Yalnız Mesajı Göster

Hababam Sınıfı Askerde Sinema Metni

Eski 06-28-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Hababam Sınıfı Askerde Sinema Metni



SAHNE 42 MUTFAK / İÇ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hababamcılar mutfakta çalışmaya devam etmektedirler…

Perişan bir halde patates soymaya devam eden Psiko, Emre, Beberuhi ve Kenan’ı görürüz…

KENAN - Ercüment de delirdim ayaklarına iyi yırttı ha

EMRE - Ne ayağı oğlum, çocuk hakikaten delirdi ki

PSİKO - Biraz daha patates soyarsam ben de deliricem

Kermit elinde yeni bir patates çuvalıyla gelir ve çuvalı tam Psiko’nun yanına boşaltarak…

KERMİT - Aşcıbaşı’ndan sevgilerle…

Psiko, Kermit’in yakasına yapışarak…

PSİKO - Bu ne biçim sevmek ulan?!

Bu sırada Ercüment heyecanlı bir sevinçle mutfağa dalar ve diğerlerinin yanına gelerek…

ERCÜMENT - Kızlaaar! Kızlaaar geldi kızlaar! Bıcır bıcır, kımıl kımıl kızlaar!

Diğerleri şaşkınca Ercüment’e bakarlar…

BEBERUHİ - Anaaa, tımarhaneden de kaçmış ruh hastası

ERCÜMENT - Ne bakıyosunuz hıyar gibi oğlum? Kızlar geldi diyorum lan! Manitalar geldi! Yavrular geldi!

Emre’nin yakasına yapışıp, kaldırarak…

ERCÜMENT - …Of be, bu ne be abi’ler geldi diyorum abi! Anlamıyo musun beni lan?!

Emre, Ercüment’in başını okşayarak yatıştırmaya çalışır…

EMRE - Anlıyorum Ercüment, sakin ol, hepsi geçicek abicim…

Ercüment, Emre’nin yakasını bırakır ve Kenan’ın yakasını tutup kaldırarak…

ERCÜMENT - Bir otobüs dolusu kızdan bahsediyorum Kötü Kenan! Koca bi otobüs!

KENAN - (Diğerlerine) Anayola mı çıkmış ne bok yemiş lan bu?


SAHNE 43 MALZEME DEPOSU / İÇ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dursun tezgahın arkasındadır, kızlara askeri giysileri vermektedir…

DURSUN - Aha buyrun bacım, bunlar da palaska…

RABARBA - Teşekkürler… Mersi… Sağol… Eyvallah… Ay çok mersi…

Sabit’in masasının olduğu yerde, Zehra elindeki listeye gözgezdirmekte, Sabit ise yanında durmuş, dalgın bir sevinçle kızlara doğru bakmakta, Dursun ise kızlara kepleri vermektedir…

DURSUN - Keplere adınızı yazın da kaybolursa kolay bulasınız

1KIZ - İçine mi dışına mı?

DURSUN - İçerlik yazacan bacım (Gösterir) Şu cenaha…

2KIZ - Soyadımızı da yazıyo muyuz?

DURSUN - Tabi Herkeş kendi soyadını yazsın…

3KIZ - Göbek adımızı yazıyo muyuz peki?

Dursun, sanki pornografik birşey duymuşcasına, utanarak ve gülerek…

DURSUN - Göbek mi?! Tövbe estağfrunlah…

Bu sırada Zehra, Sabit’e…

ZEHRA - Bir ihtiyaç listesi yapalım

Sabit yine kızlara bakmaktadır, gayrıihtiyari bir tavırla kalemini çıkarıp, açar ve Zehra’ya uzatarak

SABİT - Yapalım Komutanım

ZEHRA - Birlikte yapmıcaz evladım, sen yapıcaksın!

Sabit irkilir ve Zehra’ya döner…

ZEHRA - Bir ihtiyaçları olursa not alırsın, gerekeni temin ederiz

SABİT - Anlaşıldı Komutanım

ZEHRA - (Kızlara) Kıyafetlerinizi aldınız mı kızım?

RABARBA - Aldık Komutanım… Evet, aldık… Alıyoruz…

ZEHRA - Tamam, giyinin hadi (Dursun’a) Sen kapının önünde bekliyosun Kendin de dahil kimseyi içeri sokmuyosun

DURSUN - Emredersin Komutanım…

Eliyle gelmelerini işaret ederek kızları soyunma odasına sokar…

DURSUN - …Aha burada giyiniyosunuz bacım Kapıda ben varım, merak etmeyin

Kızlar ellerinde çantaları ve asker giysileriyle soyunma odasına girerlerken geçme…


SAHNE 44 MALZEME DEPOSU - SOYUNMA ODASI / İÇ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kızlar soyunma odasına girmektedirler…

Son kız da girdiğinde Dursun kapıyı kapatır… Fondan kapıyı kitlediğini duyarız…

Bu sırada kızlar çantalarını ve eşyalarını bırakırlar ve soyunmaya başlarlar…

1Kız gülerek Dursun’un taklidini yapar…

1KIZ - Aha burada giyiniyosunuz bacım

Gülerler…

2KIZ - Bi de kapıda ben varım diyo Sanki tuvalete getirdi…

Gülerler…

4KIZ - Ay evet ya, çok iyi bi çocuğa benziyo

3KIZ - Sabit de yakışıklıymış haa

1KIZ - Aman Yiyecek gibi bakıyodu

2KIZ - Dışarıdakiler nasıl bakıyodu peki?

Gülerler…

4KIZ - Ay yazık, naapsınlar Kimbilir kaç zamandır kadın görmüyolar…

Kamera yavaşça yukarı kayarken kızların konuşmalarını ve gülüşmelerini duymaya devam ederiz…

3KIZ SES - Tabi canım O Sabit olan en az bir yıldır buradadır heralde

1KIZ SES - Belki de o yüzden sabit diyolardır

Gülerler…

2KIZ SES - Kimbilir daha ne sabitler görücez kızlar

Gülerler… Yüksekteki pencerede Kenan’ı görürüz Cama yapışmış, kızları seyretmektedir…

3KIZ SES - Ben sana söyliyim, üçbin tane…

4KIZ SES - Ay yazık, tavşan adası gibi…

Gülerler…

3KIZ - (Umutlu) Üçbin kişiden enteresan birileri çıkar heralde

1KIZ SES - (Küstah) Aman Hiç sanmıyorum


SAHNE 45 DEPO ÖNÜ / DIŞ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kenan’ın, Hababamcılar’dan oluşan insan kulesininin en üstünde olduğunu görürüz

Oldukça yüksekteki pencerenin pervazına tutunmuş, kızları röntgenlemeye devam ederek…

KENAN - Oof bee! Of be aabi! Of be, bu e be abi!

Kulenin en altındakilerden Ercüment haklı çıkmanın verdiği keyifle, Kenan’a seslenir…

ERCÜMENT - Nooldu ayu?! Dediğim kadar var mıymış?!

KENAN - Ercüment, senden binlerce kez özür diliyorum abi! Ooyyy!

Kenan’ın hemen altında Emre, Psiko ve Beberuhi durmaktadır Emre heyecanlı bir merakla…

EMRE - Ne diyosun be? Kelimeler kifayetsiz mi kalıyo yani?

KENAN - Aynen öyle Matkabım Ay ay ayyy!

Emre’nin yanındaki Psiko, sabırsız bir heyecanla…

PSİKO - Hadi in artık lan Sıra bizde…

BEBERUHİ - (Şaşkın) Neeğ?! Biz de mi soyunucaz?

Gülerler… En alttaki Ercüment gülmeye devam eder ve yukarı doğru bakarak…

ERCÜMENT - Askerlik de fena mavra diilmiş lan aslında Hehehe…

Bu sırada Zehra’nın depodan çıkar ve Ercümentle gözgöze gelirler…

ZEHRA - Aman Allahım!

Ercüment pişkin bir ifadeyle sırıtmaya devam ederek, selam verir…

ERCÜMEN - Aa selam Komutanım Biz de tam kule yapmıştık, size göstermeye geliyoduk…

ZEHRA - Kapa çeneni! (Hepsine) Dikkaaaat!

Ercüment panikle hazırola geçince kule yıkılır…

Kenan, pencerenin pervazına tutunup, orada asılı kalmıştır… Ağlamaklı bir telaşla Zehra’ya

KENAN - Komutanım inanmıyacaksınız ama hiç bişey görünmüyo diyebilirim!


SAHNE 46 EĞİTİM ALANI / DIŞ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hababamcılar takım halinde ve endişeli ifadelerle durmakta, Bedri ise onları azarlamaktadır…

BEDRİ - Ahlaksız herifler! Haysiyetsiz adamlar! İnsanın silah arkadaşını röntgenlediği nerede görülmüş ulan şerefsiz tospağalar?!

EMRE - Estağfrullah Komutanım Röntgenleyemedik vallahi

BEBERUHİ - Evet, Zehra Abla vaktinden önce çıkageldi

BEDRİ - (Beberuhi’ye) Abla ne demek geridenzekalı?! Mahalle dizisi mi çekiyoruz burada?!

Uzakta, Zehra’nın oda penceresinden dürbünle kendilerini seyrettiğini görür ve artan bir sinirle…

BEDRİ -…Kepaze herifler! Rezil ettiniz beni Binbaşı’ya Dua edin sizi mahkemeye vermedi

KENAN - (Şaşkın ve mutlu) Ne yani şimdi yırttık mı Komutanım?

BEDRİ - Hapisten evet Ama cezadan asla… Size gelmiş geçmiş en ağır cezayı vericem Övünmek gibi olmasın kendi icadımdır…

Ercüment endişeli bir ifadeyle yanındakilere… Kısık sesle…

ERCÜMENT - İşte şimdi boku yedik gibime geliyo…

BEDRİ - Evet, şimdi pozisyon alın bakalım, tam beş tane şnav çekeceksiniz

Hababamcılar şaşkın ve mutludurlar…

EMRE - Emin misiniz Komutanım? Sadece beş tane mi?

BEDRİ - Kapa çeneni sırık, yat yere! (Diğerlerine) Siz de!

Şnav için pozisyon alın, çabuk!

Hababamcılar yere yatıp şnav çekme pozisyonu alırlar… Kendi aralarında, sevinçle konuşurlar…

KENAN - Hehehe kurban olurum ben böyle cezaya

ERCÜMENT - Dimi lan Beş tane şnavı ben bile çekerim

BEBERUHİ - Ben bi keresinde 6 tane çektim

BEDRİ - Dikkaat! Başla! Biiir!

Bedri yavaş yavaş saymaya, Hababamcılar da o saydıkça şnav çekmeye başlarlar…

Dörde kadar keyifleri yerindedir… Ancak sonra neye uğradıklarını şaşırırlar…

BEDRİ - …İkiii! Üüüüç! Dööört! Biiir! İkiiii! Üüüüç! Dööört! Biiiir! İkiiii! Üüüüüç! Dööört! Biiir! İkiii!

Bu sırada Beberuhi yüzüstü yere yığılmıştır… Bedri sesini yükselterek devam eder…

BEDRİ - …Yatan beş tane daha çeker! Üüüç! Dööört!

Beberuhi panikle kalkar ve şnav çekmeye (ızdırap çeke çeke) devam eder…

BEDRİ - …Biiir! İkiii! Üüüüç! Dööört! Biiir! İkiiii! Üüüüç! Dööört!

Bu sırada kızlar, başlarında bir Çavuş olduğu halde koşarak bizimkilerin yanından geçer…

Şnav çektikleri için Hababacmcılar’ın yüzleri görünmemektedir…


SAHNE 47 KOĞUŞ / İÇ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hababamcılar perişan bir halde yataklarında yatmış (ya da uzun oturmuş) inlemektedirler…

KERMİT - Abicim adam resmen öldürüyodu bizi lan…

EMRE - Bi ara hiç beş demiyecek zannettim

ERCÜMENT - Gene insaflı adammış Babam olsa şu an hala dörtteydik

KENAN - (Keyifle iççekerek) Biraz hırpalandık filan ama değdi lan çocuklar… Manitalar o kadar güzeldi ki…

EMRE - Pis herif Kızları sen seyrettin cezasını biz çektik

KENAN - Saçmalama oğlum Bugün bana, yarın sana Hehehe Manitalar kaçmıyo ki…

ERCÜMENT - Evet lan, düşünsenize beyler, şu an yirmi metre ötemizde kırk tane kız uyuyo

BEBERUHİ - (Acır) Yazık, onlar da yorulmuş demek ki

ERCÜMENT - Konumuz o değil aptal… (Diğerlerine) Ne diyosunuz lan, bi ziyaretlerine gidelim mi arkadaşların?

