Konu
:
Aşkın Kanayan Damarı
Yalnız Mesajı Göster
Aşkın Kanayan Damarı
07-10-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Aşkın Kanayan Damarı
Aşkın Kanayan Damarı Yazısı - Aşkın Kanayan Damarı Seyit Ahmet Uzun - Seyit Ahmet Uzun Yazıları
Elini çekti
Gözlerine baktı
Fırtınalar kopuyordu, delifişek yüreğinde
Sevdiği kız yanında ama çok uzaklarda gibiydi
Ellerinin sıcaklığını kaybettiğinde bir ılıklık hissetti damarlarında boşanan
"Seni seviyorum" sözleri kulaklarında hayale dönüşüyordu
Kafeteryanın camlarında sevgilisine sözler söyleyen şeytanın bulanık görüntüsü vardı
Kalktı
"Dur" dedi Mine
"Gitme kal yanımda
" "Olmaz" bile demedi
Öfkeyle yürüdü
Gitti
Şeytanın sırıtan suratına okkalı bir yumruk attı
Herkes o tarafa baktı
Yüzünden kan çekildi
Damarlarından yere aktı
"Eyvah yetişin ölüyor
" Yerinden fırladı irade dışı
Hayran olduğu orman yeşili gözleri kapanmıştı
Ürkek ve tedirgindi
Ya bir şey olursa
O sırada Hanifi hemen bir ambulans çağırdı
Murat ise yanında duruyordu
Yavaş yavaş başını kaldırdı
Gözleri çakmak çakmaktı
"Hep sen" dedi
"Sen sebep oldun"
Sevdanın imzası kırmızı mürekkeple atılmıştı
Göz semasında yağmur bulutları dolaşıyordu
Yağmur kanı yur muydu bilinmez
Ama Mine'nin gözleri yağmur damlası kadar duyguluydu
"Niçin" şimşek çakmıştı
Her kes sustu
Anlamlıydı duruşu
Güven veriyordu sevdanın sadakatine
Ambulans gelmişti
Hovarda duruşlu Hanifi sanki yerine ikizini bırakmıştı
Arkadaşının kollarında Mine'nin yağmuruna eşlik ediyordu
İki damarı kesilmişti
Gözlerinde gecenin karanlığı okunuyordu
Doktor odadan çıktı
Heyecan yüreklerde bir güvercin gibi kanat çırpıyordu
"Nasıl doktor bey iyileşecek değil mi?" sevda Mine'nin yüreğinde bir volkan gibi patlamaya hazırdı
Sözlerinde aşk kokuyordu
"Allah'tan umut kesilmez
Biz gerekeni yaptık" mekanikleşmiş ses volkanın ateşinde eridi
Gözlerinde hüzün martıları kanat çırpıyordu
Koridorun başında Ahmet abi belirdi
Duruşu cesaret veriyordu
Başını omzuna yasladı
"Ölmesin abi ne olur" dedi
Saçlarında bir rüzgârın esişini hissetti
Yüreği dinginleşti
Sessizce yağmurunu bıraktı hüzün martılarının kanatlarında taşıdığı bulutlardan
Aşk acı kokuyordu
Bir ay sonra
Kan damarına sıcaklık veriyordu
Ömer aşkı yüreğinden yere akıtmıştı
Özlem duymuyordu sevdanın hisli gülüne
"Bir hevesti işte geçti
" Söz aysberg gibi soğuktu
Sevdanın patlamaya hazır volkanı üşüdü, aysbergin dondurucu ikliminde
Ayaklarının altındaki sandalye düşmek üzereydi
Hayat gözlerinden bir şelale gibi akıyordu, sonsuzluğa
Gözlerin maviliği karanlığa dönüşüyordu
Aşkın rengi korkuya dönüşüyordu
Bir yıldız belirdi, karanlığın sallanan boşluğunda
Bir gencin bedeni güvercin gibi ürkekti, hayatın viyadüğünde
Sallanan kanatlarda bir göz daha donuklaştı
Hayat ihanete göz kırpamadı
"Elveda" dedi sadakatin gülümseyen yüzüyle
Aşk gençlikte yaz yağmuru gibidir
Yakar yüreği, serinliğin gizemli ateşinde
Seyit Ahmet Uzun
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul