|
Prof. Dr. Sinsi
|
Neden Ağlıyorum Ki
Neden Ağlıyorum Ki yaşam hikayesi - Eser Akpınar yazıları
Akşam, iyice yerleşti şehrimin kubbesine Denizi görmek umuduyla bakıyorum camdan, göremiyorum Kalın bir perde inmiş gibi görmeye alışık olduğum görüntünün üzerine Sis mi, bacalardan çıkan duman mı? Bilemedim
Gözlerimdeki ağırlık ne? Kirpiklerimin ucunda takılı kalmış bir şeyler var gibi
Ağlıyorum!
Nereden çıktı ki bu ağlamak şimdi?
Seni hatırladım desem; unutmadım ki hatırlayayım
Seni düşündüm desem; düşünmeden geçen bir anım bile yok ki
Hani dün de gitmedin
Sahi ne kadar oldu sen gideli?
Üç ay 
Çok olmamış
Gelişinin üstünden geçen altı yılın yanında, üç ayın lafı mı olur?
…/…
İlk geldiğin günü hatırladım, şimdi Nasıl çıkmazlar içindeydim Bataklığa saplanmış, çırpınıp duruyordum Kurtulmak için sağa, sola uzanan ellerim, değivermişti ellerine Sıkıca yakalamış ve çıkartıvermiştin beni, o bataklıktan
Ne kadar tedirgin yaklaşmıştım sana, hatırladın mı? Ne kadar ürkektim, o günlerde Sevgiye, insanlara, sözlere, duygulara inancımı yitirmiştim
İnanılmazdı sabrın “Anlat” demiştin Anlatıvermiştim, bir çırpıda Bıkmadan dinlemiştin, beni
Hiç dokunmamıştın, yüreğimin yaralara ayrılmış kısmına Kalan küçücük yere sığdırıvermiştin, kocaman sevgini
Ne zaman aşık olmuştum sana? Uyandığım bir sabah, gezdirirken düşüncelerimi aklımın dehlizlerinde, o cümle dökülüvermişti dudaklarımdan: “Ben, aşığım ”
Nasıl korkmuştum, anlatamam “Yine mi ya? Yine mi?” Diye sızlanmıştım, duvardaki küçük sineğe Sinek bile korkarak süzülmüştü, ince çatlaktan içeriye
Altı yıl
Sanki hep vardın, hayatımda Seninle doğmuş, seninle büyümüş gibiydim
Ya sonra?
Onca kırgınlık, kızgınlık
Nice “Hoşça kal “ ve “ Merhaba”
Koskoca altı yılın sonunda, geldiğimiz noktada, farklı şeylere “ Sevgi “ demeye başlamıştık
Anlayamıyorduk, birbirimizi Dinlemiyorduk galiba?
Gereksiz yere hırpalıyor, hırpalanıyorduk
“Son” yazısını ikimiz de görüyorduk ama kelimelendiremiyorduk
“ Yarimsin “ demiştik, birbirimize Ama en derin, en çıkışsız yar’a atlıyor gibiydik, birlikte
Bir gece, seninle yattım
Uyandığımda, gitmiştin
Küçük bir kağıtta: “Sana yarimsin demiştim ya? Anladım ki aşk; uçurumdan düşmek gibi bir şeymiş Sanırım bu yüzden sevgiliye " yar " deniyor  Ne seni düşürmek, ne de kendim düşmek istemiyorum Hoşça kal “ yazıyordu, el yazınla
“ Merhaba “sı olmayan / olmayacak son “ Hoşça kal ”
…/…
Kirpiğimin ucundaki damla, usulca süzüldü yanağıma İncecik bir iz bırakıp, çeneme doğru aktı ve kayboldu, sol göğsümün kıyısında
Senden geriye kalan buydu: Minik bir damla
Ve
Yanağımdan daha derin bir yerde, yüreğimin yaralara ayrılmış bölümünde, sana ait bir köşe…
Eser Akpınar
22 02 2011
İzmir
Not: “ Aşk, uçurumdan düşmek gibi bir şey, işte bu yüzden sevgiliye “yar” denir “ Söz, Mevlana’ya ait
|