|
Prof. Dr. Sinsi
|
Edremit Resimleri -Edremit Manzaraları -Balıkesir Resimleri-Balıkesir Erdemit Resimi
Hasanboğuldu : Sütüven piknik alanından sonra derenin karşı tarafındaki patika yolu izleyerek 1 km sonra ulaşılır Bir şelalesi ve içinde pek çok balığın bulunduğu gölcükten oluşur
Subaşı : Altınoluk’un 2 5 km batısında Doyran Köyüne çıkan yolun 500 m sağında şehir içme kullanma suyunun sağlandığı kaynağın başıdır Asırlık çınar ve ceviz ağaçlarının gölgelediği Subaşı’nda çağlayan suyunun serinliğinde oturabileceğiniz kır gazinoları vardır
Bent : Altınoluk’un 2 km doğusunda Şahindere’nin düzlüğe çıkış noktasındadır Belediye tarafından 40 yataklı bir otel yaptırılmıştır
MÜZELER
A Sıdıka Erke Edremit Etnoğrafya Müzesi: Zemin katta Kuva-yi Milliye dönemini yansıtan bir oda bir idari oda ve hanay tabir edilen 120 m2lik geniş salon kültürel amaçlı kullanılmak üzere düzenlenmiştir Üst katta baş oda ve sofa bulunmaktadır Odalarda 18 yy ve 19 yy döneminin Edremit ev yaşamına ilişkin geleneksel el sanatları ile bezenmiş ev eşyası giysi ve günlük yaşamını yansıtan eşyalar sergilenmektedir
Pazartesi günleri hariç mesai saatleri içinde gezilebilmektedir
Adres: Azerbaycan Bulvarı Park Arkası Hüsnü Elçin Yıldırım Sok No:6 Edremit
Müze Tel : (+90-266)374 17 18
YAPMADAN DÖNME
Edremit Şehir Müzesini gezmeden,
Kurşunlu Camii ve Aritandros antik kentini görmeden,
Kaplıcalara girmeden,  
Dönmeyin
http://www kultur gov tr/ den  
Edremit Hakkında Bilgiler 
Edremit'te önemli Telefonlar  
EDREMİT'İN KONUMU: Edremit Marmara Bölgesinin Güney Marmara Bölgesi içinde Balıkesir iline bağlı1997 yılı 92 822 (ilçe merkezi: 52337, köyler toplamı: 40485) nüfuslu ilçe merkezidir Yüzölçümü 708 Km² olan Edremit'in 15 mahallesi, 4 beldesi ve 20 köyü vardır 39º35' enlem daireleri ile 27º01' boylam daireleri arasında yer alır
EDREMİT ADININ KÖKENİ: Edremit eski kaynaklarda "Adramyttion", "Adramtteion", Adramyttium", "Adramiti", Adramition", "Adrammyttium" ve Adramyti" olarak anılmaktadır Adramytteion adının aslı "Adramut" olup "Adra-Vadisi" anlamına gelmektedir
Edremit adının kaynağı konusunda ikinci bir görüş ise "Adramis" adıdır Lydia kralı Krezüs'ün kardeşi Adramis şehri imar ederek kendi adını vermiş ve şehre Atina'dan muhacir kabul etmiştir
Adramyttion adının "Hazramavt - Hadramavti" ile ilişkisinin ileri sürülmesi ise diğer bir görüştür "Hadra" yeşillik ve "mavtin" vatan, yurt manasına gelmekle, acaba Hadramavti'nin "Yeşillik Memleket" olduğu düşünülebilir mi?
