Konu: Kordon Kanı
Yalnız Mesajı Göster

Kordon Kanı

Eski 07-25-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kordon Kanı






Kordon Kanı
KORDON KANI HAYAT KURTARABİLİR
Kök hücrelerle ilgili araştırmaların tıpta uygulama alanlarının artması ile birlikte doğan kök hücre
kaynaklarının keşfedilmesi ihtiyacı tüm dünyada kordon kanı saklama uygulamasının
yaygınlaşmasına neden olmaktadır
Göbek kordonu, anne ile karnındaki bebek arasında besin ve oksijen alışverişini sağlayan
plasentaya bağlıdır Doğum sürecinin tamamlanmasından kısa süre sonra plasenta görevini
tamamlayarak rahim dışına atılır "Kordon kanı" olarak isimlendirilen kan, bebeğin doğumundan
sonra göbek kordonunun plasenta tarafında kalan kandırAncak son gelişmelerle kordon kanının
çeşitli hastalıkların tedavisi açısından önemi anlaşılmış ve özel yöntemlerle toplanıp saklanmaya
başlanmıştır Bebeğin kordon kanı, "kök hücreler" açısından oldukça zengin bir kaynaktır
Kök hücreler, birçok dokuda bulunan ve değişerek vücudun diğer dokularını oluşturma
yeteneğine sahip bir grup hücredir Kök hücreler doku ve organlara oksijen ve karbondioksit
taşıyan eritrositlere (alyuvar), vücudun bağışıklık sistemini oluşturan lökositlere (akyuvar) ya da
kanın pıhtılaşmasını sağlayan trombositlere, kemik, kıkırdak, damar duvarı, bazı sinir sistemi
destek hücreleri, kalp kası, böbrek hücrelerine farklılaşabilir Kök hücrelerin vücuttaki diğer tip
hücrelere farklılaşma özelliğinin keşfedilmesi ile birlikte bu hücrelerin kanser, felç, Parkinson,
Alzheimer, omurilik zedelenmeleri, kalp ve birçok genetik kaynaklı hastalıkların tedavisinde
kullanılabileceği fikri ortaya çıkmıştır
Günümüzde kök hücreler özellikle kemoterapi ve/veya radyoterapi gören kanser hastalarının kan
ve bağışıklık sistemini yeniden canlandırmak için kullanılmaktadır Embriyodan, kordon kanından
veya kemik iliğinden elde edilebilen kök hücreler vücudun "kaynak" hücreleridir Tedavide kök
hücre kaynağı olarak kemik iliği, kordon kanı veya dolaşımdaki kan tıbbi kriterlere uygun ise
kullanılabilmektedir
Kordon Kanı Bankaları, bebeğin kordon kanını gelecekte olası tıbbi gereklilikler için saklayabilme
olanağını sunmaktadır
Doğumdan sonraki ilk 10 dakika içinde alınan kordon kanı uygun şartlarda dondurulur ve kordon
kanı bankasında saklanır Bu değerli kök hücreleri gerektiğinde çözülerek kullanılabilir
Kordon kanı kök hücreleri çok değerli oldukları ve sadece doğumda toplanabildikleri için toplama
işleminin bu konuda uzman hekimler tarafından yapılması, toplanma sonrası işlemlerin uzman
kişilerce yürütülmesi ve örneklerin uygun koşullarda saklanması gerekir
İlk kordon kanı nakli 1988 yılında gerçekleştirilmiştir 1995 yılından itibaren dünyada kordon kanı
bankaları yeni doğanların kordon kanlarının saklanabilmesi için yaygın olarak faaliyete geçmiştir
Hangi aileler için bebeklerinin kordon kanını saklamak uygundur?
Kordon kanı kök hücreler açısından çok zengindir Kök hücreler halen pek çok ciddi hastalıkta
değerli bir tedavi seçeneğidir Bu nedenle kordon kanı atılmamalı, uygunsa saklanmalıdır
Ailede kök hücre tedavisi ihtiyacı tıbbi olarak saptanmış birisi varsa bebeğin kordon kanını
saklatmak amacıyla mutlaka hastanın hekimine danışmak gerekir Bebeğin kordon kanı ileride
kendisi için veya ailede bir başkasının kullanımı amacıyla da özel olarak saklanabilmektedir
Ancak, bir kişinin kök hücre nakline ihtiyacı olacak bir hastalığa yakalanma ihtimali yaklaşık 1/
20,000 ile 1/37,000 arası hesaplanmıştır Oysa kök hücre nakli bekleyen çok sayıda hasta
bulunmaktadır Bu nedenle tıbbi ve sosyal etik açısından kordon kanını özel saklatmak yerine,
ihtiyacı olan hastaların kullanımı için bağışlanması tavsiye edilmektedir
