı, gübre kullanımını bilinçsiz yaptıklarını belirtmişlerdir Muz bahçelerinin büyük bir kısmında yüksek dozda gübreleme nedeniyle (mineral gübrelerin 5-10 dakikada birden verilmesi) köklerinde yanma ve sonrasında çürümelere rastlanmaktadır Toprağın değerinin arttığı ve tarımsal girdilerin fiatlarının sürekli yükseldiği, sağlıklı beslemenin bitki ve insan sağlığı açısından öneminin giderek arttığı günümüzde bilinçli gübreleme çok önemlidir Bilinçli gübreleme için de mutlaka toprak ve yaprak analizine ihtiyaç vardır İlçemize en yakın toprak ve yaprak analiz laboratuvarı Antalya ve Mersin’dedir Buradaki öneriler de bazı bitkiler için bölgemizi temsil etmemektedir Bu nedenle bölgemiz için önereceği gübre kullanımı ile ilgili denemeleri de yapabilecek teknik eleman ve bilgi ihtiyacını karşılayabilen bir toprak ve yaprak laboratuvarına ihtiyaç bulunmaktadır



Açık muz bahçelerinde denizden gelen rüzgarların etkisiyle, yaprakların damarlar boyunca yırtılma, zaman zaman meydana gelen fırtınalar nedeniyle ağaçlarda yıkılmalar olmaktadır Bahçelerin dış kısımlarında aşırı güneş zararı nedeniyle yanmalar olmaktadır



Açıkta yetişen muz bahçelerinde kış soğukları bazı yıllar büyük zararlar vermektedir Bu nedenle örtü altı yetiştiriciliğe geçmek ve bu yetiştiriciliğin teşvik edilmesi gereklidir Toprak işleme, fide ayarı gibi uygulamalarla kökler sürekli yaralanmakta ve mantar hastalıklarının yayılmasına neden olunmaktadır Bu tür uygulamalardan olabildiğince kaçınmak zorunludur Meyve salkımlarını, soğuk zararını azaltmak, hastalık ve zararlılardan korumak için alt tarafı açık naylon torbalar ile korumak gerekir Meyve salkımlarının ağırlık nedeniyle devrilmelerini, kırılmalarını önlemek amacıyla dayak veya demir vb kancalarla korumak gerekir Kancaların veya dayağın salkımın kütüğüne zarar vermesini önlemek için kuru otlarla desteklemek yararlı olacaktır Hasat olgunluğuna gelmeden salkımlar kesilmemelidir

Yetiştiricilikle ilgili bu sorunlara dikkat edilmesi yanında, aşağıda belirtilen ekonomik ve sosyal anlamda bazı sorunlara da dikkat edilmesi yararlı olacaktır



Yörede pazarlama hizmetleri son derece zayıftır Yeni yeni muz olgunlaştırma ve ambalajlama tesisleri devreye girmektedir Tarımsal ürünlerin üretimde ve satışda karşılaştığı sıkıntılarını daha kolay çözmek amacıyla, üreticimiz üretim ve satış şirketleri kurmaya eğilimlidir Doğasıyla, iklimiyle mikroklima özellik gösteren ve turfanda sebzeciliğin önemli merkezlerinden biri olan ülkemizin bazı bölgeleri Tarımda Kalkınmada öncelikli bölge ilan edilmelidir



Bölgemizin ihtiyacını karşılamak üzere bütün bitkilerde (narenciye, muz, sebze vb) virüssüz, sağlıklı fide ve fidan üretimi için Doku Kültürü ile fidan üretimi yapabilecek gelişmiş bir laboratuarın bölgede kurulması yararlı olacaktır



Doğanın her türlü meyve ve sebzeyi yetiştirmek için bir çok güzellikleri bol miktarda bahşettiği Anamur ve civarında yetiştirilen ürünler pazarlama ve ambalajlama konularında maalesef aynı ölçüde imkanlara sahip değildir Yazın sıcaktan, kışın dondan, diğer zamanlar rüzgar vb dış etkenlerden korumak için soğutma depolarına ve soğutuculu-ısıtıcılı taşıyıcılarına ihtiyaç bulunmaktadır Anamur-Antalya asfaltının bir an önce çift şerit olarak yaptırılması gerekmektedir Ayrıca bölgemiz için pazar şartlarını ayarlamak amacıyla şoklama, sınıflandırma ve paketleme bölümlerinin de olduğu soğuk hava depolarına da ihtiyaç duyulmaktadır



Turfanda sebzecilik için önemli bir yeri olan Anamur İlçesinde örtü altı tarımın hızla gelişmesi, önemli bir gelecek vaat etmesi nedeniyle, yeterli teknik bilgiyle donatılmış üreticilere ve teknik elemanlara ihtiyaç duyulmaktadır Ayrıca yapacağı denemeler ve örnek uygulamalar için araştırma ağırlıklı bir bölüm olarak, MÜ Anamur meslek Yüksek Okulu bünyesinde, Muzculuk ağırlıklı Subtropik Bitkiler Yüksek Okulu açılmalıdır



Ülkemizde kamu kesiminde ve Tarım Bakanlığında Muz Yetiştiriciliği konusunda gerekli araştırma ve çalışmalar için yeterli teşvikler yapılmamaktadır Yetişmiş teknik personelin daha da gelişmesi için gerekli ortam hazırlanmamakta, yapılan çalışmalar engellenmektedir Üniversitelerde ise bu konuda yapılabilecek çalışmalar sadece Akdeniz Üniversitesi Antalya Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümündeki çalışmalar ile sınırlıdır Muz üzerinde kariyer yapma olanağını zayıf gören akademik personel, bu konuda çalışma yapmak istememektedir



Tarımda teşvik ve krediler ZirMüh öncülüğünde yapılmalı, öz sermayeye dayalı krediler teşvik edilmelidir Tarımsal ürünlerin üretimde ve satış da karşılaştığı sıkıntılarını çözmek amacıyla üreticinin kuracağı üretim ve satış birlikleri veya şirketlerinin kuruluşu teşvik edilmelidir Üretim ve satış planlamaları, Pazar politikaları vb tüm amaçlara yönelik olarak Tarımsal Bilgi İşlem ağı geliştirilerek ülke düzeyine yaygınlaştırılmalıdır Tarım ürünlerinin pazarlanmasında TSE zorunlu olmalıdır

Ülkemiz nüfusunun en az % 50’sini oluşturan tarımla ilgili vatandaşlarımızın bilgilenmesini sağlamak amacıyla, Tarım ve Çevre sorunları, erozyon vb konularda yerel ve genel TV kanallarında izlenebilir olan 19oo-22oo saatlerinde arası 30 dakikalık bir proğram konulmalıdır



Ülkemizde tüketicinin sağlığını ilgilendiren, Pestisit kullanımı en aza ve en sıkı kontrolle indirilmeli, bu konuda her türlü eğitim ve düzenleme yapılmalıdır, Kimyasal savaşı en son çare olarak düşünmeli biyolojik savaşa öncelik tanınmalı planlı proğramlı Tarıma yönelinmelidir,



Hale sunulan ürünlerde Üretici adı-soyadı, Üretilen yer/mevkii, Ürünün çeşidi, Hasat tarihi ve ilişkide olunan teknik eleman vb bilgilerinin olduğu etiketleme sisteminin yerleştirilmesinin sağlanması yararlı olacaktır Semt pazarlarında üretici satış yerleri için daha geniş alanlar bırakılarak, piyasada belli bir dengenin oluşturulmasına destek olunmasının, bu konudaki öncülüğü Ziraat Odaları yaparsa üretici birlikleri de güçlenmiş olacaktır



Ziraat Mühendisleri Odasının etkin bir şekilde yer aldığı, Tarım Bakanlığı ile birlikte düzenlenecek Tarım Şuralarının, Tarım Kesimini en geniş şekilde kucaklayacak şekilde her yıl düzenlenmesi ve alınan kararların Devletin Tarım Politikası haline getirilmesi yararlı olacaktır Devletin tarım sektörüne bakışı yeterince net olmalıdır



Devlet ve kuruluş temsilcileri, ulusun çıkarlarını korumak amacıyla hareket etmelidir Kamu kurum ve kuruluşları verimli çalışmalıdır Meslektaşlarımızın mesleklerini ve teknik bilgilerini ortaya döktükleri, üreticinin, meslektaşlarımızın peşinde bilgi almak için koştuğu, çalışkan, pırıl pırıl, saygın bir Ziraat Mühendisi olarak dolaştığı ortamlar gereklidir Kamu kurum ve kuruluşlarındaki atama, tayin ve terfilerin, siyasilerin iki dudağı arasında değil, kıdem, başarı ve verimlilik esasına oturduğu, çalışmanın teşvik edildiği, çalışanın maddi, manevi ödüllerle onurlandığı, Silahlı Kuvvetlerdeki gibi bir atama, tayin ve terfi sistemi kurulmalıdır



Biz Ziraat Mühendisleri Odası olarak artık meslektaşlarımızın tamamının tüketici değil üretici olmak istediklerini dile getiriyoruz Türk toplumunu beslenmesi görevi bugün de tarımındır, yarın da tarımın olacaktır Bu lokomotifin makinistleri de Ziraat Mühendisleridir

Alıntı Yaparak Cevapla