07-24-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tanri Ve Çiftçi
Biraz sıkıntı, vazgeçilmez bir ögedir Fırtınalar, gök gürültüleri, şimşekler ve üzüntü, bizleri mutluluk ve neşe kadar zenginleştirir; besler, verimli kılar
Bu öykü süresince Tanrının yeryüzünde yaşadığı varsayılıyor Gökyüzüne taşınması daha sonradır
Bir çiftçi Tanrıyı ziyarete gelmiş ve şöylesine meydan okumuş:
"Bak, sen Tanrı olabilirsin; dünyayı da sen yarattın Peki, güzel anladık! Ama tarımın abecesini bilemezsin, çünkü çiftçi değilsin Bir tek patates bile yetiştiremezsin Uzun sözün kısası Tanrılığına rağmen benden öğrenecek bir şeyin var "
Tanrı büyük bir alçakgönüllülükle sormuş:
"Bana ne öneriyorsun? Tavsiyen nedir?"
"Bir yıl süreyle beni aksiliklerden koru Sonunda evrende hiç yoksulluk kalmadığını göreceksin "
Tanrı, çiftçiye bir yıl süre tanımış Çiftçinin koşulları çok ağırmış Fırtına olmayacak, yağmur yağmayacak, tohumları yiyen böcekler olmayacak, şiddetli rüzgar esmeyecek  Uyumlu, düzenli, sorundan yoksun bir yıl olacak  
Yıl sonunda, başaklar öylesine uzamış ki, çiftçi sevincinden uçayazmış Güneş istemiş, Tanrı güneşi de emrine pervane etmiş Yağmur istemiş; anında yağmur yağmış Kesilmesini istediğinde ise, gökyüzü kurumuş Ürün bolluğu açısından mucizevi bir yıl yaşanmış
Ne var ki yalnızca nicelik açısından mucizevi  
Çiftçi Tanrıya kasılarak şunları söylemiş: "Onca bol ürün yetiştirdik ki, insanoğlu on yıl süreyle hiç çalışmasa bile, dünya üzerinde hiç açlık olmayacak bundan böyle "
Ama mahsul biçildiğinde, ürünlerin kof olduğu anlaşılmış İçlerinde tek bir arpa, tek bir buğday tanesi yokmuş  
Çiftçi şaşkın, Tanrıya sormuş:
"Ne oldu? Aksilik nerede? Nerde yanıldım?  "
"Çok basit  " diye yanıtlamış Tanrı; "Mücadeleyi engelledin Hiç sürtüşme yoktu Tüm kötülüklerden, güçlüklerden arındırdın mahsulü Bu nedenle kısır kaldı Doğada her etkenin bir rolü vardır Güçlük çekmeden meyve alınmaz Fırtına, gök gürültüsü, sağnak, şimşek de gereklidir Ürünün ruhunu, özünü dingin tutarlar "
Meselenin anlamı çok derindir Sürekli mutlu  mutlu  mutluysan, mutluluk anlamını yitirir Beyaz bir duvarın üstüne, bembeyaz bir tebeşirle yazı yazmak yararsızdır Ne kadar yazsan kimse bir şey okuyamaz Gece; gündüz kadar gereklidir Acı, üzüntü dolu günler; mutluluk, sevinç dolu günler kadar vazgeçilmezdir İşte bu gerçeği kavramak da bilinçlenmektir O zaman sorgu sual biter Yaşantının ritmidir bu Çelişki ve ikilemleri kavramaktır Yani yaşantının sırrını çözmektir Eşyanın tabiatını özümsediğin, doğa kanununu çözümlediğin anda senin için gölge kalmaz Mutsuzluk bile bu aşamaya varmış kişide, ışık saçar Üzüntünün bu türü düşmanın değil, dostundur Onu gerekli ve gidici bir arkadaş gibi sevgiyle taşı İleri tarihteki bir mutluluğun habercisi olarak kabullen sıkıntıyı
Aksi takdirde yok olur, erir bitersin! 
Kaynak: Hekimce
|
|
|
|