Konu
:
Doğumda Vakum Kullanılması
Yalnız Mesajı Göster
Doğumda Vakum Kullanılması
07-24-2012
#
2
Prof. Dr. Sinsi
Doğumda Vakum Kullanılması
Doğumda vakum kullanılması
[/b]
Yazan: Dr
Alper mumcu Tarih:Normal doğum sırasında bebeğin vakum yardımı ile
doğurtulması çok eskilere dayanan bir tekniktir
Bu tekniğin
temelleri günümüzde hala daha bazı bölgelerde kullanılan ve
Hipokrattan bile önceki dönemlerden beri uygulanan kupa çekme
mantığına dayanır
Bu mantığın doğumda kullanılması ise 18
yüzyılın
başlarına rastlar ancak etkili bir şekilde kullanımı 100
yıl kadar daha gecikmiştir
1849 yılında James Young Simpson
adında bir profesör ilk pratik vakum çanını
tanımlamıştır
Simpson aynı zamanda kendi adıyla anılan
forsepsin de tasarımcısıdır
Modern vakum çanları ise 1950'li yılların sonunda
Malmström tarafından gerçekleştirilmiştir
Hala kullanılan
bu vakum çanları paslanmaz çelikten imal edilmektedir
Günümüzde metal çanların yanısıra silikondan yapılmış
çanlar ve tek kullanımlık plastik çanlar da mevcuttur
Kendi doğumlarımızda kullandığımız tek kullanımlık plastik el vakum seti
sistemi
Vakum ekstraktör kabaca bir hortum ve
ucundaki mantara benzeyen çandan oluşur
Çanın şekli ve
üretildiği madde değişmekle birlikte temel mekanizma hepsinde
aynıdır
Hortumun diğer ucu negatif emme basıncı yaratan bir
cihaza bağlıdır
Vakum çanlarının çapı genelde 4-6
santimetre arasında değişmektedir
Bu çan bebeğin kafasına
uygun şekilde yerleştirildikten sonra son bir kez yerleşimin
uygun olup olmadığı kontrol edilir ve vakum yaratacak olan
cihaz açılarak negatif basınç elde edilir
Gerekli basınca
ulaşıldıktan sonra pelvis yapısına ve bebeğin kafasının
doğum sırasında takip ettiği aksa uygun olarak dikkatli bir
şekilde çekilerek bebeğin kafası doğurtulur
Bu aşamada
mutlaka epizyotomi açılır
Vakumun yerleştirilmesi
Vakum takılmasını gerektiren
durumlar
Eylemin ikinci evresinin uzaması
Geçmişte bebeğin doğum kanalında uzun süre kalmasının
ileride bir takım sorunlara neden olabileceği düşüncesi
hakimdi
Ancak 1970'li yılların sonlarından itibaren yapılan
çalışmalarda soruna neden olan durumun bebeğin çıkımda
uzun süre kalması değil bu sırada oksijen desteğinde azalma
olduğu görüşü hakim duruma geçmiştir
Buna göre bebeğin
kalp atımlarında belirgin ve sürekli bir azalma yoksa
beklemekte bir sakınca yoktur
Fetal distres
Doğum eyleminin sonlarında eğer bebeğin kalp atım hızında
belirgin bir düşüş varsa ve uzun süre devam ediyorsa bu
durum tehlikeli olabilir
Bu dönemde bebeği zaman kaybetmeden
doğurtmak için vakum taklır
Doğumun ikinci evresini kısaltmak
Bazı durumlarda doğumun ikinci evresinin uzun sürmesi
sakıncalı olabilir
Bu durumlara en güzel örnek anne
adayının ıkınmasının sakıncalı olabileceği bazı kalp ve
dolaşım sistemi hastalıklarıdır
Böyle durumlarıun
varlığında anne adayını riske atmamak için vakum
takılabilir
Ayrıca yine anne adayının etkili şekilde
ıkınamadığı drumlarda da vakum takılabilir
Vakumun sorunsuz bir şekilde uygulanması için bazı temel
prensipler vardır
Bunlardan en önemlisi vakum gerekliliğine
uygun şekilde karar verilmesi ve işlemi yapacak olan kişinin
deneyimidir
Bebeğin doğurtulması
Vakumun şartları
Vakum takılması için bazı şartların varlığı gerekir
Bunlar:
Servikal açıklık tam olmalı
Amniyon kesesi açılmış olmalı
Bebek 36 haftadan büyük olmalı
Angajman gerçekleşmiş olmalı
Bebek başı ile geliyor olmalı
Baş pelvis uygunsuzluğu olmamalıdır
Vakumun kontraendikasyonları
Aşağıdaki durumlarda vakum uygulanmaz
Cerrahın bu konuda deneyimi yoksa
Bebeğin önde gelen kısmı baş değilse
Baş pelvis uygunsuzluğundan şüpheleniliyorsa
Bebeğin kafası çıkıma gelmediyse ve yüksekteyse
Bebekte kanama bozukluğuna neden olabilecek bir
hastalık varsa
Prematür bebeklerde
Forseps takılmış ve başarısız olunmuşsa
Vakumun başarısız olması
Vakum takıldıktan sonra 3 denemede bebek doğmamışsa vakum
başarısız kabul edilir ve sezaryen gerekli olur
Komplikasyonlar
Bebekte
Kafa içi kanama
Vakum uygulamasına bağlı ölüm ya da kalıcı hasar ile
sonlanan komplikasyonların görülme sıklığı son derece
düşüktür ve 1000'de 0
1-3 arasında değişmektedir
Bunlar
arasında en önemlisi kafa içi kanamalardır
Kafa içi
kanamalar vakum uygulanmayan kendiliğinden olan doğumlarda da
görülebilir ancak sıklığı daha düşüktür
600
000'e
yakın doğumun sonuçlarının değerlendirildiği bir
çalışmada vakum sonrası kafa içi kanama riskinin sezaryende
görülenden fazla olmadığı gösterilmiştir
Böyle bir
durumdan şüphelenildiğinde bebeğin yoğun bakım
şartlarında izlenmesi gerekir
Kafa içi kanama riski prematür
bebeklerde çok daha fazladır
Kafa derisinde ödem
Bebeğin kafasına uygulanan negatif basınca bağlı ödem ve
şişlik en sık karşılaşılan komplikasyondur ancak bu durum
ciddi bir etki yaratmadan birkaç gün içinde kendiliğinden
düzelir
Kafa derisi altına kanama
Sefal hematom olarak adlandırılan bu durum bebekte sarılığa
neden olabilmesi dışında bir risk yaratmaz ve birkaç hafta
içinde kendiliğinden düzelir
Kafa derisinde sıyrılma
Herhangi ciddi bir sorun ayaratmaz ve kendiliğinden iyileşir
Annede
Yırtıklar
Annede en sık karşılaşılabilecek olan komplikasyon ****** ve
perinede oluşabilecek olan yırtıklardır
Uygun şekilde
onarıldıklarında ciddi bir soruın yaratmayan bu
yırtıkların en sık neden olduğu yakınma basit
ağrıkesicilerle giderilebilen ağrılardır
KAYNAKLAR
Bofill JA, Rust OA, Perry KG, Roberts WE, Martin RW,
Morrison JC
Operative vaginal delivery: A survey of
fellows of ACOG
Obstet Gynecol 1996; 88:1007-10
Middle C, MacFarlane A
Labour and delivery of 'normal'
primiparous women: analysis of routinely collected data
Br J Obstet Gynaecol 1995; 102:970-7
Towner D, Castro MA, Eby-Wilkens E, Gilbert WM
Effect of
mode of delivery in nulliparous women on neonatal
intracranial injury
N Engl J Med 1999; 341:1709-14
Kaynak: Dr
Alper Mumcu
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul