Yalnız Mesajı Göster

Zanshin - Ruhsal Enerjinin Etkin Kullanımı İ

Eski 07-17-2012   #6
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Zanshin - Ruhsal Enerjinin Etkin Kullanımı İ



RUHSAL ENERJİNİN ETKİN KULLANIMI


- ZANSHIN -


Yazan Bülent Kısa


Bölüm 1 (devamı Bölüm 2'de)





Copyright © M Bülent Kısa - 7/12/2003


Zanshin'i incelemek ve onu batı terbiye sistemleri ile yetiştirilmiş kimselere anlatabilmek amacıyla ve esas olarak da bir savaş sanatı veya bir sporla ilgili değil de tamamiyle ruhsal gelişmelerle ilgili olarak hazırlanan bu yazı ve araştırma Iaido esasları çerçevesindedir


Aşağıdaki anlatılar Iaido öğretmek amacıyla yapmayıp, ruhsal gelişmeleri hedef aldığı için okuyacak olan kimselerin de herhangi bir Uzak doğu savaş sanatı öğrencisi ya da bir Iaido öğrencisi olması gerekli değildir Hatta asıl hitap edilmek istenen kimseler Iaido öğrencileri değil, Savaş sanatlarıyla ilgisiz kimselerdir Buyüzden de kendimi, yazının başına Iaido hakkında bazı şeyler yazmak zorunda hissediyorum çünkü konunun Savaş sanatları ile ilgili olmayan kimseler tarafından anlaşılabilmesi için bu kişilerin Iaido'un ne olduğunun birazcık da olsa bilmeleri gerekiyor




Iaido nedir?


Iaido, Japonya'nın geleneksel kılıç kullanma sanatıdır Iaido isminin anlamında kılıcı çağırıştıran bir söz yoktur


"İ" kanjisi (japon harfi) "Durum" ya da "Varlık" anlamlarına gelir "Ai" Uyum, "Do" ise Yol anlamındadır


Tarihsel dönemlerde Iaido'ya, Iaijutsu denilirdi Günümüzde yerine göre iki ismin de kullanıldığı görülmekle beraber yaygın isin Iaido'dur "Jutsu" Sanat, beceri anlamında bir kelimedir Daha ziyade teknik ve fiziksel uygulama ve becerileri ifade eder "Do" ise en kaba çeviri ile "Yol" anlamına gelir Tabii bu düpedüz, üzerinde yürünen yolu anlatmaz Do terbiye sistemini, felsefi ve mistik yaklaşımları, ruhsal gelişmeyi ve bunların yanısıra bir çok farklı fakat benzer kavramı ifade eden bir kelimedir Türkçe'de tam olarak bilinip, anlaşılabilen bir kavram aranırsa Do kelimesini "Tarikat" ile eşanlamlı görebiliriz "Tarik" kelimesi de de tıpkı Do gibi, yol anlamına gelen bir kelimedir Tarikat, Yollar anlamına gelir Mistik ve felsefi anlamlar ve uygulamalarla birleştirilip kaynaştırılan bütün Japon "Do" sanatlarının terbiye sistemi ve kendi konularına yaklaşımları, eğitimleri be hatta çeşitli Ryu (Ekol)'ları olması tamamen, yurdumuzdaki bildiğimiz dinsel tarikatlarla aynıdır Şu fark vardır İslam tarikatları dinsel esaslıdır Do sanatları ise Savaş sanatları esaslı olmakla beraber Budist felsefe ve ruhsal gelişme ile yakın ilişkilidir Şayet ruhsal gelişme, konsantre ve benzeri açılardan ele alırsak Iaido öğrencilerinin kılıç savurması ile Mevlevi dervişlerinin fır fır dönmeleri arasında şekilsel olarak görünür farklılıktan başka hiç bir fark yoktur




Savaş sanatları genel olarak isimlerinden ve daha doğrusu isimlerinin, batı dillerine çevrilişlerindeki gelişi güzellikten dolayı yanlış anlaşılan ve arkalarındaki derin anlamları gözden kaçırılan şeylerdir Mesela Bir Kyu do için Okçuluk dersek bilinen okçuluğun Japon kıyafet ve Yaylarıyla yapılan şeklinden başka şey düşünülemez Ne çare ki, bu isimleri başka şekilde çevirebilmek de pek mümkün değildir Bu duruma bir örnek de çok bilinen "Karate" dir "Kara" Boş, "Te" el anlamındadır Karate "Boş el" olarak çevrilir ve basit şekilde silahsız, boş elle döğüş sanatı olarak anlaşılır ve anlatılır Halbuki buradaki "Kara" içinde hiç birşey olmayan boş bir eli veya kabı ifade etmez Buradaki boşluk, Zen'deki zihinsel boşluktur Bir ruhsal ve zihinsel durumu ifade eder Zen ve söz konusu boşluk durumundan aşağıda geniş şekilde bahsedilecektir Bu açıdan bakarsak Karate isminin Boş el şeklinde değil de "Boşluğun eli" ya da "Boşluğun elleri" şeklinde çevirmek çok daha uygun olur





Aynı şey Iaido ismi için geçerli değildir çünkü şükürler olsun ki, Iaido isminin saçma sapan şekillerde çevrilmesi pek mümkün değildir Bu ismi Türkçe'de anlamı olan bir şekle çevirmemiz gerekirse, Iaido: "Varoluşla uyum, bir oluş yolu" veya "Evrensel enerji ile birlik yolu" şeklinde çevrilebilir Iaijutsu ise tabii aynı şekilde "Varoluşla ya da Evrenin varlığı ile bir oluş veya uyumlu oluş sanatı" şeklinde çevrilir Derin felsefi anlamları olan çevirme gayretlerimizi bir yana bırakır da avam arasındaki anlayış ve çeviriye göre bakarsak, bazı kimseler Iaido'yu "Kılıç çekme sanatı" ya da aslında pek doğru sayılmasa da "Hızlı kılıç çekme sanatı" şeklinde de tarif ederlerse de Iaido kılıcı çekmekten başka bilinen bütün kesiş ve savunma tekniklerini, vücut ve ayak haraketlerini ihtiva eder ve bunların hepsi de kılıcı çekmek kadar önemlidir


