07-25-2012
|
#3
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kültür Emperyalizmi
Yabancı okulların imparatorluktaki coğrafi dağılışları ve yayılmaları Avrupa’nın niyet ve emellerini ortaya koymaktadır; bu okullar imparatorluğa yabancı sermayenin, bankaların, ticari şirketlerin, konsoloslukların ve öbür temsilciliklerin girdiği şehir ve bölgelerden başlayarak yayılmaya devam etmiştir Bu okullar, İmparatorluğun en ehemmiyetli dört merkezinden (İstanbul, İzmir, Selanik ve Beyrut) başlayarak İmparatorluğun her yanına yayılmışlardır 1905—1906 yıllarına ait istatistikler durumu gözler önüne sermeye kafidir: Beyrut vilayetindeki okulların sayısı:
Resmi devlet okulları… 204
Özel Müslüman okulları 72
Özel Yabancı okulları … 28
a)Fransızlar ……  39
b)İngilizler ………37
c)Amerikan ……  28
d)Rus …………… 8
e)Alman ………… 7
f)İtalyan ………… 5
g)Katolik ………… 8
Verilen rakamlar sömürgeci devletlerin imparatorluktaki kültür emperyalizmini açıkça ortaya koymaktadır Anadolu’ya baktığımızda durum farklı değildir Aynı istatistiklere
göre Anadolu’nun bazı vilayetlerindeki yabancı okulların sayısı şöyledi:
Bu yabancı okullara gayr-i müslim okulları da eklenince İmparatorlukta fikri, siyasi, iktisdi ve kültürel hayatın Müslümanların ve bizzat devletin aleyhine geliştiği görülmektedir II Ahdülhamid devrinde bu okulların ruhsatsız açılanları kapatılmak, diğerleri de teftiş yoluyla kontrol edilmek istenmişse de fazla başarı sağlanamamıştır Böylece emperyalizmin en korkuncu ve en tehlikelisi olan kültür emperyalizmi imparatorlukta devam etmiş ve Osmanlı aydınları üzerinde tesirli olmuştur
Bu okulların kuruluş gayeleriyle ilgili müşahhas bir misal vermek gerekirse; Türkiye’de Hıristiyan Batı kültürünün en tesirli propaganda karargâhlarından biri olan Robert Kolej, 1863’de Dr Samuel Hamlin, Dr Long, Dr Robert ve Dr Vasburn adlarında dört misyoner papaz tarafından kuruldu Kuruculardan Dr Hamlin tam yedi sene bu kolejin kuruluşunu gerçekleştirebilmek gayesi ile sarayda paşaları kandırmak için uğraşmıştır Robert kolejinin ilk talebeleri arasında bulunan Bulgar ihtilalcisi Mateef, Bulgarca Mir Gazetesinin 20 Haziran 1936 ve 10774 numaralı sayısında şunları yazıyordu “Dr Hamlin; Müslümanlık nereden İstanbul’a girmişse Hıristiyanlığın da oradan İstanbul’a girmesi için Rumeli Hisarı’nın en yüksek kulesi üzerinde bir kolej açmak istiyordu ” 1840 da bir Ermeni Keşiş okulunun bir bölümünde ajitasyon ve tahrik eğitim ve öğretimine başlayan Robert Kolej binalarının Bebek sırtlarında inşa edilmesine 1869’da izin çıktı Okulun bütün masraflarını Fransız Yahudilerinden Christopher Rinlender Robert üzerine almıştı Robert 1878’de ölürken servetinin beşte birinin koleje verilmesini vasiyet etmiş, böylece 400 bin dolarlık bir servete kavuşan okul idarecileri Robert Kolej’in dev binalarını yaptırmışlardı 1878’e kadar Amerikan koleji adıyla anılan okulun ismi ise, bu tarihten sonra Robert Kolej’e çevrilmişti
Batının emperyalist düşüncelerini gözler önüne seren Sartre’nin “Yeryüzünün Lanetlileri” kitabının önsözündeki şu cümleler konuyu aydınlığa kavuşturması bakımından oldukça önemlidir “Amsterdam, Paris, Londra gibi ülkelere birkaç aylığına bir kısım Asyalı ve Avrupalı gençleri getirip, gezdirecek; giyim kuşamlarını değiştirecek, biraz lisan, biraz da batı kültürü verdikten sonra, kendi hars ve manevi değerlerinden uzaklaştırarak yeniden ülkelerine göndereceğiz Artık bizim borazanlarımız haline gelen bu gençler, gittikleri ülkelerde bizim düşündüğümüz gibi düşünecek ve bizim söylediklerimizi haykıracaklardır ”
Emperyalist Batı toplumu kendi menfaatlerinin temini ve devamı için kendi düşünce tarzını, hayat felsefesini, duyuş ve zevk alışlarını bizim insanımıza empoze ede ede, bizi öyle sersemleştirdi ki; artık biz kendi gibi düşünemez, kendi gibi inanamaz, kendi gibi okuyup yazamaz olduk, özden uzaklaşma, yabancılaşma her tarafımızı sardı ve taklitçi bir millet haline geldik
Evet, birkaç asırdan beri ruhunu kaybetmiş milletimizin etrafını saran bu kâbustan kurtuluş, kendi ruhumuzu bulmamıza bağlıdır Bizim kendimizi bulmamız için de çok ciddi bir eğitim ve terbiyeye ihtiyaç vardır Bu milletin bağrında gelişip boy atmış, inançla gerilmiş ruhlar, bu terbiye ve yetiştirme vazifesini yılmadan, sarsılmadan ve bir mercan sabrı ve sessizliği içinde sürdürdükleri takdirde, üzerimizdeki zincirleri kıracağımızı ve madde ve mana planında dirilişimizi gerçekleştireceğimizi ümit ediyorum
İbrahim Refik
Kaynaklar:
1 Uluslararası haberleşme ve Türk basını üstüne notlar İlim Sanat Dergisi, Kemal Kahraman Mart/Nisan sayı 6, 1986
2) Avrupa Emperyalizminin Osm İmp giriş vasıtaları Doç Dr Bayram Kodaman, Milli Kültür Haziran, 1980
3) Kültür Emperyalizminin Psikolojik temeli ve sızma yılları Rd Reha OğuzTurkkan, Milli Kültür Mayıs 987
4) Öğüt dergisi sayı: 20
5)Türk basının illeti: Dışa bağımlılık Cemil Kıyar, Zaman gazetesi 2 Nisan 1988
6) Şok A Toffler İst 1974 Sy 66
7) Yitirilmiş Cennete Doğru M Abdulfettah Şahin sf 65 İzmir, 1988
__________________
|
|
|
|