07-11-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çocukluğumun Dut Ağaçları
Çocukluğumun Dut Ağaçları - Ali Akın
Dut ağaçları yüksek dallarında özenle büyüttükleri, kan kırmızı olgun dutları, dallarına konan misafir kuşlara ve diplerinde yuva yapan komşu karıncalara ikram ederlermiş
Koyu yeşil ve dedemin elleri kadar büyük yapraklarını, perde yaparlarmış güneşe Karıncalar çalışırken terlemesinler diye
Yapraklarında gezen tırtıllar yapraklarını kemirir açlıklarını giderirlermiş
Arada bir rüzgâr duruma el atar, tırtılları silkelermiş Ama sıkı yapraklarıyla tırtılları korumaya çalışır, onlarında doymalarını sağlarlarmış, verdikleri acıya rağmen
Mahalledeki afacanlarda ziyarete gelir, dallarından aldıkları destekle üzerlerine tırmanır, dut yerlermiş
Bazı afacanlar dallarını kırar canlarını acıtırlarmış dut ağaçlarının
Dallarını kıran afacanları, ders almaları için alçaktan yere düşürmeyi düşünüp, vazgeçerlermiş Yerdeki karıncalar ezilmesinler diye
Canlarının acımasından öte, gelecek yıl kırılan dalları sebebiyle daha az dut vermek zorunda kalmalarına üzüntü duyarlarmış misafirlerine
Oysa sularını yağmurdan, güçlerini güneş ve topraktan alırlarmış Zahmet vermek istemezlermiş, Allahın meleklerden bile üstün yarattığı insanlara
Güçlü dallarına gerdikleri iplerle bazen salıncak, bazense beşik olmalarını istemişler Bu güne dek hiçbir babayı ve anneyi kırmayıp kâh salıncak, kâh beşik olmuş dut ağaçları
Yaprakları ninniler söylemiş, bebeciklere hiç ayırım yapmadan, aynı notalarla
Dedem, torunum derdi Dut ve diğer kardeşleri tüm ağaçlar, ailemiz ve devletimiz gibidir Kuş ol, karınca ol, ip ol, kâh salıncakta kâh beşikte ol Sakın tırtıl olma Hele dal kıran afacan, hiç olma İnsana yakışan, yağmur, güneş, toprak olmaktır
Ali Akın
|
|
|
|