Iaido çalışmlarının büyük bir kısmı bir eşle değil de, tek başına yapılır Birbirlerine kombine edilmiş değişik çekiş, kesiş, oturuş ve doğruluş, kalkış, ilerleme ya da savuşturma tekniklerinden oluşan bir çok haraket serisi Iaido'nun esasıdır Hayali bir rakiple karşılaşma olan bu serilere "Kata" veya "Waza" ismi verilir Öğrenci bu Kata'ları devamlı olarak tekrarlar Teknikleri giderek daha mükemmelleştirmeye çalışır İlk başlarda tam fakat şekilsel olarak öğrenilen Katalar giderek daha derinlik kazanırlar Bir Iaido öğrencisinin aynı Kata'yı yıllarca talim etmesi ve devamlı olarak daha da derinlik kazanması mümkündür Kata çalışması yapan yetişkin bir Iaido öğrencisinin yaptığı haraketleri gerçekten yaşaması, konsantresini daima koruması, bir savaşı yaşaması ve ruhsal enerjisini açığa çıkartması gerekir Haraketlerin büyük bir kesinlikle ve düzgün şekilde yapması şarttır Her Iaido ekolünde on veya oniki katadan oluşan eşli çalışma yani iki kişinin karşılıklı olarak yaptığı kata serileri de vardır


Iaido'da da diğer bir çok Japon kökenli savaş sanatı gibi değişik Ryu'lar yani değişik ekoller vardır Her ekolün ya da Ryu'nun kendi anlayışına göre bir çok ufaklı büyüklü teknik farklılığı olabilir Kataları oluşturan haraketlerin sıralaması faklı olabilir fakat temel haraketler pek fazla değişik değildir Başka bir ifade ile teknik hep aynıdır fakat yorumlama farklıdır Burada örnek olarak dünya dinlerini kulanabiliriz Mesela, Iaido'yu bir din olarak kabul edersek, Ryu'ları o dinin değişik mezhepleri, Ryu'ların kendi içindeki ustaların, kendi aralarındaki yorum farklılıklarını da aynı mezhebin tarikatları olarak kabul edilebilir




Iaido için bir savaş sanatı ya da bir spor demek pek kolay birşey değildir Iaido eski günlerde bir savaş sanatıydı fakat günümüzde savaş sanatı olarak fazla bir değeri olmayabilir Iaido günümüzde bir savaş sanatı olarak ancak bir şekilde faydalı olabilir ki, o da askeri okullarda ya da Polis okullarında resmi bir uygulama olarak kabul edilirse ve tabii hakkı tam olarak verilerek talim edilirse, kişinin öz disiplin kazanmasına, daha sakin bir ruhsal yapı elde etmesine, beklenmedik durumlarda çabuk ve doğru tepki göstermesine, sezgilerinin gelişmesinde ve benzeri şeylerde faydalı olabilir


Iaido'yu bir spor olarak görmeye çalışırsak, bu sefer de onun tam bir spor olmadığını farkedebiliriz Tabii ki, bedensel aktivite ile uygulanan herşey bir spor olabilir ve Iaido da diğer sporlar gibi kendi adele gurubunu geliştirir, insanı terletir fakat bu genel yapının haricinde düşünsel yapısı ve fiziksel gelişme kadar ruhsal enerjiye de gerek duyması onu alışılmış spor anlayışının dışına çıkartır


Iaido'yu, son elli yıl içinde diğer savaş sanatlarının yozlaşmış yani batılılaşmış hali ile, bir döğüş sanatı olarak görebilmek de pek mümkün değildir çünkü aklıbaşında hiç kimse "Belki birisi ile kavga ederim" düşüncesi ile sırtına bir metreden uzun bir kılıç alıp sokağa çıkmaz Ayrıca Iaido'yu bir döğüş sanatı olarak görmek isteyen kimselere söylenecek bir tek şey vardır Kılıç tehlikeli ve kesici, öldürücü bir araçtır Şayet birisini kesmek için kılıç kullanmayı düşünen birisi varsa o kimsenin gidip bir tabanca alması hem daha ucuz, hem daha kolaydır Ayrıca yıllar süren talimlere ve bazıları da ağrılı sızılı yorgunluklara sebep olan çalışmalara da gerek kalmaz Aslında bu nasihat Karate, Tae kwon do, Kung fu, Judo ve akla gelen her savaş sanatını bir döğüş aracı olarak gören herkese söylenebilir


Burada güzel bir deyişten yapmam gerekmektedir Modern Judo'nun kurucusu olan Üstat Jigaro Kano demiştir ki, "İnsanın başka bir insanı yenmesi onun kendi gücünü gösterir İnsnın kendisini yenmesi Judo'nun gücünü gösterir" Bu sözü Iaido'ya uyarlayarak değiştirmemin Jigaro Kano'ya karşı saygısızlık sayılmamasını umarak şöyle söyleyebilirim "İnsanın başka bir insanı kesmesi onun kendi gücünü gösterir fakat insanın kendi ruhunu kesebilmesi Iaido'nun gücünü gösterir" Dikkat edilire görülür ki, burada insanın kendisini yenmesinden veya kesmesinden değil, kendi ruhunu kesebilmesinden söz ediliyor Bunu açıklaması aşağıdaki "Niçin Iaido çalışırız" başlıklı bölümde görülecektir




Niçin Iaido çalışırız?


Iaido hakkında kitap ya da makaleler yazan her Iaido ustasının sonunda bir gün mutlaka birşeyler yazdığı bir noktaya geldik Bu neredeyse gelenekselleşmiş duruma uymaktan kaçmanın yolu yok Herne kadar kendimi bir Iaido ustası hatta yetişmiş bir Iaido öğrencisi olarak ve hatta Iaido'yu anlamış birisi olarak dahi görmesem bile ben de, madem yukardaki kadarını yazdım o zaman, ustaların kaçamadıkları konu hakkında birşeyler anlatmak zorundayım


Yukarda Iaido'nun bir savaş sanatı yani bir askeri uygulama olarak günümüzde fazla bir değer taşımadığından bahsettik Ayrıca onun spor olarak (En azından bütünüyle spor olarak) kabul edilmesinin zor olduğu ve döğüş yöntemi olarak düşünülemeyeceğini söyledik O zaman Iaido çalışılmasının sebebi nedir ve nasıl bir pratik faydası vardır? Iaido geleneksel Japon Savaş sanatıdır Japon geleneği ise onu yaşatmak ve öğrenmek Japonların işi Bizler ya da dünyanın heryerinde Iaido çalışan kimseler Japon geleneklerinin yaşatılmasna çok mu meraklıyız? Kaldı ki biz, kendi geleneklerini bile unutmaya meyilli bir milletiz Yoksa küçük çocukların sokak aralarında kovboyculuk yeya korsancılık oynamaları gibi, Iaido öğrencileri de Samuraicilik mi oynuyorlar?


