Konu
:
Gitme Hücrelerim Donuyor
Yalnız Mesajı Göster
Gitme Hücrelerim Donuyor
07-11-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Gitme Hücrelerim Donuyor
Bu sabah güneş doğmadan gitmişsin
Şehir ışıklarını söndürmeden hatta
Sıcaklığını alıp çekip gitmişsin öylece
Karanlık bir şehrin içinde bıraktığın bu uykusuz adama el sallamadan
Bilirim bu aziz şehirde yaşanır yaşanmasına ama yalnızlık zemheri de ölümle aynı koşullarda iç içe yaşamak gibidir
Soğuk ve yalnızlık iki kadim dost olur
Sen bilmezsin… Çünkü yüreğinin çatalına altı okka bir ayrılık hiç gelip çakılmamıştır
Karıncalanmamıştır kalbinin al kanalları
Daha küçücüksün…
Yüreğin ceylan gibi atik ve denizle buluşmak isteyen bir nehir gibi çağıl çağıldır
Yollar sana meydan, gitmeler yeniyi bulmak içindir
Daha keşif edilmeyen yaşanırlılığı bulacaksın karadutum…
Ciğerlerin altın sarısı tütünün dumanını çekmemiş, bundan kabil koşacaksın… Koştuğun yer mutluluk ülkesi olsun
Bu hikâye kısa bir terminal vedası kadar sürsün isterdim ya da uzun bir masalın ardındaki mutluluk iksirini içmek kadar hızlı… Kaf dağının mucizeleri kadar öykümsü… Ama görüyorsun ki olmuyor
Örneğin bir terminalin birinci peronundan kalkan otobüsün orta sıradaki koltuğuna oturmuşken sen, el sallayamadım kendimden bi haber… Boynumda el örmen atkı ve üstümde baba yadigarı bir sakoyla bakamadım ardından
Koşar adım! Koşar adım sürmedim ayaklarımı buz zeminde…
Mesela annelerin anlattığı masallar kadar vicdanlı bir ayrılık olmadı
Onun için bunları da yaşıyorum gittiğini bildiğim zamandan bu yana… Kaç saat! Kurtul benden dedim bundan sebep
Çünkü saatin akrebini zehirledim baka baka
Yelkovanının arkasına tazı gibi düştüm
Kalbim, saat ve yalnızlığım darağacı oldular bana
Elbette bir gün bu darağacına asıldığımı bileceksin demek isterdim şimdi
Bunu anlatmak isterdim sana
Ama sana bunu anlatırsam korkarım ki sus olursun
Hadi durma hücrelerine susmayı sor… Susmayı yanıtsız bırakmayacaktır
Susmanın ne kadar çok sesli bir bağırış olduğunu hücrelerin anlatamazsa ben sana anlatırım bir gün
Susmak bir çeşit delirmektir
Delirmek kırkına kadar sevmek ve ömrüne doymaktır
Ondan sebep, gelip parmak uçlarına kalbimi değdirip “gitme” demek isterdim
Gitme! Çünkü gidersen buralardan sıcaklığında gidecektir
Şehir Azrail korkulara teslim olur
Zemheride yalnız kalmak adam kârı değil
Her yerden bir soğuk hava dalgası düşer üstüne radyoların, ibreleri şeritinden kopar, Bağdat kökenli pilleri donar
Benim acıdıkça acıyan kalbimin hücreleri hesabı
Ama gitmişsin, henüz karanlık ayrılmamışken şehirden
Dönüp arkana bile bakmadan, bilinen en eski ayrılıklar gibi düşmüşsün o uzak yerlerin heyecan vaat eden yerine
Git!
Senin için kendi yalnızlığıma inat aşk ısmarladım yaratana
Ömür diledim mutlu olanından
Ben bu duvarları taştan kentin bir yanı kerpiç evlerinin arasında ömrüme kurşun döktüreceğim
40 âlimden 40 dua ile boynuma seni asacağım
Çünkü şairin dediği gibi “seni baharmışsın gibi seviyorum”
Bahar kavlimiz olsun isterdim
Çünkü hücrelerim donuyor bu mevsimde
İrfan Sarı
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul