Yalnız Mesajı Göster

Atatürkün Eğitim Anlayışı

Eski 07-26-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Atatürkün Eğitim Anlayışı



Atatürkün Eğitim Anlayışı nasildi - Atatürkün Eğitim Anlayışına verdigi onem - Atatürkün Eğitim Anlayışı hakkinda bilgiler


Herhangi bir ülkede eğitim siyaseti, o ülkede nasıl bir gençlik istendiği, gelecek kuşakların temel değerlerinin ne olması gerektiği, nasıl bir insan gücüne gereksinim duyulduğu konularında temel ilkeler belirlendikten sonra, bu temel ilkeler çerçevesinde saptanır

Osmanlı İmparatorluğunda medrese ağırlıklı eğitim göze çarpmaktadır Medreseler temel eğitim kurumuydular Vakıflar tarafından kurulup, idare edilirlerdi İlk medrese Orhan Bey zamanında İznikte açılmıştır ll Mehmet döneminde Sahn-ı Seman medresesi, Kanuni döneminde de Süleymaniye Medresesi açılmıştır

Medrese eğitimi ilk, orta ve yüksek olmak üzere üç kısımdı Devlet, halkın eğitimiyle uğraşmazdı

Yükselme döneminde medreselerde din derslerinin yanında müspet bilimler de okutulmuştur Sahn-ı Seman ve Süleymaniye Medreselerinde fen dersleri okutulmuştur

Medreseler dışında en önemli yüksek öğretim kurumu olarak Enderun Mektepleri vardı Devlet yöneticisi yetiştiren bu okullara devşirme öğrenciler alınırdı Enderun, bir başka deyişle, İç Saray Eğitimi demekti

Osmanlı ülkesinde yaşayan azınlıkların kendi okulları vardı Bir de ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya gibi devletlerin açtığı yabancı okullarda eğitim öğretim yapılıyordu Bu okullar, devletin denetimi dışındaydı

Ülkemizde Tanzimatla beraber meydana gelen hareketlenme eğitim alanında da görülmüş ve izlenen eğitim politikaları sorgulanmaya başlanmıştır 1916da Ziya GÖKALP, İttihat ve Terakki Kongresine verdiği raporda; başka milletlerde en karakterli ve ahlaklı kimselerin iyi eğitim görmüş insanlar arasından çıktığını, fakat Türkiyedeki durumun bunun tam tersi olduğunu, vatan için en zararlı kimselerin medrese veya mektepte okumuş olanlar arasından çıktığını, Türkiyedeki medrese ve mekteplerin kişilerin ahlak ve karakterini bozduğunu söyler Bunun sebebinin, diğer milletlerin eğitim sistemlerinin milli olmasına rağmen, bizim eğitim sistemimizin kozmopolit bir halde bulunmasına bağlar Ve bu düşünceleriyle, çağın yetiştirdiği en büyük devrimci ve devlet adamı olan Mustafa Kemali etkileyerek yeni bir eğitim sisteminin oluşmasına kapı açar

Atatürk, eğitim ile ilgili düşüncelerini ve tasarladıklarını Kurtuluş Savaşı sırasında paylaşmaya başlamıştır Sivas Kongresi sırasında Amerikalı gazeteci Mr Brownla yaptığı görüşmede şunları söylemiştir: Türk halkı iyi bir eğitim görmeli ve iyi bir hükümete sahip olmalıdır Eğitim, okul demektir Türk köylüsünün pek azı okuryazardır Ama bu köylüler öğrenmeye isteklidir, çocuklarının iyi bir eğitim almasını isterler

Atatürk, bu sözleriyle milletin içindeki öğrenme isteğini dile getirmiş ve eğitim alanındaki yapılacak yeniliklerin sinyalini vermiştir Öyle ki bir savaş stratejisinin belirleneceği ve toplumu örgütlemek amacıyla toplanmış kongrede bile geleceği düşünerek eğitime de yer vermiştir

Önemli bir nokta da, Kurtuluş Savaşının devam ettiği sırada, 1621 Temmuz tarihlerinde Ankarada toplanan Maarif Kongresidir Bir milletin varolma mücadelesi verdiği bir sırada belki pek çok devlet adamının aklına bile gelmeyecek, gündemi arasında yer almayacak olan eğitim meselesini Atatürk memleket için en önemli mesele olarak görmüş ve böyle bir kongreyi gerçekleştirmeyi başarmıştır Atatürk, düşüncelerini şöyle dile getirmiştir: Bugün Ankara, Milli Türkiyenin Milli Eğitimini kuracak olan Türkiye Öğretmenler Kongresinin toplanmasına da sahne olmak mutluluğu ile övünmektedir Yüzyıllar süren derin bir umursamazlığın devlet yapısında açtığı yaraları sarmak için gerekli olan çabaların en büyüğünü, hiç kuşkusuz eğitim alanında, esirgemeden göstermek gerekir Ancak geniş ve yeterli koşullara ve araçlara kavuşuncaya dek, geçecek savaş günlerinde de, tam bir dikkat ve özenle işlenip çizilmiş bir milli eğitim programı yapmak ve eldeki örgütlerimizi bugünden verimli bir çalışmaya yöneltecek ilkeleri hazırlamak için çalışmalıyız

Görüldüğü gibi Atatürk bu sözleriyle eğitimin artık programlanması gerektiğini ve milli bir kimlik kazanarak etkili bir şekilde uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır

Atatürk şu sözleriyle de eğitimde şimdiye kadar izlenen yöntemleri sorgulamış ve ulusun geri kalmışlığında eğitimin oynadığı rolü ortaya koymuştur Bugüne dek izlenen eğitim ve öğretim yöntemlerinin, ulusumuzun gerileme tarihinde en önemli etken olduğu inancındayım Onun için bir milli eğitim programından söz ederken geçmişin boş inançlarından ve yaratılışımızın nitelikleriyle ilgisi olmayan yabancı düşüncelerden, doğudan ve batıdan gelen tüm etkilerden büsbütün uzak, ulusal yaratılışımıza ve tarihimize uygun bir kültür düşünüyorum Çünkü ulusal dehamızın tam olarak gelişmesi ancak böyle bir kültürle sağlanabilir Herhangi bir yabancı kültürü, şimdiye dek izlenen yabancı kültürlerin yıkıcı sonuçlarını tekrar ettirebilir Kültür; yapıldığı, geliştiği yerin özelliklerine bağlıdır Bu yer, ulusun seciyesidir Eğitim bir kültürleme işidir Kültür aktarımında en önemli rolü eğitim oynamaktadır Atatürk bu sözleri ile eğitimin bir kültürleme işi olduğunu ortaya koyarak eğitime bilimsel bakış açısıyla yaklaşmıştır

Atatürk, Maarif Kongresine katılan öğretmenlere seslenerek kendilerine düşen görevi ortaya koymuş, ülkemizin iyi yetişmiş ve yetenekli bireylere olan ihtiyacını da belirtmiştir Büyük tehlikeler karşısında uyanan ulusların ne ölçüde kararlı olduklarına tarih tanıklık etmektedir Silahlarıyla olduğu gibi, kafasıyla da savaşmak zorunda olan ulusumuzun, birincisinde gösterdiği üstün gücü, ikincisinde de göstereceğine hiç kuşkum yoktur Ancak bu doğuştan gelen yetenekleri geliştirebilecek bilgilerle donatılmış yurttaşlar gerekir Bu ödev de sizlere düşmektedir

Maarif Kongresi için, 18 Temmuz 1921 tarihli Hâkimiyet-i Milliye gazetesi şunları yazacaktır: Cephelerde felah ve istiklal ordusu Yunanla mücadele ederken, Ankara da muallimler ordusu cehalete karşı müdafaa programı hazırlıyor Harb ve Maarif cephelerinin ikisinde de faaliyetler var Milli ordu vatandan düşmanı, muallimler ordusu da cehalet ve zulmeti kovacak, iki hizmetin aynı anda tecellisi ulvi bir tesadüftür

Maarif Kongresine 250den fazla öğretmen katılmış, Halk Mektepleri projesi, ilköğretimin 4 yıldan 5 yıla çıkartılması, öğretim programlarına gerçek hayata dönük dersler konulması, köy öğretmeni yetiştirilmesi gibi konular ele alınmış fakat kongrenin savaş sebebiyle erken sona ermesi ile verimli sonuç alınamamıştır Fakat içinde bulunulan şartlar göz önüne alındığında kongrenin çok önemli bir adım olduğu su götürmez bir gerçektir

Atatürk, 1 Mart 1922de TBMMyi açış konuşmasında; Hükümetin en verimli ve en önemli ödevi eğitim işleridir diyerek eğitime verdiği önemi belirtmiştir

Atatürk, yapmış olduğu bu konuşmalarla milletin geri kalma nedenlerini analiz ettiğini, eğitim sisteminin bu konuda en büyük suçluluk payına sahip olduğunu, eğitim sisteminde devrim yapılması gerektiğini, eğitimin toplumun özellikleri ve ihtiyaçları yanında, çağın gereklerine de uyması gerektiğini, uygar bir toplum olmak için kültürümüzün yüceltilmesi gerekliliğini,eğitimde milliliğin yanında çağdaş çizgilere de yer verilmesi gerektiğini ortaya koymuştur

Ziya Gökalp ile başlayan eğitim üzerine etkili düşünme süreci Mustafa Kemal ile kendine vücut bulmuştur Eğitimin millileştirilmesi için gerekli adımlar atılmış ve yatırımlar yapılmıştır Kemalist Eğitim Modelinin tohumları geçmişi sorgulamak ve var olan koşulları iyi analiz etmekle atılmış ve uygulanmaya başlandıktan sonra meyvelerini en kısa zamanda vermiştir


Alıntı Yaparak Cevapla