EMRE - Manyaklaşma oğlum, beş şnav daha çekemem ben

KENAN - Valla ben çekerim aga Gerekirse ellibeş tane daha çekerim

Beberuhi, Kenan’ı işaret ederek, diğerlerine… Alaycı…

BEBERUHİ - Enayiye bak Binbaşı ellidörtte gene başa döndürecek haberi yok

Gülerler…

ERCÜMENT - Eee ne diyosunuz? Şansımızı bi deneyelim mi? Kırk tane birbirinden güzel kızdan bahsediyoruz burda

EMRE - Tamam da, bu saatte nasıl giricez kız koğuşuna abicim? Kapıda nöbetçi var

ERCÜMENT - Eh mecburen kandırıcaz nöbetçiyi demek ki

KENAN - Naapıcaz, kız kılığına mı giricez?

BEBRUHİ - Saçmalama lan, rujumuz yok ki

PSİKO - Rujumuz olsa oluyo mu sanki salak?

BEBERUHİ - (Panikle) Evet abi kesinlikle olmaz (Ercüment’e) Kız kılığına filan giremeyiz, unut sen bu işi

ERCÜMENT - Tamam, o zaman biz de subay kılığına gireriz güzelim

EMRE - Subay mı? Bak bu olabilir işte Peki subay kıyafetini nerden bulucaz?

Bu sırada önde Sabit, hemen arkasında Dursun gelirler Dursun’un elinde büyükçe bir poşet vardır

SABİT - Geçmiş olsun beyler! Bişey lazım mı? Pomat, ağrı kesici, kas gevşetici, vesaire?

Sabit’i görünce diğerlerinin yüzü aydınlanmıştır…

ERCÜMENT - Aaa Sabit Abim!

EMRE - Biz de tam senden bahsetmek üzereydik


SAHNE 48 KIZ KOĞUŞU ÖNÜ / DIŞ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sahne 38’deki Nöbetçi Asker, koğuş binasının kapısında nöbet tutmaktadır…

Cebinden bir sigara çıkarır ve tam yaktığı sırada fondan Kenan’ın sesi…

KENAN SES - Naapıyosun burada Asker?

NAsker sesin geldiği yöne bakar şaşkın bir dehşetle irkilir…

NASKER - Abariii!

Hababamcılar’ı görürüz; Ercüment karacı, Kenan havacı general, Emre ise amiral üniforması giymiştir Psiko’nun sas komandosu, Beberuhi’nin ise bando şefi gibi giyinmiş olduğunu görürüz…

BEBRUHİ - Yoksa nöbette sigara mı içiyosun bakiim?!

NAsker düşer bayılır… Emre acıyan bir ifadeyle ve fakat tebessümle…

EMRE - Yazık lan çocuğa Aklı çıktı…

ERCÜMENT - İyi oldu Ben tanıyorum bu lavuğu


SAHNE 49 KIZ KOĞUŞU / İÇ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kızlar yataklarında uyumaktadırlar…

Kısa süre sonra kapı sertçe açılır ve içeri Hababamcılar girer…

ERCÜMENT - Koğuuuuş kaaalk!

Kızlar uyanırlar ve bizimkileri görünce şaşkın bir telaşla…

RABARBA - Kalk mı? Ne kalkı ayol?! Ay nooluyo?! Aman Tanrım!

PSİKO - Kalkın bakiim! Çabuk! Bu bir teftiştir!

Kızlar neye uğradıklarını şaşırmış halde kalkarlar ve yataklarının önünde hazırola geçerler…

BEBERUHİ - Demek gönüllü olarak askere gelen kızlar sizsiniz?

1KIZ - Evet Komutanım!

Emre çapkın bir ifadeyle 1Kız’ı süzerek…

EMRE - Adın ne yavrum senin?

1KIZ - (Tam künyesini okuyarak adının Nihan olduğunu söyler)

EMRE - Nihan, telefon numaran kaç kızım?

1KIZ - (Şaşkın) Pardon?

EMRE - (Sert) Telefon numaran kaç diyorum asker?!

1KIZ - Beşyüzkırkdört ikiyüzotuzbir altmışaltı altmışaltı Komutanım!

Emre’nin telefon numarasını ezberlemeye çalıştığını anlarız…

EMRE - Afferim…

Bu sırada Ercüment gözüne 2Kız’ı kestirmiştir… Sertçe…

ERCÜMENT - Senin adın ne evladım?

2KIZ - (Tam künyesini okuyarak adının Gül olduğunu söyler)

ERCÜMENT - Güzelmiş… Peki burcun ne?

2KIZ - (Şaşkın) Balık Komutanım

Kenan gayrıihtiyari lafa girer… 2Kız’a…

KENAN - Harbi mi? Benim de

Hababamcılar telaşlıca Kenan’a bakarlarken, 3Kız gayrıihtiyari lafa girer…

3KIZ - Ay inanmıyorum benim de! (İlgiyle) Yükseleniniz ne Komutanım?

3Kız’ın ilgisi Kenan’ı heyecanlandırmıştır Gayrıihtiyari diğer Hababamcılar’a dönerek…

KENAN - Yükselenim ne lan benim?

4KIZ - (Acır) Ay yazık, yükselenini bilmiyo

BEBERUHİ - Ne var Ona bakarsan ben yükselmeyenimi de bilmiyorum ki


SAHNE 50 KIZ KOĞUŞU ÖNÜ / DIŞ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Nöbetçi Asker koğuş binasının kapısında baygın halde yatmaya devam etmektedir…

Derken görüntüye Kamil girer ve baygın haldeki Nöbetçi Asker’i görünce şaşkınca…

KAMİL - Haydaa! (Kapıya bakarak) Noolmuş burda böyle?


SAHNE 51 KIZ KOĞUŞU / İÇ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hababamcılar, kızları kafaya almaya devam etmektedirler…

Beberuhi, belli ki 4Kız’dan hoşlanmıştır…

BEBERUHİ - Demek adın Arzu?

4KIZ - Evet Komutanım

BEBERUHİ - Peki şu şarkıyı biliyo musun? (Söyler) A benim Ar zu kızım, A bee niim Arzu Kızım Ar zuu kıızıım!

Kızlar güler… Kızların numarayı çakmasından endişelenen Psiko, Beberuhi’yi çaktırmadan -sertçe- dirsekleyerek susturur ve güya sert bir ifadeyle kızlara çıkışır…

PSİKO - Dikkaaat! İzin almadan gülme!

Kızlar telaşla gülmeyi keserlerken, arka planda Kamil’in -yarı açık haldeki kapıdan- içeri

baktığı görülür… Şaşkın ve telaşlı… Kamil’in gözünden koğuşu görürüz Hababamcılar arkadan görünmektedir… Psiko güya kızları azarlamaya devam eder…

PSİKO - …Bir asker komutanına gülmez Hele teftiş sırasında hiç gülmez!

Kamil’in şaşkın bir telaşla gittiğini görürüz…

4KIZ - (Ağlamaklı) Ama Komutanımız şaka yaptı Komutanım

PSİKO - Olabilir Gene de izinsiz gülmeyeceksin!

Beberuhi gayrıihtiyari Psiko’ya çıkışır… 4Kız’dan hoşlandığını anlarız…

BEBERUHİ - Bağırma kızcağıza lan!

Psiko tırsmış, diğer Hababamcılar ve tabi kızlar şaşırmıştır…


SAHNE 52 NİZAMİYE / DIŞ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kamil ve nöbetçi askerler kapıda beklemektedirler… Derken düdükler çalar, Kamil ve askerler hazırol pozisyonuna geçerler vs… Ardından Necmi’nin makam arabası görüntüye girer ve Kamil’in önünde durur… Arka cam iner ve Necmi merakla Kamil’e…

NECMİ - Nerdeler?

KAMİL - Kız koğuşunu teftiş ediyolar Komutanım

NECMİ - Kaç kişilik bir heyet bu?

KAMİL - Beş kişi sayabildim Komutanım… (Parmaklarıyla sayarak) Biri karacı, diğeri havacı olmak üzere iki general, eee bir amiral, bir sas komandosu ve bir de bando şefi var efenim…

NECMİ - (Şaşkın) Bu ne biçim bi heyetmiş yahu?1


SAHNE 53 KIZ KOĞUŞU / İÇ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hababamcılar kızlarla muhabbeti ilerletmişlerdir… Her biri koğuşun ayrı bir köşesindedir…

Önce Kenan’ı görürüz Yanında 3Kız ve birkaç ilgili kız daha vardır…

KENAN - Hiç unutmam bi gün gene tatbikattayız Bi ara bizim dost mavi kuvvetler epey bi sıkıntıya düştü… Çağırdım emir subayını, dedim hücum…

Hemen yanda Ercüment, 2Kız ve birkaç kız daha görürüz…

ERCÜMENT - Bi dönem emekli olmayı bile düşündüm aslında Ama sonra vazgeçtim Bu genç yaşta general olmuşum, bari tadını çıkarıyım hesabı takılmaya karar verdim

Bu sırada yarı açık haldeki kapıda Necmi ve Kamil belirirler…

Necmi şaşkın bir ifadeyle koğuşta olup biteni seyretmeye başlar…

2KIZ - (Şüpheci) Sahi, bu yaşta nasıl general oldunuz Komutanım?

ERCÜMENT - Tabi ki çalışarak yavrucum Çalışkanın önde gideni olduğu için biraz hızlı terfi ettim Bak mesela bizim Bedri, neredeyse babam olucak yaşta ama hala binbaşı…

Bu sırada yanda, Emre, 1Kız’ı yalnız yakalamış, tavlamaya çalışmaktadır…

EMRE - Peki ne tarz müzik dinliyosun Nihancım?

1KIZ - (Bıkkınca) Aynı tarz müzikten hoşlandığımızı sanmıyorum Komutanım

EMRE - (Sertçe) Sana ne tür müzik dinliyosun dedim Asker?!

1KIZ - (Tırsar) Türkçe popu tercih ederim Komutanım!

EMRE - Afferim, ben de… Bak bir ortak yönümüz daha varmış, gördün mü?

Kamera yana kayar, Psiko’nun birkaç kıza yakın dövüş öğrettiğini görürüz…

Kızlardan birinin üzerinde deneyerek gösterir… Kız’ın canının acıdığı aşikardır…

PSİKO - …Sonra böyle bilekten tutuyosunuz, böyle çevirdiniz mi çıt diye kırılır…

Kız bağırır…

Son olarak, 4Kız’a, parmağını koparıyormuş numarası yapmakta olan Beberuhi’yi görürüz…

Kız da salak olduğu için hayretler içerisinde seyretmektedir…

BEBERUHİ - Bak şimdi, hooop, kopardım bak

4KIZ - Ay inanmıyorum!

BEBERUHİ - İlk gördüğümde ben de inanamamıştım…

Sonunda Necmi olaya müdahale etmeye karar verir…

NECMİ - Nooluyo burada?!

Hababamcılar şaşkın bir dehşetle irkilirler…

1KIZ - (Bıkkınca) Eyvah bi tane daha geldi…

Necmi artan bir sinirle devam eder Hababamcılar’a…

NECMİ - Nooluyo dedim evladım?! Ne bu haliniz?!

Hababamcılar panikle hazırol pozisyonuna geçerler… Ercüment de selam verir ama sırıtarak…

ERCÜMENT - Arkadaşlara hoşgeldin şakası yapıyoduk Güdük Abi Hehehe!

Necmi’nin sinirli ve donuk bir ifadeyle bakmaya devam etmesi üzerine sırıtmayı keser…

Necmi, Ercüment’i işaret ederek, diğerlerine… Sinirlidir…

NECMİ - Hadi bu diyelim ki deli… Peki ya size nooluyo?! Haa?! Ne bu rezalet?! Asker ocağında bu ne yılışıklık?! Kendinizi hala okulda mı zannediyosunuz yoksa?!

Ercüment askerde olduklarına kesin olarak ikna olmuştur… Ağlamaklı…

ERCÜMENT - Şahsen ben artık zannetmiyorum Komutanım…

der ve bayılır… Necmi giderken Kamil’e…

NECMİ - Üniformaları nasıl ve nereden temin ettikleri bulunsun, gereği yapılsın

KAMİL - (Selam verir) Emredersiniz Komutanım


SAHNE 54 EĞİTİM ALANI / DIŞ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İki askeri inzibat Sabit’i tutuklamış götürmektedirler… Sabit’in keyifli olduğu görülür…

Fondan Bedri’nin sinirli sesini duyarız; Hababamcılar’ı azarlamaktadır…

BEDRİ SES - Hayvan herifler! Kontrolsuz eşşekler! Utanmaz, arlanmaz, ıslah olmaz mikroplar!

Zehra’nın, oda penceresinden yine dürbünle bizimkileri seyrettiğini görürüz…

Fondan Bedri, Hababamcılar’ı azarlamaya devam etmektedir…

BEDRİ SES - …Yazıklar olsun size be! Yazıklar olsun! Artık söyleyecek laf bulamıyorum!

Hababamcılar ise ikili sıra halinde durmaktadırlar… İki sıranın arasında bir metrelik açıklık olduğu görülür Birbirine yakın duran iki tekli sıra gibi Bedri bu aradaki boşlukta, sıranın arkasından önüne doğru yürüyerek konuşmaya devam etmektedir…

BEDRİ - …Ama ne ceza vereceğimi çok iyi biliyorum o ayrı tabi

ERCÜMENT - Eyvah beş şnav geliyo

BEDRİ - Hayır aptal Bugünkü cezamızın adı al gülüm ver gülüm

BEBERUHİ - Aaa ne güzelmiş Peki soyadı ne Komutanım?

BEDRİ - Kes sesini avarel! İzin almadan espri yapma! (Hepsine) Evet, şimdi herkes yanındakine dönsün! Dön yanındakine! Çabuk!

Hababamcılar yanındakine döner ve karşılıklı durmaya başlarlar…

BEDRİ - Al gülüm dediğimde patlatıyosunuz Yavaş patlatan beş şnav çeker…

KENAN - Ne yani kendimizi mi tokatlıycaz?

BEDRİ - Hayır kereste, karşındakini tokatlayacaksın

Hababamcılar acıklı ifadelerle karşılarındakine bakarlar…

Beberuhi de karşısında duran Psiko’ya bakar ve ağlamaklı bir telaşla Bedri’ye…

BEBERUHİ - Komutanım bokunuzu yiyim başka bi ceza oynayalım Komutanım

BEDRİ - Ne münasebet, git kendi bokunu ye manyak herif! Ayrıca ne oyunu, (İmalı) hapisaneden kurtulmaya çalışıyosunuz şu anda (Hepsine) Evet, önce sağ taraf vuracak Dikkaaat! Al gülüüm!

Sağ sıradakiler karşısındakilere tokat atarlar…

Beberuhi tırstığı için Psiko’ya fazlaca yavaş vurmuştur…

BEDRİ - Daha hızlı… Evet şimdi sol taraf Ver gülüüm!

Bu kez sol sıradakiler karşısındakilere tokat atarlar…

Psiko, Beberuhi’ye okkalı patlatmış Beberuhi sinirlenmiştir…

BEDRİ - Afferim… Hadi hepbirlikte…

Hababamcılar da bağırarak Bedri’ye eşlik ederler…

KORO - Al gülüüm!

Yine sağ sıradakiler tokat atar… Bu kez Beberuhi de Psiko’ya odukça sert vurmuştur…

Psiko afallar… Artık Hababamcılar birbirlerine gıcık olmuş, adeta girişmişlerdir…

Bedri susar ve keyifle Hababamcılar’ı izlemeye başlar…

KORO - …Ver gülüüüüm! Ağh! Al gülüüüm! Ağh! Ver gülüüüüm! Ağh! Al gülüüüm! Ağh! Ver gülüüüm! Ağh!

Giderek artan bir öfke ve istekle birbirlerini pataklamakta olan

Hababamcılar’ı yakın planlar halinde görürüz…

Derken görüntüye yine kızlar girer…

Başlarında çavuşları olduğu halde ve yüksek sesle tempo tutarak koşmaktadırlar…


SAHNE 55 NECMİ ODA / İÇ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Necmi masasında oturmakta, Bedri ile Zehra ise masanın önünde ayakta durmuktadırlar…

NECMİ - (Sinirlidir) Ben ömrü hayatımda böyle bir rezalet görmedim! Ayrıca bir daha da görmek istemiyorum! Ona göre lütfen herkes ayağını denk alsın İşte o kadar!

BEDRİ - Bu sabah suçlulara gereken cezayı verdim Komutanım Bir daha böyle birşeye cesaret edebileceklerini sanmıyorum…

Yan gözle Zehra’ya bakar ve imayla…

BEDRİ - …Tahrik veya teşvik edilmedikleri sürece tabi…

Zehra sinirle irkilir ve önce Necmi’den izin alarak…

ZEHRA - Cevap verebilir miyim Komutanım?

NECMİ - Evet, lütfen…

ZEHRA - (Bedri’ye) Kızların kimseyi teşvik ya da tahrik ettiği yok Binbaşım Bunu siz de pekala biliyosunuz Lütfen erkeklerin suçunu kızların üzerine yıkmaya çalışmayın

BEDRİ - (Necmi’ye) Müsaade eder misiniz Komutanım?

NECMİ - Tabi buyur…

BEDRİ Ben kimsenin suçunu kimseye yıkmıyorum Hanfendi Ama binlerce delikanlının arasına kırk tane genç kızı düşüncesizce konuşlandırırsan, bunun gibi daha çok vukuatla uğraşırsın Bilmem anlatabildim mi?

ZEHRA - Bu cümlenizden anlayabildiğim tek şey, sizin bir kadın düşmanı olduğunuzdur Beyfendi…

BEDRİ - Yanlış anlamışsınız efenim, ben kadınları severim Ama sadece askeri bölgenin dışında

ZEHRA - Yaa, o zaman gidin sevin efenim… (Necmi’ye) Müsaade eder misiniz Komutanım? Yapacak işlerim var da…

NECMİ - Tabi, buyrun Binbaşım…

Zehra önce Necmi’ye, ardından da isteksizce Bedri’ye selam verir ve gider…

BEDRİ - Özür dilerim Komtanım Böyle gereksiz bir polemiğe şahit olmanızı istemezdim

Necmi keyifsizce iççekerek kalkar, akvaryumun yanına gidip, kaplumbağayı beslemeye başlar

NECMİ - Sizin de nedir alıp veremediğiniz be Bedricim?

BEDRİ - Kimle efenim?

NECMİ - Zehra Binbaşı’yla… Çok çabuk geriliyorsunuz Adeta ateşle barut gibisiniz… Bizim bilmediğimiz bir husumetiniz mi vardır nedir?

BEDRİ - (Duygusal) Pek husumet sayılmaz Komutanım Eski bir hikaye…

Necmi kaplumbağyı beslemeye devam ederek, meraklıca…

NECMİ - Ne kadar eski bir hikaye?

BEDRİ - (Daha duygusal) Çok eski Komutanım Harpokulu yıllarından kalma…

NECMİ - İstemiyosan anlatmak zorunda değilsin tabi

BEDRİ - Mühim değil Komutanım Zaten anlatacak fazla birşey yok Kendisiyle Harpokulu’ndan sınıf arkadaşıyız, hepsi o

NECMİ - Eski bir aşk hikayesi yani…

BEDRİ - (Duygusal) Tam olarak aşk hikayesi denemez efenim… Sanıyorum tek taraflı birşeydi

Necmi üzülmüştür Gayrıihtiyari Bedri’ye dönerek…

NECMİ - Yapma yau!

BEDRİ - Ben ona, şey, yani ayıptır söylemesi konuşma teklif etmiştim Komutanım

NECMİ - Kabul etmedi mi?

BEDRİ - Bilmiyorum Komutanım Olumlu ya da olumsuz bir cevap vermedi kendisi

Bedri’nin gözleri dolmuştur…

Necmi de üzülmüştür… Tekrar masasının yanına gelir ve oturarak…

NECMİ - Demek o yüzden ikiniz de hiç evlenmediniz?

BEDRİ - Zehra Binbaşı’nın mazaretini bilemem tabi… Ama benim için bu dediğiniz fazlaca geçerli olabilir Komutanım

NECMİ - (Üzülür) Hala seviyo musun peki?

Bedri cevap veremez, sadece duygusal bir ifadeyle yutkunur…

NECMİ - …Herneyse, hadi işimize gücümüze bakalım… Senin hasbi tembeller naapıyo?

BEDRİ - Tank eğitimindeler Komutanım

NECMİ - (Telaşlı) Aman ya Rabbi İnşallah bi sakatlık çıkmaz

BEDRİ - Amin Komutanım

Bu sırada fondan bir top patlaması duyulur…

Necmi ve Bedri şaşkınca pencereye doğru bakarlar… Fondan merminin yaklaştığını duyarız…

BEDRİ - (Panikle) Komutanım, yere yatalım isterseniz

NECMİ - Bence de…

Bedri telaşla yere yatarken, Necmi’nin gözü pencere kenarında durmakta olan akvaryum ilişir

NECMİ - …Eyvah! Süheyla!

BEDRİ - (Şaşkın) Süheyla mı?!

Fondaki top mermisinin sesi iyice yaklaşırken, Necmi aceleyle pencerenin yanına gider ve kaplumbağanın bulunduğu akvaryumu alıp, sonra tekrar Bedri’nin yanına, yere yatarken…

NECMİ - Bunları iyi korumak lazım Bedri… Az kaldı bunlardan…

Hemen ardından oda penceresi büyük bir gürültüyle havaya uçar…

Son karede Yusuf’un akvaryumu, Bedri’nin ise Yusuf’u korumaya çalıştığını görürüz…


SAHNE 56 TANK EĞİTİM ALANI / DIŞ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hababamcılar, Kamil ve Demir, durmakta olan bir tankın önündedirler…

Bu sırada tankın üst kısmı sağa sola dönüp durmaktadır… Kamil telaşla tanka…

KAMİL - Evladım delirdin mi yahu?! Niye ateş ediyosun be?!

BEBERUHİ - Ateş etmiyodum valla Komutanım Kapıyı açmaya çalışıyodum…

Tankın topu tekrar -yola doğru- ateş alır…

KAMİL - Allaaah! Yahu dur be çocuğum, dur açma şimdi mapıyı kapıyı!

Askeri bölgenin dışındaki çimenlik arazide diğerlerini izlemekte olan Dozer’i görürüz;

Top mermisinin sesi hızla yaklaşırken, geç de olsa Dozer bunu farkeder ve kaçmaya başlar… Hemen ardından top mermisi Dozer’in ilk durduğu noktaya düşer, patlar…

Bu sırada Kamil ve Demir tankın önünde çırpınmaya devam etmektedirler…

BEBERUHİ - Haydaa, dönüp duruyo bu!

KAMİL - (Telaşlı ve sinirli) Bırak dönsün ulan! Basma artık bişeye! (Demir’e) Bunun ne işi var tankın içinde çavuş?

DEMİR - Bilmiyorum valla Komutanım Sabahtan beri ben de onu arıyodum

Bu sırada fondan önce jipin hızla gelişi, ardından fren sesi ve Bedri gelir…

BEDRİ - Nooluyo burada?!

Tankın üstü diğer yana kayar ve Bedri’nin jipinden inmekte olduğunu görürüz…

BEBERUHİ - Mühim bişey değil Komutanım Yanlışlıkla ateş ettim de, onu konuşuyoduk…

BEDRİ - Ruhi?! Gene mi sen aptal manyak?!

BEBERUHİ SES - Evet Komutanım benim

Bedri tankın namlusundan kaçmak için yan yan sağa doğru koşarak görüntüden çıkarken…

BEDRİ - Tamam, sakin ol Önce durdur şu aleti

Tankın üstü Bedri’yi takiben sağa kayar ve Bedri’yi yine görürüz…

BEBERUHİ - Nerden durduruluyo bilmiyorum ki Komutanım

Bedri tankın namlusundan kaçmak için yine yan yan sola doğru koşarak görüntüden çıkarken…

BEDRİ - Sağ tarafında bir kol göreceksin…

Tankın üstü Bedri’yi takiben sola kayar ve Bedri’yi yine görürüz…

BEBERUHİ - Evet görüyorum Bi tane de sol tarafımda var

Bedri tankın namlusundan kaçmak için tekrar sağa doğru koşarak görüntüden çıkarken…

BEDRİ - Onlar kendi kolların salak! Ben metal olanı diyorum Sağ tarafta!

Tankın üstü Bedri’yi takiben tekrar sağa kayar ve Bedri’yi yine görürüz…

BEBERUHİ - Hah tamam buldum galiba! Bu mu?

Bu sırada fondan tekrar top patlaması… Görüntü dumanlanır…

Kamil, Demir ve diğer Hababamcılar yere yatmışlardır…

Bedri ise tankın önünde -biraz ileride- bacakları açık halde durmaktadır…

İki ayağının arasında, yarı çapı bir metreye yakın bir çukur olduğu görülür…

BEDRİ - (Sakince) Hayır ahmak O soldaki…


SAHNE 57 NİZAMİYE - BAHÇE / DIŞ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Belli ki haftasonu… Ve ziyaret günüdür…

Askerler mutludur… Ağaçlı ve banklı bahçede aileleriyle sohbet etmektedirler…

Derken kızları görürüz Onlar da ziyarete gelen aileleriyle birlikte mutlu mesut sohbet etmektedirler… 1Kız’ın ve 2Kız’ın erkek arkadaşları da gelmiştir İkisi de bizimkileri kıskandıracak kadar yakışıklıdır… Hatta 3Kız’ın iki-üç tane yakışıklı ziyaretçisi vardır…

Bir ağacın dibinde, keyifsiz ve gergin ifadelerle oturmakta olan Hababamcılar’ı görürüz…

EMRE - Bu kızlara da gıcık olmaya başladım haa…

KERMİT - Ben zaten gıcık oluyodum ki…

ERCÜMENT - Evet, ileri derecede meymenetsiz tipler…

BEBERUHİ - (Gaza gelir) Bak ben de uyuz oldum şimdi…

Bu sırada 4Kız’ın, Beberuhi’ye gülümsediğini görürüz… Beberuhi anında döner…

BEBERUHİ - …Aslında iyi kızlar be dimi? Hı?!

KENAN - Ulan amma naçar kaldık be Kızların bile manitaları geldi

EMRE - Merak etme anam, geldikleri gibi giderler…

ERCÜMENT - Şu halimize bakın İnsanın bi tane bile seveni olmaz mı lan?

BEBERUHİ - (Gülerek) Üstelik bi de kırk kişiyiz yani düşün…

Diğerleri ters ters bakmaya devam etmesi üzerine tırsar ve gülmeyi keser…

Kermit çerçeve dışına bakar ve sevinçle…

KERMİT - Aaa şeref golü!

KENAN - Ne diyosun lan?

Kermit baktığı yönü işaret eder…

Bekçi Bacaksız, Sebastian ve Dozer bizimkilere doğru gelmektedirler…

Sebastian’ın ellerinde poşetler, Dozer’in elinde ise büyükçe bir tatlı kutusu olduğu görülür…

SEBASTİAN - Salüüü!

BACAKSIZ - Hehehe! Bizden başka kimse gelmedi mi yoksa?

RABARBA - Vaay Bacaksız Amca! Dozer de gelmiş lan! Naber lan Sebastian! Aslanım Sebo! Seni nası aldılar içeri lan Dozer?

DOZER - Misafirler için kilo sınırlaması yok çok şükür

Gülerler…

Dozer ve Sebastian ellerindekileri bankın üzerine koyarken, bazıları Bacaksız’ın elini öper…

BACAKSIZ - Eee, nasıl gidiyo bakiim?

Bu sırada Sebastian’ın da Kenan, Ercüment ve Psiko’nun elini öptüğü görülür…

KENAN - Nasıl olsun be Bacaksız Amca Gördüğün gibi işte

Ercüment tatlı kutusunu alarak…

ERCÜMENT - Ne getirdiniz, baklava mı?

BACAKSIZ - Hehehe Baklavaydı…

DOZER - Ben yolda biraz tadına baktım da…

Bu sırada Ercüment tatlı kutusunu açar, içinde sadece bir tane baklava kalmış olduğu görülür…

Gülerler… Ercüment son kalan baklavayı da alıp, Dozer’e yedirir…

ERCÜMENT - Ulan ejderha Al bunu da ye bari tam olsun

Emre poşetlerin içine bakarak…

EMRE- Bunlarda ne var?

SEBASTİAN - Birtakım hayati ihtiyaçlar der mişim…

Emre bir poşetin içinden sigara, iskambil kağıdı, okey ıstakaları, porno dergiler ve benzeri şeyler çıkarmaya başlar…

EMRE - Vaay, afferim lan Sebastian İyi prodüksiyon yapmışsın

Bu sırada kızların olduğu yönden şen kahkahalar yükselir… Hababamcılar sesin geldiği yöne bakarlar… Kızların, erkek arkadaşlarıyla konuşup gülüşmekte olduklarını görürüz…

Bu arada 3Kız’ın, Kenan’a nisbet yaparcasına bir bakış attığı görülür…

KENAN - (Sinirlice) Bu lavukları da, sırf bize kıllık olsun diye çağırmadılarsa eşşek olayım

EMRE - Hazırlıksız geldik askere oğlum Yoksa bizim de illa olurdu üç beş tane alımlı ziyaretçimiz…

Bu sırada Dursun uzaktan Emre’ye seslenir…

DURSUN - Hüoop! Tarıkakan! Gel hele buraya!

Emre şaşkın bir ifadeyle Dursun’un yanına gider…

EMRE - Emret Dursun Abi?

Dursun şüpheli bir ifadeyle sağa sola bakınır ve kısık sesle…

DURSUN - Ziyaretçin var Nizamiyede…

Emre telaşla nizamiyeye doğru bakarak…

EMRE - Eyvah, gene mi?

Dursun tiksinen bir ifadeyle Emre’yi süzerek…

DURSUN - Öküzlük etme lan! Kızcağız üşenmemiş seni görmeye gelmiş…

Son karede Dursun’a bakmakta olan Emre’nin şaşkın yüzü vardır…




SAHNE 58 NİZAMİYE - ZİYARETÇİ SALONU / İÇ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yine Emre’nin şaşkın yüzüyle açarız… Bu kez Celan’a bakmaktadır…

CEYLAN SES - Seni çok özledim aşkım!

Emre aynı şaşkın ifadeyle ve gayrıihtiyari “Tüh” der gibi…

EMRE - Hadi ya

Ceylan ve Emre, bir masada karşılıklı oturmaktadırlar…

Ceylan’ın yanında daha önce gördüğümüz sefertası vardır ve yine giydiği herşey pembedir…

CEYLAN - Sen de beni özledin mi?

EMRE - (Zoraki) Şey, tabi

CEYLAN - (Sevinçle) Sahi mi? Ne kadar özledin?

EMRE - (Şaşkın) Ne kadar mı? (Geçiştirir) Ne biliyim, ölçmek hiç aklıma gelmedi…

Ceylan, Emre’nin ellerini tutarak…

CEYLAN - Allahım, gözlerin ne kadar güzel Keşke birini alıp, eve götürebilseydim…

Emre panikle ellerini çekerek…

EMRE - Aah! Dur yapma! Gözünü seviyim!

CEYLAN - Korkma aşkım, lafın gelişi öyle söyledim (İççekerek) Senin gözlerin, kirpiklerinin altında güzel

Emre telaşla kalkar ve sağa sola bakınarak…

EMRE - Tamam, sağol, senin de… Hadi git artık, noolur Bak şimdi yakalanıcaz

CEYLAN - Peki sevgilim, gidiyorum Ama üzülme, yeniden gelicem

EMRE - Tamam, acele etme, hadi görüşürüz…

Emre giderken Ceylan sefertasını alır ve arkasından seslenir…

CEYLAN - Hayatım! Bişey unuttun!

Emre panikle Ceylan’ın yanına döner ve kısık sesle…

EMRE - Şşşt! Sus! Noolur, hayatımlı mayatımlı konuşma!

Ceylan sefer tasını uzatır ve o da kısık sesle…

CEYLAN - Tamam aşkım, konuşmam

Emre gayrıihtiyari sefer tasını alarak…

EMRE - Bu ne şimdi?

CEYLAN - Sana yemek yaptım

EMRE - (Şaşırır) Hay Allah… (Geçiştirir) Çok güzel, teşekkür ederim Hadi git şimdi, lütf…

Emre’nin lafı henüz bitmemiştir ki

Ceylan hızla yanağından öper ve heyecanlı bir sevinçle koşarak gider…

Emre elinde sefer tası ve yanağında ruj iziyle öylece kalakalmıştır…


SAHNE 59 NİZAMİYE / DIŞ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Necmi ve Bedri, ağaçlıklı bölgenin kenarında durmuş, aileleriyle görüşmekte olan askerlere bakmaktadırlar… Yanlarında Kamil ve Niyazi vardır…

NECMİ - Kızlar fena olmadı galiba be Bedri Ortalık şenlendi baksana…

Bedri zoraki bir ifadeyle gülmeye benzer bir ses çıkarabilir…

BEDRİ - Hah hah…

Necmi, Bedri’nin omuzuna hafifçe vurur ve tebessümle…

NECMİ - Şaka yaptım şaka…

Bedri rahatlamıştır… Birlikte nizamiyeye yakın bir yerde beklemekte olan makam arabasına doğru yürümeye başlarlar…

NECMİ - …Hadi takma kafana böyle şeyleri Herşey olacağına varır… Bugünlük asayiş berkemal çok şükür…

BEDRİ - Bana bir emriniz var mı Komutanım?

NECMİ - Yok evladım, sağol… (Endişeli) Haa, şu problemli çocukları mümkün mertebe silahlardan uzak tutarız dimi?

BEDRİ - Merak etmeyin Komutanım

Bu sırada karşı yönden görüntüye giren Emre, Necmi’ye ve Bedri’ye görünmeden yanlarından geçmeye çalışır Ancak Bedri onu ve yanağındaki ruj izini görmüştür… Necmi’ye çaktırmadan konuşmaya devam eder…

BEDRİ - …Herşey kontrol altında Hem bu haftasonu bizzat başlarında bekleyeceğim…

Bedri lafı biterken, bir yandan da çaktırmadan, Emre’ye eliyle gitmesini işaret edince,

Necmi bunu görür ve gayrıihtiyari Emre’ye doğru döner…

Necmi dönünce Emre panikle hazırol pozisyonuna geçer ve sefer tası olan sağ eliyle selam verir… Emre’yi o halde görünce Necmi tebessümle, Bedri’ye…

NECMİ - Bu onlardan biriydi değil mi?

BEDRİ - Ne diyebilirim ki Komutanım… Ziyaret günü, malum (Emre’ye, sertçe) Git yüzünü yıka asker!

EMRE - Emredersiniz Komutanım!

Emre pozisyonunu henüz değiştirmemiştir ki, Necmi’nin gözü sefer tasına takılır…

Şaşkın bir merakla…

NECMİ - Dur bakayım, dur, gitme!

EMRE - (Panikle) Emredersiniz Komutanım!

Necmi, Emre’ye yaklaşır ve suratının hemen yanında durmakta olan sefer tasına bakarak…

NECMİ - Sefer tası güzelmiş Nerden aldın?

Emre sefer tasını da kaldırdığını yeni farketmiştir… Artan bir telaşla, yutkunarak…

EMRE - Bi-bilmiyorum Komutanım, benim değil, babamın

NECMİ - Yaaa? Aynısından bende de var (Bedri’ye) Kuleli’de talebeyken Sultanahmet’ten almıştım… (Emre’ye) Tamam indir kolunu çocuğum Öyle tutma, yanağına yapışacak…

Emre rahatlamıştır ama kan ter içerisindedir…

Sefer tası olan elini indirerken, gayrıihtiyari diğeriyle selam vererek

EMRE - Emredersiniz Komutanım

Fakat bu sırada sefer tası yanlışlıkla yere düşer ve kapakları açılır, içindekiler yere saçılır…

Necmi yerdeki yemeklere ve tatlıya sırasıyla bakar ve şaşkın bir tebessümle…

NECMİ - Aaa, dün akşam bizde de karnıyarık vardı! A-aa, mücver! Tesadüfe bak yahu! (Gayrıihtiyari selam vererek) Aaa, Kemal Paşa!


SAHNE 60 EĞİTİM ALANI / DIŞ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Müzikaltı…

Kızlar ve Hababamcılar yanyana kondisyon eğitimi yapmaktadırlar; atlama, zıplama, sürünme vs Kızların başında Zehra, Hababamcılar’ın başında ise Bedri vardır

Kızlar büyük bir disiplin ve ciddiyetle eğitim yaparken,

Hababamcılar’ın hiç bir hareketi beceremedikleri görülür Dalga geçerler, kızları seyrederler…

Hababamcılar’ın bu beceriksizliği Bedri’yi sinir etmiştir…

Bunu fark eden Zehra’nın ise keyiflendiği görülür…




SAHNE 61 EĞİTİM ALANI / DIŞ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Müzikaltı…

Kızları ve Hababamcılar’ı yakın döğüş eğitiminde görürüz

Kızlar bütün eğitimlerini disiplin içinde yaptıklarından artık tam anlamıyla çakı gibi birer asker olmuştur Oysa Hababamcılar’ın bu eğitimi de pek ciddiye almadığı görülür

Kızların birbiriyle yaptıkları kıran kırana mücadeleyi seyredip muhabbet etmektedirler

ERCÜMENT - Oğlum bunlar tehlikeli olmaya başladı haa

KENAN - Sen bakma onların Ceki Çen gibi davrandığına abicim Gerçek kavgada işler değişir

PSİKO - Tabi canım, sonuçta alt tarafı bayan yani Bi kodun mu uçar gider

Bu sırada Demir, hareketi beceremeyen Psiko’yu tutup, yere yapıştırarak

DEMİR - Öyle değil, böyle yapacaksın!

Bedri, yere serilmiş haldeki Psiko’nun yanına gelir ve sinirlice…

BEDRİ - Düşmanın erkeği bayanı olmaz mankafa… Gevezelik edersen işte böyle uçururlar adamı


SAHNE 62 MALZEME DEPOSU / İÇ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hababamcılar az sonra başlayacak olan tatbikat için son hazırlıkları yapmaktadırlar; giyinenler, techizatını kontrol edenler vb Dursun da onlara yardımcı olmaktadır

ERCÜMENT - Aman yaa, şimdi de başımıza tatbikat çıktı

KENAN - Niye lan, eylenceli bişeye benziyo

PSİKO - Bi de gerçek mermi verirlerse var ya, sen o zaman görürsün eylenceyi

EMRE - Çüş O kadar vukuattan sonra bizim gibi angutlara gerçek mermi verirler mi lan hiç (Dursun’a) Dimi Dursun Abi?

DURSUN - Kimseye gerçek mermi verilmeycek Ama onun dışında tamamen gerçek savaş kuralları geçerli olcak o ayrı

PSİKO - (Sevinçle) Süngülemek serbest mi yani?

DURSUN - Yok Sadece esir alabiliyosun

KENAN - Oh zevke bak lan Beğendiğimiz manitayı esir alıcaz

ERCÜMENT - Esirlere kafamıza göre davranabiliyo muyuz Dursun Abi?

Gülerler Bu sırada Sabit gelir Elinde bir poşet vardır

SABİT - Selamın aleyküm gençler! Ve her zaman genç kalanlar!

Hababamcılar, Sabit’i görünce sevinmişlerdir

KERMİT - Aaa Sabit Abi

KENAN - Hoşgeldin Sabit Abi

SABİT - Hoşbulduk gülüm

Dursun sevinçle Sabit’in elini öpmeye yeltenir

DURSUN - Hoşgelmişsen Sabit Ağam

Sabit güya elini isteksizce öptürdükten sonra Dursun’un alnına koyarak

SABİT - Naaber Dursunum İşler nasıl?

DURSUN - Her zamanki gibi, şükür

ERCÜMENT - Senin de askerliği yaktık be Sabit Abi Çok kızmadın inşallah?

SABİT - Yok be oğlum, zaten şu sıralar vakti gelmişti Ben de kara kara düşünüyodum, askerliği gene nasıl yakıcam diye…

Elindeki poşeti, sırıtmakta olan Dursun’a vererek

SABİT - …Arkadaşlara hediyelerini takdim et Dursuncum Sabit Pazarlama’dan sevgilerle

Dursun poşeti alır ve içinden kamuflaj boyalarını çıkarırken

EMRE - Bunlar ne Abi?

SABİT - Kamuflaj boyası Tatbikatta lazım olur

Psiko bir kutu boya alıp, bakarak

PSİKO - Vaay! Vietkonglu hesabı

SABİT - Ayrıca gece görüş gözlüğü isteyen olursa, Dursun Abiniz’den makul bir ücret karşılığı temin edebilirsiniz

Bu sırada fondan Niyazi’nin sesi

NİYAZİ SES - Dikkaaat!

Bedri gelmiştir Yanında Niyazi vardır

Sabit panikle Psiko’nun elinden boyayı alır ve Dursun’un elindeki poşetin içine atar

Hababamcılar, Bedri’yi görünce hazırola geçer ve selam verirler

Bedri bizimkilerin yanına gelir ve önce Sabit’e bakarak

BEDRİ - Seni gene mi buraya gönderdiler üçkağıtçı Sabit?

SABİT - Hee Komutanım, şans işte

BEDRİ - (İmalı) Kostüm işini bıraktın inşallah?

SABİT - Bıraktım Komutanım Tövbekarım

Hababamcılar’ın tek tük gülmesi üzerine Bedri onlara döner ve tiksinen bir ifadeyle, süzerek

BEDRİ - Evet zavallı herifler Her zamanki gibi berbat görünüyorsunuz Böyle tarihi bir gecede kaderimizin size bağlı olması tüyler ürpertici bişey

BEBERUHİ - Korkmayın Komutanım, bize gerçek mermi vermiyomuşsunuz

BEDRİ - Ben ondan bahsetmiyorum talaş! Eğer bu tatbikatta Kırmızı Kuvvetleri yenemezsek, belki de binlerce kız daha askere alınacak, haberiniz var mı?

Hababamcılar’ın yüzü aydınlanmıştır Bedri artan bir kaygılı ifadeyle devam eder

BEDRİ - Zamanla tüm askeri birlikler etekli şahıslar tarafından ufak ufak işgal edilecek Ve sonra ortalık kadınlar hamamına dönecek Hem de sonsuza dek Anlamıyo musunuz beni?!

Hababamcılar mutludur

EMRE - Anlıyoruz da, buna niye üzülelim ki Komutanım? Gelsinler işte, ne güzel, cıvıl cıvıl

BEDRİ - Cahil cahil sevinme hercai! Kırk tane kızla, yüzkırkbin tane kız aynı şey mi sanıyosun? Yarın öbürgün, işemeden önce klozet kapağını kaldırmayı unuttun diye tutuklanırsan noolucak?! Haa?! Bunu hiç düşündün mü?

Hababamcılar bu lafla bir anda gaza gelmişlerdir

RABARBA - Yok daha neler?! Olmaz öyle şey! Klozet kapağına işemedikten sonra işemenin ne manası var abicim? Aynen öyle! Ölürüm de klozet kapağını kaldırmam aga! Ben de! Bu kadınlar da çok olmaya başladı haa!

BEDRİ - (Memnun) Oh be, nihayet erkek gibi konuşmaya başladınız

EMRE - Durumun bu kadar vahim olduğunu bilmiyoduk valla Komutanım

ERCÜMENT - Tabi canım Yoksa çoktan ağızlarının payını verirdik küspelerin… Bakma tufaya geldik işte

Bedri elini Ercüment’in omuzuna atarak

BEDRİ - Olsun evladım Hiç birşey için geç sayılmaz (Coşkulu) Eğer bu akşam kazanırsak, eğer ki kazanabilirsek zafer yine bizimdir! Zafer erkeklerindir!

Hababamcılar hepten gaza gelir ve hep birlikte silahlarını kaldırarak, bağırırlar

HABABAM KORO - Zafeeer! Zafeeer! Zafeeer!

BEDRİ - İşte bu be! Benim askerlerim bu!


SAHNE 63 KARARGAH ÇADIRI ÖNÜ / DIŞ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Necmi, karargah çadırının önündeki küçük masada oturmuş, gece dürbünüyle ormanlık araziye doğru bakmaktadır Masanın üzerinde not defteri, telsiz ve bir fincan Türk kahvesi vardır

Zehra gelir Tatbikat için tam techizat hazırlanmış ve kamuflaj yapmıştır Selam vererek

ZEHRA - Kırmızı Kuvvetler pozisyonunu aldı Komutanım

NECMİ - Tamam, afferim

Kahvesinden bir yudum alarak

NECMİ - Şunu bilmeni isterim ki Binbaşım, eğer senin kızlar bu işi de başarırsa

Bu sırada diğer taraftan görüntüye Bedri ve Niyazi girerler

Berdri’yi görünce Necmi lafını keser Bedri selam vererek

BEDRİ - Mavi Kuvvetler pozisyonunu aldı Biz hazırız Komutanım

NECMİ - Tamam Evladım (Zehra’ya) Ne diyodum, haa, senin kızlar bu işi de başarırsa, raporum çok olumlu olacak diyodum Binbaşım Bilmeni isterim

Bedri’nin fazlaca sesli bir şekilde yutkunduğu duyulur Zehra gülmemeye çalışarak Necmi’ye

ZEHRA - Teşekkür ederim Komutanım

NECMİ - (Saatine bakarak) Haydi bakalım, başlayalım artık Cümlemize başarılar

Bedri ve Zehra aynı anda Necmi’ye selam verirler

BEDRİ - Sağolun Komutanım

ZEHRA - Sağolun!

Sonra birbirlerine dönerler ve soğuk ifadelerle selam vererek

BEDRİ - Binbaşım

ZEHRA - Binbaşım

Zehra ve Bedri geldikleri yönlere giderken, Necmi kahvesinden bir yudum alıp, çaktırmadan arkalarından bakar ve sonra tekrar dürbünü alıp, ormanlık araziye bakmaya devam eder


SAHNE 64 ORMANLIK ARAZİ / DIŞ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Mavi Kuvvetler’in kalesi Hababamcılar tam techizatlı ve kamuflajlı halde beklemektedirler

Birbirine kamuflaj yapanlar, salak salak şakalaşanlar, ellerindeki telsizleri kurcalayanlar vs

Demir’in, Psiko’ya kamuflaj boyası sürmekte olduğu görülür

PSİKO - Bol sür şunu Demir Abi, elini korkak alıştırma

DEMİR - Öyle olmaz oğlum Ne bu, kolanya mı?

Beberuhi çerçeve dışına bakar ve şaşkınca

BEBERUHİ - Aaa, çalı geliyo

Gelen abartılı kamuflajlı haldeki Bedri’dir Demir, Bedri’yi görünce selam verir

DEMİR - Dikkaat!

BEDRİ - Hazır mısınız Mavi Kuvvetler?!

RABARBA - Hazırız! Eveet! Hazırız Komutanım!

Bedri yerden bir ağaç parçası alır ve yere çömelerek

BEDRİ - Şimdi beni iyi dinleyin

Hababamcılar Bedri’nin etrafını sarar ve seyretmeye başlarlar

Bedri elindeki ağaç parçasıyla yere iki tane çarpı çizer

BEDRİ - Biz buradayız Burası da kırmızı Kuvvetler’in kalesi

Beberuhi de Bedri’nin yanına çömelir ve elindeki çomakla alakasız bi yere çarpı koyarak

BEBERUHİ - Peki burada ne var Komutanım?

Bedri elindeki ağaç parçasıyla, Beberuhi’nin elindeki ağaç parçasına vurup, düşürür

BEDRİ - Bi bok yok

Ve Beberuhi’nin yaptığı çarpıyı sinirle silerek

BEDRİ - Bırak zevzeklik yapmayı da dinle, kazkafalı!

Beberuhi tırsar ve kalkar

Bedri, yere seri ve de saçma sapan şeyler çizerek anlatmaya devam eder

BEDRİ - Yapmamız gereken şey çok basit İkişer kişilik ekipler halinde araziye böyle dağılıcaz ve gece karanlığından da istifade ederek düşman kalesine ulaşıp, sancağı alıcaz (Umutla) Sonra da kızları evlerine göndeririz Sorusu olan?!

Beberuhi hafif çekingen bir ifadeyle elini kaldırarak

BEBERUHİ - Hepsi aynı eve mi gidecek Komutanım?

Bedri bıkkınca iççeker ve anlayışlı davranmaya çalışarak

BEDRİ - Evet çocuğum, öyle olacak

Elini Beberuhi’nin omuzuna koyar ve sancağın yanına götürür

BEDRİ - Şimdi bak, beni iyi dinle En önemli görevi sana veriyorum

BEBERUHİ - (Şaşkın ve Sevinçli) Yemin et?!

BEDRİ - (Bıkkınca) Evladım bi sus, mühim bişey anlatıyorum burada Şimdi sen tam burada kalıyosun ve sancağı koruyosun anlaşıldı mı?

BEBERUHİ - Hayır

Bu sırada telsizden Necmi’nin sesi duyulur

NECMİ SES - Yolcu Bir! Yolcu Bir! Burası Hancı Bir! Tamam!

Bedri telaşla telsizi kulağına götürür ve konuşur

BEDRİ - Hancı Bir! Burası Yolcu Bir! Emredin Komutanım? Tamam!

NECMİ SES - İşaret fişeğiyle başlıyoruz Tamam mı? Tamam!

BEDRİ - Tamam Komutanım Tamam

Diğer Hababamcılar’a dönerek

BEDRİ - Mavi Kuvvetler, size güveniyorum! Daha doğrusu güvenmekten başka şansım yok Noolur yapın bi sürpriz de, bozguna uğratalım şu Kırmızı Kuvvetleri Bu yaştan sonra üç tane kız çocuğuna madara olmayalım, gözünüzü seveyim

Hababmcılar gaza gelmiştir Bu sırada gökyüzü işaret fişeğiyle aydınlanır Bedri heyecanla

BEDRİ - İşte, başladı! (Hababamcılar’a) Hadi aslanlarım, gösterin kendinizi!

Psiko coşar ve kendikendine hücum emri verip koşmaya yeltenir

PSİKO - Kadınlara ölüüüm! Hücuuum!

Bedri eliyle Psiko’yu durdurarak

BEDRİ - Oha! O kadar da demedik manyak herif Sakin ol

Hem burada emirleri ben veririm (Araziyi işaret ederek) Hücuuum!


SAHNE 65 ORMANLIK ARAZİ / DIŞ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Psiko önde, Demir Çavuş arkasında koşmaktadırlar

Psiko belli ki fazla gaza gelmiştir Bağırarak, ağaçlıklı ve karanlık bir bölgeye dalar

PSİKO - Allah! Allah! Allah!

Demir, belli ki Psiko’yu sakinleştirmek için peşindedir Kısık sesle

DEMİR - Şşşt! Bağırma be, yakalanıcaz! Hoop! Yahu oğlum bi dursana, bu böyle olmaz ki ama!

İkisi de ağaçların arasına dalarak görüntüden çıkarlar

PSİKO SES - Allah! Allah! (Şaşkın) Ağh! Eyvah!

Kısa süre sonra Demir ve Psiko ellerini kaldırmış halde ağaçların arasından geri çıkarlar

İki kız tarafından esir alınmışlardır Bizimkilerin silahları kızlardadır

Demir didaktik bir sinirle Psiko’ya söylenmektedir

DEMİR - Demek ki neymiş, daha sakin taaruz etmek gerekiyomuş (Sinirlice) Hıyar herif! (Ağlamaklı) Ben daha önce hiç esir düşmemiştim

PSİKO - Ne var, ben de

Demir’in gerçekten psikopatça bakması üzerine Psiko tırsar

Bu sırada 5Kız tüfeğiyle bizimkileri hafif iterek

5KIZ - Konuşmayın! Yürüyün hadi! Elleri indirmek yok!

6Kız heyecanlı bir sevinç içerisindedir 5Kız’a

6KIZ - Ay inanmıyorum, kızlar çok sevinicek


SAHNE 66 ORMANLIK ARAZİ / DIŞ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yakın planda Kenan ve Kermit’in sürünerek ilerlemekte olduğunu görürüz Kısık sesle

KERMİT - Abi niye böyle gidiyoruz?

KENAN - Görünmemek için aptal Hiç mi film seyretmedin?

KERMİT - Gören gene görüyodur be abi

Bu sırada çerçeveye ayakta durmakta olan iki kızın (3Kız ve 7Kız) bacakları girer

Bizimkiler bundan habersiz sürünmeye ve konuşmaya devam etmektedirler

KENAN - Nerden görücekler oğlum Ben bile kendimi zor görüyorum lan

Bu sırada 7Kız, Kermit’in sırtına ayağını koyarak onu durdurur

KERMİT - Aağh!

Kenan sürünmeye ve konuşmaya devam eder Kısık sesle

KENAN - Şşşt! Lan oğlum sus, yakalanıcaz şimdi

Görüntü açılır Boş bir arazinin ortasında kızlar ayakta durmakta, bizimkiler de tam onların ayaklarının dibindedir Kenan sürünmeye ve konuşmaya devam eder

KERMİT - (Kısık sesle) Ben galiba yakalandım bile

Kenan şaşkınca Kermit’e dönerek

KENAN - O ne demek lan şimdi?

Bu sırada 3Kız da Kenan’ın sırtına basarak, durdurur

KENAN - Aha?!

KERMİT - Bu demek

Kenan dönüp 3Kız’ı görünce pişkin ve sahtekar bir ifadeyle

KENAN - Aaa naaber? Ne zaman başlıycak bu nane biliyo musun?


SAHNE 67 ORMANLIK ARAZİ / DIŞ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ercüment ve Emre yanyana ve güya dikkatli bir şekilde ilerlemektedirler

ERCÜMENT - Bak abicim peşin peşin söylüyorum, herkes kendi manitasını esir alır

EMRE - Tamam lan, anladık

ERCÜMENT - Esirleri hemen teslim etmek zorunda mıyız acaba?

Gülerler Bu sırada Ercüment yerdeki tuzağa basar ve ayağından ağaca asılıverir

ERCÜMENT - Allaağh!

Emre, başaşağı ağaca asılı haldeki Ercüment’e bakar ve gülmeye devam ederek

EMRE - Ulan Ercü, anında çarpıldın ha! Hehehe

ERCÜMENT - Gülme hayvan! Kurtar beni burdan!

Emre gülmeye ve dalga geçmeye devam eder

EMRE - Lan oğlum çok komiksin Biraz daha tadını çıkarıyım noolur Hahaha

Bu sırada Emre bir iki adım geriye gitmiş ve üstü çalı çırpıyla kapatılmış haldeki çukurun içine yuvarlanmıştır

EMRE - aağğh!

1Kız ve 2Kız saklandıkları yerden çıkarlar

1Kız, Emre’nin düştüğü çukurun yanına gider ve silahını çukurun içine doğrultarak

1KIZ - Çık dışarı! Eller yukarı!

Emre elleri havada ayağa kalkarak görüntüye girerken,

2Kız, silahını Ercüment’e doğrultmuştur

2KIZ - Sen de eller aşağa! Sakın bi numara yapmaya kalkma!

Ercüment ellerini teslim olmuş gibi (aşağı doğru) kaldırır


SAHNE 68 ORMANLIK ARAZİ / DIŞ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Mavi Kuvvetler’in kalesi Beberuhi sancağın yanında nöbet tutmaktadır

Fazlaca dikkatli ve tetikte olduğu görülür; her sese, her çıtırtıya silahını doğrultup, parola sormakta, üstelik her defasında korkusu ve paniği artmaktadır Adeta korkudan deliye dönmüştür

BEBERUHİ - Dur! Parola?! Kim o?! Dur! Kimsin?! Parola?! Dur! Demir Abi sen misin?! Dur! Komutanım?! Parola?! Dur! Kim o?! Yeter artık! Parola?!

Bu sırada görüntüye 4Kız girer ve arkası dönük haldeki Beberuhi’ye yaklaşır

4KIZ - Ruhi!

Beberuhi biraz fazlaca arkasını döner Sonuçta yine alakasız bir yere bakmaktadır

BEBERUHİ - Dur! Parola! Kim o?!

4Kız elsallayarak

4KIZ - Pişt! Buradayım!

Beberuhi, 4Kız’ı görünce şaşkın bir sevinçle

BEBERUHİ - Aaa Arzucan! Ben de düşman zannettim, ayıptır söylemesi korkudan geberip gidiyodum

4KIZ - Aslında ben de düşman sayılırım Sizin sancağı almaya geldim

BEBERUHİ - Hadi yaa?! O kadar beğendiysen, al senin olsun bari

4KIZ - Komutanın kızmasın

BEBERUHİ - Yok bişey demez o Sancağı kimse almasın dedi, sen vermiyceksin demedi

4KIZ - Ay çok teşekkür ederim Ruhi Şey, seni de götürmek zorundayım bu arada

Beberuhi şaşkın bir sevinçle

BEBERUHİ - Hakketten mi?

Kollarını kaldırır ve güya çapkınca

BEBERUHİ - Eee? Nereye gidiyoruz?

4Kız, silahın namlusuyla gidecekleri yönü işaret ederek

4KIZ - Bizim kaleye

Beberuhi yine sevinir

BEBERUHİ - Valla mı? Sizinkilere ayıp olmasın?


SAHNE 69 ORMANLIK ARAZİ / DIŞ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bedri arazide tek başınadır

Ağaçtan ağaca, çalıdan çalıya koşarak ilerlemektedir

Yine bir çalının arkasında durur ve telsizi çıkarıp, adamlarından bilgi almaya çalışır

Fakat bu arada Bedri’nin çalı zannettiği şeyin Zehra olduğunu görürüz

BEDRİ - Öncü Bir! Öncü Bir! Burası Yolcu Bir! Koordinatlarını ver! Tamam! (es) Öncü Bir! Demir nerdesin evladım? (es) Öncü İkii! (es) İzci Dört! (es) Gözcü Beş! (es) Nerdesiniz ulan eşşek herifler?! Tamam!

Bedri telsizle konuşurken, çalı zannettiği Zehra’ya arkasını dönmüştür

ZEHRA - Hepsi yakalandı Binbaşım! Tamam

Bedri gayrıihtiyari telsize cevap verir

BEDRİ - Nasıl yani hepsi yakalandı?! Tamam

ZEHRA - Kıskıvrak yakalandılar efenim

BEDRİ - Kıskıvrak mı? (Şaşkın) Zehra Hanım?! Tamam!

ZEHRA - Evet Bedri Bey, arkanızdayım

Bedri arkasını döner ve şaşkın bir üzüntüyle, gayrıihtiyari

BEDRİ - Tüh be! Ne diyosun be Binbaşım?!

ZEHRA - Eller yukarı diyorum Binbaşım

Bedri ağlamaklı bir ifadeyle silahını bırakır ve kollarını kaldırırken

BEDRİ - Bak bu hesapta yoktu işte

Zehra dikkatlice Bedri’nin silahını alarak

ZEHRA - Yoo, gayet de hesaplanmış bişeydi

Son karede Bedri’nin şaşkın ve acıklı ifadesi vardır


SAHNE 70 KARARGAH ÇADIRI ÖNÜ / DIŞ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Necmi, karargah çadırının önündeki küçük masada oturmuş, dürbünle etrafa bakmaya devam etmektedir Yanında Kamil ve Niyazi vardır

Birkaç tane kızın, birkaç Hababamcı’yı esir almış halde ağaçların arkasından çıkarak görüntüye girdikleri görülür Necmi dürbünle bakmaya devam ederek

NECMİ - Nooldu? Sesler iyice kesildi?

Kamil yan tarafa bakarak

KAMİL - Kırmızı Kuvvetler kazandı gibi görünüyor Komutanım

Kamil’in baktığı yönde, esir haldeki Hababamcılar’la, onları esir almış olan kızları görürüz

NECMİ - Eee? Bedri nerelerde peki?

Niyazi çerçeve dışına doğru bakarak

NİYAZİ - Kırkbeş derece doğuda efenim

Necmi, dürbünle o yöne döner ve sakince

NECMİ - Evet, bu o

Bedri önde, Zehra arkasında ağaçların arasından çıkmışlar, karargah çadırına doğru gelmektedirler Bu sırada kızların sevindiği, Hababamcılar’ın ise üzüldüğünü görürüz

Necmi dürbünü indirerek

NECMİ - Evet, tatbikat bitmiştir arkadaşlar

Bir asker, Necmi’ye bir fincan Türk Kahvesi getirir

NECMİ - Sağol evladım

ASKER - Afiyet olsun Komutanım!

Asker giderken, Zehra ve Bedri, Necmi’nin yanına gelmişlerdir

Necmi, perişan haldeki Bedri’ye, tebessümle

NECMİ - Tamam oğlum, artık indirebilirsin kollarını Tatbikat bitti

Bedri aynı perişan ifadeyle ve kollarını yukarıda tutmaya devam ederek

BEDRİ - Bu bir rezalet dimi Komutanım?

NECMİ - Yok canım estağfrullah Sonuçta kazananlar da bizim askerlerimiz (Zehra’ya) Tebrik ediyorum Binbaşım

ZEHRA - Teşekkür ederim Komutanım

NECMİ - Rica ederim Kızım Haketmişsindir

Bedri aynı perişan ifadeyle ve elleri yine havada

BEDRİ - Hayatta herkes hakettiğini yaşıyo dimi Komutanım?

Necmi, eliyle kollarını indirmesini işaret ederek

NECMİ - Tamam Bedri, sen de bu kadar büyütme artık be evladım

Bedri kollarını indirirken, Necmi devam eder

NECMİ - Nedir yani, alt tarafı bi tatbikat Hem kaybetmesini de bilmek lazım dimi

Tam Bedri biraz olsun rahatlamışken

NECMİ - Ama kazanmayı bilmek daha büyük bi marifet tabi o ayrı

Son karede Bedri’nin ağlamaklı ifadesi vardır


SAHNE 71 GARNİZON / DIŞ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kız koğuşunun penceresiyle açarız Pencere ve perde açıktır

Kızlar içeride müzik dinlemekte ve göbek atmaktadırlar

Kamera yana kayar ve erkek koğuşunun penceresini görürüz

Karanlıktır Ortalıkta kimse görünmemektedir Sadece, karanlıkta parıldayan sigara ışıkları

Ve fondan Hababamcılar’ın konuşmaları

KENAN SES - Bunlar da amma da sevindi haa

EMRE SES - Eee, sevinecekler tabi abi Kazandılar

Pencere yakın Hababamcılar ışığı kapatıp, pencerede soteye yatmış, kızları seyretmekte, sigara içmektedirler Yüzlerinde halen daha kamuflaj boyaları vardır

ERCÜMENT - Ulan çok fena madara olduk be

PSİKO - Ne alakası var? Tatbikat olmasa biz onları döverdik ki

BEBERUHİ - Nah döverdik Ben Arzu’ya el kaldırmam bi kere

KENAN - Alçak herif, sancağı hediye ettin kıza dimi?

BEBERUHİ - (Tırsar) Evet ama bak şimdi ne güzel göbek atıyolar seyrediyoruz Kenan Abi

KENAN - (Kızlara bakarak) Orası öyle tabi Öff Seninki de güzel kıvırıyomuş lan Ercüment

EMRE - Of bee Afferim Yenge’ye

ERCÜMENT - Şşşt ayıp oluyo beyler! Hoşt lütfen! Herkes kendi manitasını seyretsin

EMRE - Saçlamala lan, benimki göbek atmıyo ki?

Kızlar göbek atmaya devam etmektedir 2Kız adeta döktürmektedir

EMRE SES - Ayrıca şu an burdaki herkes seninkine bakıyo

ERCÜMENT SES - Şşşt, adilik etmeyin lan! Valla ben de sizinkilere bakarım haa!


SAHNE 72 KIZ KOĞUŞU / İÇ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kızlar teypten müzik dinleyip, dans ederek tatbikatı kutlamaktadırlar

Bir süre sonra Zehra gelir 1Kız, Zehra’nın geldiğini farkedince

1KIZ - Dikkaaat!

2Kız teybi kapatırken, diğerleri toparlanır ve hazırol pozisyonuna geçerler

2KIZ - Arkadaşlarla tatbikatı kutluyoduk Komutanım

ZEHRA - Anladım kızım, rahat

Kızlar rahat pozisyonuna geçerlerken, Zehra gururla kızları süzer

ZEHRA - Hepinizle gurur duyuyorum Fırsat verildiğinde kadınların neler yapabileceğini herkese gösterdiniz Gayretiniz ve azminiz için çok teşekkür ediyorum

1KIZ - Biz bişey yapmadık aslında Komutanım Rakip zayıftı

Kızlarla birlikte Zehra da hafif güler

ZEHRA - Çok ayıp Sakın çocuklarla dalga geçmeyin Zaten yeterince rezil oldular (Kızlar yine güler) Neyse, hadi siz devam edin bakalım Artık bu saatten sonra müziği fazla açmayın ama

2KIZ - Emredersiniz

ZEHRA - Hadi bakalım İyi geceler

RABARBA - Size de Komutanım İyi geceler Komutanım Allah rahatlık versin Komutanım!

Zehra giderken, pencereden dışarı bakar ve karşı pencerede parıldayan sigara ateşlerini görür

ZEHRA - A-aaa! Eşşek herifler!

Zehra pencerenin yanına gelip, perdeyi kapatırken, karşı penceredeki sigaraların telaşla aşağı atıldığı görülür


SAHNE 73 ERKEK KOĞUŞU / İÇ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hababamcılar uyumaktadır

Dursun, Emre’yi omuzundan sarsarak uyandırmaya çalışmaktadır Kısık sesle

DURSUN - Şşşt! Mitralyöz! Uyan bakem!

Emre uyanır ve şaşkınca

EMRE - Ha? No? Ne o?!

Dursun sağa sola bakındıktan sonra yine kısık sesle

DURSUN - Ziyaretçin var

EMRE - (Bıkkın) Öff yaa Gene mi?!

Sinirli ama yine kısık sesle

DURSUN - Ulan sen harbiden aşktan anlamıyosun haa! Deyuz!

Emre şaşkındır


SAHNE 74 NİZAMİYE / DIŞ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ortalıkta kimse yoktur Derken elinde sefertasıyla Emre gelir

Bir ağacın yanında durur ve etrafa bakınarak, kısık sesle

EMRE - Ceylan?! Pişt! Ceylaan! Nerdesin abicim?!

Ceylan bir başka ağacın arkasından çıkar ve koşarak Emre’nin boynuna atılır Ağlamaktadır

CEYLAN - Aşkım! Yeni öğrendim, çok üzüldüm!

Emre telaşla sağa sola bakınarak Ceylan’ı kendinden uzaklaştırır

EMRE - Dur yaa tamam, ağlama Ne üzülüyosun ki?! Alt tarafı bi tatbikattı yani Sürgüne göndericek halleri yok

Ceylan gözyaşlarını silmekte olduğu pembe mendille Emre’nin omuzuna vurarak Ağlamaklı

CEYLAN - Ne sürgünü aptal, dağıtıma gidiyosun

Tekrar Emre’nın boynuna sarılarak

CEYLAN - Sevgilim ben sensiz naapıcam?! Hasretine nasıl dayanıcam?!

Emre şaşkınca irkilir ve Ceylan’ı tekrar kendinden uzaklaştırır

EMRE - Dur bakiim, bi saniye, ne dedin sen? Dağıtım mı dedin?

CEYLAN - Yoksa haberin yok mu aşkım?

Emre sabırsız (sinirli) bir merakla

EMRE - Neden haberim yok mu aşkım?

CEYLAN - (Ağlamaya başlar) Kütahya’ya gideceğinden?

Emre şaşkın bir dehşetle

EMRE - Küt mü?! (Yutkunarak idrak eder) Ah yaa!

Ceylan ağlamaya devam ederek Emre’ye tekrar sarılır ve başını göğsüne yaslar

CEYLAN - Sevgilim Bana i-meyl yazacaksın dimi?

Son karede Emre’nin ağlamaklı ve dalgın yüzü vardır


SAHNE 75 ERKEK KOĞUŞU / İÇ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sabit dağıtım listesini okumakta,

yeni uyanmış oldukları anlaşılan Habamcılar ise şaşkın bir ilgiyle onu dinlemektedirler

SABİT - Şaşı Ertunç, Maçka, Trabzon Aynalı Tolgay, Ceyhan, Adana Kamasutra Orhan, Vize, Kırklareli Kötü Kenan, Bosna - Herzigova

KENAN - (Sevinir) Herzigova mı? (Yanındakine) Eva mı?

SABİT - Kepçe Bahri, Mamak, Ankara Cüce Tolga, Kalender Orduevi Psiko, Sarıkamış, Kars

PSİKO - (Sevinir) Hah! İşte şimdi askerlik başlıyo abicim

Ercüment endişelidir, sinirle Psiko’ya

ERCÜMENT - Az dur be abi Sevindiğin şeye bak (Sabit’e) Benimkini söylesene Sabit Abi?

SABİT - Söyleyim gülüm (Listeden bakarak) Aha burda işte Oyyy! Afganistan

Ercüment ağlamaklı bir telaşla Sabit’in yanına gelir ve listeye bakarak

ERCÜMENT - Ha?! Ne diyosun be Abi? Şaka mı bu?

BEBERUHİ - Bana neresi çıktı acaba?

SABİT - Hemen söyliyim (Listeden bakarak) Vaay, çok ballısın lan Beberuhi, Bodrum’a gidiyosun

BEBERUHİ - (Telaşlı) Bodrum’a mı? Ama Abi, ben yüzme bilmem ki

Diğerleri pis pis Beberuhi’ye bakarken, Ercüment ağlamaklı bir ifadeyle Sabit’e

ERCÜMENT - Bi dakika abi yaa Yanlış anlaşma olmasın İstesek hepimiz aynı yere gidemiyo muyuz yani şimdi?

SABİT - Tatile mi çıkıyosun oğlum? Adı üzerinde dağıtım listesi bu

KERMİT - Bizi birbirimizden illa ayıracaklar yani?

DURSUN - Eee, demek ki bi arada pek kullanışlı değilsiniz Hehehe

Sabit de güler Hababamcılar birbirlerinden ayrılacaklarını yeni kavramışlardır Üzülürler

KENAN - Vay be, bigün ayrılmak zorunda kalacağımız hiç aklıma gelmemişti

PSİKO - Evet, bu kötü oldu işte Kötü Kenan

BEBERUHİ - İyi de ben sizden ayrılmak istemiyorum ki ama

ERCÜMENT - (Ağlamaklı) Ben hem sizden ayrılmak istemiyorum, hem de Afganistan’a gitmek istemiyorum, o noolucak?

Daha çok üzülürler Bu sırada Emre gelir O da üzgündür

Gömleğinde (Ceylan’ın başını yasladığı yerde) birkaç tane ruj izi vardır

EMRE - Çocuklar korkunç bişey oldu! Galiba ben Kütahya’ya gidiyomuşum

Diğerleri donuk ifadelerle Emre’ye bakarken, Ercüment ağlamaya başlamıştır

Emre üstüne alınır ve Ercüment’i teselli etmeye çalışır

EMRE - Dur lan üzülme Sana da meyl atıcam, söz


SAHNE 76 ZEHRA ODA / İÇ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Zehra masasında oturmuş birşeyler okumaktadır

Kısa süre sonra fondan kapı tıklaması

ZEHRA - Geel!

Kapı açılır ve Bedri girer Mahçuptur

BEDRİ - Biraz vaktiniz var mı Binbaşım?

ZEHRA - Tabi, buyrun Binbaşım

BEDRİ - Sizi tebrik etmek için gelmiştim Zehra Hanım

ZEHRA - Sadece tebrik etmek için mi Bedri Bey?

BEDRİ - (Zorlanır) Şey, evet, galiba bir de özür borçluyum

ZEHRA - (Şaşkın) Özür mü? Hem de siz?

BEDRİ - Yanlış anlamayın, bu konudaki fikrim ana hatlarıyla değişmiş değildir

ZEHRA - (Sinir olur) Yaa, öyle mi?

BEDRİ - Evet, kızların askerlik yapabileceği konusunda hala ciddi endişelerim var

Zehra daha çok sinir olmuştur Bedri devam eder

BEDRİ - Fakat tatbikatta gördüm ki, bu Türk Kızları için kesinlikle geçerli değilmiş Sizden ve askerlerinizden samimiyetle özür diliyorum Binbaşım

Zehra mutludur Ancak fazla belli etmemeye çalışır

ZEHRA - Kabul edildi Binbaşım

Önce Bedri, Zehra’yı, ardından da Zehra, Bedri’yi selamlar

BEDRİ - Teşekkür ederim Müsaadenizle

ZEHRA - Ben teşekkür ederim Müsaade sizin

Bedri giderken, Zehra arkasından bakmakta ve memnuniyeti daha çok belli olmaktadır


SAHNE 77 GARNİZON / DIŞ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hababamcılar bir duvarın dibine çökmüş, keyifsiz ifadelerle sigara içmekte, konuşmaktadırlar

EMRE - Ulan tam da buraya alışmıştık be

PSİKO - Gittiğimiz yere de alışırız, merak etme

ERCÜMENT - Bok alışırız

KENAN - Olaya bi de iyi yönünden bak lan Ercü Yurtdışı görmüş olucaz, ne güzel

Ercüment, Kanın’ı işaret ederek diğerlerine

ERCÜMENT - Bu salak da Herzigova’yı duydu ya, mankenle buluşucam zannediyo

Buruk bir gülüşme olur

BEBERUHİ - Keşke hepbirlikte gitseydik şu Bodrum’a be

ERCÜMENT - Birlikte gittikten sonra ben Afganistan’a da razıyım ki

Hüzünlenirler Bu sırada yanlarına Bedri’nin jipi gelir, durur Bedri ve Niyazi vardır

Hababamcılar sigaraları atar ve kalkıp selam verirler

BEDRİ - Siz çarşıya çıkmadınız mı, gereksiz herifler?

KENAN - Çıkmadık Komutanım

BEDRİ - (Alaycı) Ne o? Yoksa kendinize ceza mı verdiniz?

EMRE - Hayır Komutanım Nasılsa cezayı siz verirsiniz diye düşündük

BEDRİ - Korkmayın, artık ceza filan yok Zaten Pazartesi gidiyosunuz

EMRE - Biliyoruz Komutanım Zaten o yüzden keyfimiz kaçtı

BEBERUHİ - Planlarımızda ayrılık gayrılık yoktu da

BEDRİ - Kaç yıldır arkadaşsınız bakiim siz?

RABARBA - Dokuz On Onbuçuk… Oniki… Onbeş

BEDRİ - (Tebessümle) Askerden sonra gene biraraya gelirsiniz merak etmeyin

ERCÜMENT - Sizi de çok uyuz ettik dimi Komutanım? Kusura bakmayın

BEDRİ - Mühim değil Semiramis En azından artık baba demiyosun

Gülerler

BEDRİ - Yarın gece için bişeyler düşündünüz mü peki?

EMRE - Yarın gece ne var ki Komutanım?

BEDRİ - Dağıtıma gidenler için eylence tertiplemişler Siz hokkabazlıktan iyi anlarsınız Yapın bir iki numara da eylendirin arkadaşlarınızı bari

Hababamcılar sevinmiştir

KENAN - Valla tam bize göre bi emir verdiniz Komutanım

EMRE - Yüzünüzü kara çıkarmıycaz

BEDRİ - (Alaycı) Tabi tabi, görürsem söylerim

Bedri ve Niyazi giderler Hababamcılar biraz keyiflenmiştir

PSİKO - Binbaşı da delikanlı çocukmuş haa

KENAN - Evet lan, doğru düzgün bişey yapalım da giderayak mutlu edelim adamcağızı bari

BEBERUHİ - Biz gidiyoruz diye yeterince mutludur o zaten merak etme

Gülerler Bu sırada Sabit gelir

SABİT - Gitmeden fotoğraf çektirmek istiyo musunuz lan afacanlar?

EMRE - Fotoğraf mı? Ne fotoğrafı?

SABİT - Ne fotoğrafı olucak balım, asker fotoğrafı


SAHNE 78 DEPO / İÇ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Fondan Kalinka’nın, Rus Kızılordu Korosu’nun bizde de çok iyi bilinen yorumu

Sabit, deponun bir bölümünü fotoğraf stüdyosu haline getirmiştir

Dursun ışık filan yapıp yardım eder, o da Hababamcılar’ın (tekli, ikili ya ada üçlü) çeşitli fotoğraflarını çeker Klasik asker fotoğraflarının zaman zaman abartılmış skecidir

Son fotoğrafta tüm Hababamcılar vardır ve Rus Kızılordu Korosu gibi giyinmişlerdir

Ve geçme


SAHNE 79 GÖSTERİ SALONU / İÇ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Fondan bir önceki sahnedeki şarkı devam eder

Hababamcılar sahnededir Rus Kızılordu korosu gibi giyinmişlerdir ve fondaki şarkıya ağızlarını oynatarak eşlik etmekte, hokkabazlık yapmaktadırlar

Önde Necmi, Yusuf, Bedri ve diğer üst rütbeli subaylar, onların arkasında astsubaylar

ve onların da arkasında erler (kızlar da var) salonda bizimkileri seyretmektedirler

Necmi ve Bedri dahil olmak üzere herkesin keyifli olduğu görülür

Şarkının bitimine yakın, görüntüye giren genç bir Subay, telaşla Necmi’nin yanına gelir ve elindeki zarfı Necmi’ye verir Necmi zarfı açıp baktığında yüzü değişmiştir

Kağıt yakın planda, “Ayşe tekrar tatile çıksın” yazdığını görürüz

Necmi kalkar ve giderken, salondaki diğer tüm seyirciler de telaşla peşinden gider

Hababamcılar bir yandan şarkıya ağız oynatmakta, bir yandan da şaşkınca boşalmakta olan salona bakmaktadırlar…


SAHNE 80 KARARGAH ÖNÜ / DIŞ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

General Patton adlı filmdeki, unutulmaz giriş sahnesine bir göndermedir

Necmi, dev gibi bir Türk Bayrağı’nın önünde, askerlerine konuşma yapmakta, bir komutan olarak onlara savaşa gitmek üzere olduklarını açıklamaktadır

Senarist Notu: Öznel ve nesnel olarak hiç hata yapılmaması gerektiği için bu sahnedeki tiradın,

gerçek bir Komutan tarafından yazılması çok daha doğru olacaktır




SAHNE 81 SAVAŞ MEYDANI / DIŞ / GECE

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gün doğmak üzere Uzakta patlayan bombaların sesleri ve ışıkları Belli ki savaş başlamıştır

Hababamcılar ve kızlar, büyükçe ve uzun bir siperde omuz omuza, taaruz emrini bekliyorlar

Yakın planlar halinde, taaruz öncesi son durumu görürüz;

Demir, Psiko’nun yüzüne kamuflaj boyası sürmektedir

DEMİR - Bana bak sakın emir gelmeden siperden çıkmaya kalkma tamam mı?

PSİKO - Tamam Çavuşum (endişeli) Çavuşum

DEMİR - Ne var?

PSİKO - Şunu bilmeni isterim ki, senden çok şey öğrendim

DEMİR - İnşallah öyledir

PSİKO - Hakkını helal et Demir Abi

DEMİR - Helal olsun Psiko Sen de hakkını helal et abicim

PSİKO - Ben çoktan ettim zaten

Kenan ve Kermit, 3Kız ve 7Kız’la yanyana durmaktadırlar

KENAN - (Üzgün) Sizi röntlediğimiz için bizi affedin arkadaşlar Gerçekten çok büyük ayıp etmişiz

3KIZ - Mühim değil, zaten biz de sizi seyretmiştik

KENAN - (Şaşkın) Hadi len, ne zaman?

3KIZ - Hamamda

KERMİT - Harbiden mi? Nasıldık?

7KIZ - Mide bulandırıcı

3KIZ - Zavallı

7KIZ - Ama komiktiniz doğrusu

KENAN - Övünmek gibi olmasın, öyleyizdir

Beberuhi ve 4Kız’ı görürüz Heyecandan ikisinin de aklı karışmıştır

BEBERUHİ - Komutan ne deyince koşmaya başlıyoduk biz?

4KIZ - Hücum

BEBERUHİ - Hangi tarafa koşucaz acaba?

4Kız kararsız bir ifadeyle öne ve arkaya baktıktan sonra, her iki yönü de işaret ederek

4KIZ - Bilmem Sen o tarafa koş, ben de bu tarafa

BEBERUHİ - Tamam, çok iyi fikir Böylece en azından birimiz doğru yöne taaruz etmiş olur

4KIZ - Ama bu durumda birimiz de yanlış yöne gitmiş olmuyo

BEBERUHİ - Evet Ama o da düşmanı yanıltmış oluyo belki de

Emre ve 1Kız’ı görürüz Yanyanadırlar, fakat ayrı yönlere doğru durmaktadırlar

1Kız cebinden bir sigara çıkarır ve ceplerinde çakmak aranır

Bunu gören Emre çakmağını çıkarıp, 1Kız’ın sigarasını yakar

1KIZ - Sağol (Sigara ikram eder) İçer misin?

EMRE - (Alır) İçerim, sağol (Yakar) Bişey sorucam sana

1KIZ - Nedir?

EMRE - Ziyarete gelen o arkadaş manitan mıydı?

1KIZ - (Mutlu) Biz nişanlıyız Askerden sonra evlenicez

EMRE - (Buruk) Hadi yaa Allah kavuştursun

1KIZ - Sağol Seni de

1Kız yine diğer tarafa dönerken Emre’nin aklına, Ceylan’ın fotoğrafı gelir ve elini cebine atarak fotoğrafı çıkarır Şefkatli bir tebessümle fotoğrafa bakarken, görüntüye Dursun girer

DURSUN - Pişt! Tom Kuruz!

Emre utanır ve fotoğrafı cebine koyarak

EMRE - Aaa, naaber Dursun Abi?

Dursun sağı solu kontrol ederek, kısık sesle

DURSUN - Bende emanetin var

EMRE - (Şaşkın) Emanet mi?

Dursun yine sağı solu kontrol ettikten sonra Emre’nin eline çaktırmadan pembe bir mendil tutuşturur ve omuzuna hafifçe vurur

DURSUN - Hadi bakem Gazan mübarek olsun

EMRE - Sağol Dursun Abi

Dursun giderken Emre mendili açar ve şaşkın bir tebessümle yüzü aydınlanır

Mendilde “Sonsuza kadar bekliyeceğim General’in Kızı” yazmaktadır

Bedri’yi görürüz Dürbünle ileri bakmaktadır

Kısa süre sonra yanına Zehra gelir ve o da kendi dürbünüyle aynı yöne bakmaya başlar

ZEHRA - Şafak sökmek üzere

Bedri, Zehra’ya şaşkınca bakar ve sonra dürbünle bakmaya devam ederek

BEDRİ - Evet, öyle

İkisi de dürbünle düşman saflarına bakarak, konuşmaya devam ederler

ZEHRA - Hani yıllar önce bana birşey sormuştunuz Hatırlıyor musunuz Binbaşım?

Bedri bir an için heyecanla duraksar ama dürbünle bakmaya devam ederek

BEDRİ - Hatırlıyorum Binbaşım

ZEHRA - Sakıncası yoksa şimdi cevap vermek istiyorum

BEDRİ - Tabi, buyrun

ZEHRA - Evet diyorum, Binbaşım

BEDRİ - Teşekkür ediyorum, Binbaşım

Necmi’yi görürüz O da dürbünle ufuklara bakmaktadır

Yanında Niyazi ve Sabit vardır Kısa süre sonra Kamil gelir

KAMİL - Emir geldi Komutanım

NECMİ - Anlaşıldı Herkes görev yerlerine

Diğerleri selam verir ve telaşla gider Necmi dürbününü boynuna asar ve silahını kontrol ederek

NECMİ - Haydi bismillah!

Hababamcılar’ın olduğu yeri görürüz Kızları boşvermiş, kendi aralarında konuşmaktadırlar Heyecanlı ve korkmuş haldedirler

KENAN - Korkuyo musun lan Casus?

ERCÜMENT - Altıma sıçıyorum Kenan

KENAN - Ben de Ama korkunun ecele faydası yok tabi

EMRE - Naapalım abi Ölürsek de vatan için ölücez işte Daha noolsun

ERCÜMENT - Ulan iyi ki geldik askere be En azından bi boka yarıyoruz

PSİKO - Aynen öyle

Bu sırada Sabit koşarak gelir ve yanlarına yatarak

SABİT - Hazırlanın beyler, vakti geldi

ERCÜMENT - (Telaşlı) Yemin et?!

SABİT - (Duygusal) Hakkınızı helal edin çocuklar

RABARBA - Helal olsun Sabit Abi Sağol abi, sen de helal et!

Necmi’yi görürüz Askerlerine taaruz emri verir ve siperden önce kendi fışkırır

NECMİ - Dikkaat! Haydi aslanlarım, Hücuuum! Allah Allah Allah Allah!

Necmi’nin peşisıra diğerleri de siperden çıkar ve kahramanca koşmaya başlarlar

Bu sırada bombalar daha yakında patlamakta ve sağa sola düşmanın attığı mermiler gelmektedir

Korkuyla sipere sinmiş haldeki Ercüment’i yakın görürüz; başını kollarının arasına almış,

bir türlü siperden çıkmaya ve hatta etrafına bakmaya bile cesaret edememektedir

Güç almak için diğerlerine seslenir

ERCÜMENT - Pışt, Kenan Hadi yürü lan! Matkap! Psiko! Beberuhi! Gidiyo muyuz oğlum?!

Kısa süre sonra etrafına bakınır ve siperde kendisinden başka kimsenin kalmamış olduğunu görür

Ve sonunda o da cesaretlenip siperden çıkar

ERCÜMENT - Bekleyin lan ben de geliyorum! Allah Allah Allah Allah!


SAHNE 82 OKUL - YATAKHANE / İÇ / GÜN

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ercüment kan ter içinde ve bağırarak uyanır

ERCÜMENT - Hieeyt! Koduğumun düşmanıı!

Diğerlerinin uyumakta olduğunu görünce rüya gördüğünü anlar Şaşkınca

ERCÜMENT - Anaa! Rüyaymış! (Rahatlamıştır) Ulaan, lavuk bi saçımızı kesti, ne hale geldik be abi Hehehe

Yastığını düzeltir ve mutlu mesut uyumaya devam eder

Derken kapının sertçe açıldığını duyarız ve hemen ardından Sahne 13’deki Subayı’nın sesi

SUBAY SES - Koğuuuş kaaaalk!

Ercüment yine rüya gördüğünü zannederek, keyifle söylenir…

ERCÜMENT - Oldu canım Görürsem söylerim

Bu sırada İnzibat Subayı kapının girişinde durmuş, sert bir ifadeyle bakmakta,

inzibat erleri ise uyumakta olan Hababamcılar’ı uyandırmaktadırlar…

ASİZ RABARBA - Kalk! Kalk! Hoop uyanın beyler!

HB RABARBA - Aaaa! Bu da nedir?! Nooluyo yaa?! Aman diyim?!

ASİZ RABARBA - Kalkın! Toparlanın! Herkes giyinsin!

Emre şaşkın ve telaşlıdır Ercüment’i uyandırmaya çalışır

EMRE - Ercü! Kalk oğlum, askerler!

Ercüment aynı rahat ifadeyle uyumaya devam etmektedir

ERCÜMENT - Korkma lan Yat zıbar, rüya hepsi Hehehe!


S O N

Alıntı Yaparak Cevapla