Konu
:
Osmanlı Döneminde Şiir
Yalnız Mesajı Göster
Osmanlı Döneminde Şiir
07-16-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Osmanlı Döneminde Şiir
Klâsik Türk edebiyatının günümüzdeki uzmanlarından olan Prof
Dr
İskender Pala şiirin Osmanlı Devleti’nde baştacı edildiğini belirterek “27 padişah şiirle ilgilendi
Bizim olan bizden olan hatta biz olan değerleri tanıdıkça gelecek nesillerimizin yeniden şiire itibar etmeleri mümkün olur” diyor
Osmanlı Döneminde Şiir
Şiire ve edebiyata günümüzde büyük bir ilgi olduğu âşikâr
Neredeyse şiir yazmayanımız yok gibi
Gerçi çoğu zaman bu alaka bir hevesin ötesine geçmiyor
Ancak şiirle çocukluk ve gençlik döneminde başlattığı romantik münasebeti ömrünün sonuna kadar devam ettirenler de az değil
Peki şiire geçmişte Osmanlı Devleti’nde nasıl yaklaşılmıştı
Halkın ve aydınların dışında devleti yönetenlerin sanata ve şiire yaklaşımı nasıldı
Bu konuyu klâsik edebiyatımızın otoritelerinden Prof
Dr
İskender Pala ile konuştuk
Şiirin ve sözün Osmanlı’daki yeri nedir?
PALA: Osmanlı’da edebiyat sözün bütün estetik boyutunu üzerinde taşıyarak hemen hemen hayatın tamamını doldurmuştur
Modern eğlence ve iletişim sistemlerinin henüz bilinmediği ortaçağ dünyasında hemen bütün milletlerde edebiyatın ön plâna çıktığı ve âdeta bir nevi zevk ve haz vesilesi edildiği görülür; teşbih doğru olursa günümüzdeki tiyatronun sinemanın televizyonun yerini o çağlarda söz tutmuştur
Osmanlı toplmunda bunun uç sınırı sözün şiir kılığında hayata katılmasıdır
Çünki Osmanlı söze kutsallık kazandırmış ve sözü ustaca söyleyenlere daima itibar etmiştir
Bunların başında da elbette şairler gelmektedir
Osmanlı dünyasında sözün üç ayrı muhitte nazma döküldüğünü görürüz
Aydın çevreler tekkeler ve halk yığınları
Bu üç muhitin de sözü ifadelendirişteki gelenekleri (sanatkârane söyleyiş dereceleri) yahut aldıkları eğitim ölçüsünde kullandıkları dil kademe kademe değişiyordu
Ama o coğrafyadaki bütün şairler aynı İslamî toplumun ve aynı geleneğin şiirini dillendiriyorlardı
Şiirin temelleri İslam’a endeksli olarak (âyetler hadisler kıssalar menkıbeler kelam ve ilmihal bilgileri gelenek ve sistem çağın ilimleri ata sözleri ve deyimler gündelik hayatın renkleri gönüllerde çarpışan ışıklar güzel sanatlarla büyütülen hisleraşklar acılar kederler sevinçler vs
hep o toplumun temel dinamiklerine göre şekillenmişti) geliştiği için de toplumun bütün kesimlerini kucaklıyordu
Şiirin kategorisi ne olursa olsun Osmanlı insanının hepsi şiirden hoşlanıyor; ondan bir tür manevî lezzet alıyordu
İster köy odası yahut kasaba kahvehanesinde Battal Gazi Kerem ile Aslı dinleyerek göz yaşı döksün; ister herhangi bir tekkenin zikir meydanında ilahî nefes devriye nağmeleri arasında kendinden geçsin; isterse bir konak yahut sehilsarayda gazeller şarkı sözlerilarla coşsun o toplumun insanı şiiri gönlünden ve kulağından hiç eksik etmiyordu
Ömrü boyunca en belirgin düsturlar onun kulağına beyit kisvesiyle çarpıyor; en değişmez hakikatler vezinlere dökülüp ruhuna akıyordu
Peki devleti yönetenlerin şiir ve güzel sözle münasebetleri hangi derecedeydi?
PALA: Osmanlı şiiri batınî gücünü İslamî gelenekten alırken zahirî gücünü devlet politikasından devşiriyordu
Devletluların hemen hepsi şiirden anlıyor ve hatta şiir yazıyor söylüyor idiler
33 Osmanlı hükümdarından 27’si şiirle bizzat meşgul olmuştu
Devlet adamları şiirleri asla karşılıksız bırakmıyor; bütün sanatçılara verdikleri destek gibi şairleri de himayeden geri durmuyorlardı
Bu himaye dalga dalga ülkenin her yanına dolayısıyla her tür şiire yayılıyor; ama şiiri himayeden birileri mutlaka çıkıyordu
Velhasıl Osmanlı ülkesinin her karışında şiire talep var idi ve şairlerde asla küçümsenemeyecek sanatkârlar olarak yaşamışlardı
Bugünkü şiirimiz belki o gelenekten pek çok güzelliği şekilce değil ama ruhça bizi anlatan pek çok güzelliği çağımız yeniden taşıyabilir
Bu eskiyi tekrar değil bizim öz çizgimizi yeniden vitrine çıkarmak olacaktır belki
Hem bakarsınız belki bizim olan bizden olan hatta biz olan değerleri tanıdıkçagelecek nesillerimizin yeniden şiire itibar etmeleri mümkün olur
Klasik Şiir ve Osmanlı Tarihi
Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık tarafından düzenlenen ve dört gün devam eden “Osmanlı Dünyasında Şiir” uluslararası sempozyumunda tebliğ sunan konuşmacılar klâsik şiirimizi çeşitli yönleriyle ele aldılar
Bu konuşmacılar arasında Enis Batur edebiyat tarihçisinin günümüz şiirine de uzanması gerektiğinden Mertol Tulum metinler üzerinde filolojik analizler yapmanın kaçınılmazlığından Filiz Kılıç Kanunî ile şehzadeleri arasındaki manzum mektuplardan Coşkun Ak Kanuni şiirlerindeki gerçek sahnelerden Tunca Kortantamer eski şiiri çağı ile yorumlamak gerektiğinden Dilek Batıslâm şiirin içindeki tarih sosyoloji ve folklorik unsurlardan Nuran Tezcan Topluma malzeme hazırlayan zenaatkârların hâllerinden bahsettiler
Victoria Holbrook Ahmet Güner Sayar İsmail Ünver İsmail Kara da toplantılarda söz aldı
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul