|
Prof. Dr. Sinsi
|
Psikolojinin Alt Dallari
Günümüzde Psikoloji genişlemiş ve Psikolojide çeşitli alt dallar oluşmuştur
DENEYSEL PSİKOLOJİ
Davranışın temelinde yatan nedenleri anlamak için araştırma yapar Davranışın fizyolojik temelleri olan; duyum, algı, dikkat, bellek, öğrenme gibi konularda deneyler yapar
Örneğin: Motivasyonun öğrenme üzerindeki etkisi
Yorgunluğun dikkat üzerinde etkisi
KLİNİK PSİKOLOJİ
Bir kurumda bakılmayı gerektiren duygusal, davranışsal bozuklukları olan, toplumla uyumları kopmuş anormal insanların davranışlarını inceler Teşhis eder ve tedavisini bilimsel olarak yapar
NOT: Psikolog ile Psikiyatrist farklıdır
Psikiyatrist: Tıp doktorudur İlaç tedavisi yapabilir
Psikolog: Bilim doktorudur İlaç tedavisi yapmaz
SOSYAL PSİKOLOJİ
Bireyin grup içindeki davranışlarını inceler Bireyin topluma, toplumun bireye etkisini konu edinir Moda, reklam, propaganda, kamuoyu, insan ilişkileri vb Sosyal Psikolojinin konularıdır
GELİŞİM PSİKOLOJİSİ
Döllenmeden ölüme kadar bireyin yaşa bağlı davranış değişikliklerini inceler Birey ne zaman konuşur Algılama ne zaman başlar Çocuğun düşünmesinde meydana gelen sistematik değişimler nelerdir Bireyin çevre ile ilişkisi hangi yaşta nasıl olur, gibi konular Gelişim Psikolojisinin konularıdır
3 ana bölüme ayrılır:
Çocuk Psikolojisi ( Döllenmeden ergenliğe kadar )
Ergenlik Psikolojisi ( Ergenlikten yetişkinliğe kadar )
Yetişkin Psikolojisi ( Yetişkinlikten ölüme kadar )
Hayvan Psikolojisi ( Hayvan gelişimini inceler )
EĞİTİM PSİKOLOJİSİ
Psikolojinin eğitim alanlarına uygulanmasından doğmuştur Okul ortamını ve eğitim sürecini en verimli duruma getirmeyi amaçlar Okulda öğrencilere testler, mülakatlar uygulayarak öğrencilerin okulla ilgili sorunlarını anlamaya çalışır ve çözümler üretir Hangi konu kime nasıl verilmeli? Öğretmen nasıl yetiştirilmeli? Eğitim ortamında en yüksek başarı nasıl sağlanmalı? Eğitim programları nasıl düzenlenmeli? Gibi konular üzerinde durur
DANIŞMANLIK PSİKOLOJİSİ
Hafif duygusal, kişisel sorunları olan bireylerin davranışlarını inceler Bireye yaşamını kolaylaştıracak bilgiler vererek, ilgilerini ve yeteneklerini açığa çıkaracak kararları almasına yardımcı olmayı amaçlar Çeşitli testler, mülakatlar uygulayarak bireylerin meslekleriyle, eğitimleriyle ilgili sorunlarını anlamaya çalışır Bireylerin yaşamlarıyla ilgili en doğru kararı vermelerinde yardımcı olur
PSİKOMETRİK PSİKOLOJİ
Psikolojide araştırma sonuçlarının sayılarla ifade edilmesidir Bu alt dal diğer Psikoloji dallarına testler hazırlar Mevcut testlerin kullanışlılık düzeyini kontrol eder
PSİKOLOJİDE EKOLLER
EKOL:
Herhangi bir alanda Bilimde, Sanatta ve Felsefede aynı konuyu işleyen, aynı yöntemi kullanan ve aynı amacı paylaşan insanların oluşturduğu birliğe denir
Aynı olguyu açıklamaya çalışan farklı yaklaşımlar her bilimde olmuştur Özellikle doğa bilimlerinde, bu farklılıklar zamanla aşılmış ve yerlerini, evrensel olarak kabul gören genel-geçer yaklaşımlara bırakmışlardır Psikolojide ise başlangıçtan beri var olan görüş ayrılıkları varlıklarını bugün de devam ettirmektedir Bunun nedeni:
Doğa bilimlerini kesin sonuçlara ulaştıran deney yönteminin kullanılmasındaki sınırlılık
İnsan davranışlarının olağanüstü, çok yönlü ve karmaşık olması
Psikoloji’nin oldukça yeni ve genç bir bilim olması
YAPISALCILIK ( Strüktüralizm )