Tabii ki, Iaido çalışmak için çok akılcı nedenler vardır Bu nedenleri en belirsizlerinden başlayıp gittikçe daha ciddiye inerek aşağıdaki gibi sıralayabiliriz


Iaido çalışmaları değişik ve karizmatik birşeyler yapmak isteyen ve Savaş sanatlarından olmasa bile Uzak doğu kültüründen hoşlanan kimselere cazip gelebilir Bu gibi kimseler hem hoşlandıkları ambians içinde yaşayabilirler hem de mesela Karate veya Judo gibi sanatlarda olduğu gibi hiç kimse ile döğüşmek ya da boğuşmak, eklemlerini acıtmak veya kemiklerini zedelemek zorunda kalmazlar Özet olarak Iaido Savaş sanatlarına meraklı olmayan hatta bu gibi şeylerden özellikle hoşlanmayan kimselerin de ilgisini çekebilir


Bazı kimseler de Bıçak ve Kılıç gibi kesici ve delici aletlerden hoşlanırlar İçinde kriminal bir yapı olmadan ya da başka bir ifade ile insan kesmeye, kan dökmeye meraklı bir psikopat olmadan da Kılıç ve benzeri şeylerden hoşlanan, bu gibi şeyleri toplayan, duvarına asan bir sürü insan vardır Bu gibi kimselere Kendo ya da Batı Eskirim'i yapıp, birileri ile kılıç döğüşü yapmak çekici gelmeyebilir fakat Iaido hem böyle değildir hem de dışardan bakınca son derece asil bir görünüm sergiler


Eskiden herhangi bir Uzak doğu savaş sanatı ile ilgilenmiş ya da hala ilgilenmekte olan kimseler de Iaido'yu çekici bulabilirler Kendo yapan hemen hemen herkes de az ya da çok Iaido öğrenir Şunu söylemek mümkündür ki, "Her Iaido öğrencisi Kendo çalışmaz fakat her Kendo öğrencisi Iaido çalışır" Kendo özellikle batıya yayıldıktan sonra kılıç döğüşü olma niteliğini kaybedip, eskirim benzeri bir spor halini almıştır Bambu kılıçlar kullanan Kendocular kafa, el, önkol ve göğüs koruyucuları kuşanmış olarak birbirlerinin ellerine, bileklerine, vücutlarına ve kafalarına dokunarak puan alıp, maç kazanmaya çalışırlar Amaç maç kazanmak ve puan almak olunca da kılıç teknikleri git gide kısırlaşır ve hedefler de sınırlanır Hiç Iaido çalışmamış olan bir Kendocu ne derece yüksek dereceli olursa olsun kılıç tekniğine yabancı birisidir Buyüzden Japon Kendo Federasyonu bir seri Iaido katası (ZNKR Zen Nippon Kendo Renmei Iaido Kata ya da Seitei kata) hazırlayarak Kendocuların, tekniği yaşatabilmeleri için, bunların bilinmesini şart koşmuştur


Buraya kadar ne tür kimselerin Iaido'yu çekici bulduklarını ya da ne gibi sebeplerle Iaido çalışıldığını kısmen gördük Fakat Iaido çalışılmasının gerçek gerekliliği ve öğrencilerine gerçek kazandırdıkları bunlar değildir Iaido ile gerçekten ilgilenilmesinin iki ana sebebi vardır Aslında bunların ikisi de aynı noktada buluşurlar fakat daha iyi anlayabilmek için iki ayrı nedenmiş gibi inceliyoruz


Iaido bir Savaş sanatı, bir döğüş yöntemi, bir spordan fazla olarak bir yaşam tarzıdır Yukarda sayılan nedenlerin hangisi için olursa olsun, Iaido yapmaya başlayan ve bir süre devam eden, benimseyen her kimse zamanla bu noktaya gelir Bu noktaya gelip, Iaido'yu anlayamazsa zaten o kimse ya devam etmez ya da sanki tenis veya binicilik klübüne gider gibi arada bir uğrar ki, bunun da hiç bir sakıncası yoktur Isteyen bu şekilde de devam edebilir Belli bir noktayı aşıp, Iaido ile bütünleşebilen ya da içine giren kimseler ise hayatlarını Iaido ve Iaido prensipleri ile sürdürmeye başlayabilirler Iaido ile birlikte yaşamak içinse, elde kılıç olması gerekli değildir Gereken felsefeyi edinen ve ruhsl enerjilerini geliştiren bir kimse bunu hayatın her açısında olumlu bir ruhsal durum ve enerji olarak kullanabilirler Iaido fiziksel disiplin sağlar Bir çok tiyato oyuncusu sadece normal yürüyüşlerini daha zarif, daha kıvrak hale getirmek için Eskirim çalışırlar Iaido da bunun gibi zarif bir beden ifadesi, omurgaya dik bir duruş, fiziksel disiplin, oturup kalkma zerafeti kazandırır Kişi bunu bir defa elde edince hayat boyu yanında taşır Bunun dışında nefes kontrolü, adele esnekliği gibi şeyleri de sağlar Burada yazılanlar Iaido'nun reklamı değil onun neden yapılmak istenmesi gerektiğinin cevabıdır


Bunlardan sonra da asıl Iaido'nun altında yatan güç gelir Bu da onun felsefi yanı, Evrensel enerji ile bütünleşmesi ve bütünleştirmesidir Hakkıyla talim edilirse Iaido, Aktif bir Yoga'dır (Yoga, hangiekol olursa olsun pasif bir uygulamadır Bu ifade sadece fiziksel esneklik ve haraketlere dayanan Hatha Yoga için de geçerlidir Ayrıca burada fiziksel aktiviteden değil, zihinsel bir durumdan bahsetmekteyiz Aktif Yoga tarifi, Iaido'nun hiç bir Yoga ekolünün olmadığı bir durumda olduğunu ifade etmek için kullanılmıştır Bu konu aşağıdaki sayfalardaki "Zihnin Etkin ve edilgen durumları" ara başlıklı kısımda ele alınacaktır) Zen meditasyon'u ve Zihinsel gücü içinde taşır ki, bu yazının asıl bütünü olan aşağıdaki kısımların amacı da Iaido'nun sadece bu yanını incelemektir Iaido çalışan kimse başka kimseleri değil aslında kendi ruhunu keserek, bir terzinin kumaşı biçmesi gibi biçip şekillendirir Zamanla kendi ruhu da elindeki çelik (Ya da herhangi bir metal) kılıcı gibi olur Ruh ve kılıç bütünleşmesi aşağıda görülecek olan "Neden kılıç samuri'nin ruhudur" başlıklı bölümde detaylı olarak incelenecektir Ruhsal güçleri uyanır Hem Yoga ya da Budizm ekolleri gibi ruhsal dinginliğe ulaşır, hem de bu tür çalışmalarda olmayan bir sonuca ulaşarak enerjisini etkin, aktif bir biçimde kullanmayı öğrenir Hem bedensel, Hem zihinsel hem de spiritüel terbiyeye ulaşır Kişi kendi ruhunu keserek şekillendirirken komplekslerinden arınabilir, hayata daha iyimser ve cesur bakar, daha olumlu bir kişilik halini alır fakat paradokslarla dolu olan Iaido'nun başka bir paradoksu da buradadır ki, kişi isterse daha saldırgan ve savaşçı da olabilir




ZANSHIN


Iaido ve benzeri bir çok Uzak Doğu ve daha doğru bir ifade ile Japon kaynaklı savaş sanatı ile ilgilenen bir kimse, ilgisi ister pratik olarak o sanatı talim etme seviyesinde olsun isterse sadece entellektüel bir inceleme içinde olsun bir noktada mutlaka kendisine son derece esrarengiz görünen bir isimle karşılaşır "Zanshin" Aslında batılılar bunun fazla üzerinde durmazlar Hatta bir çok kişi Zanshin kavramını şöyle böyle anlar ve gerisine aldırmaz Batılıların bir çoğu söz konusu Savaş sanatlarını bir döğüş yöntemi veya marjinal bir spor olark kabul ederler ve işin ruhsal yanıyla da pek ilgilenmezler Bir kısım batı insanıysa Bu sanatları ruhsal bir gelişim yolu olarak kabul eder ve bu açıdan talim ederler Buna en iyi örnek Tai Chi'dir (Bununla beraber aşağıda daha detaylı olarak inceleyeceğimiz gibi, Tai Chi'de Zanshin yoktur) Iaido, Kendo, Karate, Kyudo ve Zanshin'le direk ilgili diğer savaş sanatlarını talim edenlerin bir çoğu ise Zanshin'i pek anlamazlar fakat anladıklarını zannederler Aslında belki de bu insanların bir çoğu Zanshin'i tam olarak anlatabilecek gibi bir bütün olarak anlayıp, anlatamazlar fakat içsel olarak gerçekten anlayıp, algılayıp, uyguluyor olabilirler Burada konumuz batılıların Zanshini nasıl ve ne kadar anladıkları değil, Zanshin'in ne olduğu ve daha çok da neden alaşılamadığı ya da kelimelere dökerek anlatılacak şekilde anlaşılamadığıdır


Ana konumuz, hedefimiz ve amacımız Iaido olduğu için diğer savaş sanatlrına pek fazla eğilmeden Zanshin konusunu ilk anda Iaido üzerinden ele alıyoruz Doğulu ya da batılı değişik ustalar zaman zaman Zanshin hakkında birşeyler yazmışlar ve onu açıklamaya çalışmışlardır Bu yazılanların ya da genele anlatılanların hemen hemen hepsinin yetersiz kaldığını ya da Batı'ya, dolayısıyla da batı dünyasından bize yetersiz yansıdığını görüyoruz Bazı Iaido ustalarının kitaplarında ve değişik dergilerde ya da Internette yayınlanan yazılarında Zanshin'den hiç bahsedilmediğini, Iaido'nun sadece şekilsel olarak ele alındığını görüyoruz Aslında dünyada Iaido hakkında batı dillerinde yayınlanmış fazla sayıda kitap da yok Web sayfalarında da konunun felsefi yanlarına eğilmek yerine daha ziyade bir, iki Waza'nın resimlendiğini ve tekniklerin fiziksel yanlarının incelendiğini görüyoruz Mesela Iaido hakkında hazırlanmış olan en detaylı kitaplardan biri, Nicklaus Suino tarafından yazılan "The Art of Japanese Swordmanship" isimli kitaptır Eishin Ryu ekolünün el kitabı gibi olan bu kitap mevcut bütün Waza ya da Kata'ları (Tabii sadece Eishin Ryu'daki kataları) bir bir vermekte, her haraketi şematik olarak anlatmaktadır Eishin Ryu sistemini pratik olarak bir dojo'da çalışmış, öğrenmiş olan bir kimse için mükemmel bir el kitabı ya da hatırlama kitabıdır fakat içinde Iaido'nun ruhsal yanlarını anlatan pek birşey bulunmaz


Bazı Ustalar da belki de Iaido'nun olan bir şeyini unutmuş olmamak için Zanshin'den bahsetmek gereğini duyarlar Zanshin konusunu anlatıp, izah etmeye çalışan ustaların yazı ve anlatıları ana anlatı ve fikir olarak hemen hemen daima birbirinin aynıdır Konuyu daha fazla derinleştirmeden önce, bunlara bir örnek olarak Masayaki Shimabukuro'nun anlatımını özet olarak görmemizde fayda vardır


-Savaşçı Ruhu -

Zanshin kelimesi birebir tercüme edilirse "Kalan ruh" veya "Artakalan ruh" şeklinde çevrilebilir denilmektedir Fakat genellikle şu şekilde açıklanmaktadır "Ruhunu rakibinin üzerinde yoğunlaşmış olarak bırakmak" Bu ifadelerin hiçbirisi Zanshin'i tam olarak açıklayamaz fakat onu açıklayabilmenin kolay bir yolu da yoktur Basit bir anlatımla Zanshin, zihinsel bir durumdur Sadece deneylerle anlaşılabilir ve bir defa anlaşılınca doğru izahla açıklanabilir


Bir batılıya Zanshin kavramını anlatabilmek için "Savaşçı ruhu" ifadesi kolay bir anlatım olabilir Zanshin, Savaş ruhu'nun dışarıya projekte edilişidir Rakibin hücumuna cevap vermek ve hemen ardından korku ve endişenin olmadığı sakin bir duruma girmek mental ve fiziksel hızlılık gerektirir Zanshin mümkün olan bütün kavgacılık ruhu ile sakin zihin durumunun kombinesi olan ve kendi kendisiyle çelişkili olan bir durumdur


