07-22-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Şiddete Karşı Felsefe-Afşar Timuçin
Şiddeti yöntem edinmiş bir dünyada yaşıyoruz Dün olduğu gibi bugün
de dünyamızda şiddetin binbir çeşidi geçerlidir
Dünyanın kurulduğu günlerden bugüne insanoğlu şiddeti en kestirme çözüm yolu olarak kullanıyor ve bu yolun çözüm yolu olmadığını görmek istemiyor Sevgiyle yapılmak istenilen her işin karşısına şiddet çıkıyor
Çağdaş toplumda şiddeti bürokrasi aygıtı üretiyor İnsan için şiddetin kaynağı usdışı düzenlerdedir, bürokrasi de kendine özgü usdışı bir ussallıkla iş görüyor Şiddetin ne olduğunu çok iyi araştırmak zorundayız
Şiddet uygulamak yalnızca birini bir köşe başında kurşunlamak, birini falakaya yatırmak, birinin bir yerlerini elektiriğe tutmakla olmuyor bir aracıdır, bir işkence aygıtından daha az ya da daha çok birşey değildir
Şiddetin en kötü biçimleri her zaman kabaŞiddetin en kötüsü gelişmek isteyen kişiye çıkarılan engellerin yarattığı ruhsal sarsıntıdır, bu sarsıntıyla gelen yabancılaşmadır Karşısına çıktığınız yönetici elinizdeki kağıt tomarının bir yerini beğenmeyebilir, size en
azından bugün git yann gel diyebilir
Bürokrasi karşısında duyduğumuz ilk duygu korku duygusudur Korku da şiddetin amacı ve anlamıdır Masa masa dolaşarak oluşturduğumuz kağıt tomarı şiddetin güçle uygulanan biçimleri değildir Belki de en öldürücü şiddet okşamayla gelen şiddettir, insanoğlu okşamayı da şiddete dönüştürmeyi bilmiştir Baba kızının saçlarını okşar ve
"Benim evladım çok akıllıdır, okuldan çıkar çıkmaz eve gelir, annesini ve be-
ni üzmez" der
Bu dosdoğru bir tehdittir Tehdit insan yaşamında nesneye indirgeyici bir şiddet düzeneği oluşturur
Sevgi üretemeyenler, fikir üretemeyenler, sağlıklı ilişki üretemeyenler genellikle tehdit ya da şiddet üretirler
Afşar Timuçin
|
|
|
|