Konu
:
Jön Türkler
Yalnız Mesajı Göster
Jön Türkler
07-16-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Jön Türkler
On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında
Osmanlı Devleti'nde
batı tarzı idare ve fikirlerin gelişip yayılması için çalışanlara verilen isim
“Yeni Osmanlılar” veya “Genç Türkler” de denilen bu grup mensupları
Avrupalıların verdikleri Fransızca “Jeunnes Turcs” adıyla meşhur olmuşlardır
Bu tabir
umumî olarak
o yıllarda Avrupa’da politika
fikir ve edebiyatta aşırılık taraftarı gençlere veriliyordu
Yeni Osmanlılar için ise
ilk defa Mustafa Fazıl Paşanın yayınladığı bir mektupta
“Yeni Osmanlılar” karşılığı olarak kullanılmıştır
Daha sonraları Namık Kemal ve Ali Süâvî tarafından da benimsenerek
Türkçe'ye yerleştirilen bu tabir
uzun süre
Osmanlı topraklarında yetişen
devlet idaresine karşı gelen ve yabancılar tarafından yönlendirilen ihtilâlcilerin tamamının ortak adı olmuştur
Yeni Osmanlılar Cemiyeti
1789 Fransız İhtilâlinden sonra Avrupa’da süren 1830 ve 1848 ihtilâllerine ve bunların neticesinde ortaya çıkan fikir hareketlerine heveslenenler tarafından
gizli bir teşkilât olarak
İstanbul’da kuruldu
Yine bu tarihte
Mısır Hidivi Kavalalı İsmail Paşa
veraset usulünü değiştirerek
kardeşi Mustafa Fazıl Paşayı bütün haklarından mahrum etti
İkbal küskünü olan bu paşa
Abdülaziz Han'a ve üst kademe devlet adamlarına düşman kesildi
İntikam için
Jön Türklerin arasına katıldı ve başlarına geçerek
onları bilhassa maddî yönden büyük çapta destekledi
Mustafa Fazıl Paşanın
Abdülaziz Hana hitaben
Paris’te yazdığı ve küstahça ifadelerin yer aldığı mektup
1867’de Türkçe'ye tercüme edilerek
Tasvîr-i Efkâr Gazetesi’nde yayınlandı ve Osmanlı ülkesinde binlerce adet bastırılıp dağıtıldı
Mektup
meşrutiyet fikirleri ve meşrutiyetin ilanı arzusu bahanesiyle
Osmanlı Devletine ve bazı devlet ricaline karşı ağır ifadeler ihtiva ediyordu
Bu mektubun akabinde
Mustafa Fâzıl Paşa tarafından Paris’e çağrılan Jön Türkler
onun maddî desteğiyle
Avrupa’da geniş bir yayın faaliyetine giriştiler
Bu yayınların biri sönüp diğeri açılıyor ve sayıları çoğalıyordu
Jön Türkler
bu yayınlarından
mükemmel bir fikir sisteminin ifadesi ve izahından ziyade
belli başlı birkaç nokta üzerinde durdular ve hep aynı şeyleri tekrarladılar
Namık Kemal
Ali Süâvî ve Ziya Paşa gibi meşhur isimlerin
kalemleri ile dile getirdikleri fikirleri
aralarında birlik kuramadılar
Çoğu
ihtilâl ve kanlı mücadele istedi
bir kısmı da fikrî mücadele taraftarı gözüktü
Abdülaziz Hanın Fransa ve İngiltere ziyaretleri esnasında
Padişahtan af diledikten sonra kendisine nazırlık verilen Mustafa Fazıl Paşa
maksadına kavuşup aralarından ayrıldı
Padişahın bu ziyaretinden sonra
Osmanlı Devleti ile dost geçinmek mecburiyetini hisseden Fransa ve İngiliz hükümetleri
bir müddet çeşitli Avrupa şehirlerinde dolaştılar
Bir kısmı İstanbul’a dönüp Padişahtan özür dileyerek devlet kademelerinde görev aldılar
Bazıları da yayıncılık faaliyetlerine devam ettiler
Birinci Meşrutiyetin ilanı ile canlanan Jön Türkler (Yeni Osmanlılar Cemiyeti)
zararlı faaliyetleri görülünce
İkinci Abdülhamid Han tarafından kapatılarak ortadan kayboldu
Böylece
Jön Türklerin birinci devre faaliyeti sona erdi
Bundan sonra
yurt içinde ve dışında kurdukları birçok dernek ve yayınladıkları
sayıları yüze varan dergi ve gazete ile
İkinci Abdülhamid Hanın şahsında devlete karşı kesif bir propagandaya girişen Jön Türkler
sıkı bir işbirliği içinde oldukları Fransız ve İngiliz hükümet çevrelerinden destek gördüler
Nitekim
4 Şubat 1902’de Paris’te toplanan Birinci Jön Türk Kongresi
Fransız Senatosu üyesi Lafeuvre Contalis’in evinde yapıldı
Bu kongreye
Osmanlı Devletinin hakim olduğu hemen her bölgeden çağrılan delegeler katıldı
Bunlar arasında bulunan her din ve milliyetten insanın ortak vasfı
Osmanlı Devletine karşı olmaktan ibaretti
Bunun dışında
aralarında hiçbir bağ ve fikrî birlik bulunmayan bu insanlar
aralarındaki sen-ben çekişmesi sebebiyle
kongreyi başarısız bir şekilde sona erdirdiler
Delegeler
Osmanlı Devletinin yıkılması hariç
başka hiçbir noktada birlik olamadılar
27-29 Aralık 1907’de yine Paris’te toplanan İkinci Jön Türk Kongresine; İttihat ve Terakki
Prens Sabahattin’in Teşebbüs-i Şahsî ve Adem-i Merkeziyet cemiyetleri yanında
Ermeni Taşnaksutyun Komitesi de katıldı
Kendi aralarında birlik olmamasından yakınılan bu kongrede; Osmanlı Devleti aleyhine en ağır ithamlar yapıldıktan sonra
İran Mebusan Meclisine dostluk telgrafı çekilmesine
Bulgar vs
çetelerinin
devlete karşı olan isyanlarının desteklenmesine
ihtilâlci yayınlar yapılmasına karar verildi
Jön Türklerin uzun yıllar devam eden faaliyetlerinde
ön planda meşrutiyet ve hürriyet fikirleri görünüyorsa da
her grup ve şahsın ayrı ayrı maksatları vardı
Azınlıklar istiklâl
hiç değilse muhtariyet kapmak
şahıslar ise şahsî hırs ve arzularını tatmin etmek peşindeydiler
Osmanlı Devletini parçalamak ve yıkmak isteyenler tarafından methedilen Jön Türklerin faaliyetleri ise
devlet kademelerinde yer almak
meşhur olmak
hattâ Mithat Paşa'da olduğu gibi
kendi ailelerini hanedan yapmak için azınlıklarla
eşkıyalarla
bu faaliyetlerin en acı tarafı olmuştur
Netice olarak
Osmanlı topraklarındaki sulh ve sükûnu
dört bir yandan patlak veren ihtilaller
isyanlar
hükümet darbeleri ve savaşlarla yok etmişler
çıkarılan idaresizlik
kargaşa ve savaşlar ortamı içinde
milletin felâketini hazırlamışlardır
Birinci Dünya Savaşı
Jön Türk faaliyetinin Türkiye’de sonu olmuş
daha önce yaptıkları gibi
yine yurt dışına kaçmışlardır
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul