Yalnız Mesajı Göster

Tanzimat Edebiyat

Eski 07-26-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tanzimat Edebiyat





Tanzimat Edebiyat


TANZİMAT EDEBİYATI İkinci Dönem (1876-1896 arası)

VE

Edebiyatçıları



1876-1896 yılları arasında ikinci dönemin tanınmış temsilcileri Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Sami Paşazade Sezai ve Nabizade Nazım'dır


İkinci dönem edebiyatçıların sanat anlayışları birincilerden farklıdır İkinci dönemde sanat sanat içindir anlayışıyla eserler verilmiştir Bunun sebebi bu devirde idarenin daha baskıcı davranmasıdır


Bu dönemde batı edebiyatı örnekleri daha başarılı bir şekilde ortaya konmuştur


Dönemin sanatçıları devlet işleriyle, siyasetle, toplum meseleleriyle değil sadece sanatla ilgilenmişlerdir Birinci dönem sanatçılarının toplumsal sorunlarla ilgilenmelerine karşın bu dönem sanatçıları kişisel konu ve temaları işlemişlerdir


Bu yüzden dilleri daha ağırdır


Dönemin romanlarında realizmin, şiirinde ise romantizmin etkisi vardır


Dönemin Edebiyatçıları


Recaizade Mahmut Ekrem (1847-1914)

Şiir, roman, hikâye, tiyatro, eleştiri, edebî bilgiler türlerinde eserler vermiştir


Şiirlerinde hüznü ve elemi işlemiştir Ölümü hatırlatan tabiat manzaraları, hüzünlü duygular, romantik güzellikler, solgun güller, kitap yaprakları arasında kurutulmuş çiçekler, küçük kuşlar onun şiirlerinin konuları arasındadır Oğlu Nejad’ın ölümü; işli, üzüntülü şiirler yazmasında etkili olmuştur


Edebiyatta yenileşmeden yanadır Muallim Naci ile aralarında bu konularda tartışmalar olmuştur


Eserleri


Nağme-i Seher: Şiir


Yadigâr-ı Şebab: Şiir


Pejmürde: Şiir


Zemzeme: Şiir Önsüzünde edebiyat hakkındaki düşünceleri ve edebî eleştirileri vardır (Bu esere Muallim Naci “Demdeme” ile karşılık vermiştir)


Muhsin Bey: Hikâye


Şemsa: Hikâye


Araba Sevdası: Roman Realizmin etkisiyle yazılmıştır ve batı hayranlığı yolunda düşülen garip durumları eleştirir


Çok Bilen Çık Yanılır: Komedi


Afife Anjelik: Tiyatro


Vuslat: Tiyatro


Atala: Tiyatro


Talim-i Edebiyat: Edebî bilgiler içerir



Samipaşazade Sezai (1860-1936)

Batılı tarzda hikâyeleri ve bir romanı vardır


Sergüzeşt adlı romanı realizme doğru atılmış bir adımdır


Küçük Şeyler adlı hikâye kitabı Fransız realistlerinin sanat anlayışlarına uygundur


Rumuzul-edeb, bazı makale, hikâye ve sohbetlerini içerir


Romantik özellikler taşıyan şiirler de yazmıştır


Şiir isimli bir de piyesi vardır


“İclâl”de, yeğeni İclâl’in ölümü üzerine yazdığı mersiye, bazı nesirleri ve hatıraları vardır



Abdülhak Hâmit Tarhan (1852-1937)

Edebiyatta batılılaşmanın asıl ihtilâlcisidir


Şair-i Azam olarak bilinir


Kurallara uymayan, batı şiirinde gördüğü her yeniliği Türk şiirine uygulayan, divan şiirini bitiren o olmuştur


Doğu ve batı şiirini işlendikleri yerlere giderek öğrenmiştir


Sanatında romantik etkiler vardır


Zengin bir lirizm bulunan şiirlerinde vezne, kafiyeye, söze, dile pek önem vermemiştir Taşkınlık ve yücelik, söyleyişteki tezat onun şiirinin önemli özellikleridir


Şiirlerinde ve tiyatrolarında tarihî konular önemli bir yer tutar Soyut kavramlar, hayat, tabiat, ölüm, insan, onun işlediği konulardır


Şiirleri: Sahra, Belde, Makber, Ölü, Bunlar O’dur, Hacle, Bâlâdan Bir Ses, Garam


Yirmiye yakın tiyatrosu vardır Sahnelenmesi imkânsız tiyatro eserleri yazmıştır Bu eserlerde insanların yanında ölüler, ruhlar, hayaletler, periler de rol alır Tiyatroda egzotik, tarihî, millî ve dinî konuları işlemiştir Bazı oyunlarında Shakespeare’in tesiri görülür Hepsi de dramdır ve bazıları mensur bazıları da manzumdur


İlk tiyatro eseri Macera-yı Aşk’tır Tarık, Finten, Eşber, Nesteren, Sardanapal, İlhan, Hakan, Liberte önemli tiyatro eserleridir


Nabizade Nazım (1862-1893)

Romanlarıyla ve hikâyeleriyle realizmin ve natüralizmin temsilcisidir


Karabibik, edebiyatımızda Anadolu konulu ilk hikâyedir Köy romanı olarak bilinir Köy hayatı tam bir realizmle yansıtılmıştır


Zehra, ilk psikolojik roman örneğidir Eserde tasvir ve tahliller geniş yer tutar


Diğer hikâyeleri: Yadigârlarım, Bir Hatıra, Sevda, Haspa


Muallim Naci (1850-1893)

Eski şiirin savunucusu ve temsilcisidir Eski-yeni konusunda Recaizade ile aralarında tartışmalar olmuştur Naci göze hitap eden kafiyeyi savunurken, Recaizade kulağa hitap eden kafiyeyi savunmuştur Tartışma konusu, “abes” ve “muktebes” kelimelerinin -eski yazıda- kafiyeli olup olmadıklarıdır


Batılı şiiri benimsememesine rağmen bu alanda başarılı şiirler yazmıştır


Şiir kitapları: Ateşpare, Şerare, Füruzan, Sünbüle


Edebî eseri: Istılahat-ı Edebiye


Sözlüğü: Lûgat-ı Naci

Alıntı Yaparak Cevapla