Edremit adının kökeni hakkında çeşitli görüşlerden birisi de "Adramyttium" un Etrüskçe kökenli bir kelime olduğudur
Son olarak belirtilen bir görüş ise eski Edremit'in adının "Pedasos" olabileceğidir Pedasos "at" manasına gelmekle birlikte, burasının Edremit olmadığı Strabon'un "Geographika"sından anlaşılmaktadır Aynı gerçeğe Karesi Vilayeti Tarihçesi'nde de dikkat çekilmektedir (Zekeriya Özdemir'in "Adramyttion'dan Efeler Toprağı Edremit'e" adlı kitabından alınmıştır )
ANTANDROS- Edremit(Altınoluk): Mysia'da İda Dağı eteğinde çok eski bir şehirdir Adramytteion'un denize bakan çıkıntısının kuzey kenarında,Alkaios'a göre bir leleg yerleşimi, Skespsis'li Demetrios'a göre bir Kilikya kuruluş; Heredot'a göre bir Pelasg yerleşimi; Thukydides'e göre bir Aiol yerleşimi Edonis ve Kimmeris gibi yan adları da vardır Bu adların, Aristoteles'e göre Antandros'u işgal eden kavimlerden kaynaklanması gerekmektedir Diğer bir söylentiye göre de; buradan sonradan kovulan ANDRİA'lılar tarafından kurulmuş olmasıdır Antandros bölgesinde, sikkelere göre Astria'nın doğusundaki Aspeneos'da, ida dağlarından elde edilen ve özellikle gemi yapımında kullanılan ağaç (Odun-Kereste) ticareti ileri düzeydeydi Pers yönetimi sırasında Dareios tarafından ele geçirilmiştir Pelopponnes savaşları sırasında birçok kez olayın içine çekilmiştir Atinalılara tribt (vergi) ödemek zorunda idi Sicilyalıların hareketi yüzünden tekrar Perslerin eline düşmüştür Sonra Persler tarafından kovulmuşlardır 4 yy lın ikinci yarısında özgür bir şehir olarak sikke basmıştır Geç dönemlerde Titus'dan Elagabal'a kadar sikke basmıştır Hıristiyanlık döneminde bir psikoposluk merkezi idi H Kiepart tarafından bugünkü Avcılar yakınında sahile doğru, iki yüz on beş metre yükseklikteki bir dağ üzerinde lokalize edilmektedir Burada bulunmuş bir yazıt yayınlanmıştır
KAZDAĞLARI (İDA DAĞI) : Troia Kralı Priamos'un karısı Hekabe düşünde karnından alevler çıktığını ve şehri kapladığını görür, yorumu değerlendiren biliciler doğuracağı çocuğun Troia'ya felaket getireceği yorumunu yaparlar Bunun üzerine doğan çocuk Paris'i İda Dağı'nda ölüme terkederler Dişi bir ayı tarafından beslenen Paris çevredeki çobanlar tarafından bulunarak kendileri gibi çobanlık yapar Adını da Aleksandors koyarlar Genç delikanlı Aleksandors, ağaç perisi Oinone'ye aşık olur ve evlenir
Tanrılar katında zevk ve eğlence olduğu bir sırada davete çağrılmayan kavga ve nifak tanrıçası Eris olaya içerlemiş ve eğlencenin doruk noktasında "Altın bir elmanın üzerine en güzele" diyerek şölen sofrasına fırlatır En güzel olduğu söylenen tanrılar arasında kıyasıya bir mücadele başlar ve 3 tanrı ayakta kalır Bunlar Aphrodite, Athena ve Hera'dır Bu üç tanrıça en büyük tanrı Zeus'a başvurarak elmayı en güzele vermesini isterler Zeus bu zor durumdan "Ben güzelden anlamam, bir kral oğlu olan ve İDA dağında çobanlık yapan Paris bu seçimi engüzel şekilde yapar" diyerek olaydan sıyrılır Bunun üzerine İda Dağı'na gelen bu üç tanrı, Paris'e altın elmayı; Hera kendisine vermesi durumunda Asya Krallığını, Athena kendisine vermesi durumunda sonsuz akıl ve başarıyı, Aphrodite kendisine vermesi durumunda dünyanın en güzel kadını olan Spartalı Helena'nın aşkını verecekleri vaadlerinde bulunurlar Bu üç teklifi değerlendiren Paris altın elmayı sonunda Aphrodit'e verir Bu anlamda dünyada ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer İda Dağı olması nedeniyle mitolojik öneme haizdir