Iaijutsu tekniklerinin talim edilişi sırasında, Kokyu temizleyici nefesleri yapılmaya başlarken Zanshin uyanır Bu an, gerçek hayattaki bir tehdit altında kalındığı anla uyumludur Zihnin bu derin durumu Çekiş ve yatay kesiş, Aşağıya kesiş, Kılıçtan kan silkelemek ve hatta kılıcı kına koymak ( Nukitsuki, Kirioroshi, Chiburi ve hatta Noto) sırasında sürdürülecektir


Noto (Kılıcı kına koymak), Zanshin'in bırakılması için çok kritik bir andır Hemen hemen herkes için, kılıcı çekerken, bir vuruşu veya kesişi bloke ederken kavga ruhunu devam ettirmek çok tabii bir durumdur Fakat bir savaşçı için en yaralanılabilir anlardan birisi de savaşın bittiği ve kılıcın kına koyulduğu andır Bu an, yaralı bir rakibin, Noto'nun orta noktasında, tam Kılıcın ucu (Kissaki) kına girince, son bir gayretle saldırması için en uygun andır Tam bu noktada iken kuvvetli ve etkili bir çekiş yapılamaz Noto'yu tamamlamaya ve yeniden çekiş yapabilmeye zaman yoktur Buyüzden Kan silkeleme (Chuburi) ve kılıcın kına geri koyuluşu (Noto) anları, Zanshin'in en güçlü olması gereken anlardır


Noto yapılırken, Kabza bariyerinin (Tsuba) sol ele temas ettiği anda Zanshin duygusu çok güçlü olmalıdır çünkü kılıç hala tam olarak Kında (Saya) değildir Tsuba, Saya'ya tam olarak intibak edip,Habaki, Kouguchi'ye sıkısıkıya oturmadan Kılıç kına girmiş sayılamaz Sonuç olarak, sağ el Kabza dibine (Tsukagashira) kaydırılana kadar (Sağ elin, kılıç kına tamamen yerleştirildikten sonra kabzayı bırakıp, kabza dibine kaydırılması Eishin Ryu ekolüne has sembolik bir el jestidir) Zanshin devam ettirilmelidir


Rakip safdışı bırakıldıktan sonra Zanshin'e çok fazla dikkat ayrılır Bundan dolayı da pekçok kişi Zanshin hakkında yanlış fikir edinir "Kalan ruh" çevirisi ile Zanshin'in sadece kavgadan sonra kalan savaş ruhunu gösterdiği zannedilir Zanshin Kan silkeleme sırasında (Chiburi) ve kılıcın kına sokulmasında (Noto) çok dikkate değerdir ki, bunlar da aslında savaş sonrasıdır, halbuki Zanshin tekniğin başladığı anda var olmalıdır


Söz konusu zihinsel durumu tarif için basit bir yol yoktur ve o ancak devamlı çalışılarak var edilir Eski Samuri'ler için Zanshin'i talim etmek kolaydı çünkü onların çalışmalarında çok gerçekçi olan imkanlar vardı Modern Samuri'ler için ise, Zanshin'i geliştirebilmek için önce biraz imajinasyon geliştirmek gerekir Visualizasyon bir çok kişinin Savaşçı ruhunu talim edebilmesine ve geliştirebilmesine yardımcı olabilir Iaijutsu teknikleri çalışılırken bir rakiple yüzyüze olunduğunu imajine etmekle gereken mental duruma daha rahat girilir


Zanshin hakkındaki son şey de şudur O, Iaijutsu'num her açısının altında yatar Bütün fiziksel tekniklerin arkasındaki itici güçtür

Yukardaki anlatım dikkatle gözden geçirildiği takdirde fark edilir ki, Zanshin sadece dış açıdan anlatılmış ve sadece, "Zanshin diye bir şey vardır" denilmiştir Bunun dışında Zanshin gerçekten nedir, Nasıl kullanılır, Ne şekilde geliştirilir? gibi sorulara hiç dokunulmamıştır Shimabukuro'nun yukardaki açıklamasına benzer açıklamalardan dolayı da, Iaido ile ilgisi olan ya da olmayan kimselerin kafasında, aşağıdaki yanlış düşünceler uyanır


"Zanshin insanın bir tür bir ruhsal durumudur Öyle bir şeydir ki, kişi kendi bilinci, isteği ve konsantresi ile kendisini o duruma sokar Bir tür rol oynar ve kendi kendisini de oynadığı role inandırır Kişi konsantre olur, bütün dikkatini rakibinin üzerinde yoğunlaştırır, rakibinden başka herşeyle zihinsel ve hatta görsel ilgisini keser Kendisini, rakibini keseceğine inandırır Bir dreceye kadar ilkel ve yırtıcı güdülerini uyandırır Bu konsantre durumunu da gerçek bir rakiple çarpışma ya da tek başına yapılan Kata bitene kadar muhafaza eder Bu arada yüzünü de ezip, büzerek kararlı ve korkunç bir döğüşçü yüz görünümü takınır Başka bir ifade ile savaş içindeki bir savaşçının yüz ifadesinin taklidini yapar ama yaparken kendisini de yaptığı taklide inandırır Tabii bu durumda onun kararlı ve sert yüz ifadesi rakibinin motivasyonunu bozarak onu sindirir Ayrıca rakibin hücum ve karşı hücumları dikkat altında tutulur"

Yukardaki ifade aslıda tamamiyle yanlıştır Çünkü Zanshin, oynan bir rol, kendi kendini birşeye inandırmak, sadece dikkatini rakibin üzerine toplamak ve yüzünü buruşturmak değildir O, neredeyse maddesel olan bir gerçektir En doğru ifade ile Zanshin'in tarfifi aşağıdaki gibidir


"Zanshin, savaşçı ruhu (Haleti ruhiyesi) veya Savaş ruhu değildir Zanshin psikolojik değil ruhsaldır Zanshin tam olarak kişinin ruhsal enerjisinin rakibi bir zarf gibi kapladığı, içine aldığı, bir durum, bir ruhsal enerjinin kullanım şeklidir İki savaşçı karşılaşınca önce onların Zanshin'leri kapışır ve birisi bastırılınca enerji alanı rakibin zihinsel aktivitesini dumura uğratır, onu bir miktar fiziksel uyuşukluğa ya da şaşkın veya sarsak fiziksel duruma sokar Zanshin rakibin, fiziksel bedeni gibi ruhsal enerjisini de aynı zarfın içine alarak bastırmak, kısıtlamak, haraket edemez hale getirmektir"

