Yalnız Mesajı Göster

Cumhuriyet Döneminde Felsefe Yayınları

Eski 07-22-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Cumhuriyet Döneminde Felsefe Yayınları



Tarihte birçok medeniyet yer almış ve bu medeniyetleri temsil eden pekçok devlet kurulmuştur Bu medeniyetlerde en önemli ortak özelliklerden birisi, bunların birbirini etkilemesi, sonrakinin öncekinden birtakım tesirler almasıdır Bu yüzden, bugünkü Batı medeniyeti de önceki medeniyetlerden bazı temel etkiler almıştır Bu etkilenmelerin en önemli vasıtalarından birisi ise, yapılan çeviriler yoluyla ulaşan yayınlardır

İslam dünyasında, medeniyetin ve kültürün en önemli belirleyici unsurlarından olan felsefenin varlığıyla ilgili lehte ve aleyhte birçok spekülasyon yapılmış ve yapılmaktadır Bizim buradaki konumuz, bu spekülasyonların doğruluğunu veya yanlışlığını tartışmak değildir Burada ele alacağımız konu, Osmanlı devletinin yerine 2Oyüzyılın başında kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ndeki felsefe yayınlarının durumunu genel hatlarıyla tesbit etmektir

Cumhuriyet dönemindeki felsefe yayınlarının gelişim çizgisini tesbit etmek için ise, öncelikle Osmanlı devletinin son döneminde felsefe eğitim ve öğretimiyle felsefe yayınlarının durumundan başlamak gerekir Bu arada Cumhuriyetin ilk felsefecileriyle Osmanlının son felsefecilerinin aynı kişiler olması sebebiyle gerek felsefe ve felsefeciler açısından, gerekse felsefe yayınları açısından bu bağlantıyı dikkatten uzak tutmamamız gerekir Bundan dolayı, bugünkü çağdaş Türk felsefecilerine kadar ki dönemi 25 (yirmi beşer)'er yıllık dönemlere ayırırsak bugün dördüncü kuşak felsefecilerimizin ilk yılları olarak kabul edilebilir

Yayın açısından da böyle bir dönem taksimi yapılabilirse de burada biz, felsefeciler açısından bu gruplaşmayı yapmaya çalışacağız; ancak bu yazı, bir deneme mahiyetinde olduğundan pekçok noksanımızın olacağını şimdiden belirtmemiz gerekir Yayın açısından ise böyle bir dönem ayrımlaşmasından çok; tercüme ve telif eserlerin yayınlarıyla dergiler konusunda yılları dikkate alan genel bir perspektif sunulmaya çalışılacaktır

Felsefeciler

Burada felsefecilere yer vermemizin en önemli sebebi, bunların aynı zamanda felsefe yayınlarının da birinci derecede aktif unsurlarından olmalarıdır Ancak bu yazının (tebliğin) temel konusu yayınlar olduğundan felsefeciler kısmı daha kısa tutulacaktır

Cumhuriyet dönemi ilk felsefecileri, daha önce de işaret edildiği gibi, daha çok Osmanlının son dönem felsefecileridir Osmanlı devletinde özellikle Tanzimat'tan sonra Batılı felsefe anlayışlarına ve faaliyetlerine ilgi artmıştı Bu dönemde bilhassa Fransız kültür hayatının farklı felsefi yönleri ülkemizde bir hayli taraftar bulmaktaydı Bunlardan Şinasi (1826-1871), Tevfık Paşa (1832-1893), Münif Paşa (1830-1910), Ali Suavi (1839- 1878) Tanzimat dönemi; Ahmet Midhat Efendi (1844-1912), Ahmet Şuayb (1876-1910), Baha Tevfık (1881-1914), Ahmet Hilmi (1865-1914), Rıza Tevfik (1868-1949) ve Ziya Gökalp (1876-1924) vb ise, özellikle Meşrutiyet dönemi felsefecileri olarak dikkat çekmektedirler

Nitekim bu kişilerin felsefeyle ilgili çalışmalarına baktığımızda farklı farklı felsefi anlayışlara sahip olduklarını görmekteyiz Yukarıdaki isimlerden özellikle Ziya Gökalp ise, Cumhuriyet dönemi aydınlarının büyük bir kısmı üzerinde fikri planda etkisi olan bir isimdir

Cumhuriyet döneminin ilk felsefecilerinden bazıları ise şunlardır; Ahmed Nairn (Babanzade: 1872-1934), İzmirli İsmail Hakkı (1869-1946), Elmalılı Hamdi Yazır (1878-1942), Mehmet Ali Ayni (1869-1945), MŞekip Tunç (1886-1958), Mehmet İzzet (1891-1930), MEmin Erişirgil (1891-1965), İsmail Hakkı Baltacıoğlu (1886-1979), Hatemi Senih (Sarp) (Öİ1972?) ve Ziya Somar (1906-1977) Bu isimlerden büyük bir kısmı Darulfünun'da çeşitli felsefe dersleri vermişler, felsefeyle ilgili birçok çeviri ve telif eser meydana getirmişlerdir


Cumhuriyetin ilk felsefecilerinden bir bölümü aynı zamanda Cumhuriyetin ikinci kuşak felsefecileri arasında da zikredilmektedirler Bunlardan bazılarının isimleri şunlardır: Hilmi Ziya Ülken (1901- 1974), Orhan Sadettin (Öl1964), Mehmet Karasan (1907-1974), Mehmet Şerafettin Yaltkaya (511947), Macit Gökberk (1909-1993), Takıyettin Mengüşoğlu (1909-1987), Hamdi Ragıp Atademir (1909-1976), Bedia Akarsu (d1920), Nurettin Topçu (1909-1975), Necati Öner (d1927), Nermi Uygur ((d1925), İsmail Tunalı (d 1923), Hüseyin Batuhan (d1925), Nihat Keklik (d1930) ve Mübahat Türker Küyel (d1927)

Cumhuriyetin üçüncü kuşak felsefecilerinin büyük kısmı daha hayatta ve aktif felsefenin, (eğitim -öğretim açısından) içindedirler Onların devamı sayılabilecek dördüncü nesil felsefeciler de aktif felsefi faaliyetlerinin henüz başlarında çalışmalarını sürdürmektedirler

Biraz sonra yazımızın asıl konusu olan Cumhuriyet dönemi felsefe yayınları kısmında da görüleceği gibi, bu isimler, felsefe yayınları alanında da en önde gelen isimlerdir

Yayınlar

Bu kısımda özellikle Cumhuriyet dönemindeki yayınları ele alacağımızı belirtmiştik Bunları genelde dört başlık altında inceleyeceğiz Çeviriler, Telifler, Sözlükler ve Dergiler Bu başlıklar altında inceleyeceğimiz yayınlarda özellikle kronolojik sırayı esas alacağız Ancak gerek çeviri ve gerekse telif eserlerin sadece yayın tarihlerini vereceğiz; basım yerlerini vermeyeceğiz

Bunun sebebini şöyle izah edebiliriz; ilk olarak genelde bu eserlerin basıldığı yerler ikidir: İstanbul ve Ankara Bunlardan çok azı bu iki merkezin dışında yayınlanmışlardır- Konya gibi - Diğer bir sebepte aynı yerleri sürekli yazarak yazıda fazla şişkinlik getirmemek içindir Burada hemen şunu ifade edelim ki; Cumhuriyet devrindeki felsefi yayınların hepsini değil; ancak ulaşabildiğimiz ve tesbit edebildiğimiz kadarını belirtmeye çalışacağız
Bunları ise, yirmi senelik dönemler halinde vereceğiz Bu dönemleri de birbirini takip eden seriler halinde sunmaya çalışacağız Çeviri ve telif eserleri iki anabaşlık altında "Felsefe tarihleri" ve "Sistematik felsefe ve mantık" başlıklarıyla vereceğiz

I -Çeviriler

Çeviri faaliyetleri, bilim ve felsefenin farklı dillerde konuşup yazan toplumlara aktarılmasının en önemli aracıdır Düşünce ve bilim tarihine baktığımızda, bir uygarlığın çıkışında ilk basamağı, çeviri faaliyetlerinin teşkil ettiğini görürüz Cumhuriyet dönemi felsefe yayınlarının ilk örneklerinin çoğu da çeviri yayınlarıdır Bu çevirilerin büyük bir kısmı ise, Fransızca'dan yapılanlardır Bunda ise, gerek Tanzimat ve gerekse Meşrutiyet dönemlerindeki Fransız kültür ve dilinin Türk aydınları üzerindeki etkisiyle, 19 yüzyılın ortalarında kurulan "Bab-ı Ali Tercüme Odası " nın tesirleri önemli rol oynamıştır

Özellikle II Meşrutiyet döneminden sonra hazırlanan bilimsel ve felsefi eserlerin telif ve tercüme faaliyeti, Cumhuriyetten sonra daha da hızlanmıştır Bu dönemde, bizzat devlet, bu faaliyetlerin daha yoğun yapılmasına destek vermiştir Bu desteğe en iyi örnek ise, 1924' de çıkarılan "Tevhid-i Tedrisat Kanunu"yla oluşturulan Darulfünun(Üniversite)'un beş fakültesinden ikisi olan Edebiyat ve İlahiyat Fakültelerinin ders programları arasına felsefe ve mantık dersleri özellikle konulmuş, böylece bu dersler için gerekli eserler de devlet tarafından basılmaya başlanmış olmasıdır


Kazım Sarıkavak

Alıntı Yaparak Cevapla