|
Prof. Dr. Sinsi
|
1923'e Kadar Türk Tarihi
İslami Dönemi Türk Tarihi
Uygur Devleti'nin yıkılmasından sonra yerine Karluk, Çiğil ve Argul gibi Türk boylarına dayanan Karahanlı Devleti kuruldu (840) Karahanlılar devri Türk tarihinde önemli bir dönüm noktası sayılır Çünkü Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han zamanında İslamiyet resmi din olarak kabul edildi Karahanlılar, Orta Asya'da kurulan ilk Müslüman Türk devleti olmalarınedeniyle, Türk-İslam kültür ve uygarlığı denilen tarihi gelişmenin temellerini attılar
İlk yönetim merkezi Kaşgar ve kuzeydeki ikinci merkezi de Balasagun olan Karahanlı Devleti, 1042 yılında Doğu ve Batı Karahanlı olmak üzere iki kardeş arasında bölüşüldü Bunlardan Doğu Karahanlı Devleti 1211 yılına kadar yaşadı ve daha sonra Büyük Selçuklu Devleti'nin yönetimine girdi Genellikle adil, dindar ve kültürsever hükümdarlar tarafından yönetilen Karahanlı Devleti zamanında İslami Türk edebiyatı gelişti, Kaşgar ve Balasagun birer kültür merkezi haline geldi
Karahanlılar'ın hüküm sürdüğü dönemlerde başkenti Afganistan'daki Gazne şehri olan ikinci bir Türk devleti daha bulunmaktaydı Gazneli Devleti'nin (969-1187) en güçlü dönemi ilk kez "Sultan" ünvanını kullanan Gazneli Mahmud zamanı oldu Hindistan üzerine birçok sefer düzenleyen Gazneli Mahmud, buraları Türk yönetimine alarak islamlaştırdı ve böylece bugünkü Pakistan Devleti'nin temellerini atmış oldu Gazneli Mahmud'dan sonra gelen hükümdarlar bu parlak dönemi devam ettiremedi Selçuklularla yaptıkları Dandanakan Savaşı (1040) sonrasında Hindistan'a çekilmek zorunda kalan Gazneliler, sonunda Selçuklu egemenliği altına girdiler
Oğuzların Kınık boyuna mensup Selçuk Bey tarafından kurulan Selçuklu Devleti (1040-1157) bir diğer büyük Türk devletidir Devletin sınırları Marmara Denizi'nden, Orta Asya'da Balkaş Gölü'ne; Kafkaslar, Hazar Denizi ve Aral gölünden, Hindistan sınırları ve Yemen'e kadar uzanmaktaydı Bu nedenle bu devlete Büyük Selçuklu Devleti adı verildi Selçuklu devletinin kurulduğu sırada Karahanlılar ve Gazneliler gibi iki güçlü Türk devleti daha bulunuyordu Selçuklular bu iki Türk devletiyle üstünlük mücadelesine girdiler ve Türk birliğini kurmayı başardılar Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey, 1055 yılında Abbasi Hilafet Merkezi Bağdat'a girerek Şii Büveyhi Devleti'ne son verdi Bunun üzerine halife tarafından kendisine "Dünya Hükümdarı" ünvanı verildi Onun yerine geçen Sultan Alparslan zamanında ülkenin sınırları daha fazla genişledi Bu dönemin en önemli olayı ise Bizans İmparatorluğu ile yapılanmücadeleydi Anadolu sınırlarına gelen Sultan Alparslan, Bizans İmparatoruRomanos Diogenes'i 1071 yılında Malazgirt'te ağır bir yenilgiye uğrattı Bu zaferle Türkler'in Anadolu'da yerleşmeleri kesinlikkazandı Selçuklu lar'ın büyük hükümdarlarından Sultan Melikşah zamanında ise Selçuklu tarihinin askeri, siyasi, ilmi ve edebi alanda en parlak dönemi yaşandı Ülkenin her yerinde medreseler açıldı Bunlardan en önemlisi Nizamülmülk tarafından yaptırılan ve Batı üniversitelerinin mimarisine temel olan Nizamiye Medreseleri'dir
Büyük Selçuklu Devleti'nin yerine kurulan en önemli devlet şüphesiz Anadolu Selçuklu Devleti'dir 1078'de İznik şehrini merkez üs yaparak Anadolu'yu Türkler'e kazandırmaya çalışan Kutalmışoğlu Süleyman Şah, kısa sürede egemenliğini Anadolu'nun tamamına yaymayı başardı Oğlu I Kılıç Arslan zamanında Haçlı seferleri başladı, İznik Haçlılar'ın eline geçti ve Bizans'a devredildi I Kılıç Arslan bunun üzerine Konya'yı başkent yaparak saldırganlara karşı yıpratma savaşı başlattı Fakat Suriye'ye yönelen Haçlıları durduramadı Yerine geçen oğlu Sultan I Mesud zamanında Anadolu birliğini yeniden kurma çalışmaları devam etti I Mesud Konya'ya yönelen Bizans ordularını püskürttü, Haçlı ordusunu Ceyhan yakınlarında yenilgiye uğrattı Kendisinden sonra tahta geçen oğlu II Kılıç Arslan, Bizans'ın Türkler aleyhine entrikalarını etkisiz bırakacak ve İmparator Manuel Komnenos komutasındaki Bizans ordusunu Denizli yakınlarındaki Myriokephalon'da bozguna uğratacaktı (1176) Bu zaferle Bizans'ın Anadolu'daki etkisi tamamen ortadan kalktı Bundan sonra ülkede ticaret gelişti, imar faaliyetleri hızlandı Yollar üzerinde kervansaraylar, Sinop ve Akdeniz'de tersaneler kuruldu, medreseler açıldı ve bilimde önemli gelişmeler kaydedildi Sultan I Alaeddin Keykubad zamanında ise Türk tarihinin en parlak dönemlerinden biri yaşandı Ancak bu hükümdarın zehirlenerek öldürülmesi ülkede karışıklıkların çıkmasına neden oldu Dini-siyasi Babailer isyanını Moğol istilası izledi ve 1243'te Moğollarla yapılan Kösedağ savaşı sonrasında Anadolu Moğollar tarafından işgal edildi 13 yüzyılın sonlarına doğru Moğol egemenliğinin zayıflamasıyla birlikte, Selçuklu döneminde uçlarda ve sınırlarda yerleştirilmiş olan Türkmenler, Anadolu topraklarında irili ufaklı bir çok beylik kurdular Karaman, Germiyan, Eşref, Hamid, Menteşe, Candar, Pervane, Sahib Ata, Karesi, Saruhan, Aydın, İnanç ve Osmanoğulları bu dönemde Anadolu'da kurulmuş olan Türkmen beylikleriydiler "Beylikler Dönemi" olarak adlandırılan bu dönemde Anadolu tamamıyla bir Türk yurdu haline geldi ve geniş ölçüde Moğol tahribatına uğramış olan ülkede yeni bir refah dönemi başladı Nitekim, Osmanlı Devleti bu sağlam temeller üzerinde kuruldu
Mısır'da Eyyubi hükümdarı Es-Salih Necmeddin'in ölümünden sonra, ordu başkumandanı İzzeddin Aybeg sultan ilan edildi ve böylece Türk Kölemen (Memlük) Devleti kuruldu (1250-1382) Memlük Devleti Türk tarihinde önemli bir yere sahiptir Zira Aybeg'in sultanlığı döneminde 7 Haçlı Seferi, Mansure Zaferi kazanılarak etkisiz bırakıldı Seyfeddin Kotuz zamanında Mısır'ı işgal etmek isteyen Moğol-Ermeni-Haçlı müttefikleri ağır bir yenilgiye uğratılarak Moğollar Suriye'ye sokulmadı Ondan sonra gelen hükümdarlar döneminde Suriye'deki Haçlı egemenliği sona erecek, Anadolu'da Kayseri'ye kadar olan sahalar Memlük Sultanlığı idaresine alınacaktı Bu devlet zamanında ayrıca doğu-batı ticareti gelişti Memlük sultanları müslümanlığa yaptıkları hizmetlerden dolayı "Hadımü'l-Harameyn" (Mekke ve Medine'nin hizmetkarı) ünvanını kazandılar ve İslam dünyasında haklı bir şöhret sahibi oldular Memlük Devleti Osmanlılar tarafından tarihten silindi
14 yüzyılın en önemli devletlerinden biri ise Timurlular Devleti'dir (1370-1507) Timurlular Devleti, Çağatay hanlıklarından birinin başında bey olan Timur tarafından kuruldu Devletin sınırları Volga nehrinden Ganj nehrine, Tanrı dağlarından İzmir ve Şam'a kadar uzanıyordu Sert bir mizaca sahip olan Timur, seferleriyle büyük yıkım yaptı Otuz beş yıl gibi kısa bir sürede imparatorluk haline gelen devlet, onun ölümünden sonra kurulduğu gibi süratle parçalandı; torunlarından Muhammed Semerkand'da, diğer torunu Pir Muhammed ile İskender İran'da, oğlu Miranşah Bağdat ve Azerbaycan'da ve küçük oğlu Şahruh da Horasan'da devlet kurdu Bunlardan devletin sınırlarını genişleterek birlik sağlamaya çalışan Şahruh zamanında parlak bir kültür hayatı başladı Oğlu Uluğ Bey ise tanınmış bir astronom olarak tahta çıktı Timurlular'dan sadece Hüseyin Baykara Horasan'da tutunabildi, başkent Herat Türk tarihinin sayılı kültür merkezlerinden biri haline geldi Türk şairi ve devlet adamı Ali Şir Nevai burada yetişti Baykara'dan sonra Herat, Özbekler'in eline geçecek ve Timurlular ortadan kalkacaktı
Timurlular Devleti kurulduğu sıralarda, Erbil-Nahçıvan arasında yurt tutan Karakoyunlu Türkmen grubu merkezi Tebriz olan bir devlet oluşturdu Oğuzlar'ın Yıva, Yazır, Döğer, Avşar boylarından oluşan bu devlete Karakoyunlu Devleti (1380-1469) denildi Karakoyunlular Timur'la mücadele ettiler Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf, Timur'un baskısı karşısında Osmanlı hükümdarı Yıldırım Beyazıt'a sığınmak zorunda kaldı Bu durum Timur'la Osmanlılar'ın arasını açtı ve Ankara Savaşı'nın (1402) nedenlerinden sayıldı Ankara Savaşı'ndan sonra yeniden toparlanan Kara Yusuf, 1406'dan sonra eski devletini yeniden kuracak ve Mardin, Erzincan, Bağdat, Azerbaycan, Tebriz, Kazvin ve Sultaniye'yi alacaktı Kara Yusuf'un ölümünden sonra ülkede karışıklıklar çıktı Cihan-şah devleti yeniden birleştirmeyi başardıysa da Akkoyunlu Uzun Hasan'a karşı Mardin'de yenilgiye uğradı ve ülke Akkoyunlular'ın egemenliğine girdi
Diyarbakır bölgesinde yurt tutan Türkmen boylarına dayanan Akkoyunlu Devleti (1350-1502), Tur Ali Bey'in liderliğinde bir birlik olarak ortaya çıkmıştı Bu dönemde Kuzey'de Trabzon Rum İmparatorluğu ile mücadele eden devletin asıl kurucusu ise Kara Yülük Osman Bey olarak bilinir Akkoyunlu Devleti'nin en güçlü dönemi Uzun Hasan devridir Onun zamanında devletin sınırları Hazar Denizi'nden Suriye'ye, Azerbaycan'dan Bağdat'a kadar uzandı Bu nedenle Uzun Hasan kendini Türk birliğini kuracak kişi olarak görmüş ve Timur'a benzetmiş, Osmanlı Devleti ile Mısır Sultanlığı'nı ortadan kaldırma planları yapmıştı Bu amaçla ateşli silahlar temin etmek için Avrupa devletleri ile siyasi ilişkiler kurmuştu Fakat Osmanlı hükümdarı Fatih Sultan Mehmet ile yaptığı Otlukbeli Savaşı'nı kaybetmesi (1473) Uzun Hasan için ağır bir darbe oldu Bu yenilgi Akkoyunlu Devleti'nin yıkılmasına ve dini bir heyecanla Ustaçlı, Rumlu, Musullu, Tekeli, Bayburtlu, Karadağlı, Dulkadırlı, Karamanlı, Varsak ve Avşar gibi Türkmenleri yanına alan Şah İsmail'in Safevi Devleti'ni (1501-1736) kurmasına yardımcı oldu Şah İsmail'in İranda Türk siyasi birliğini kurduğu dönemlerde, Hindistan yarımadasının büyük bir kısmı Türk idaresi altında birleştirilmiş, Anadolu'nun hemen hemen tamamını hakimiyeti altına alan Osmanlı Devleti doğu ve batı sınırlarını genişletmeye başlamıştı
İran'da siyasi birliği kuran Şah İsmail, katı bir şiilik heyecanıyla, ülkenin sınırlarını genişletti, ancak Anadolu'daki faaliyetleri ve Anadolu'yu kendi topraklarına katma düşüncesi, Osmanlı hükümdarı Yavuz Sultan Selim'in tepkisini çekti Nitekim, Çaldıran'da (1514) yapılan savaşta Şah İsmail büyük bir yenilgiye uğradı Yerine geçen başta Şah Tahmasp olmak üzere bütün Safevi hükümdarları Osmanlılar ile mücadele ettiler Fakat yapılan hemen her savaşı da kaybettiler Hanedandan III Abbas'dan sonra iktidarı Avşar boyuna mensup Nadir Şah ele geçirdi ve Safeviler dönemi sona erdi
Safeviler devri tarihte önemli bir yere sahip oldu Şah İsmail ve diğer hanedan mensupları sanatsever olarak tanındı Bu dönemde İran'da edebiyat, mimari ve çinicilik, çömlekçilik, dokumacılık gibi el sanatları gelişti, bilhassa ciltçilik süslemesi ile hat sanatında büyük ilerlemeler oldu
Timur hanedanından olan ve Türkçe yazdığı "Vekayi Babürname" eseriyle ün salan Zahirüddin Babür, Hindistan'a giderek Türk-Hint (Babür) İmparatorluğu'nu (1526-1858) kurdu Onun ölümünden sonra hükümdar olan oğulları Humayun ve Ekber zamanlarında devlet daha da gelişti ve Hindistan yarımadasının büyük bir kısmı tek idare altında birleştirildi Şah-cihan adıyla hükümdar olan Hürrem devrinde,siyaset ve sanat alanlarında en parlak devir yaşandı Agra'da dünyanın en güzel mimari eseri sayılan ünlü Tac Mahal inşa edildi Osmanlı Devleti'nden de eserin inşası için mimarlar gönderildi Osmanlı Devleti ile kurulan bu iyi münasebetler, yerine geçen oğlu I Alemgir zamanında da devam etti Hint sularında ve BasraKörfezi'nde Portekizliler ile mücadele eden Osmanlılar'ın Basra valilerine sığınma hakkı tanındı I Alemgir'in ölümünden sonra başlayan iç karışıklıklar II Bahadır Şah zamanına kadar sürdü 1857'de çıkan bir isyanı bastıran İngilizler, Hindistan'ı İngiltere'ye bağladılar ve Kraliçe Viktoria Hindistan İmparatoriçesi ilan edildi
Sultan Melikşah'ın ölümünden sonra ülke küçük devletlere ayrıldı Suriye Selçukluları (1092-1117), Irak ve Horasan Selçukluları (1092 - 1194), Kirman Selçukluları (1092 - 1187) ve Anadolu Selçukluları (1092 - 1194) bunlardan bazılarıdır Yıkılma sürecindeki devletin Anadolu toprakları üzerinde, ayrıca birçok beylik ve atabeylikler kuruldu Bu beylikler sahip oldukları topraklara getirdikleri Türk nüfusuyla ve yaptıkları mimari eserlerle Anadolu'nun Türkleşmesinde önemli rol oynadılar Anadolu topraklarında daha sonra kurulan Anadolu Selçuklu Devleti'nin güçlenmesinde bu beyliklerin önemli etkisi oldu Büyük Selçukluların toprakları üzerinde ayrıca Sultan Melikşah'ın saray hizmetinde bulunan Anuş-tegin'in oğlu Muhammed Harzemşah tarafından, ilim ve siyaset alanında önemli atılımlar gerçekleştiren Harzemşahlar Devleti (1097-1231) kuruldu
|