Pekiyi bu ruhsal enerji sözü ile ne kastetmekteyiz? Bu enerji Sadece Iaido'ya has bir şeymidir? Nasıl uyandırılır ve nasıl geliştirilir? Sadece Japonya'ya has bir ruhsal yapımıdır Batı dünyası ve Orta dünya yani bizim ülkemizin de içinde olduğu Orta doğu, bu enerjiden haberdarmıdır? Bütün bu sorulara cevap verebilmek için konuyu Iaido'dan biraz uzaklaştırarak ilk bakışta Iaido'ya ve Zanshin kavramına yabancı zannedilecek bazı şeyleri incelememiz gerekmektedir


Aşağıdaki konular hem ilgisiz, hem gereksiz ve hem de çok uzun görülebilir fakat Chi, Ki, Tai Chi, Zen Budizim ve benzeri bir çok şey iyice anlaşılmadan zihnin edilgen hali tam olarak anlaşılamaz Zihnin edilgen hali hakkında tam bir fikir sahibi olunmadan, Zihnin etkin hali bilinemez Zihnin etkin hali bilinmeden de Zanshin anlaşılamaz Ayrıca Iaido'nun, Zihnin etkin ve edilgen durumlarını nasıl kullandığı anlatılamaz


Aşağıdaki bölümlere geçmeden önce söylenmesi gereken son şey de şudur: Yukarda görülen, Üstad Shimabukuro'nun Zanshin tarifi eleştirmek için ele alınmadı Usta'nın yanlış fikirler verdiği ya da konuya tam olarak hakim olmadağı da vurgulanmak istenmedi Burada anlatılmak istenen şey sadece, zannımıza göre, batı dillerine Zanshi'i anlaşılır şekilde çevirmenin zorluğu ve daha da önemlisi konunun karmaşıklığı, uzunluğu, anlayabilmek için daha pek çok şeyin bilinmesinin gerekmesi gibi şeylerden dolayı Zanshin hakkında bazı şeyler söylemeye çalışan ustaların fazla derine inmeye gerek görmedikleridir




KI VEYA CHI


Hem Zanshin'i tam olarak anlamak, hem de en azından neyin içinde olup, ne olmadığını anlayabilmek için Chi veya Ki sözünün ifade ettiği kavramı anlayabilmemiz gerekir Chi ve Ki kelimeleri aslında aynı şeyi anlatırlar Chi eski Çince, Ki Japonca'dır Burada ikisinin birden kullanılmasının sebebi her iki kelimenin de dünyada çok yaygın olmasıdır Türkiye'de bile Chi'yi bilip, Ki'yi hiç duymamış, Ki'yi bilip, Chi'yi hiç duymamış insanlar vardır Kelimenin ya da daha doğru bir ifade ile ismin özgün şekli Çince Chi'dir Zen Budizm, Kung Fu ekolleri, spiritüel felsefeler Çin'den, Japonya'ya geçtikten sonra zamanla Japon'ların telaffuzlarına uyarak Chi sözü değişti Bu durum tıpkı Farsça "Merdübaan" kelimesinin, Türkçe'ye geçtikten sonra "Merdiven" şeklini alması gibi bir durumdur


Chi, Evren'in her yanını dolduran enerjidir Herşeyle diğer herşey arasında Chi vardır Uzay boşluğu da boşluk değildir Aslında Chi ile doludur Yıldızlar ve galaksiler arasında da Chi vardır Elimizin parmakları arasında, çevremizde hatta ciğerlerimizde Chi vardır Chi evrensel enerjidir, aynı zamanda evrenin kendisidir Burada "Evren" derken sadece bildiğimiz evreni de kastetmiyoruz Var olduğu iddia edilen değişik boyutlarıyla bütün alemleri kastediyoruz Chi hayattır ve hayatı sürdüren enerjidir Onun kendisine has bir zeka ve bilinci de vardır fakat bu zeka ve bilinç bizim algılama sınırlarımızın ötesindedir Kendisine has bir durumdur Hayatımızı sürdürürken evrensel uyuma ters düşmemek, daha gelişmiş bir varlık olabilmek ve üstün bilince ulaşabilmek için Chi ile ve onun devamlı olarak devinen akımlarıyla uyum içinde yaşamalıyız Taoist felsefe ve yaşam biçiminin özü tamamen Chi ve yukarda bahsedildiği gibi Chi ile uyumlu olmak üzerine kuruludur Taoist felsefenin tam olarak ele alınması, anlatılması buradaki konumuzun dışındadır ve zaten bu çok uzun bir konudur fakat konumuzun gereği kadarını da, yarım yamalak bile olsa, ele almak da gereklidir


Taoizm çok çok eski bir felsefedir Burada felsefe sözü tabii ki, hafif kalmaktadır Taoizm hayatın tamamına etki yapan bir yaşam biçimidir fakat burada anlatım kolaylığı için felsefe deyip geçmeyi daha uygun buluyoruz Taoizmin ilk ortaya çıkış şekli bir sürü efsaneye konu olmuştur dolayısıyla onun gerçek kökeni ve geçirdiği aşamalar hakkında gerçeğe yakın birşeyler söylememiz mümkün değil Bilinen en kesin şeyler, onun çok çok eski olduğu, Konfiçyüs'ün de Taoizmin bazı açıları ile ilgilendiğidir Hatta Konfiçyüs, Taoist felsefenin bir ürünü olan ya da Taoizm ile kaynaşıp, onun bir parçası gibi görünen Yi King (Ya da I Ching) için de bir seri yorum yazmıştır Daha sonraki dönemlerde bir imparator Taoizmi ve kendisinden önceki bütün felsefi ekolleri yasakladı ve Taoist rahipler sıkı takibat altında tutuldular Ele geçirilebilen bütün Taoist tekstler imha edildiler ve Yi King sadece Konfiçyüs'e duyulan saygı yüzünden bu katliamdan kurtuldu


Tekrar Chi kavramına dönersek, Chi, Taoizmin bir ürünü değildir Tersine Taoizm Chi ile uyumlu olmak adına kurulu bir felsefe, din, mezhep, tarikat ve/veya yaşam biçimidir Chi'yi duyabilmek, onun içinde onunla uyumlu olabilmek için tasarlanmış ve zamanla gittikçe gelişmiş bir çok pratik etme yöntemi de vardır Aslında hemen hemen herşey Chi ile bütünleşmek amacıyla kullanılabilir Seks, yemek yemek, yürümek hemen herşey zihinsel boşluk sağlamak ve Chi'yi önce idrak edebilmek, sonra onu istek doğrultusunda kullanabilmek fakat aynı zamanda ve aslında onun istek ve doğrultusunda yaşamak için kullanılabilir Mesela chi ile bütünleşmek için bir tür meditasyon yaptığımızı düşünelim Zihinsel boşluğu sağlamaya çalışarak bir masaya oturuyoruz Önümüze bir tabaka beyaz kağıt koyup, elimize de bir kalem alıyoruz Düz beyaz kağıdın üzerine boydan boya birbirine paralel çizgiler çizmeye başlıyoruz Kesin ve düşünmeden yapılan haraketlerle çizilen çizgilerin tam olarak, sanki bir cetvelle çizilmiş gibi düz olmaları istenmektedir Zihin gerçekten boşalınca ve yapılan iş düşünülmeden yapılmaya başlayınca istenilen düzlükte çizgiler ortaya çıkmaya başlar İşte bu durumda Chi akımlarıyla uyumlu davranılmaya başlanılmış demektir Çizgiyi çizen ve tabii kolumuzu kağıt üzerinde haraket ettiren şey bizim bilinç ve komutlarımız değil, Chi akımıdır


Burada hemen belirtmek gerekir ki, yukarda anlatılan çizgi çizme yöntemi bilinen bir çalışma tarifi, tavsiye ettiğimiz bir yöntem değildir Bu sadece konuya örnek verebilmek için hemen uydurulmuş bir anlatımdır Fakat gene de belirtmek gerekir ki, bir fırçanın yaptığı şekil, bir kalemin çizdiği düz çizgiler, bir vazoya düşünmeden, konsantre halinde yerleştirilerek artistik bir tasarım oluşturan çiçekler, bir müzik aleti ile, herhangi bir notaya bağlı olmadan irticali olarak yapılan empravizasyon ya da bizdeki ismiyle taksim, ve bir kılıcın rakibi kesmesi aynı şeydir Şekilsel olarak arada büyük farklılıklar olabilir fakat öz aynıdır Başka bir anlatımla, Shaolin rahiplerinin bakır bir gonga yıllarca tek bir teknik kullanarak yumruk atmaları, ya da Kung Fu yapmaları ile bizdeki Mevlevi dervişlerinin Sema ayinlerinde fırfır dönmeleri ya da Tibet rahiplerinin dua değirmelerini döndürerek mantra söylemeleri aynı amaca hizmet eden, aynı çalışmadır Hiç bir farklılık yoktur




Tai Chi


Tai Chi son yıllarda batıda da oldukça yaygınlaşmış bir Chi ile uyumlu olma sanatıdır Şekilsel olarak bir döğüş tekniğine benzer Aslında bir döğüş tekniği denilemez Bir Savaş sanatı hiç değildir Fakat haraketler tekmeler, yumruklar, savuşturmalar, ve benzeri faktörler döğüş teknikleridir Hemen belirtmek gerekir ki, bir Tai Chi öğrencisi istediği takdirde tabii ki, Tai Chi'yi bir döğüş yöntemi olarak mükemmelen kullanabilir fakat burada amacımız Tai Chi'nin döğüş sanatı olup, olmadığı ve ne derece kullanılışlı olduğu değil, onun gerçek uygulanma amacıdır Tai Chi tek başına ya da gurup halinde çalışılabilir Ama kişisel fikrime göre Tıpkı Müslümanlıkta kılınan namazların camiide ve gurup halinde kılınmasının daha makbul olması gibi Tai Chi'nin de gurup halinde yapılmasının ayrı bir lezzeti vardır Haraketlerin uygulanma amacı Chi ile bütünleşmektir Zihin boşaltılır, Haraketler akıcı bir şekilde, kesintisiz olarak ve yavaş yavaş, kendini sıkmadan veya adeleler zorlanmadan yapılır


Tai Chi haraketlerinin birleşmesinden uzunca bir Kata oluşur Tabii burada Kata sözü, yukarda, Iaido konusunun gözden geçirilişi sırasında kullanıldığı ve ne olduğu kısmen açıklandığı için kullanıldı Kata Japonca bir kelimedir ve Tai Chi kalıbının ismi değildir Tai Chi'de yapılan kalıbın en iyi ismi de zaten "Kalıp"tır Batı dillerindeki Tai Chi dökümanlarının hemen hemen hepsinde isim ingilizce "Form: Şekil, Kalıp" şeklindedir Tai Chi katası yapılırken Chi ile bütünleşilir Chi'nin akımları, dalgalanmaları ve dostluğu hissedilir Kişi iyi şekilde konsantre olup, bu akımları gerçekten hissederek yaşamaya başlayınca artık haraketleri yapan o değildir Onu haraket ettiren Chi'nin gücüdür Yumruk atarken eli iten, vücudu döndüren, zıplatan, yer değiştiren Chi'dir


Yukarda da belirtildiği gibi Tai Chi çalışması tek olarak yapılabilir fakat onun gurup halinde yapılması ve Chi'nin gurupça hissedilmesi muhteşem bir duygudur İnsan bunun içinde bir süre yaşadıktan sonra hissedilen titreşimlerin ve duyguların tiryakisi olabilir Burada psikolojik bir sanrı söz konusu değildir Anlatılan durum zihnin bir canlandırısı ya da hayali değildir Chi fiziksel bir gerçektir ve duyulan, onun fiziksel varlığıdır Alışmış bir insan için çalışmalardan çok uzun bir süre uzak kalabilmek zor olabilir çünkü vücut alıştığı titreşimi arar


Tekrar çalışmalalara dönersek Tai Chi çalışmasını seyretmek denizdeki ya da büyükçe bir akvaryumdaki balıkların yüzmesini seyretmeye benzer Haraketler tıpkı balıkların kuyruklarını ahenkli bir şekilde dalgalandırarak yüzmeleri gibidir Aslında bu balık örneği Chi akımları ve onun yönetimi için çok güzel bir örnek olabilir


Bir Şnorkel ve maske ile yüzüp ya da fazla derin olmayan ve berrak bir yerde durup dışardan, yüzlerce, binlerce minik balıktan oluşan sürüyü seyeden herkes mutlaka görmüştür, ahenkli bir şekilde aynı yönde, aynı şekilde yüzen balıkların bir anda hemen hepsi aynı yöne dönerler ve yeni yönde ilerlemeye başlarlar Şayet aynı sürü bir şekilde ürkütülürse bu sapmayı çok hızlı şekilde yaparlar ve sürüden sadece bir, iki balık değişik yönlere sapar Diğerleri kütle halinde aynı yönde kaçarlar Şimdi şöyle düşünelim Söz konusu olan bir, birbuçuk santim boyundaki balıklardan birisi yöneticidir Balıkların zihin ve akılları çok gelişmiştir ve yönetici balık yüzgecine sıkıştrdığı megafonla bağırmaktadır "Dikkat arkadaşlar Üç salise sonra herkes birden doksan derece sağa sapacak" Böylebir durum olamayacağına göre bütün balıkları hatta ağaçlar arasındaki birbirini görmeyen kuşları ya da sürü halinde uçan kuşları aynı anda haraket ettiren nedir Burada bir iddiada bulunmuyoruz Sadece soruyoruz