Edremit Körfezi'nin kuzeyinde bulunan Kaz Dağları 21 300 hektarlık alanıyla deniz ve yeşilin tarihi dengeler ile doğanın kucaklaştığı zengin fauna ve florası ile ilimizin görülmeye değer yerlerinden biridir
Kazdağlarından gelen orman havası ile denizin iyotlu ve oksijen miktarı yüksek havası birleşince Altınoluk Şahinderesi boğaz civarı oksijen çadırı olarak ifade edilmekte ve dünyanın oksijen bolluğu yönünden ilk üç yerinden biri olarak kabul edilmektedir
Kazdağlarına yöremizden dört noktadan ulaşılmaktadır Bunlar Zeytinli, Kızılkeçili köyü, Güre köyü ve Altınoluk istikametinden çıkan orman yollarıdır
Kendi doğal ortamından [endemik - Kaz Dağı göknarı (Abies Egui Trojani)] sadece Kaz Dağı'nda bulunan bu agaç türü, Babadağ'ın kuzeydoğu yamaçlarında ve 1000-1500 m yükseklerinde yayılım gösterir 25-30 m kadar boy atabilen, dar koni tepeli, pramit görünüşlü dekoratif bir ağaçtır Mısır koçanı benzeri uzun kozalakları vardır Bu bölgede 1988 yılında çıkarılan bir yasa ile "Kazdağı Köknarı Tabiatı Koruma Alanı" ilan edilerek özel korumaya alınmıştır
Coğrafi Açıdan Edremit
Edremit ilçesi Anadolu'nun batısında Ege Bölgesinin kuzeyinde ismini verdiği Edremit Körfezinden 10 km içeride bulunmaktadır Edremit 39* 35' 30" kuzey paraleli ile 27* 2' 48" doğu meridyeni üzerindedir Edremit Körfezinin kıyısında Akçay, Ören ve Altınoluk gibi turistik yerler bulunmaktadır
Sınırları ve Yüzölçümü : Edremit topraklarını doğuda Balıkesir iline bağlı Havran , batıda Ege Denizi ve Çanakkale iline bağlı Ayvacık , kuzeyinde Yenişehir ve Bayramiç ilçeleri, güneyinde ise Burhaniye ilçesi çevirir Edremit'in yüzölçümü 708 km² ' dir
Dağları : Güneyinde Madra dağının en yüksek yeri 1360 metredir Doğudaki Musluk dağının en yüksek yeri 1460 metredir Ayrıca Emin dağı 1580 metredir İlçenin kuzeyinde bulunan Kazdağları doğudan batıya doğru uzanarak Bababurnu'nda son bulur Bu dağların en yüksek yeri Sarıkız Tepesidir Bölgenin en yüksek yeri olan bu tepenin rakımı 1767 metredir
Ovaları : Dağlarla deniz arasında batı ve güney batı doğrultusunda geniş ve düz ovalar göze çarpar Edremit ovası adı ile anılan bu ova tektonik bir ova olup bereketli ve sulaktır Edremit ovasının doğu ucunda Havran ovası ve güney ucunda Burhaniye ovaları bulunmaktadır
Akarsuları : İlçede nehir yoktur Sel rejimine tabi ve kışın suyu çoğalan ve yazın kuruyan çaylar vardır Edremit Çayı, Zeytinli Çayı, Mıhlı Çayı, Kızılkeçili Çayı, Manastır Çayı, Şahin Deresi, Eybek Deresi ve Havran Çayı önemlilerindendir
Doğal Güzellikleri
Plajlar : Akçay, Edremit'e 10 km uzaklıktadır Sahil şeridi uzun olup her yerinde denize girmek mümkündür Akçay'da Belediye Halk Plajı, Sarıkız Plajı, Zeytinli Bölgesi Belediye Plajı bilinen plajlardır Akçay sıcak yaz aylarında soğuk artezyen suları ile serinleme imkanı bulunan nadir yerlerden biridir Yaz ve Kış ayları yöremizde su sorunu bulunmamaktadır
Altınoluk : Edremit'e 27, Akçay'a 19 km mesafede bulunmaktadır Sahil kesimi doğal plajlarla dolu olup, tatil evleri, siteler ve konaklama tesisleri bulunmaktadır Çok önemli turistik merkezimizdir Yöremizde oksijen çadırı olarak tabir edilen bir özelliğe sahiptir Bundan dolayı tıp çevrelerinin kalp ve astım hastalarına tavsiye ettikleri bir yerdir
Kaz Dağları : 1994 yılndan itibaren Milli Park sıtatüsüne alınmıştır Bol oksijenli temiz havası , buz gibi kaynak suları, yemyeşil ormanları ile bir yeryüzü cennetidir
Piknik Yerleri : Edremit - Altınoluk - Güre Belediyelerinin çevresi sayısız piknik ve mesire yeri ile doludur
Pınarbaşı : Güre Belediyesi sınırları içerisinde Akçay'a 6 km mesafede bir piknik yeridir Yamaç'dan akan bol ve buz gibi suyu yaz aylarında serinlemek için ideal bir köşedir Orman işletmesi'nce işletilmektedir Bol ağaçlı gölgeli bir piknik yeridir Ağaç masaları ile dikkat çeker Ayrıca yeri içerisinde Alabalık üreten bir çiftlik bulunmaktadır
Şahin Deresi : Kazdağları'nın eteğinde bulunmaktadır Altınoluk'u adeta tepeden görür Temiz kaynak suyu bulunan bol ağaçlı bir piknik yeridir Ayrıca konaklama tesisi ve restorantı vardır
Çağlayan Piknik : Kızılkeçili köyü içerisinde olup Akçay'a 3km mesafededir Büyük çınar ağaçları arasından akan deresi ile hoş bir piknik yeridir Ayrıca kafe ve restorant işletmeciliği yapılmaktadır
Zeytinli Çay Bahçeleri : Edremit - Akçay karayolu üzerinden dönülüp Zeytinli Belediyesi içinden geçilerek ulaşılır Büyük çınar ağaçları ve kesilmeyen deresi ile serin bir piknik yeridir İçerisinde çay bahçesi işletmeciliği yapılmaktadır
Hanlar (Han Deresi) : En çok rağbet edilen piknik yerlerinden birisidir Akçay'a 35 km mesafededir Ormanlık ve bol soğuk suları ile dikkat çeker Yaz aylarında dinlenmek için yapılan dağ evleri ile bir mahalle görünümümdedir Çok serin havası vardır Çevresinde lokanta ve kafeteryalar mevcuttur
Mıhlı Çayı : Akçay'a 25 km mesafede Altınoluk - Çanakkale yolu üzerinde çevresi ormanlık bir dere kenarıdır Çevresinde piknik yapılabilecek serin bir yerdir Yerli halk hıdrelezde buraya rağbet eder
Şıp - Şıp Dede : Edremit - Akçay karayolundan Kadıköy istikametine sapıldığında 2 km içeridedir Büyük çam ormanları arasında bulunan kayaların içinde damla damla akan su Edremit halkı tarafından kutsal bilinerek adak yeri olarak tanınmıştır Ayrıca piknik yapılabilen doğal güzelliklere sahiptir
Şarlak Çay Bahçesi : Akçay'a 5 km mesafede Çamlıbel (Tahtaköy içerisinden gidilerek ulaşılan dinlenme yeridir)
Küçük Su Pİknik Yeri : Altınoluk'tan sonra Doyran köyü istikametinde Altınoluk'a 4 km mesafede belediyeye ait bir pirnik yeridir Çevresinde ayrıca şahıslara ait lokantalar vardır Altınoluk içme suyunu burdan temin eder Alabalık ve bıldırcın speciali vardır Piknik yeri halka açık olup para alınmaz
Su Başı Piknik Yeri : Doyran köyü istikametinde küçük su piknik yerinin hemen altındadır Lokantaları mevcut olup ayrıca piknik imkanı vardır
Güre Kavurmacılar Mahallesi Gelin Çamı Piknik Yeri : Güre'ye 3 km mesafede halka açık piknik yeridir Güreden itibaren yeni açılan geniş bir yoldan ulaşılır Herhangi bir alış veriş imkanı olmadığından hazırlıklı gitmek gerekir Bu bölge manzarası ile isim yapmıştır Güre Belediyesi'nce her yıl yapılmakta olan Sarıkız Etkinliklerinin bir bölümü olan Sarıkız hayır yemeği ve mevlüt burada yapılmaktadır ( Ağustos ayı içinde )
Tarihi - Mimarî
Kurşunlu Cami-i :
1241 yılında Selçuklu'lar zamanında Edremit Fatihi Yusuf Sinan tarafından inşaa ettirilmiştir Altı sütun üzerine 5 kubbeden meydana gelmiştir Caminin tamamı kesme taşlardan yapılmıştır Kubbesinin genişliği ile dikkat çeker Avlusunda Yusuf Sinan'ın mezarı bulunmaktadır
Eşref Rumi Cami-i :
Osmanlı'lar tarafından yaptırılmış 1916 yılında mahalle halkının yardımlarıyla tamir ettirilmiştir Halk arasında Pırasa Camii denir
Hacı Kabakçılar Evi :
Şehrimiz İbrahimce mahallesinde bulunur Önemli bir sivil mimari örneğidir Kültür Bakanlığı'nca tescili yapılarak koruma altına alınmıştır Halen mesken olarak kullanılmaktadır Bu eserin restore edilerek müze haline getirilmesi yöre turizmine katkıda bulunacaktır
Antandros Sit Alanı :
Kazdağı'nın güneyinde Altınoluk civarında, deniz seviyesinde 215 metre yükseklikte kurulmuştur Bu Antik şehir Pelagoslar tarafından inşa edilmiştir M Ö VI yy 'da klasik Helenistik, Pers ve Roma dönemlerini yaşamıştır Bizans Devrinde ise bir pisikoposluk merkezi olmuştur Tepenin üzerinde bir kale ve mezarlık vardır
Zeus Altarı :
Akçay'a 30 km mesafede bulunan Küçükkuyu Beldesi'nin 3 km uzağında bir dağ yolu ile ulaşılan Altar 250 m yükseklikteki bir tepe üzerinde bulunmaktadır Altar'ın Roma Devletine ait olduğu sanılmaktadır
Assos (Berham Kale) :
Komşu ilimiz Çanakkale'nin sınırları içerisinde yer alan M Ö 530 yılında Akropolis Tepesindeki Athene Tapınağı, 3 km 'lik sur kalıntıları ile Antik Çağdan kalma küçük liman ve Orta Çağdan kalma liman kalıntılarına sahip olan Assos önemli şehirlerimizdendir
Evliyazade İhsan Beyler Konağı :
Eski Altınoluk'ta bulunmaktadır Önemli bir sivil mimari örneğidir Kültür Bakanlığı'nca tescil edilip restore edildi Belediyece ileride müze olarak kullanılması düşünülmektedir
Tahtakuşlar Köyü Etnoğrafya Müzesi :
Tahtakuşlar köyündedir Bölge folkloru açısından önemli bir tesistir
Edremit'te Turizm
Edremit ve çevresi turizm açısından değerlendirilirken sadece deniz turizminden bahsetmek yeterli değildir Mitolojide Truva savaşlarının geçtiği ve Afrodit'in güzellik kraliçesi seçildiği yer olarak belirtilen tarihi İDA (Kazdağı) turizm için gayet elverişlidir Edremit ve civarında mevcut potansiyel yukarıda belirttiklerimizle kalmamaktadır Bu bölgede şifalı kaplıcalar da bulunmaktadır Güre kaplıcaları gelen yerli ve yabancı turislerin büyük ilgisini çekmektedir
Edremit ilçe girişinde Bostancı mevkiinde sıcak su kaynakları bulunmaktadır Edremit'in dünyaca ünlü Kaz Dağları, istatiskliklere göre Dünyanın oksijen bakımından en fazla yörelerinin başında geldiği kanıtlanmıştır
Edremit Körfezi, deniz ve sahili ile de gezilmeye değer bir dünya cennetidir Kilometrelerce uzanan kum sahilleri ile dikkat çekmektedir
SAĞLIK TURİZMİ
Güre Kaplıcaları : Edremit'e 12, Akçay'a 3 km uzaklıktadır Akçay - Çanakkale Karayolu üzerindeki tesisler iki katlı olup yaklaşık 80 yatak kapasitesine sahiptir Pansiyon içinde ayrıca banyolu odalar mevcuttur Güre Belediyesi tüzel kişiliğe aittir Mitolojideki Afrodit'in bu kaplıcalarda banyo aldığı rivayet edilir Acı, kalevi, sodyum sülfatı, oligometalik gruptan olan kaynak suyunda ayrıca kükürtlü hidrojen bulunmaktadır
Kaynak suyu çıkışta 67,5 havuza aktığı yerde ise 53 derece sıcaklıktadır Kronik iltihabi sendromlarda, üst solunum yolu bozukluklarında, kadın hastalıklarında, metobolizma bozukluklarında, romatizma, lumbago, siyatik gibi kas ve kemik hastalıklarında ve cilt hastalıklarında su tedavi edici rol oynamaktadır
Derman Kapıcası : Akçay'a 12, Edremit'e 3 km mesafede İzmir karayoluna sapılan kavşaktadır Özellikle yerli halk tarafından kullanılmakta olan kaplıca suyu sodyum sülfatı oligometalik gruptandır Kaynaktan çıkış sıcaklığı ise 59,5 derecedir, odalardaki sıcaklığı ise 51 derecedir Ayrıca kaynakta mor tipli çamur bulunmaktadır
Romatizma, siyatik, lumbago, filibit ve kadın hastalıklarına şifalıdır
Folklorik Değerlerimiz : Edremit'in bilinen oyunlarının başında zeybek, kocaarap, güvende, halay ve çifteteli gelmektedir Eğitim kurumlarımızda ve Halk Eğitim Merkezinde bu oyunlar öğretilmekte ve çeşitli zamanlarda gösteriler yapılmaktadır
SPOR ve AV TURİZMİ
Şehit Hamdi Bey Stadı; Kurtuluş Şavaşı sırasında Edremit Kaymakamı olan ve daha sonra şehit edilen Hamdi Bey'in adını taşıyan bu stad şehir çıkışındadır Spor Turizmi bölgede çok geç kalınmış, yeni yeni ele alınan bir konu olup, çeşitli etkinlikler yapılmaya çalışılmaktadır
Edremit ve çevresi kara ve deniz avcılığı için son derece uygun yerdir Kara avcılığında özellikle kınalı keklik, bıldırcın, tavşan, tahtalı üveyk, yaban ördeği, çulluk avlanabilir av hayvanlarındandır
Deniz avcılığı açısından Akçay, Ilıca, Altınoluk, Küçükkuyu bilhassa Assos son derece uygun yörelerdir
DAĞCILIK
Mitolojik dağ (İDA) Kaz Dağı yılın 12 ayında dağcılık sporu için elverişlidir Kaz Dağı'na çıkış için Milli Park olduğundan izin alınması gerekmektedir
Sarıkız Efsanesi
Ayvacık yöresinden Cılbak Baba adında bir çoban karısı ölünce küçük yaştaki kızı ile Edremit'in Güre Güre Beldesine gelir Oradan da Kavurmacılar Köyü'ne yerleşir
Güre Köyü'nden birinin koyunlarına çoban girer Kışları Kavurmacılar Köyü'nde, yazları da Baba (Kaz) Dağı'nda geçiren Cılbak Baba, kızını yanından ayırmaz Ona da boş kalmaması için bir miktar (12) kaz alır Dağa birlikte çıkar inerler
Cılbak Baba yaşlanmaya, kız büyümeye başlayınca ikisinde de ermişlik olayları görülmeye başlar Örneğin yaz ayları yaklaştığında koçun boynuzuna dolanan yılandan dağa çıkma zamanının geldiğini ve sonbahar başlangıcında yine bir yılanın koç boynuzuna dolanmasıyla kışlaya göç etme zamanının geldiğini anlamaları, Cılbak Baba'nın İstanbul'daki kardeşi Mesci Baba'ya mendille kar götürmesi ve tavanda asılıyken erimeye başlayan karın suyunu Mesci Baba'nın "Babamoğlu dağ başında evliyalık olmaz Topla kendini  " ikazıyla durdurması, diğer çobanlar koyunları için çardak yaptıkları halde onun çardak yapmayarak, koyunlarını ince bir bulutla güneşten koruması ve havalandırması gibi
Kıza gelince, bir gün kızın kazları havalanarak Bayramiç ovasına inip yaz mahsulüne zarar verince şikayet gelir Baba kızını ikaz eder Bundan haberi olmadığını söyleyen kız, eteğine doldurduğu taşlarla yaklaşık 1 km çapında bir avlu çevirir Bundan sonra kazlar bu avludan dışarıya çıkmamış Buraya "Kaz Avlusu" denmektedir Kartalçimen çeşmesi bu avlu içinde bulunmaktadır
Baba yaşlanınca Hac'ca gitmek ister ve kızını Güre Köyü'nde bir imam ailesine emanet eder Uzun süren Hac zamanında köy delikanlıları kıza evlenme teklifinde bulunurlar Kız bu teklifleri kabul etmeyince bunu gurur meselesi sayarak yorumlar üretmeye başlarlar Yorumlar kısa zamanda dedikoduya ve iftiraya dönüşür Baba Hac'dan dönünce dışlanır ve kızını öldürmeye karar verir Evden çıkınca kıza bozuk yumurta atanlar olur Bu nedenle çocuklar ona "Sarıkız" adını verirler Köyün kenarına çıkıldığında Sarıkız kendisine hakaret edenlere bunun yanlış olduğunu kabul ettiremeyince beddua eder Baba ile Sarıkız şimdiki Sarıkız Tepesine çıktıklarında Baba abdest almak için kızından acele su ister Ancak verilen suların tuzlu olduğunu gören Baba tatlı su ister Anında verilen tatlı sudan şüphelenen Baba, niçin tuzlu su verdiğini sorar Kız da "Acele ettiğin için denizden alıverdim" cevabını verir Bu durum karşısında kızının ermiş olduğunu anlayan Baba pişman olur Kızına "Kızım ben sana inanmamakla büyük hata ettim Senden özür dilesem beni affedersin ama senin yüzüne bakacak halim kalmadı En iyisi sen burada beni bekleyedur, ben şöyle bir gezip geleyim " diyerek kızı yanlızlığa terkeder Baba görünmez olunca dağın üzerine korkunç derecede siyah bir bulut çöker Çobanlar bunun tehlikeli olabileceğini düşünerek kendilerini koruma altına alırlar Saatler sonra kalkan bulutun ardından çobanlar çevreyi gezdiklerinde onları iki ayrı tepe üzerinde ölmüş olarak bulurlar Oralara gömerek taşlardan türbeler yaparlar
Olay nesilden nesile anlatılıp gelirken, çobanlar birgün Kırklar Semahı Düzlüğü'ne pamuk gibi bir bulutun indiğini görürler Bunun hayırlı bir bulut olabileceğini yorumlayarak yanına gitmeye karar verirler Yaklaştıklarında bulut açılarak hafif sis şekline gelir Bunun içinde saçlı ve sakallı kırk tane şahıs büyük bir daire olarak semah oynamaya başlarlar Bundan çok etkilenen çobanlar semaha ara verildiğinde onlara "Biz sizleri çok sevdik Siz kimsiniz? Nereden gelip nereye gidiyorsunuz?" diye sorarlar Onlar da "Bize kırk evliyalar derler Biz destekçi grubuz Şu anda Türk Orduları Avrupa'ya ayak basmaya gidiyor Onlara destek vermeye gidiyoruz " cevabını verirler Tarih olarak bu olayın 1356 yılına rastladığı anlaşılmaktadır Semah yeniden başlayınca sis de koyulaşmaya başlar Pamuk gibi olunca uçup Avrupa ufkunda kaybolurlar    
Yukarıdaki efsane, bilinen ve anlatılanlara en yakını olmasından dolayı;
Sn Alibey KUDAR'ın Sarıkız Efsanesi / Kazdağı Rehberi adlı eserinden alınmıştır
Tahtakuşlar Köyü Özel Etnografya Galerisi Kültür Yayınları No: 3
|