07-10-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Bir Aşk Hikayesi
Bir Aşk Hikayesi Dinle - Duygusal Hikayeler
Daha henüz 18 yaşındaydı, ama hayatının sonundaydı Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı Kahır içinde eve kapamıştı kendini Sokağa çıkmıyordu Annesi Bir de kendisi O kadardı bütün hayatı Bir gün fena halde sıkıldı, dayanamadı, attı kendini sokağa Bir yığın vitrinin önünden geçti Tam bir CD satan dükkanı da geride bırakmıştı ki, bir an durdu Geri döndü, kapıdan içeri, gözüne hayal meyal takılan genç kıza bir daha baktı Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı tezgahtar Hani ilk bakışta aşk derler ya, öyle takılıp kalmıştı işte İçeri girdi Kız gülümseyerek koştu ona "Size nasıl yardım edebilirim" diye Nasıl bir gülümsemeydi o Hemen oracıkta sarılıp öpmek istedi kızı Kekeledi, geveledi, sonra "Evet" diyebildi Rast gele bir plağı işaret ederek "Evet Şu CD'yi bana sarar mısınız? " Kız CD'yi aldı, içeri gitti Az sonra paket edilmiş geri geldi Aldı paketi, çıktı dükkandan, evine döndü, açmadan dolabına attı Ertesi sabah gene gitti aynı dükkana Gene bir CD gösterdi kıza, sardırdı, aldı eve getirdi, attı paketi dolaba, gene açmadan Günler hep alınıp sardırılan CD'lerle geçti Kıza açılmaya bir türlü cesaret edemiyordu Annesine açıldı sonunda Annesi "Git konuş oğlum, ne var bunda" dedi Ertesi sabah bütün cesaretini topladı Erkenden dükkana gitti Bir CD seçti Kız gülerek aldı plağı Arkaya gitti, paketlemeye Kız içerdeyken bir kağıda "Sizinle bir gece çıkabilir miyiz" diye yazdı, altına telefon numarasını ekledi, notu kasanın yanına koydu gizlice Sonra paketini alıp kaçtı gene dükkandan İki gün sonra evin telefonu çaldı Anne açtı telefonu CD Dükkanındaki tezgahtar kızdı arayan Delikanlıyı istedi Notunu daha yeni bulmuştu  Anne ağlıyordu Duymadınız mı" dedi "Dün kaybettik oğlumu " Cenazeden birkaç gün sonra, anne oğlunun odasına girebildi sonunda Ortalığa çeki düzen vermeliydi Dolabı açtı Oraya atılmış bir yığın açılmamış paket gördü Paketleri aldı, oğlunun yatağına oturdu ve bir tanesini açtı İçinde bir CD vardı, bir de minik not "Merhaba Sizi öyle tatlı buldum ki Daha yakından tanımak itiyorum Bir akşam birlikte çıkalım mı Sevgiler Jacelyn! " Anne bir paketi daha açtı Onda da bir CD ve bir not vardı 
"Siz gerçekten çok tatlı birisiniz, hadi beni bu gece davet edin, artık Sevgiler Jacelyn! "
Anka Kuşu
Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş  
Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler
Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler
Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar Yorulanlar ve düşenler olmuş
Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp;
papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş(oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış);
Kartal; yükseklerdeki krallığını bırakamamış;
baykuş yıkıntılarını özlemiş,
balıkçıl kuşu bataklığını
Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış
Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi "şaşkınlık" ve sonuncusu Yedinci Vadi "yokoluş"ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş  Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış
Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki;
"SİMURG ANKA - Otuz Kuş" demekmiş
Onların hepsi Simurg'muş Her biri de Simurg'muş Simurg Anka'yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yokoluşu da yaşadıktan
sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız
Şimdi kendi gökyüzünde uçmak zamanıdır  
Alıntı 
|
|
|
|