|
Prof. Dr. Sinsi
|
1923'e Kadar Türk Tarihi
Başlangıcından 1923'e kadar Ana Hatlarıyla Türk Tarihi

Türkler, tarih boyunca farklı coğrafyalarda; yani Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında büyük-küçük birçok devlet kurdular Bu nedenle değişik kültürlerle karşılaştılar, onlardan etkilendiler ve bu kültürleri de etkilediler
Çin kaynaklarına göre Türkler'in tarih sahnesine ilk çıktıkları yer, en eski kalıntılara rastlanan Köğmen Dağları'dır Köğmen Dağları'nın kuzey eteklerinde Yenisey ırmağındaki Tagar adasında kalıntıları bulunan ve M Ö 7 yüzyılda başlayan Tagar adındaki kültür eski Türkler'e atfedilir Tagar Kültürü ise Karasuk Kültürü denilen ve M Ö 2 bine kadar giden, aynı kıyılarda gelişmiş eski bir kültürden kaynaklanıyor
Asya'da Türk siyasi tarihinin Hunlar ile başladığı kabul ediliyor M Ö 3 yüzyılda tarih sahnesine çıkan Hun Devleti, kurucusu Mete Han'ın yönetiminde güçlü bir devlet haline gelmiş, Çin'le olan ilişkileri sonucu gerek dünya görüşü gerekse ekonomisi köklü değişikliklere uğramıştı Belli bir stratejisi olan Mete, önce Moğolları, sonra da Yüeçileri yenerek, Çin'in Batı kapıları ile ticaret yollarını kontrol altına almış ve böylece önemli bir ekonomik güç elde etmişti Bu genişleme siyaseti, buğday ve erzak ambarı olan Doğu Türkistan'ın da Hunlar'ın eline geçmesiyle sonuçlandı
Asya Hun Devleti'nin yıkılmasından sonra budevletin idari tecrübesinden yararlanan Türk kavimlerinin oluşturduğu Göktürk adında yeni bir devlet ortaya çıktı Göktürk Devleti (552-740), Türkler'in kurdukları ikinci büyük devlettir Bu devlette Hunlar'ın aksine kentleşmeye önem verilmiş, tarım reformu ve tohum ıslahı gerçekleştirilmiş, "bilgelik" birinci plana çıkmıştı Bilge Kağan ve Kül Tegin, Türk devlet adamlığının en bilge ve en kahraman kişileri olarak tarihte yer aldılar Onlar, yanlız savaşçılık ve alplık ile devletin yönetilemeyeceğini, kağanlığın aynı zamanda bilgeliği de gerektirdiğini savunuyorlardı Bu nedenle olsa gerek, her iki hakan ile yine Göktürk hakanlarından olan Tonyokuk, icraatlarını birer yazıt ile ebedileştirdiler "Orhun Yazıtları" adı verilen bu yazıtlar Türk dilinin yazılı ilk metinleridir
Bir yandan Çinliler'le mücadeleler, öte yandan Göktürk Devleti içinde yaşayan Dokuz Oğuzlar, Karluklar ve Basmıllar gibi Türk kavimleri, Göktürk Devleti'nin yıkılmasına neden olurken, Orhun ve Selenge vadilerinin yerli kavimleri olan Uygur Türkleri üçüncü büyük Türk Devleti'ni kurdular Ticarete önem veren Uygur Devleti (741-840), Göktürkler'in gelenek ve törelerini devam ettirdi Resmi dini olan Mani'liğin etkisiyle ticaret gelişti, kurulan Mani dini tapınakları zamanla pazar tapınakları haline geldi Kültür ve ticaret bakımından gelişen Uygurlar'ın savaşçılık yönleri giderek zayıfladı Kuzeybatılarında yaşayan Kırgız Türkleri'nin Uygur başkentine düzenledikleri baskın sonucu Uygurlar dağıldı
Batı Türkleri Hunlar'dan Batı'ya göç eden bir grup, önce Karadeniz'in kuzeyinde Tuna nehrine kadar olan bölgede yerleşti Kafkasya üzerinden İran ve Anadolu'ya akınlarda bulunan Hunlar, ardından Doğu ve Batı Roma üzerine yürüdüler 428 yılında Franklar'la mücadele ettiler ve iki yıl sonra bugünkü Hollanda ve Danimarka'ya kadar ulaştılar Avrupa'da kurulan ilk Türk devleti olarak bilinen ve kendilerine Avrupa Hunları denilen Batı Hunları, Attila önderliğinde Ren nehri kıyılarından Volga nehrine kadar uzanan çok geniş topraklarda büyük bir devlet haline geldiler Doğu uygarlığının Batı'ya taşınmasında rol oynayan bu devlet, Attila döneminde İtalya'ya, Balkanlar'a ve Galya'ya seferler düzenledi Batı Hun Devleti, Attila'nın ölümünden kısa bir süre sonra dağıldı (470)
Avrupa'da Hun İmparatorluğu'nun dağılması sırasında, İç Asya'da yeni bir kavimler göçü başlamıştı Karadeniz'in kuzeyi yeni bir Türk göçüne uğradı İlk gelenler Sabirler, Sarogurlar ve Onogurlar'dı Kafkasya'nın kuzeyine yerleşen bu Ogur kavimleri, Makedonya ve Tesalya'ya kadar Bizans topraklarına akınlar yaptılar Ogur kavimlerinden başka bu bölgeye Bulgar Türkleri'nin de geldiği biliniyor Bizans kaynaklarında ilk kez 482 yılında "Bulgar" adından söz edilir Nitekim Avarlar, egemenlikleri altındaki Bulgar Türkleri ile birlikte 7 yüzyıl başlarında Bizans Devleti’nin başkentini kuşatmışlardır
552 yılında Göktürk Devleti'nin kurulması üzerine İç Asya'daki yurtlarından Batı'ya doğru kaçan Avarlar, Avrupa tarihinde önemli bir yere sahip oldular Önce Kafkasya ve Karadeniz'in kuzeyine geldiler, Bizans'la anlaşarak onlar adına Sabirler ve Onogurlar gibi Türk kavimlerini yendiler Bir Slav kabilesi olan Ant'ların ülkesi üzerinden Tuna nehri kenarına kadar ilerlediler Zaman zaman bütün Balkanlar'a, hatta Yunanistan'da Peloponez'e kadar akınlar yaptılar Bulgar Türkleri ile birlikte 626 yılında İstanbul'u kuşattılar Ünlü hükümdarları Bayan Han zamanında Avar İmparatorluğu'nun sınırları Dnyeper nehrinden Elbe Irmağı'na, Kuzey Denizi'nden Adriyatik'e kadar uzandı Avar İmparatorluğu, 776-803 yıllarında Bulgar Türkleri hükümdarı Kurum Han'ın ve Büyük Şarl'ın aynı zamana rastlayan hücumları sonucu yıkıldı Bugün Macaristan ve Orta Avrupa'da yapılan kazılar ve araştırmalar, Avarlar'ın iyi bir devlet ve ordu teşkilatına sahip olduğunu ve yüksek bir uygarlık düzeyine ulaştığını ortaya koyuyor
Avrupa'nın doğusunda Sabir Devleti'nin yıkılmaya başladığı dönemlerde Hazarlar adıyla yeni bir Türk devleti ortaya çıktı Batı Göktürkleri'nin devamı sayılan Hazarlar, onların askeri ve mülki teşkilatı üzerine yerleşmişlerdi Üç yüz yıldan fazla hüküm süren bu devlet; Arap, Süryani ve Bizans kaynaklarında "Türk" adını taşır Hazarlar, İran ile Bizans arasındaki mücadelede Bizans'ın müttefiki olarak hareket ettiler 8 yüzyıl başlarında Azerbaycan'ı istila eden Araplar'ın Hazar topraklarına da saldırdıkları ve merkezleri olan Belencer'i (Dağıstan'da) işgal ettikleri görülüyor Halifelikle Hazarlar arasındaki mücadele 25 yıl kadar sürdü Hazar orduları 762'den itibaren yeniden Kafkasya'nın güneyine inerek bütün Azerbaycan ve Ermenistan'ı almış, Hazar kumandanı Ras Tarhan Gürcistan'a kadar ilerlemişti Hazarlar bundan sonra diğer Türk kavimleri ve özellikle de Rus tehdidi altına girdiler, Peçenekler'le yaptıkları uzun mücadeleler sonucu 10 yüzyıl sonlarına doğru dağıldılar
Doğu ve Güneydoğu Avrupa'da ve Balkanlar'da yaşayan diğer bir Türk kavmi ise Peçenekler'dir Oğuz boylarından olup, 8 ve 10 yüzyıllarda, önceleri Balkaş gölü civarında bulunan Peçenekler, Göktürk-Uygur mücadelesi sırasında yerlerini terkederek Aral gölü civarına geldiler Buradan daha Batı'ya hareket ederek, Hazarlar ile mücadele ettiler, Kuman ovalarına girip Don ve Dnyeper nehirleri arasındaki Macarlar'ı Batı'ya sürdüler Hazarlar ile olan mücadelelerinde Rus knezlerine yardım ederek bu devletin kurulmasında rol oynadılar 10 yüzyılda Don nehrinden Tuna'ya kadar olan sahada egemen olan Peçenekler, 11 yüzyıl ortalarından itibaren Bizans topraklarına akınlar yaptılar Ancak 1091 yılında Aşağı Meriç boyunda Kuman-Bizans birleşik kuvvetleri tarafından ağır bir yenilgiye uğratıldılar Bundan sonra siyasi bir varlık gösteremeyen dağınık Peçenek gruplarından bir kısmı imparatorluk arazisinde iskan edildi Balkanlar'da ve Macaristan'da kalanlar ise oralarda yerleşti ve yerli halkla kaynaşarak eridi
|