Tabii Tai Chi çalışmasının balık haraketlerine benzetilmesi yapılan haraketin ahangi ile ilgilidir fakat herkes gerekli konsantre ve duyarlılığı sağlayabilirse herşey, hiç düşünmeden tıpkı yukarda anlatılan balık sürüsü haraketi gibi de olabilir


Tai Chi haraketlerinden aşağıdaki "Zihnin etkin ve edilgen durumları" bölümünde tekrar bahsedilecektir Burada Tai Chi'den bu kadar bahsetmek yeterlidir


Tekrar Chi'ye dönersek, ister Tai Chi, ister başka bir yöntem kullanarak, insan Chi ile iletişim halinde olmayı ve ona teslim olarak yaşamayı öğrenince hayatında bir çok şey değişmeye başlar Bir Chi ustası istediği zaman bedenini hafifletebilir Islak bir kumsalda yürüyüp, kumların üzerinde hiç ayak izi bırakmayan kimselerden bahsedilir Ayrıca uzak doğu savaş sanatları çalışmalarında, karşılıklı döğüş çalışmasında, zeminin bir kenarını kaplayan keskin kiremit ve cam parçalarının üzerine farkında olmadan çıkan, dört beş adım atan ve ayaklarında kesilme, kanama olmayan kimseler görülmüştür Zihinsel dinginliğini sürdürebilen kimseler vahşi hayvanlardan zarar görmeyebilirler Mesela şunu bir örnek olarak söyleyebiliriz ki, henüz yavrularının gözü açılmamış durumda olan bir dişi sokak kedisinin yavrularını ellerini uaztıp alırlar ve tırmalanmazlar Bir yılanı elleri ile tutup onun sakin durumda kalmasını da sağlayabilirler Hayvanlarla yapılabilen çok kolay bir deneme de güvercinler arasında yürümektir Güvercinlerle dolu bir meydanda ya da parkta normal yürüyüş hızıyla yürünür Bu yapılırken zihinsel sakinlik durumuna geçilir ve sanki bir Tai Chi çalışması yapılıyormuş gibi Chi ile senkronize olunur Zihin durdurulur ve kişi kendisini Chi'nin yönetimie açar Bu başarılırsa güvercinler kişinin ayağına bir santim mesafede bile olsalar, ayak onlara çarpmadıkça havalanmazlar


Bu gibi şeylerin dışında mesela kişi geleceği bilebilir Burada söz konusu olan geleceği bilmek, günler ya da saatler sonrası olacak bir olayı bazı detaylarıyla bilmek demek değildir Bir, üç veya en fazla beş saniye sonra olabilecek bir şeyi sezmektir Kısaca söylemek gerekirse insan bir virajdan çıkarken karşılaşabileceği durumu ya da sırtından bir darbe alacağını veya boynuna ya da yan bölgesine doğru bir kılıcın geldiğini görmeden ve olaydan bir saniye önce hissedebilir


Bunlar günlük hayat içinde sıksık yaşanabilen şeylerdir Asla bir keramet niteliğinde değildirler ve isteyen herkes bunları yapabilir Ayrıca bu gibi şeyler mutlaka Chi ile uyumlu hale gelinmiş demek de değildir Bunlar, bu tür çalışmalar olmadan da yapılabilir durumlardır Yukardaki örnekler Chi ile ilgili tezahürler olmayabilirler Bunlar örnek olarak yazıldılar Yani Chi akımlarıyla ilgili bir durum da olsa böyle olurdu demek istiyorum


Tabii geleceği bilmek konusunda gelişmiş bir sistem de vardır O da yukardaki satırlardan birinde adı geçen Yi King ya da I Ching'dir




Yi King Ya da I Ching


Yi King bazı kaynakların iddiasına göre dörtbin, bazı kaynakların iddiasına göre beşbin yıllık ve bazı kaynaklara göre de çok daha eski olan eski Çin kehanet sanatıdır Burada da hemen "Kehanet" sözüne açıklık getirmek gerekmektedir Kehanet geleceği söylemek kavramını çağırıştıran bir kelimedir Kısaca Falcılık ve faldan bir farkı pek yoktur Nedense Yi King için batı dillerinde hep kehanet denilir fakat gerçekte Yi King'in geleceği söylemekle pek ilgisi yoktur ve asla bir falcılık yöntemi değildir Yi King insanın kendisinden daha gelişmiş bir zeka ile kontak kurarak geleceğe yönelik tavsiyeler alma sanatıdır Gelecekte ne olacağını söylenmez sadece yapılması düşünülen bir şey için uygun zamanda olunup, olunmadığı söylenir "Bu iş şu şekilde yapılırsa daha iyi sonuç alınır, bu şekilde yapılırsa tepki görür" tarzında nasihat verir Yi King'in tavsiyeine uymak veya uymamak kişiye kalmıştır


Yi King'in tavsiyesine baş vurmak için havaya atılan üç tane madeni para ya da altı tane tahta parçası veya elle karıştırılıp, bölünen elli tane çubuk kullanılır Yi King'in pratikteki kullanımına en iyi örnek ise II Dünya savaşında, Japonlar'ın Pearl Harbor baskınının zamanlaması için Yi King'e baş vurmalarıdır


Yi King'i kullanabilmek için de yukardaki Tai Chi bahsindeki gibi tam bir konsantre ve evrensel enerji ile kontak kurmak gereklidir Modern psikiyatrinin babalarından birisi olan Carl Gustav Jung, Yi King'i, kendi geliştirdiği senkronizasyon teorisi çerçevesi içinde incelemiş ve elde edilen sonuçların son derece mantıklı olduğu sonucuna varmıştır


Yi King sadece evrensel enerjinin tezahürlerine bir örnektir Zanshin ve Iaido ile "Zihnin edilgen hali" içinde olmaya örnek olmasından başka ilgisi olmadığı için burada ondan daha fazla bahsetmemize de gerek yoktur


Devam Edecek


dır

Alıntı Yaparak Cevapla