Günümüzde kordon kanı nakli ile tedavi edilebilen yaklaşık 50 adet hastalıktan bazıları şunlardır:
? Lösemiler
? Lenfomalar
? Myelodisplastik sendromlar
? Myeloproliferatif hastalıklar
? Fankoni hastalığı
? Aplastik anemiler (kemik iliğinde hücre üretiminin olmaması)
? Orak hücreli anemi
? Talasemi
? Nöroblastom
? Bazı bağışıklık yetmezlikleri
Kök hücre naklinde dikkate alınması gereken unsurlardan birisi HLA uyumudur HLA
antijenleri, doku uygunluk antijenleri olarak isimlendirilen, vücudun kendi hücreleri ile yabancı
hücreleri birbirinden ayırt etmesine yarayan moleküllerdir HLA bölgeleri nakil için alıcı ve verici
arasındaki doku uyumunu belirler HLA uyumu tam olmadığı durumlarda, dokular karşılıklı
birbirlerini reddeder ve nakil başarısız olur Bazen de, nakledilen doku hastanın vücudunu
düşman olarak görür ve ona karşı savaş açarak GVH hastalığına meydan verir Zorunlu şartlarda
gerçekleştirilen ve daha az HLA uyumu gösteren kordon kanıyla yapılan nakillerde başarılı sonuç
gösterilmiştir
Graft versus host (GVH) hastalığı nakil sonrasında, nakledilen dokunun alıcı hastanın hücrelerine
karşı bir reaksiyonudur Kordon kanı kök hücreleri nakillerde başlıca ölüm nedenlerinden biri
olan GVH hastalığına kemik iliği kök hücrelerinden daha az neden olur Kemik iliği nakli için alıcı
ile verici arasında çoğunlukla tam bir doku (HLA) uyumu olması gerekir Kök hücrelerin bağışıklık
red cevapları henüz tam olarak gelişmediğinden kordon kanı naklinde tam bir uyum olmasa da
başarı sağlanabilir Bu özellik aile bireyleri arasında kordon kanı nakli gerçekleştirilmesine de
olanak sağlar
Saklanan kordon kanındaki kök hücreler, gerekli olduğu durumda hemen kullanılabilecek
haldedir Bu durum, hastalıkların ilerlemesini önleyebilmek için en kısa sürede tedavinin zorunlu
olduğu durumlarda önem kazanır
Her yıl çoğunluğu çocuk, yaklaşık 500 kişi kordon kanı tedavisi görmektedir Son yıllarda
500'den fazla erişkinde de iki kordon kanı birleştirilerek başarıyla kök hücre tedavisi yapılmıştır
Türkiyede ihtiyacı olan hastalara kök hücre nakli işlemi 20 yıldan uzun bir zamandır dünya
standartlarıyla oldukça başarılı bir şekilde yapılmaktadır Bu kök hücreler bazen kemik iliğinden,
bazen kandan bazen da kordon kanından sağlanmaktadır Nakillerin hemen hepsinde kök
hücreler dondurularak bir süre saklandıktan sonra çözülerek kullanılmaktadır Kordon Kanlarının
Kordon Kanı Bankacılığı ismi altında toplanarak tedavilerde kullanımları ise yaklaşık 7 yıl önce
Hacettepe Üniversitesinde başlamıştır Bu işlemin tüm maliyetini SSK da ödemektedir
Görüldüğü gibi, kök hücrelerin saklanıp tedavide kullanılmaları yeni bir yöntem değildir ve
Türkiyede derin bir tecrübe bulunmaktadır Yeni olan, kök hücre saklanmasının hastalar dışında,
acil ihtiyacı olmayan normal kişiler için de yapılmaya başlanmasıdır Bunda en büyük etken kök
hücreler kullanılarak hastalıklara yeni tedavi biçimlerinin ortaya çıkması ve böyle tedavi
edilebilecek hastalık potansiyelinin hızla büyümesidir
Kordon kanının toplanması
Kordon kanı, bebek doğar doğmaz ilk 10 dakika içinde, göbek bağı kesildikten sonra göbek
bağının plasenta tarafında kalan bölümünden alınır Bu kan, toplanmadığı tüm durumlarda
plasenta ile birlikte atıldığından, toplanması normal doğum prosedürünü ve bebeği herhangi bir
şekilde etkilememektedir Genelde toplama işlemi doğum esnasında doğumu yaptıran hekim
tarafından yapılır Hem normal yolla hem de sezaryen doğumlarda uygulanabilir
Sadece birkaç dakika alan kordon kanının toplanması işlemi; basit, tehlikesiz ve acı vermeyen bir
uygulamadır Bilindiği gibi, bebek doğduktan hemen sonra göbek kordonu bağlanarak
