Konu
:
Karında Kasılmalar Ve Sertleşmeler
Yalnız Mesajı Göster
Karında Kasılmalar Ve Sertleşmeler
07-14-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Karında Kasılmalar Ve Sertleşmeler
Karında Kasılmalar ve Sertleşmeler
Gün içerisinde özellikle 30
haftadan sonra bebek hareketleri esnasında 6-8 kez düzensiz aralıklarla olan ve şiddeti düşük kasılma ve karında serleşmeler hissedilebilir bu normal bir durumdur fakat kasılmalar ritmik bir periyoda girmeye doğru gidiyorsa bu erken doğumun habercisi de olabilir
Doğum eyleminin zamanından önce başlaması başta uterus kasılmaları olmak üzere anne adayı tarafından fark edilebilen çok çeşitli belirtiler verir
Bu belirtilerin her anne adayı tarafından bilinmesi gereklidir
Erken doğumun gerçekleşmesi için temel şart uterus kasılmalarının olmasıdır
Kasılma olmadan serviks açılmaz
Kasılmalar bazı gebelerde kendini ağrıyla belli ederken bazı gebelerde hiç bir ağrıya yol açmayabilir
Kasılmaların anne adayı tarafından saptanması:
Kasılmalarınızın olup olmadığını anlamak için avucunuzun içini karnınıza hafifçe dokundurunuz
Avucunuzun altında uterusun "toplanıyor" hissi yaratması kasılma belirtisidir
Bu esnada ağrı duyulması şart değildir
Bu kasılmaların sıklığını ve süresini ölçünüz
Saatte dört kez ya da daha sık ortaya çıkan kasılmalarda mutlaka doktorunuza haber veriniz
Diğer belirtiler:
Erken doğum tehdidinin diğer önemli belirtileri arasında pelviste dolgunluk hissi, adet sancısına benzer kramp tarzı ağrılar, pozisyon değiştirmekle geçmeyen bel ağrıları, vajinal akıntının artması ya da niteliklerinin değişmesi (daha müköz, daha sulu ya da kanlı akıntı ortaya çıkması), ishalle beraber olan ya da tek başına ortaya çıkan barsak krampları yer alır
Bu durumda yine kasılmalarınızı elle kontrol ediniz
Bu belirtiler kasılma olmadan tek başlarına bir anlam taşımazlar
Ancak bu belirtilerden biri varsa ve kasılmalarınızın olup olmadığından emin değilseniz yine doktorunuza başvurmalısınız
Erken doğum tehdidi tanısı nasıl konur?
Gerçek Erken Doğum Tehdidi (EDT) tanısını koymak her zaman kolay değildir
Gerçekte EDT olmayan bir anne adayına EDT tanısı koymak anne adayının yan etkileri ciddi olabilen ilaçlarla tedavi görmesine ve uzun süreler hastanede yatmak zorunda kalmasına yol açar
Aksine EDT olan adayına tanının konamaması ise prematüre bir bebeğin doğumuyla sonuçlanır
Prematüre bebek ise yoğun bakım gerektirecek durumlarla ve hatta ölüm riskiyle karşı karşıyadır
Bu nedenle çok hassas davranılmakta ve muhtemelen gerektiğinden daha fazla sayıda olguda EDT tanısı konmaktadır
EDT şüphesinde anne adayının risk faktörlerinin ve klinik bulgularının dikkatlice değerlendirilmesi gereksiz yere EDT tanısı konan olguların sayısını azaltabilir
İlk incelemeler:
Kasılmalarla başvuran bir anne adayında vajinal kanama yoksa ilk yapılacak inceleme genel anamnez ve gebelik muayenesi sonrası steril vajinal tuşedir
Vajinal tuşe yapılmadan hemen önce servikse spekulum yerleştirilerek vajinanın derinliklerinden sıvı örneği alınır
Bu alınan sıvıda pH ölçümü yapılarak erken membran rüptürü (EMR) araştırması yapılır
Bu inceleme önemlidir zira erken doğumların bir kısmı gebe tarafından fark edilen ya da fark edilmeyen EMR sonrası başlayabilir
Tüm gebelere yapılan rutin incelemeler (tam kan ve tam idrar tetkiki, idrar kültürü) dışında gerekirse gonore, B grubu streptokok ve klamidya için vajinal kültür alınır
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul