07-11-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Şairine Gülümse Nazlı Çiçeğim
Şairine Gülümse Nazlı Çiçeğim - Hayrettin Taylan
Gelme, hep şair kalayım,hep sair yazayım,hep ve şiirle kalayım Sözlerini amentü olarak okuyayım aşk pınarlarında ruhun abdestini alırken
Sen ürkek ve küçük ceylandın sevda kıyılarında Tutkularıma vurulan minik dalgaların beni istila eder,dururdum Sularına karışan sucu olarak gelirdim Ab-ı hayattan sana arş-ı alaya ali sevgilerimi sunardım Ve sen kaçardın ne kadar uzak varsa bütün tuzaklarımı da çalarak  Bense aşk denizinde acemi bir yüzücüydüm Boğulmamak için çırpınırken yüzmeyi öğrettin bana,aşk içinde aşka 
Sonra koskocaların bir dalgayla kıyılarıma vururdu,alırdı beni tümden Dünden ve her andan kalanlarımı alır götürürdü Sularıma akıttığın gözyaşların da eklenince taşırdım başlardım sana soneler yazmaya sinemin en derin kalemiyle Senin denizindeyken çok çesurdum,sular seller gibiydim sularına ve aşklarına Saklı yüreğinde saklı bir kent olmuştun Yalnız ikimiz sözde biliyorduk
Oysa suların aktığı her yere söylemiş kumrular 
Sevmeyi öğrenmiştim sevmeden, korkmadan ve saklı yüreğimi sularına sermiştim utanmadan… Ben her şeyi öğrenmiştim, sensizliği bir türlü öğrenemedim kafam almıyor, yüreğimin süzgecinden geçirdim seni o da almıyor,almıyorum sensizliği …Sensizliği öğretmedin beni başka denizlerde yüzmeye ittin Şimdi bu tuzlu, şimdi bu buzlu,şimdi bu nazlı denizlerde sensizliğe nasıl yüzeceğim …
Sen şairine gülümse güzel çiçeğim Her an gül koksun yüreğin Gözlerin sevdamı lal etsin sözlerin kal kılsın sözlerimi
Sen gülümse şairine…
Har koksun gülücüklerinden arta kalan bütün artırılmış özlemlerimden
Hüzünlerimi sustursun gelişin ve beni benden alışın
Yeni şarkılar söyle mutlu, umutlu aynalarda,taran ve aran benimde…
Çilesi dolan hayatın dolambaçlarında baçlarını oynasın melekler Sen şairine gülümse…
Varsın gidişlerin kanayan yanına senli yanlarımın yangını Küllerinden zevklerinin tozu havalansın aşka Gözlerinden damlalar akmasın Huzurun takvimlerinden bir bir beni söküp oku ve yaşa 
İçimde klorlanan sensizliğin taşını düşürsün gülümsemen Böbrek yetmezliğini yaşayan her aşina gelişinde düşsün taş sevdam
Talan olsun ve yalan olmasın asli aslı-lılığın
Sen gülümse şairine…Şiirler yürütsün tutku gemimizi Herkes erisin sana yazdıklarımda  
Sen gülümse gül bayramında kıpkızıl kavuşmaların süfli ve hisli akışında…
Ben hüznü akıtayım,terk edilmiş eskiz pınarların kuruyan çeşmelerinde…Bir testi de benim uğrumda kıran son gidenin bütünlerini benden silen suya giden aşka giden güzeldiri oyna içimde,dışımda ,yazımda,kışımda ,harımda, narımda, zarımda zararımda ve de sende 
Hoyrat rüzgarlar saçlarını estirsin dalgalandırsın savurgan saçların ve benli açların 
Sen şairine gülümse …
Bir ömrün sabahına kadar açıl,yalnız yanımda saçıl güzel çiçeğim …
Ben nadasında kaldım bunca aşka ürün üstüne verirken
Her an mahsul gagalayan,aşk öten bir bülbülün son şubesiyim Henüz dinlemedin benden bendeler…
Hüzün şarkıları mırıldar dudaklarım usulca çöl rüzgârlarına benzeyen esişlerdeyim
Sözlerin amentüm olurdu olmuş,olmamış henüz benle doğmamış sevdalarda
Tuti terennümlerin dizilirdi dizinde aşk çöktüğüm her gelmenin kavisi Kavlarımı büyüttün,kibrit çöpü olan olmuşlarını çakıver Yansın ,yakılsın sevda ocağı…Önce sensizliği pişir,yanına ikimizden bir tatlı yap,yardan,serden,ardan ve bütün kavuşmalardan da anlamlı olsun
Gelme, hep şair kalayım,hep sair yazayım,hep ve sana   ruhumun kulesi aşk zindanımın Leyla’sı  
Sen gülümse şairine Bir ömrün sabahına kadar açıl,yalnız yanımda saçıl güzel çiçeğim
Hayrettin Taylan
|
|
|
|