|
Prof. Dr. Sinsi
|
Epiktetos'tan Dusunceler..
Bir Yunan filozofu olan Epiktetos’un, milattan sonra 50 yıllarındaPHRYGIA’da HIERAPOLIS’te doğduğu söylenmektedir Çocukken Roma’da imparator Neron’un azatlısı Epaphroditos’a satılmış bir köleydi Asıl adı bilinmiyor ve Yunanca “satın alınmış adam – köle – uşak” anlamında “Epiktetos” ismini taşıyor
Epiktetos, Roma’da felsefe okuma imkânı bulmuş, kölelikten kurtulunca, felsefe öğretmenliği yapmış 90-94 yıllarında Roma imparatoru Domitianus bütün filozofları yurdundan kovunca, Nikopolis’e gitmiş orada STOİK felsefe ilkelerini öğretmeye başlamıştır Yokopolis’te yokluk içinde yaşamış ve burada ölmüştür ( M S 130)
Felsefesi; Tanrıya güvenmek, vicdan sesini dinlemek, insanların kardeşçe yaşamaları esasına dayanmaktadır Hiçbir yazı bırakmamış, fakat büyük bir etki yapmıştır Kendisini seven birçok öğrencileri olmuş, bunlardan Flavius Adrianus, Epiktetos’un öğrettiklerini, derslerdeki konuşmalarını toplamış ve sekiz bölüm olarak yayınlamıştır Bunlardan dördü sonradan kaybolmuş Konuşmalarından onun bütün felsefesini özetleyen “Düşünceler ve Sohbetler” adıyla küçük bir kitap meydana gelmiştir Eser, ilk olarak sayın “Burhan Toprak” tarafından Türkçeye çevrilmiştir
Kişisel gelişim açısından incelersek, Epiktetos’un düşüncelerinin bugün de geçerli olduğunu görebiliriz
Dünyada olup biten şeylerin bir bölümü elimizdedir Bir bölümü elimizde değildir Elimizde olanlar düşüncelerimiz, yaşayışımız, isteklerimiz, eğilimlerimiz, iğrenmelerimiz; bir kelimeyle bütün davranışlarımızdır Elimizde olmayanlar; mal, şöhret, yüksek görev gibi şeylerdir
Başına gelen belâlar yüzünden başkasını suçlamak bilgisizin yapacağı iştir Yalnız kendini sorumlu bilmek, bu, gözü açılmak üzere olan bir adamın işidir
Hayatında olup biten şeylerin, dilediğin şekilde olmasını isteme: Nasıl oluyorlarsa, öyle olmalarını iste Böylece her zaman mutlu olursun
İnsanların ruhlarından söküp atacakları iki şey vardır: Bencillik ve imansızlık
Kendine filozof deme Bilgisizlerin önünde güzel özlü sözleri sayıp dökme En iyisi bu özlü sözlerin emrettikleri şeyleri yap
Felsefe öğreniminde bir adamın ilerlediğine gerçek belirtiler; kimseyi yermez, kimseyi övmez, kimseden sızlanmaz, kimseyi suçlamaz, güçlü bir kişi imiş ya da bir şeyler bilirmiş gibi kendisinden hiç söz açmaz
Hepimiz bedenin ölümünden korkuyoruz Ama ruhun ölümünden korkan kimdir?
Allah yalnız renkleri yaratmış ve onları ayırt edecek, görecek gözleri yaratmamış olsaydı bu renkler neye yarayacaktı? Renkleri ve gözleri yaratıp da ışığı yaratmasaydı renkler ve gözler neye yarayacaktı? Bu üç şeyi birbiri için yaratmış olan kimdir? Bu eşsiz birliğin yaratıcısı kimdir? Allahtır Demek ki tanrısal bir kuvvet vardır
Geceleyin kapılar kapanıp da lâmbalar söndüğü vakit, odanda yalnız kaldığını söyleme! Çünkü yalnız değilsin
Biraz duygumuz olsaydı yalnızken ya da kalabalık içindeyken, bütün hayatımızda, Allaha; bize bahşettiği ve ömrümüzün her anında faydalandığımız nimetler için şükretmekten başka bir şey yapamazdık Evet, çapa çapalarken, tarla sürerken, yerken, gezerken, kalkar ve yatarken kısacası her hareketimizle haykıracaktık: “Allah ne büyüktür!” Her şey bu haykırışla titreyecekti
Her şeyi yoluna koyacak olan akıl sapıtırsa onu yoluna kim koyacak?
Felsefe uzun ve yorucu bir yoldur deniliyor Aldanıyorsun dostum Bu o kadar uzun değildir Felsefe sana ne öğretmek istiyor? Allah’ın yoluna gitmek, isteklerini düzene koymak, düşüncelerini iyi kullanmak
Allah, bütün insanları mutlu olmaları için yaratmıştır; kara bahtlı oluyorlarsa kendi çelmeleri yüzünden oluyorlar
Bir güzel söz söyleme sanatı varsa, bir de güzel anlama ve dinleme sanatı vardır
Yaşadıkça ödevim, halk arasında ya da yalnızken her işte Allah’a şükretmek, onu her fırsatta övmek ve ölünceye kadar kutlamaktır
Kaptanın en küçük bir dalgınlığı bir gemiyi batırdığı gibi, yapacağımız en küçük unutkanlık, en küçük bir dikkatsizlik de felsefe öğreniminde bütün ilerlemeyi yok edebilir Öyleyse uyanık olalım Koruyacağımız şey altın yüklü bir gemiden daha değerlidir Bu; temizlik, sözde durma, direnme, Allah’ın buyruklarına boyun eğme, acıdan, kaygıdan, korkudan kurtulma, kısacası gerçek özgürlüktür
Kaynak: Epiktetos (Düşünceler ve Sohbetler)
|