Konusu: İnsan bilincinin (zihnin) yapısı ve işleyişi
Yöntemi: İçe bakış (iç gözlem)
Temsilcileri: Wilhelm WUNDT, Edward TİTCHENER
Yapısalcılar insan zihninin öğelerini ve bunlar arasındaki ilişkiyi, yani zihinsel süreçleri ( duyum, algı, bellek, düşünce, duygu, irade, dikkat gibi) incelemişlerdir Onlara göre insanın ayırt edici özelliği, düşünen ve düşünerek davranışta bulunan bir varlık olmasıdır Öyleyse, insan davranışlarının anlaşılmasının önkoşulu, insanın düşünme ve anlama yeteneğinin kavranmasıdır
Yapısalcılar, Kimya biliminden etkilenmişlerdir Nasıl ki; Kimya maddenin en küçük birimi olan atomu bulunca, kimyasal olayları anlamak kolaylaştıysa, Psikolojide zihin ve zihinsel süreçleri en küçük parçalarına ayırarak insan bilincini anlayıp, açıklayacaktı Bilinci içe bakış yöntemiyle incelemişlerdir İçe bakış, bireyin kendi kendisini gözlemlemesi demektir Bireye ( ses, ışık, koku gibi ) uyarıcılar verilerek bireyin bu uyarıcılar karşısında hissettiklerini anlatması istenir
NOT: Birey sorulan sorulara yanlış cevaplar verebilir Buda araştırmanın ob jektif olmama durumunu ortaya çıkarır
DAVRANIŞÇILIK ( Bihevyorizm )
Konusu: Dışardan gözlenebilen, ölçülebilen davranışlar
Yöntemi: Deney
Temsilcileri: John Watson, İvan PAVLOV, Frederic SKİNNER, Edvard THORNDİKE
Davranışçılar, yapısalcıların incelediği bilinci somut olmadığı için bilimin konusu olamayacağı ve kullandıkları içe bakış yönteminin yeterince objektif olmadığını söyleyerek eleştirmişlerdir Davranışçılar araştırmalarında, doğuştan getirilen kalıtımları (yetenek, zeka, eğilim, iç dürtüler vb ) hesaba katmazlar Davranışlar üzerinde eğitimin ve çevrenin etkili olduğunu savunurlar Uygun uyarıcı, uygun çevre, uygun eğitim verilirse istenilen davranış ortaya çıkar Bundan dolayı bunlara U – T psikologları denmiştir
NOT 1: J Watson kendisine bir çocuk verildiğinde onu isterse bir doktor, isterse bir hırsız yapabileceğini söyler
NOT 2: İlk hayvan deneylerini davranışçılar yapmıştır
İŞLEVSELCİLER ( Fonksiyonalizm )
Konusu: Çevreye uyum sağlayan davranışlar, Bilinç ne işe yarar
Yöntemi: İçebakış, Deney, Gözlem
Temsilcileri: W James, J Dewey
Yapısalcılar, bilinç nedir? Derken, İşlevselciler bilin ne işe yarar? Sorusuna cevap aramışlardır İnsanın çevreye uyum sağlayan davranışlarıyla ilgilenirler Önemli olan davranışın kendisi değil, ne işe yaradığıdır Davranış organizmanın çevreye uyumunu sağlamalıdır Asıl amaç, algılama, düşünme, duygulanma ve irade gibi bilinç olaylarının hayatta karşılaşılan sorunların çözümlenmesine nasıl yardımcı olduğudur
NOT: İşlevselciler, sayesinde psikolojinin hayata uygulanması ile Çocuk Psikolojisi, testler, Eğitim Psikolojisi gibi yeni alanlar doğmuştur
PSİKANALİZM ( Psikodinamik, Psikoanalitik, Dinamik, Derinlik, Bilinçaltı )
Konusu: Bilinçaltına itilen olumsuz düşünceler, duygular
Yöntemi: Serbest çağrışım, Telkin, Hipnoz, Rüya analiz, Mülakat, Test, İçebakış
Temsilcileri: S Freud, A Adler, J G Jung
Freud’a göre “cinsellik” ve “saldırganlık” insanların doğuştan getirdikleri iki temel eğilimdir Bu iki güdü insanoğlunun toplum içerisinde yaşamasını zorlaştırır Bunun yanında kişi kendisini rahatsız eden duyguları ve düşünceleri bastırarak bilinçaltına atar Ama bunlar insanı rahatsız etmeye devam eder Zamanla birey bu bastırılmış duygu ve düşünceleri çeşitli rüyalar, dil sürçmeleri, unutmalar şeklinde dışa vurur
Psikanalistlere göre kişilik üç bölüme ayrılır;
İD - İlkel istekler
EGO - Bilinç, Düzenleyici
SÜPEREGO – Toplumsal değerler
Freud’a göre insanın davranışlarını anlamak için bireyin bilinçaltını çözümlemek gerekir
GESTALT ( Bütünlük) EKOLÜ
Konusu: Davranışlar bir bütündür
Yöntemi: Tümdengelim
Temsilcileri: Wertheimer, Koffka, Köhler
Diğer ekollerin parçacı yaklaşımını eleştirirler Davranışları bir bütün olarak incelemişlerdir Davranışları ancak bir bütün olarak incelediğimizde doğru anlayabileceğimizi ileri sürmüşlerdir Doğal gözleme önem vermişlerdir Algı ve öğrenme alanında önemli çalışmalar yapmışlardır
HÜMANİST (İnsancıl) YAKLAŞIM
Konusu: İnsan kendine özgü özellikleri ve ihtiyaçları olan özgür bir varlıktır
Yöntemi: İçebakış, Empati
Temsilcileri: Maslow, Rogers, Sartre
İnsanı temele alan hümanist yaklaşım, varoluşçuluk felsefesinden etkilenerek doğmuştur Onlara göre insan sadece beslenme gereksinimi olan bir varlık değildir İnsanın güven, sevgi, saygı gibi psikolojik ve toplumsal gereksinimleri de vardır Birey önce güven daha sonra sevgi, saygı gereksinimlerini karşılarsa olumlu kişilik özellikleri ile biçimlenir Her birey kendine özgü özellikleri olan bir varlıktır Psikoloji insan davranışlarını incelerken bireyler arası farklılıkları göz önünde bulundurmalıdır Çünkü her birey kendi seçimlerinde özgürdür
BİYOLOJİK YAKLAŞIM
Konusu: Davranışlardaki biyolojik yapı
Yöntemi: Deney
Temsilcileri: A Meyer
Davranışların kökeninde biyolojik özelliklerin etkisi vardır Davranış, uyarıcıların beyni etkilemesiyle başlar Oradan sinirler aracılığıyla kaslara geçer ve gözlenebilir davranışlar olarak ortaya çıkar İnsanın davranışlarını anlamak için beyindeki sinir sistemini, insanın biyolojik çalışma sistemini bilmek gerekir
BİLİŞSEL YAKLAŞIM
Konusu: Bilişsel faaliyetler
Yöntemi: Deney
Temsilcileri: J Piaget
Davranışın kökeninde bilişsel faaliyetler vardır Biliş insanın hayatı anlamaya, tanımaya yönelik etkinliğidir Davranışın kökeninde (duyum, algı, bellek, dikkat, öğrenme) gibi bilişsel faaliyetler vardır Birey bu faaliyetleri kullanarak çevresi ve kendisi hakkında bilgi edinir ve davranışta bulunur
PSİKOLOJİDE YÖNTEMLER
Betimsel
Tarama
Klinik
Deneysel
İstatistiksel
Yöntemler
Yöntemi
Yöntemler
Yöntemler
Yöntemler
YÖNTEM
Bilimlerin doğa ve toplumsal olayları anlamak ve açıklamak için izledikleri sistemli ve düzenli yoldur
BETİMSEL YÖNTEMLER
GÖZLEM:
Herhangi bir nesneyi, olayı, durumu izlemeye gözlem diyoruz İki tür gözlem vardır
Doğal gözlem:
Herhangi bir nesneyi, olayı kendi doğal durumunda izlemeye denir Doğal gözlemde gözlenen gözlendiğinin farkında değildir Gözleme konu olan organizma bunun farkın da olursa yapay davranışlarda bulunabilir
Örnek: Bir öğretmenin bahçede oynayan herhangi bir çocuğu, ona fark ettirmeden izlemesi
Sistematik Gözlem:
Şartları ve ortamı araştırmacı tarafında oluşturulan, araştırmacının denetimi altında gerçekleştirilen gözlemdir
Örnek: Maymunları kendi doğal ortamlarında izlersek buna doğal gözlem denir Aynı maymunları laboratuar ortamında gözlersek buna sistematik gözlem denir
İyi Bir Gözlem İçin Gerekli Olan Şartlar:
Araştırmacı olaya kendi duygularını katmamalıdır
Gözlenen kişi gözlendiğini fark etmemeli, fark ederse doğal davranmayabilir
Araştırmacı iyi yetişmiş, elindeki verileri en iyi şekilde kullanabilmelidir
Araştırmada yeterli derecede araç – gereç kullanılmalı, bu araştırmanın objektifliğini arttırır
TARAMA YÖNTEMİ
ANKET:
Bireylerin belirli bir konudaki görüşlerini, tutumlarını tahmin edebilmek için oluşturulmuş standart soru kağıtlarıdır
TEST:
Bireylerin ( zeka, yetenek, kişilik, bilgi vb ) özelliklerini ölçmek amacıyla oluşturulmuş standart soru kağıtlarıdır
KLİNİK YÖNTEMLER
Davranış bozukluğu gösteren bireyleri teşhis ve tedavi etmek amacıyla uygulanan yöntemlerdir
Mülakat: Kişiliği değerlendirmek amacıyla yapılan karşılıklı konuşmadır
Biyografi: Bireyin davranışlarının nedenini öğrenmek için, bireyin geçmiş yaşantılarını anlatmasıdır
Telkin: Sözle etkileyip davranışları yönlendirmektir
Hipnoz: Sözle ya da bir nesne aracılığıyla bireyi yapay bir şekilde uyutmaktır
Serbest Çağrışım: Bireyin hiçbir şeyden etkilenmeden aklına geleni anlatmasıdır
DENEYSEL YÖNTEMLER
Gözlemlerden elde edilen varsayımları ispatlamak veya çürütmek amacıyla olgular arasında neden – sonuç ilişkisi kurmak suretiyle gerçekleştirilen yöntemdir
Bir deneyde iki grup vardır:
1) Deney Grubu: Üzerinde araştırma yapılan, şartlarında değişiklik yapılan gruba deney grubu denir
2) Kontrol Grubu: Karşılaştırma yapmak için, şartlarında herhangi bir değişiklik yapılmayan gruptur
Bir deneyde iki değişken grup vardır:
1) Bağımsız Değişken: Etkisi araştırılan değişkendir Bağımsız değişken olayın nedenidir
2) Bağımlı Değişken: Bağımsız değişkenden etkilenen değişkendir Deneyin sonucudur
Örnek:
Ücret tarifesinin üretim miktarı ve kalitesi üzerindeki etkisini incelemek için bir fabrikada çalışanlardan, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, yapılan iş ve çalışma süresi bakımından birbirine denk iki grup oluşturuluyor Gruplardan birindeki bireylere ürettikleri parça başına, diğerindekilere ise haftalık olarak sabit miktarda ücret ödeniyor
Bu deneyde parça başına ücret alan grup deney, haftalık ücret alan grup ise kontrol grubudur Ücret ödeme şekli bağımsız değişken, verimin artıp artmaması bağımlı değişkendir
Örnek:
Süt İçersen Sağlıklı Olursun Çalışırsan Başarırsın
Bağımsız bağımlı bağımsız bağımlı
değişken değişken değişken değişken
İSTATİSTİKSEL YÖNTEMLER
İSTATİSTİK
Araştırma sonuçlarının sayısal verilerle ifade edilmesidir Ölçme araştırmaya kesinlik katar Araştırma sonuçlarının daha somut, daha anlaşılır, daha nesnel olmasını sağlar
Korelasyon:
İki değişken arasındaki bağıntıya korelasyon denir
Pozitif Korelasyon: İki değişkenden biri artarken diğeri de artıyor, biri azalırken diğeri de azalıyorsa buna pozitif korelasyon denir
Örnek:
Enflasyon fiyat
Artar artar
Negatif Korelasyon: Değişkenlerden biri artarken diğeri azalırsa, biri azalırken diğeri artarsa buna negatif korelasyon denir
Örnek:
Enflasyon alım gücü
Artar azalır
Nötr Korelasyon: İki değişken arasında hiçbir ilişkinin olmama durumudur
Örnek:
Kel olmak basketçi olmak
Korelasyon Katsayısı
İki veri arasındaki ilişki katsayılarla gösterilir Korelasyon katsayısı 0 ile +1 ve 0 ile -1 arasında değişen değerler alır +1 ve -1 ilişkinin en yüksek olduğu noktalardır 0 ' da ise ilişki nötrdür Yani iki değişken arasında hiçbir ilişki yoktur
Enflasyon artarsa, fiyat artar
Pozitif Korelasyon (Doğru Orantı)
Kel olmak ile Zeki olmak
Nötr Korelasyon
Enflasyon artarsa, alım gücü azalır
alıntı
|