07-11-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Hey Aşk Seni Hiç Aldatmadım
'Hocam hayat kaç kere yere serdi sizi ?' dedi
'Birden çok fazla' dedim
'Ne yaptınız sonra?' dedi
'Ayağa kalktım hayatın yasası bu Düştükten sonra kalkarsın' dedim
'Hocam ben kalkamadım' dedi, ağlamaklı bir sesle, 'denemeye bile kalkmadım '
'Ne oldu hocam' dedim
Bir süre düşündü, derin bir soluk aldığını duydum sonra
'Kırkyedi yaşındaydım' dedi 'o zamanlar Evlenmemiştim Bir evim vardı ama annem yalnız
ve yaşlı olduğu için onda da kalıyordum bazen İyi bir işim vardı Sanat adamıydım ben zaten
Dışarıdan bakıldığında çok insanın imrendiği bir adamdım Ama içim bomboşmuş ve
bunu sonradan anlayacaktım Kafama göre bir insan bulamamıştım Ruh ikizi denen o şey var ya
onu arıyordum sanırım Çok seçiciydim Ve artık bunun olmayacağına karar vermek üzereydim
Zaten artık yaşlanıyordum da  Ama bir gün, o akşam üstü herşey alt üst oldu
Orta boylu, güleç yüzlü, gencecik, kıpır kıpır, güzel, esmer bir kadına rastladım bir şiir dinletisinde
O kadar güzel ve derinden baktı ki, inanın içim titredi Şiiri bile unutacaktım az kalsın
O hayranlık dolu bakışlar, o içtenlik, o hafif gülüş elimi ayağımı birbirine dolaştırmaya yetmişti  '
Yine o suskunluk, tavanlara dikili gözler  
'Onu unutamadım Gece rüyama girdi İzmir'deydim bulmaya karar verdim onu
Ama nasıl? Sonra aklıma yeni bir şiir dinletisi düzenlemek geldi Oraya gelebilirdi Ve geldi
Artık onu kaçıramazdım Dinletinin ardından tanıştık Onu alıp sahile yürüyüşe çıkardım
Sonra bir yere oturup çay içtik Ve nasıl başardıysam duygularımı açtım ona '
'Onun tavrı ne oldu hocam' dedim
Başını hafiften bana çevirirken, 'O anda sarıldı boynuma Yanaklarımı öptü ve
'beni bulacağını, beni isteyeceğini biliyordum' dedi bana  '
'Ve ruh ikizini bulan iki insan olup çıktınız sonra' dedim
Derin bir iç geçirdi Bir sigara yaktı Dumanı üfledi tavana doğru
'Daha da ötesi oldu hocam' dedi, 'ruh ikizimi ararken bir cennet bulduğumu kısa sürede anlamıştım
Dokunuşu, sevmeleri, sıcaklığı, gözlerindeki o derin ışık, sevişmelerimizin doğallığı,
aldığımız hazzın yoğunluğu kendimden geçiriyordu beni Onu çok sevmiştim Ona aşıktım
O da aynı durumdaydı Benim yarı yaşımdaydı Ama deli gibi seviyordu beni
Birbirimizi koyacak yer bulamıyorduk Sürekli öpüşen, el ele göz göze bir çifttik artık
Onu kıskanmıyordum ama biliyor musunuz? Gerek yoktu ki kıskanmaya O ruhu ve bedeniyle benimdi zaten
O da kıskanmazdı Ondan başka biri olamazdı ki hayatımda Bunu adı gibi biliyordu
Bütün enerjimiz, hayatlarımız birbirimiz içindi  '
Yeniden sustu Yorulmuştu Konuşmak için enerji toplaması gerekiyordu
Bacağını ötekinin üzerine atmakta zorlanıyordu
'Tam üç yıl sürdü bu aşk hocam, tam üç yıl Bir gecesine, bir anına bile razı olacağım aşk
tam üç yıl sürdü Cennette üç yıl yaşadım Tanrı bana cenneti bu dünyada bahşetmişti  '
ve ağlamaya başladı Gözlerinden boşanmaya başladı yaşlar
[  ]
'Tanrım ne yaptın? Tanrım ne yaptın?' diye söylendi sonra bir süre
Birkaç dakika sonra sustu gözyaşları
'Tanrı ne yaptı hocam' dedim
'Beni cennetsiz bıraktı' dedi ağlayarak, 'meleğini geri çağırdı '
Yıkılmıştı Bitirmişti onu içindeki kasırga Bütün ruhunu yıkamıştı acılı gözyaşları
Kadehini tutuşturdum eline ve bir yudum almasını rica ettim bakışlarımla Gördü beni galiba
Bir yudum aldı
'Bir trafik kazası' dedi, 'lanet bir kaza işte Bir kamyonun altında kaldı meleğim '
Sonra kağıt mendille kurulamaya çalıştı gözyaşlarını Bir sigara daha yaktı
'İzmir'den kaçtım onu toprağa verdikten sonra' dedi madeni bir sesle, 'oralarda kalamazdım
Kalsam delirirdim Biliyordum bunu Ama delirmek istemiyordum Yaşamak istiyordum
Bir süre daha en azından Her sevgililer gününde, her doğum gününde gittim İzmir'e
Ve mezarına bir karanfil bıraktım Bunu ömrümün sonuna kadar da yapacağım
Bir gün ne yaptım biliyor musunuz? Onunla ilk kez şarap içtiğimiz yere gittim Epey içtim Ağladım
Sonra çıldırmak üzere olduğumu anlayınca kalktım ordan
Ve gidip mezarını ellerimle kazımaya kalktım Alıp eve götürecektim onu Orada yatamazdı o
Benimdi o Sevgilimdi Aşkımdı Meleğimdi Cennetimdi Toprağın altında olamazdı
Sonradan aklım başıma geldi Ve oracıkta iki söz verdim kendime Onu aldatmayacaktım
O aşkı kirletmeyecektim Zaten aşkı kirletemezdi insan Aşk aldatılamazdı Aldatılırsa aşk olmazdı
O yüreğinde yaşadıkça başka birine dokunamazdın Bunu biliyordum
Geceydi Ve bağırdım geceye doğru mezarlıkta
HEY AŞK dedim, SENİ HİÇ ALDATMAYACAĞIM!
İkinci sözüm ise şuydu hocam Altmışlı yaşların ortalarında ben de gideceğim yanına
Hemen de gidebilirdim Ama bunu o da istemezdi sanırım Yirmi yıla yakın bir süre o aşkı yaşayacağım içimde
Doya doya Acıyla, kanla, hasretle, ağlayarak  Bir şey daha var hocam
Kendimi öldürmeden önce mezarına gideceğim Ve sözümü tuttuğumu haykıracağım orada meleğime:
HEY AŞK! SENİ HİÇ ALDATMADIM 
|
|
|
|