07-11-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çocuk

bazen yağmur yağardı, (hüzünle birlikte  )
Ben damlaları düşünürdüm, acaba o sağanak içinde yalnızlık çekerler miydi  
Akşam olurdu  Kimbilir kaç gece pencereden gelip geçen araçları seyretmişimdir,
ya da gökyüzünü uzakdı yıldızlar, dilek bile tutmazdım gittiklerinde  
kimse yoktu    Sen bile  
Ama yine de severdim "hasretinden yandı gönlüm"ü   
Ranza yalnızlığını bilir misin?, garip bir işsizlik verir insana ;
yavan, yalan, belki de yaman bir yalnızlık  
Ankarayı daha çok özlerdim o zamanlar 
Büyüktüm, ağlardim bazen  
(çocuk)
peki ya sen, kalabalıklar arasında yalnız olmanın hüznünü bilir misin?
mutlulugun resmini Abidin'e ısmarlamak kolay tabii 
yağmur damlalarının yalnızlığı gibidir işte kalabalıklar arasındaki yalnızlıklar
elini uzatsan tutacak gibi olursun ama ne damla ne ıslaklık,
çogu zaman boşluk hissi ve uzun noktalar    
dün gece seni gördüm düşümde karanlık değildi ibrahim sadri'ye inat
üşümüştün, belki de yalnızlığındı düşlerime sığınan  
kışlık gömlekler ararken, bir nebze geçsin diye üşümüşlüğün saçlarını okşadim  
yağmur yağıyordu ve cam kenarı senindi candan "merak ediyorum" diyordu 
biliyorum sen de merak ediyorsun, bundan sonraki hayatta böyle kalınıp kalınmayacağını  
hayat işte yaşanınca bile anlaşılmayan   
(her daim çocuk)
|
|
|
|