ayrılmaktadır Bu ayrılmadan hemen sonra eğer kordon kanı toplanacaksa plasentaya bağlı olan
kordonun içindeki kan Acıbadem Kordon Kanı Bankasının verdiği kit içerisindeki özel bir sistem
yardımıyla pıhtılaşmayı önleyici madde içeren kan torbası içine toplanır Yaklaşık 35 ? 120
mililitre kan alınabilmektedir Araştırmalar çok miktardaki kök hücre örneklerinin nakil sonrası
daha başarılı sonuç verdiğini kanıtlamıştır
Kordon kanı laboratuvarda bazı testlerden geçirildikten sonra özel yöntemler ile dondurulur ve
sıvı azot buharı içinde saklanır Dondurulan hücreler daha sonra gerek duyulduğunda çözülerek
tedavide kullanılabilir
Kordon kanının saklanması mutlaka tıbbi danışmanlık alınması gereken bir konudur Tıpta halen
sadece çok özel ihtisas sahibi hekimlerin bilgi sahibi oldukları ve tedavi uyguladıkları bir alanda,
geleceğin hastalıklarını da ilgilendiren bu konunun sadece sağlık kuruluşlarında ve uzman
hekimler tarafından gerekli tıbbi danışmanlık alındıktan sonra, tüm uygulama ihtimalleri aileye
anlatıldıktan sonra karar verilmesine yardımcı olunmalıdır Unutulmamalıdır ki, kordon kanı
dondurulması ailenin ve bebeğin hem şimdiki hem de gelecekteki sağlığını ilgilendiren tıbbi bir
hizmettir Hekimlerin haricinde danışmanlık alınması aileyi yukarıda örneklenen bazı yanlış
anlamaların ve yönlendirmelerin etkisine sokabilir
Kordon kanı bankalarında beyaz ve kırmızı hücreler birbirinden ayrılırlar Bunun hasta açısından
yararı veya zararı yoktur Ancak kordon kanı bankası bu şekilde saklama hacminden tasarruf
eder Kırmızı hücreler arasında kök hücre bulunmamaktadır Kök hücrelerin hepsi beyaz hücreler
arasında bulunur ve yaklaşık tüm hücrelerin yüzde 1-2'sidir Ancak beyaz hücreler arasında
tedavide sadece bu az sayıdaki kök hücreler etkili olduğundan "kök hücrelerin saklandığı" ifade
edilir Beyaz ve kırmızı hücrelerin birbirinden ayrılması ise bazen "kök hücrelerin ayrıştırılması"
olarak yanlış ifade edilmektedir
Tedavide kullanım gerektiğinde hastanın yaşı, kilosu, boyu, hastalığın cinsi, içerisinde bulunduğu
tedavi dönemi, doktorun seçtiği protokole göre kaç adet kök hücre gerektiği hesaplanır Bu
sayı, saklanan kök hücre miktarı ile kıyaslanır Gerektiği sayıda hücre içeren tüp veya torba
çözülerek tedavide kullanılır Ancak bu hesaplara göre ortalama 7-8 yaşından sonra saklanan
tüm kordon kanı kullanılsa bile hücre sayısı yeterli olmamakta ve kemik iliği ve diğer ek kök
hücre kaynakları aranmaktadır Bir başka deyişle, genellikle 7-8 yaşından sonra kordon kanı
tedavide yeterli değildir Yaklaşık 2-3 yaşından sonra ise eldeki tüm kordon kanı veya büyük
çoğunluğu kullanılmaktadır ve geriye ikinci bir kullanım için yeterli kök hücre kalmamaktadır
Son zamanlarda kök hücrelerin kültür ortamında arttırılmaları mümkün olabilmektedir Ancak bu
işlem dünyanın hiçbir yerinde henüz rutin uygulamaya girmemiştir ve saklanan kordon kanları
bu deneme amaçlı kullanılmamaktadır Önümüzdeki yıl hayata geçecek bu yöntem sayesinde
kök hücre sayılarının arttırılması ile yaş sınırının ortadan kalkması, kullanım sayısının artması ve
organ yapımı vs amaçlarla klinik denemelerin yapılması beklenebilir
Kök hücre çoğaltılmasına başlandığında bile saklanan tüp veya torba sayısının hiçbir bilimsel
anlamı bulunmayacaktır Çünkü çözülen herhangi bir tüpten çoğaltılan hücrelerin tedavide
kullanıldıktan sonra tekrar dondurularak saklanması mümkün görülmektedir
Kordon kanı saklanmasına karar verildiğinde beklenen doğumdan en az 1-2 hafta önce kordon
kanı bankasına ve doğumu yaptıracak hekime durum bildirilmeli ve gerekli hazırlıkların yapılması
sağlanmalıdır Bu sayede gerekli malzeme ve belgeler doğum anında hazır bulundurulabilir

Kaynak: Pediatriportal

Alıntı Yaparak Cevapla