|
Prof. Dr. Sinsi
|
Lanetli Şairler
Lanetli Şairler Yazısı - Lanetli Şairler Elif Şafak - Elif Şafak Yazıları
Sanatçı dediğin, yüreğinin ibresi sevinçten çok hüzne, gündüzden çok geceye, kolektif kimliklerin güvencesinden ziyade bireysel sergüzeştlerde yitip gitmeye, bahardansa güze ayarlı kişi midir? Şayet öyleyse, doğuştan mıdır bu haller yoksa sonradan mı gelir insana? Yaşadıkça, zaman geçtikçe, peyderpey   Mutlu şair var mıdır sahi? Hani şair olup da güle oynaya şıkıdım ve doygun bir hayat süren var mıdır? Olabilir mi? Patti Smith’in otobiyografik kitabını henüz bitirdim Çok da sevdim
Birçok insan onu hep müzisyen yanıyla tanısa da burada şairliği çıkmış ön plana Kelimelere olan tutkusu, notalara sevdasından daha derin aslında  Yaratıcılığa, yalnızlığa, arayışa, yeniliğe, gençliğe, aşka ve bir o kadar hüzne adanmış bir kitap bu Gençlik sevgilisi, ömür boyu kopamadığı bir başka sanatçıyı da anlatıyor uzun uzun Çılgın, girişken, sanatkâr, ama son tahlilde kendini yok etmeye meyyal bir erkeği sevmenin külfeti, ağırlığı, güzelliği dökülüyor sayfalarından
Baudelaire için çokça kullanılan bir söz vardır: “Şairlerin laneti ” Lanetli şair olarak görülür hep o, belki de tüm şairler öyledir ya Dehadır Kimse onun gibi yazmamıştır, ne daha evvel ne daha sonra Kimse öylesine kelimelerle sevişmemiştir, yüreğini feda edip ilham perisine Gençliğinde hayat kadınlarıyla beraber olmuş, bunlardan biriyle daha ciddi bir birliktelik içine girmiş ve frengi kapmıştı Hastalığı ilerledikçe şiirlerini de etkiledi
Ve ruh halini  Koyvermişliğini Öfke nöbetlerini Haşhaş bağımlısıydı Kızgın ve kırgındı birçok şeye, en çok da üvey babasına Edgar Allen Poe   O çok sevdiğimiz; çizimleri, şiirleri ve hikâyeleriyle hiç kimseciklere benzemeyen, hâlâ günümüz sanatçılarına yol gösteren, labirent ruhlu adam  Alkol bağımlısıydı Ölesiye içerdi, ölümüne içerdi
Baudelaire’e göre tam da böyle “gamsızca kayabildiği” için, uzaklaşabildiği için gerçeklik denilen canavarın tahakkümünden, yazabilmişti bu kadar iyi ve derinden Sanatının yaşaması için onun kendisini öldürmesi gerekiyordu; adım adım, azar azar Şair dediğin her gün biraz daha intihar eden insan mıdır? Baudelaire nasıl Edgar Allen Poe’ya saygı duyduysa, Verlaine de Baudelaire’e hayrandı bir o kadar Paul Verlaine  Batı şiirinin asi, delişmen oğlu
Ne var ki içki, özellikle o dönem moda olan absinthe hayatını da karakterini de zedeledi İçince tahammül edilmez olur, etrafa saldırır, hoyratlaşırdı Sözlü ve fiziksel şiddete başvururdu Bugün edebiyat dünyasının saygıyla andığı sanatçı aslında karısını ve çocuğunu döven biriydi Ve Rimbaud  En genç, en dâhi, en güzel, en pırıltılı ışık   
O da bir başka lanetliydi aslında Üstelik Verlaine ile önce arkadaş, sonra çift olmaları ondaki deliliği daha da pekiştirdi Eline çakı ya da bıçak alır, şair dostunun kollarını, bacaklarını, avuçlarını çizerdi kanatıncaya kadar “Ben lanetliyim, biliyorsun” diye ilerler bir şiiri Sonunda bir gün Verlaine, gene içip kabalaştığı bir noktada, Rimbaud’yu bileğinden vurdu
Ardından hapse atıldı Hayatının bundan sonraki kısmı pişmanlıkla kendini sorgulayarak geçti Gerard de Nerval  1855 senesinde teyzesine o akşam onu beklememesini, zira gecenin siyah ve beyaz olacağını söyleyen; geride dolaylı, imalı bir veda notu bırakan, sonra da kendisini bir pencere demirine asıveren şair, yazar, çılgın, iflah olmaz romantik   Rus şiirinin en önemli kalemlerinden, gür sesli Sergey Yesenin 1925’te şair dostuna mektup bırakarak bileklerini kesti
O mektubun muhatabı olan ve onu çok seven, lakin intihar etmesine çok kızan, içerleyen, sonra da aynı şeyi silahla kendisi tekrarlayan Mayakovski  Çocuklarının yanına süt bıraktıktan sonra, odalarının kapısını bantlayan, kafasını fırından içeri sokarak yaşamına son veren Amerikalı şair, feminist, güzel Sylvia Plath  Ve onu tez konusu olarak inceleyip, daha sonra kendisi de intihar eden Nilgün Marmara  Şairlerin laneti  Mutlu şair var mıdır sahi? Olabilir mi?
Elif Şafak
|