07-11-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İyimserlik Üzerine Çekirdek
İnsanın ortak kaderi doğum, ölüm ve o aradaki zaman, yaşam 
Doğmak, ölmek isteğe bağlı değil 
Ölmek, belki bazen
Bize düşen yaşamak Koşullar ne olursa olsun yaşamak  Ayakta kalmak  Hadi sıyırttın, hayatta kalabildin zar zor  Uzun yaşamak, bir ayrıcalık İyi, güzel  Ama ayakta kalmak, kalabilmek Ceza! Müthiş ceza!
İlkokuldaydım, birinci sınıfta Hiç unutmadığım bir cezaya çarptırıldım Karatahtanın önünde sırtım sınıfa, yüzüm karatahtaya dönük, ders bitimine kadar kıpırdamadan ayakta durmak  Utanıyorum, midem bulanıyor Ölmek istiyorum Herkesten nefret ediyorum, herkes ölsün istiyorum
Sonra bir ara cebimdeki kabarıklığı hissediyorum: kabak çekirdeklerim! Bir kuruşluk kabak çekirdeği almıştım, bir tane bile yemedim
Bahardı  Bademler açmış, tepeye giden toprak yol bomboş Ev pek yok Apartman hele hiç yok Göz alabildiğine tarla Papatyalar, gelincikler
Hadi be sen de! Ne diye ölecekmişim  Mati'ciğimle güzelim dağ yolunda çekirdek yiyerek, konuşa gülüşe eve gitmek varken!
Şimdi dönüp geriye baktığımda, hep çekirdek misali umutlar peşinde ayakta kalabildiğimi görüyorum
Öleceğimi bile bile bir çekirdek uğruna bu kadar çaba, çırpınma! Değer mi?
'Bir şey yap, Met'i anımsıyorum, sevgili Aziz Nesin'i  İçim ısınıyor yeniden Kalk hadi diyorum, durma koş, birşeyler yap Yaşa 
Dur diyorlar bir yandan da, koşma  Yeter dinlen artık Koşma  Öl artık! Ama çekirdeklerim bitmedi ki daha  "
YILDIZ KENTER

|
|
|
|