|
Prof. Dr. Sinsi
|
Allah'ın İşaretlerine İnanır Mısınız
Hayatta Allah’ın işaretlerinin var olduğuna inanır mısınız? İnanç “Kayıtsız şartsız kabul etmek” demektir diyor en değerli sözlükler
Sizi bilmem ama ben yürekten inanıyorum ve karşılaştığımda bütün damarlarım, beynimin içinden çekiliyormuş gibi hissediyorum Göz pınarlarıma söz dinlemeyen bir damla göz yaşı gelip oturuyor
Kolay değil bu işaretleri görebilmek Görseniz bile bir de anlayabilmek var Ve ne yapmanız için size göründüğünü keşfedebilmek
“Yoo, yoo evet ben anlıyorum, ona göre davranıyorum” vesaire demiyeceğim Aksine hep geç kalıyorum anlamakta, anladığım zaman da niçinini çözemiyorum kul aklımca Ama fikirler uçuşuyor tabi ki kafamda “Galiba bana bunu demek istemiş Yoksa şunu mu?“ Kul-beynim yetmiyor çözmeye
Son 1 yıl içinde ev değiştirmeye karar veriyorum ve günlerce ayaklarıma kara sular inene kadar ev arıyorum istediğim semtte Zaman zaman arkadaşlarımda bana eşlik ediyorlar yaz sıcağında, ellerimizde su şişeleri yana döne ev arıyoruz
Nihayet çok tatlı, şirin bir apartman buluyorum ve taşınıyorum Otobüs durağı evime çok yakın, işim olmasa da, uzun zamandır istediğim o telefonu almak için iki de bir Kızılay’a iniyorum
Yakınlarda, hep aynı büfenin önünden geçiyor otobüs Arada gözüm takılıyor büfeye, etrafı tanımak için tararken Günlerce o telefoncu senin, bu telefoncu benim geziyorum Bazıları beni başka modellere ikna etmeye çalışıyorlar, kanıyorum, alıp broşürü evde inceliyorum ve ne zamandır aklımda olandan vazgeçiyorum bir süre
Sonra tekrar vazgeçiyorum, gönlüm ilk’e kayıyor yine ve nihayet dönüp, dolaşıp yine o uzun zamandır istediğim telefonu alıyorum
Bu arada kardeşim “Abla bana da bir öğretmen hattı al, konuşuruz bol bol annemlerle” diyor “Tammam canım” diyorum Araştırıyorum okulda, anlaşıyoruz tam, gideceğiz almaya Bakanlığa (o zaman öğretmen hattı mil eğt de satılıyor sadece) bir şeyler oluyor gidemiyorum
En sonunda bir gün yalnız gitmek zorunda kalıyorum ve kalan numaralardan elimle bir tane hat seçiyorum kardeşime
Ben böyle telefondu, hattı uğraşırken annemin hastalandığı haberini alıp, gidiyorum İzmir’e Annem çok hasta, yılardır gördüğü kortizon tedavisi gün be gün vücudunun bir yerlerine musallat olup eritiyor ya da hasar veriyor
Şimdi de sağ bacağı, dizden aşağı kıpkırmızı şişmiş, içi sıvı dolu, ağlıyor anneciğim ağlıyor “Çiğdem çok acım var, Allah’ım alsın artık emanetini, dayanamıyorum” diyor Sarılıyorum “Bana geçsin Anneciğim, hepsi bana geçsin” diyorum
Annemle yine bir hastane seferine çıkıyoruz ve 1-2 hafta kalıyoruz kardeşimle başında Çıkıyoruz sonra, düzeliyor mu? Hayır Eski haline dönüyor en azından, küçük oksijen tüpü kucağımda, hortum annemin minik burnunda dönüyoruz eve
Anneciğimi kardeşime, babama emanet ediyorum Öpüyorum alnından “Allah’a emanet ol anneciğim” diyorum ve dönüyorum Ankara’ya İşimden aldığım izin sürem bitti
Her gün arıyorum, hal hatır soruyorum Bir akşam içim daralıyor arıyorum Kardeşim “Abla annemin ateşi var”diyor Yine yine yine bir hastane seferi görünüyor işin ucunda Yine bir hastane seferi
Dakika başı yaptığım aramalarda kardeşime “Şöyle yap, böyle yap, sen arabanın arkasına geç annem sana yaslansın” vs talimatlar veriyorum ki yorgunluktan sabah 4-5, avucumda sımsıkı telefon, uykuya dalıyorum bilinçsiz
Gözümü açtığımda karanlık oturma odasının ortasında ayaktayım ve korkudan kalbim ağzımdan çıkacak gibi atıyor, bütün vücudum titriyor
“Aaa nerdeyim ben? Demin yatakta değil miydim? Telefonum nerede?”, hem soruyorum hem de yaşadıklarım gözümün önüne geliyor film gibi
Kardeşimle konuşurken dalıyorum ve kulaklarımda şu ses çınlıyor “Kalk baban geldi Kalk baban geldi Kapıyı aç” anlam veremiyorum, ses bütün evi sarıyor Babamı görüyorum, elinde bavul Ankara’ya gelmiş Yoo babam annemi bırakıp, nasıl gelsin Gelemez, nasıl olur?
Kalkıyorum yataktan ve kapıya gidip delikten bakıyorum, yaşlı, başı örtülü, pardesülü bir hanım ve ince, upuzun boylu bir adam yanında Karanlık koridorda o kadar aydınlık seçiliyorlar ki bekliyorlar kapıyı açmamı
Çok korkuyorum, ev karanlık, hala kulağımda anlamadığımı düşünürcesine daha da ikna edici bir ses “Kalk baban geldi, aç kapıyı” Gözümün önünde babam elinde bavul oturma odasına gidiyorum Uyanıyorum dehşet içinde
İşten izin falan almadım Derhal giyinip İzmir’e gittim Annemle 1-1,5 ay hastanede kaldık kardeşimle ve annem benim biriciğim, balım, her şeyim bizi yarı yolda bıraktı
Adı Gül…
Mezar numarası 1110
Oturduğum apartmanın adı Gül Aldığım cep telefonu Nokia 6111 Kardeşime aldığım hat numarasının sonu 1011 Otobüsün hep önünden geçtiği büfenin adı 1110 ve daha bir sürü…
|